Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu; sırf huzur ve sükunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması suretiyle işlenen ve TCK 123 maddesinde düzenlenen hürriyete karşı suçlar kategorisindeki fiildir. Failin özel kast ile hareket etmesi ve mağdurun psikolojik dinginliğini hedef alması, suçun oluşumu için zorunlu unsurdur.
Suçun Unsurları ve İşleniş Biçimleri
Suçun yasal tanımında yer alan seçimlik hareketler, uygulamada sıklıkla ısrarla arama suçu veya mesajla rahatsız etme cezası gerektiren eylemler şeklinde tezahür etmektedir. Yargıtay içtihatlarına göre, fiilin bir kez gerçekleştirilmesi suçun oluşumu için yeterli görülmemekte, eylemde süreklilik ve ısrar unsuru aranmaktadır. Kanun koyucu burada mağdurun günlük yaşam konforunun kasten bozulmasını cezalandırmayı hedeflemiştir.
Şikayet ve Uzlaştırma Prosedürü
Mağdurun şikayeti üzerine soruşturulan bu suç tipi, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma sürecinin başlatılabilmesi için yetkili makamlara sunulacak huzur ve sükun bozma şikayet dilekçesi ile iradenin beyan edilmesi hukuki bir zorunluluktur. Mahkemece hükmedilecek telefonla rahatsız etme suçu cezası, failin eyleminin yoğunluğuna göre üç aydan bir yıla kadar hapis cezası şeklinde tayin edilebilmektedir.
TCK 123 Maddesine Göre Suçun Unsurları ve Şartları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu; bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması suretiyle, mağdurun ruhsal dinginliğinin kasten bozulmasını ifade eden ve hürriyete karşı suçlar kapsamında değerlendirilen seçimlik hareketli bir fiildir.
Suçun yasal zeminde vücut bulabilmesi için, failin eylemlerinde süreklilik arz eden bir ısrarın ve mağduru sadece rahatsız etmeye yönelik özel bir kastın aynı anda gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Yargı kararlarında, tek bir kez gerçekleştirilen eylemler bu suç kapsamında değerlendirilmemekte olup, eylemin mağdur üzerinde sistematik bir baskı ve tedirginlik yaratacak yoğunluğa ulaşması şartı aranmaktadır.
Suçun Maddi Unsuru Olarak Israr Kavramı
TCK 123 kapsamında suçun maddi unsurunun oluşumu, failin eylemi “ısrarla” gerçekleştirmesine bağlıdır. Israrla arama suçu olarak da nitelendirilen hallerde, failin eylemi bir kez yapması yeterli görülmemekte, fiilin süreklilik arz etmesi ve mağdurun iradesine aykırı olarak tekrarlanması gerekmektedir. Kanun koyucu burada mağdurun huzurunun bozulmasını, fiilin tekrarlanması şartına bağlamıştır. Dolayısıyla, telefonla rahatsız etme suçu cezası tayin edilirken mahkemeler, arama sayısı, arama sıklığı ve aramaların yapıldığı zaman dilimlerini (örneğin gece vakti) dikkate alarak ısrar unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektedir.
Manevi Unsur: Sırf Huzur ve Sükunu Bozma Kastı
Bu suç tipini diğer suçlardan ayıran en temel özellik, failin hareket ettiği saiktir. Suçun oluşması için genel kast yeterli olmayıp, failin “sırf huzur ve sükunu bozmak” amacıyla, yani özel bir kastla hareket etmesi zorunludur. Eğer failin, mağdura ulaşmak için bir alacak takibi, haber verme veya bilgi alma gibi meşru bir amacı varsa, eylem ne kadar ısrarlı olursa olsun mesajla rahatsız etme cezası veya TCK 123 hükümleri uygulanamaz. Hukuka aykırılık unsuru, failin başka bir gayesi olmaksızın sadece mağduru tedirgin etme iradesiyle şekillenmektedir.
Hukuki Süreç ve Uzlaştırma Prosedürü
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, takibi şikayete bağlı suçlar kategorisinde yer almaktadır. Soruşturma işlemlerinin başlatılabilmesi için mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde yetkili makamlara huzur ve sükun bozma şikayet dilekçesi ile başvurması gerekmektedir. Ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince bu suç tipi uzlaştırma kapsamındadır. Cumhuriyet Savcılığı tarafından dava açılmadan önce dosyanın Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesi ve taraflar arasında bir anlaşma zemini aranması yasal bir zorunluluktur.
Suçun İşleniş Biçimleri: Telefon, Mesaj ve Sosyal Medya
TCK 123 maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, failin sırf huzursuz etme saikiyle hareket ederek mağdurun günlük yaşam olağanlığını telekomünikasyon araçlarıyla kesintiye uğratması halidir. Hürriyete karşı suçlar kategorisindeki bu ihlal, ısrarlı iletişim kurma çabasıyla mağdurun psikolojik sükunetini ve ruhsal dengesini sarsmayı hedeflemektedir.
Telekomünikasyon Vasıtalarıyla İhlal Türleri
Telefonla rahatsız etme suçu cezası uygulanabilmesi için failin eylemlerinde süreklilik arz eden bir ısrarın bulunması ve bu durumun mağdurda ciddi bir tedirginlik yaratması gerekmektedir. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, bir defaya mahsus yapılan aramalar veya atılan mesajlar suçun maddi unsurunu oluşturmamaktadır. Fiilin hukuka aykırı kabul edilebilmesi için, failin iletişim kurma iradesinin mağdur tarafından reddedilmesine rağmen eylemin inatla sürdürülmesi şartı aranmaktadır.
Günümüzde iletişim teknolojilerinin çeşitlenmesiyle birlikte suçun işleniş biçimleri de farklılık göstermektedir. TCK 123 kapsamına giren ve yargılamaya konu olan başlıca eylem türleri aşağıda sıralanmıştır:
- Israrlı Telefon Aramaları: Mağdurun telefonunun gece gündüz fark etmeksizin sürekli aranması, çağrı bırakılıp kapatılması, telefon açıldığında hiç konuşulmaması veya müzik dinletilmesi suretiyle gerçekleştirilen ısrarla arama suçu fiilleri.
- WhatsApp ve Anlık İletişim Uygulamaları: Mağdurun rızası olmamasına rağmen WhatsApp, Telegram veya benzeri platformlar üzerinden ısrarla mesaj gönderilmesi, görüntülü veya sesli arama yapılması, engellenme durumunda dahi farklı numaralardan ulaşılmaya çalışılması.
- SMS ile Rahatsız Etme: GSM operatörleri aracılığıyla gönderilen, içeriğinde tehdit veya hakaret bulunmasa bile, gönderilme sıklığı ve saati itibarıyla mağdurun yaşam alanına müdahale eden ve mesajla rahatsız etme cezası gerektiren eylemler.
- Sosyal Medya Tacizleri: Instagram, Facebook veya Twitter gibi platformlarda DM (Direkt Mesaj) yoluyla sürekli iletişim kurulmaya çalışılması, mağdurun paylaşımlarına huzursuz edici yorumlar yapılması veya rıza dışı etiketlemelerle bildirim yoğunluğu oluşturulması.
Yasal Süreç ve Delillendirme
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu şikayete tabi suçlar arasında yer almakta olup, soruşturma sürecinde öncelikle uzlaştırma prosedürünün işletilmesi zorunludur. Uzlaşmanın sağlanamaması durumunda kamu davası açılmaktadır. Mağdurun, failin eylemlerini ispatlayabilmesi adına arama kayıtları, mesaj dökümleri ve sosyal medya ekran görüntüleri ile birlikte yetkili mercilere huzur ve sükun bozma şikayet dilekçesi sunması gerekmektedir. İlgili kayıtların tarih ve saat bilgisi içermesi, suçun “ısrar” unsurunun ve “huzursuz etme kastının” ispatı açısından hayati önem taşımaktadır.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Cezası ve Yaptırımları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 123. maddesi gereğince, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu işleyen fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Hürriyete karşı suçlar kapsamında değerlendirilen bu eylem, mağdurun şikayetine bağlı olup, ısrarla arama suçu veya gürültü yapılması hallerinde cezai yaptırım uygulanır.
Kanun koyucu, TCK 123 maddesinde tanımlanan suçun oluşabilmesi için failin hareketlerinin sırf huzur ve sükunu bozma saikiyle gerçekleştirilmiş olmasını aramaktadır. Özellikle telefonla rahatsız etme suçu cezası belirlenirken, eylemin sürekliliği ve mağdur üzerindeki psikolojik etkisi dikkate alınır. Benzer şekilde mesajla rahatsız etme cezası da aynı kanun maddesi uyarınca hapis cezası ile karşılık bulur. Eylemin hukuki nitelendirmesi yapılırken failin kastının yoğunluğu, cezanın alt veya üst sınırdan verilmesinde belirleyici rol oynamaktadır.
Cezanın İnfazı ve Seçenek Yaptırımlar
Mahkeme tarafından hükmedilen hapis cezası, belirli yasal şartların varlığı halinde seçenek yaptırımlara çevrilebilmektedir. Suçun alt sınırının kısa süreli hapis cezası olması sebebiyle, adli para cezasına çevirme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) hükümleri uygulama alanı bulmaktadır. Aşağıdaki tabloda suçun cezai sonuçları ve yasal ihtimaller karşılaştırmalı olarak sunulmuştur:
| Hukuki Durum | Yasal Düzenleme / Süre | Açıklama ve Uygulama Şartları |
|---|---|---|
| Temel Hapis Cezası | 3 Ay – 1 Yıl | TCK 123 uyarınca hakimin takdirine göre belirlenir. |
| Adli Para Cezası | Mümkün | Hükmedilen hapis cezası kısa süreli (1 yıl veya altı) olduğundan adli para cezasına çevrilebilir. |
| HAGB Kararı | Mümkün | Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti yoksa ve ceza 2 yılın altındaysa uygulanır. |
| Cezanın Ertelenmesi | Mümkün | Hapis cezası cezaevinde infaz edilmeyip, denetim süresi şartıyla ertelenebilir. |
Uzlaştırma ve Şikayet Prosedürü
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar kategorisindedir. Mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde yetkili makamlara huzur ve sükun bozma şikayet dilekçesi ile başvurması zorunludur. Ayrıca bu suç tipi, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma aşamasında savcılık tarafından dosya öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilir. Tarafların uzlaşması halinde kamu davası açılmaz; uzlaşma sağlanamazsa yargılama süreci başlar.
Adım Adım Şikayet ve Dava Açma Süreci
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, takibi şikayete bağlı olan ve hürriyete karşı suçlar kategorisinde yer alan bir fiildir. Mağdurun, fiilin gerçekleşmesinden ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kolluk kuvvetlerine veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmasıyla başlayan süreç, zorunlu uzlaştırma aşamasının olumsuz sonuçlanması halinde Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde yürütülen yargılama ile devam etmektedir.
TCK 123 maddesi kapsamında yürütülen hukuki prosedür, soruşturma ve kovuşturma olmak üzere iki temel evreden oluşmaktadır. Bu sürecin adımları aşağıda sıralanmıştır:
- Soruşturma Başlatılması ve Delillerin Sunumu:
Sürecin ilk adımı, yetkili makamlara sunulacak huzur ve sükun bozma şikayet dilekçesi ile atılır. Dilekçede; failin kimliği (biliniyorsa), olay örgüsü ve suçun işlendiği tarih aralığı net bir şekilde belirtilmelidir. Israrla arama suçu veya mesajla rahatsız etme cezası gerektiren eylemlerin ispatı için HTS (arama ve sinyal) kayıtları, SMS dökümleri, sosyal medya ekran görüntüleri ve varsa tanık beyanları dosyaya eklenmelidir. Adliyelerde genellikle somut delille desteklenmeyen soyut iddialar, “kovuşturmaya yer olmadığına” dair kararla sonuçlanmaktadır; bu nedenle ispat araçlarının eksiksiz sunulması gerekmektedir. - Uzlaştırma Bürosu Aşaması:
Cumhuriyet Savcısı, toplanan deliller ışığında suçun unsurlarının oluştuğu kanaatine varırsa, dosya iddianame düzenlenmeden önce Uzlaştırma Bürosuna gönderilir. Bu suç tipi, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Atanan uzlaştırmacı, fail ve mağdur ile ayrı ayrı görüşerek bir anlaşma zemini arar. Tarafların anlaşması durumunda soruşturma dosyası kapanır ve dava açılmaz. Anlaşma sağlanamazsa savcılık tarafından iddianame düzenlenerek ceza davası açılır. - Asliye Ceza Mahkemesinde Kovuşturma:
İddianamenin kabulü ile yargılama süreci başlar. Mahkeme, sanığın eylemi “sırf huzur ve sükunu bozmak” saikiyle (özel kast) işleyip işlemediğini inceler. Telefonla rahatsız etme suçu cezası olarak kanunda 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Yargılama sonucunda hakim; beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarından birini verebilir.
Hukuki Nitelendirmede Özel Kast Unsuru
TCK 123 maddesinin uygulanabilmesi için failin eylemi sadece mağdurun huzurunu kaçırmak amacıyla gerçekleştirmiş olması zorunludur. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, bir alacağın tahsili, bilgi verme amacı veya başka bir hukuki ilişki nedeniyle yapılan aramalar, rahatsızlık verici boyutta olsa dahi bu suçun oluşumuna engel teşkil edebilmektedir. Dolayısıyla, şikayet aşamasında failin eylemi sırf taciz kastıyla gerçekleştirdiğinin vurgulanması hukuki bir gerekliliktir.
Cezanın Belirlenmesi ve Seçenek Yaptırımlar
Mahkeme, sanığın sabıka kaydı, duruşmadaki tutumu ve pişmanlık durumunu göz önüne alarak hapis cezasını adli para cezasına çevirebilir. Hürriyete karşı suçlar kapsamında değerlendirilen bu eylemde, mağdurun şikayetinden vazgeçmesi durumunda davanın düşmesi mümkündür; ancak bu vazgeçme beyanı hüküm kesinleşinceye kadar yapılmalıdır.
Hangi Davranışlar ‘Israr’ Sayılır? Yargıtay Kararları Işığında Analiz
TCK 123 maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşabilmesi için failin gerçekleştirdiği eylemlerin süreklilik arz etmesi, mağdurun açık iradesine aykırı olması ve salt huzursuzluk çıkarma saikiyle işlenmesi şarttır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre, bir defaya mahsus yapılan aramalar veya gönderilen mesajlar suçun maddi unsuru olan ısrar koşulunu sağlamamakta; fiilin sistematik bir taciz boyutuna ulaşması gerekmektedir.
Israr Kavramının Niceliksel Sınırları ve Yargıtay Uygulaması
Yargıtay kararlarında ısrar unsuru, mağdurun rahatsızlığını beyan etmesine veya cevap vermemesine rağmen eylemin inatla sürdürülmesi olarak tanımlanmaktadır. Israrla arama suçu kapsamında değerlendirilen eylemlerde sayısal veri tek başına belirleyici olmamakla birlikte, eylemin sıklığı ve zamanlaması suç kastının ispatında en önemli delildir.
Yüksek Mahkeme’nin güncel kararlarında şu ayrımlar dikkat çekmektedir:
- Tekil Eylemler: Failin mağduru iki kez araması veya tek bir mesaj atması, Yargıtay tarafından genellikle ısrar olarak kabul edilmemekte ve beraat kararı verilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
- Kısa Aralıklarla Tekrar: Failin aynı gün içerisinde mağduru 5-10 kez araması veya peş peşe mesajlar göndermesi, huzur ve sükunu bozma saikinin varlığına karine teşkil etmektedir.
- Zaman Dilimi: Özellikle gece geç saatlerde yapılan aramalar, sayıca az olsa dahi (örneğin 3 kez) mağdurun sükununu bozmaya elverişli olduğundan suçun oluşumu için yeterli görülebilmektedir.
- Sessiz Aramalar: Telefonu açıp konuşmadan dinlemek veya kapatmak suretiyle yapılan eylemlerde, Yargıtay 4. Ceza Dairesi fiilin sürekliliğini aramaktadır. Sistematik olarak yapılan sessiz çağrılar, telefonla rahatsız etme suçu cezası kapsamında değerlendirilmektedir.
Hürriyete Karşı Suçlar ve Özel Maksat Kriteri
Hürriyete karşı suçlar bölümünde yer alan bu suç tipinde, failin hareketinin içeriği suç vasfını değiştirebilmektedir. Gönderilen mesajların içeriğinde tehdit, hakaret veya şantaj unsurları bulunuyorsa, eylem TCK 123 yerine ilgili diğer suç tiplerinden cezalandırılmayı gerektirir. Mesajla rahatsız etme cezası verilebilmesi için, mesaj içeriğinin suç teşkil etmemesi ancak gönderim sıklığının mağdurun psikolojik huzurunu bozacak nitelikte olması zorunludur. Yargıtay, salt “Seni seviyorum”, “Görüşmek istiyorum” gibi mesajların dahi, mağdurun istemediğini belirtmesine rağmen ısrarla gönderilmesini suç kapsamında değerlendirmektedir.
Yargılama Süreci ve Uzlaştırma Prosedürü
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi suçlar arasındadır. Mağdurun, failin eylemlerini ve ısrar boyutunu belgeleyen arama kayıtları veya mesaj dökümleri ile birlikte huzur ve sükun bozma şikayet dilekçesi vererek süreci başlatması gerekmektedir. CMK hükümleri uyarınca bu suç tipi uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma aşamasında savcılık makamının, dava açmadan önce dosyayı Uzlaştırma Bürosu’na göndermesi yasal bir zorunluluktur. Tarafların edimli veya edimsiz olarak anlaşmaları durumunda, fail hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmektedir.
Cinsel Taciz Suçu ile Huzur ve Sükun Bozma Suçu Arasındaki Farklar
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile cinsel taciz suçu arasındaki temel ayrım, failin eylemi gerçekleştirirken taşıdığı kastın içeriğinde ve fiilin cinsel bir amaç taşıyıp taşımadığı noktasında ortaya çıkmaktadır. Hürriyete karşı suçlar kapsamında değerlendirilen huzur ve sükun bozma suçu, sırf huzursuz etme saikiyle işlenirken, cinsel taciz suçu mağdurun cinsel dokunulmazlığını hedef alan davranışları ifade etmektedir.
Fiilin İçeriğine Göre Suç Vasfının Tayini
Türk Ceza Kanunu sistematiğinde bir fiilin cinsel taciz olarak nitelendirilebilmesi için, eylemin cinsel arzuları tatmin gayesiyle yapılması veya cinsel içerikli bir rahatsızlık vermesi gerekmektedir. Failin mağdura gönderdiği mesajlar, mektuplar veya sözlü iletiler cinsel bir teklif, ima veya içerik barındırıyorsa, eylem TCK 123 maddesindeki huzur ve sükun bozma suçunu değil, TCK 105 maddesindeki cinsel taciz suçunu oluşturmaktadır. Hukuk tekniği açısından özel normun genel normu ilga etmesi ilkesi gereği, cinsel içerik varlığında ısrarla arama suçu veya mesaj atma eylemi, doğrudan cinsel taciz hükümleri çerçevesinde cezalandırılmaktadır.
Failin eylemi herhangi bir cinsel amaç gütmüyor, yalnızca mağdurun günlük yaşamındaki dinginliği bozmayı, onu endişeye sevk etmeyi hedefliyorsa; bu durumda telefonla rahatsız etme suçu cezası gündeme gelmektedir. Örneğin, gece geç saatlerde sürekli telefon çaldırıp kapatmak veya içeriği boş mesajlar göndermek tipik bir huzur ve sükun bozma eylemidir.
Yaptırım ve Cezalandırma Farklılıkları
İki suç tipi arasındaki en keskin ayrım, öngörülen ceza miktarları ve yargılama usullerindedir. TCK 123 uyarınca huzur ve sükun bozma suçu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörürken; cinsel taciz suçu, eylemin niteliğine göre üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile, eğer eylem elektronik haberleşme araçlarıyla (mesaj, mail, sosyal medya) işlenmişse cezanın yarı oranında artırılmasıyla sonuçlanmaktadır. Dolayısıyla mesajla rahatsız etme cezası, içeriğin cinsel olması durumunda ağırlaştırıcı nedenlerle birlikte çok daha yüksek bir yaptırıma tabi tutulmaktadır.
Uzlaştırma Müessesesi Bakımından Ayrım
Yargılama hukuku açısından hayati önem taşıyan bir diğer fark, uzlaştırma hükümlerinin uygulanabilirliğidir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaktadır. Bu durumda, savcılık makamı dava açmadan önce dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermek zorundadır. Ancak cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar kural olarak uzlaştırma yasağı kapsamındadır. Cinsel taciz suçu şikayete tabi olsa dahi, taraflar arasında resmi bir uzlaştırma prosedürü işletilmemektedir.
Şikayet ve Delil Süreci
Her iki suç tipi de soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardandır. Mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikayet hakkını kullanması gerekmektedir. Huzur ve sükun bozma şikayet dilekçesi hazırlanırken, failin “sırf huzursuz etme” kastıyla hareket ettiğinin somut delillerle (arama kayıtları, HTS raporları, tanık beyanları) ortaya konulması elzemdir. Cinsel taciz iddiasında ise eylemin cinsel saik taşıdığının mesaj içerikleri veya ses kayıtları ile ispatlanması, suç vasfının doğru tayin edilmesi için zorunluluk arz etmektedir.
Huzur ve Sükunu Bozma Suçunda Zamanaşımı ve Şikayet Süresi
TCK 123 maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlı suçlar kategorisindedir. Failin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde yetkili makamlara başvurulmaması halinde, mağdurun şikayet hakkı ortadan kalkar ve soruşturma yapılamaz.
Türk Ceza Kanunu kapsamında hürriyete karşı suçlar bölümünde yer alan bu fiil için öngörülen dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Şikayet süresi içerisinde yapılan başvurular neticesinde dava açılmış olsa dahi, 8 yıl içinde davanın sonuçlanmaması durumunda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilir. Telefonla rahatsız etme suçu cezası veya ısrarla arama suçu gibi eylemlerin cezalandırılabilmesi için bu sürelerin titizlikle takip edilmesi ve şikayet hakkının zamanında kullanılması yasal bir zorunluluktur.
Şikayet Hakkının Kullanılması ve Usul
Mağdur, fiili işleyen kişiyi ve eylemi öğrendiği andan itibaren huzur ve sükun bozma şikayet dilekçesi ile Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk kuvvetlerine müracaat etmek zorundadır. Özellikle mesajla rahatsız etme cezası talep edilen durumlarda, dijital delillerin korunması ve dilekçe ekinde sunulması ispat açısından kritik önem taşır. Şikayet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, mirasçılara geçmez ve yargılama sürecinin herhangi bir aşamasında şikayetten vazgeçilmesi halinde kamu davası düşer.
Uzlaştırma Kapsamı ve Hukuki Sonuçlar
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, şikayete tabi olması sebebiyle Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma aşamasında savcılık tarafından dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir ve taraflara bir uzlaştırmacı atanır. Tarafların özgür iradeleriyle anlaşması halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir; ancak uzlaşma sağlanamazsa yargılama süreci başlar.
Suçun İspatı İçin Gerekli Deliller Nelerdir?
Hürriyete karşı suçlar kategorisinde yer alan eylemlerin cezalandırılabilmesi, failin kastının ve fiilin ısrar boyutunun somut verilerle mahkeme heyetine sunulmasına bağlıdır. TCK 123 maddesi kapsamında yürütülen soruşturmalarda, sadece mağdurun beyanı yeterli görülmemekte olup, hukuka uygun yollardan elde edilmiş maddi bulguların varlığı aranmaktadır.
Maddi Delillerin Hukuki Niteliği ve Değerlendirilmesi
Yargılama sürecinde kullanılacak ispat araçlarının, Ceza Muhakemesi Kanunu’na uygun olarak elde edilmesi ve zincirleme delil bütünlüğünü sağlaması şarttır. Israrla arama suçu veya mesaj yoluyla taciz iddialarında mahkemelerin hükme esas aldığı temel delil türleri aşağıda sıralanmıştır:
- HTS (İletişim Tespit) Kayıtları: Failin mağduru hangi sıklıkla aradığı, aramaların zaman aralıkları ve süreleri operatörlerden celbedilen HTS raporları ile resmiyet kazanmaktadır. Bu kayıtlar, suçun yasal unsuru olan “ısrar” kavramının somutlaşmasını sağlayan en güçlü teknik delildir.
- Ekran Görüntüleri ve Dijital Materyaller: WhatsApp, SMS veya sosyal medya kanalları üzerinden gerçekleştirilen eylemlerde, alınan ekran görüntüleri (screenshot) dosya muhteviyatına eklenmelidir. Mesajla rahatsız etme cezası tayininde, bu görüntülerin zaman damgası taşıması ve gerekiyorsa bilirkişi incelemesiyle doğrulanması önem arz eder.
- Ses ve Görüntü Kayıtlarının Delil Değeri: Türk hukukunda izinsiz kayıt almak kural olarak yasaklanmış olsa da; kişinin kendisine yönelen ani bir tacizi veya huzursuzluğu başka türlü ispat etme imkanının bulunmadığı istisnai hallerde alınan ses kayıtları, hukuka uygun delil olarak kabul edilmektedir.
- Tanık Beyanları: Mağdurun yaşadığı tedirginliğe, telefonun sürekli çaldığına veya mesajların içeriğine vakıf olan kişilerin beyanları, telefonla rahatsız etme suçu cezası verilmesinde hakimin vicdani kanaatini güçlendiren tamamlayıcı unsurlardır.
- Huzur ve Sükun Bozma Şikayet Dilekçesi ve Ekleri: Soruşturmanın başlatılması için sunulan dilekçede belirtilen olay örgüsü ile toplanan delillerin örtüşmesi gerekmektedir. Ayrıca bu suç tipi uzlaştırma kapsamındadır; delillerin sağlamlığı, dosyanın dava aşamasına geçmeden uzlaşma bürosundaki sürecini de etkilemektedir.
“Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen veriler, içeriği ne kadar suçlayıcı olursa olsun ceza yargılamasında ispat aracı olarak kullanılamaz.”
Huzur ve Sükunu Bozma Suçuna İlişkin Yargı Kararları
Yargıtay, 4. Ceza Dairesi, E. 2020/17140, K. 2022/19023, T. 06.10.2022: “Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükûnunu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Sanığın, katılanı hedef alarak havlama ve uluma şeklinde sesler çıkardığı şeklinde kabul edilen eyleminde, “ısrar” unsurunun olayda ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet kararı verilmesi”
Yargıtay, 12. Ceza Dairesi, E. 2023/1334, K. 2023/4679, T. 02.11.2023: “5271 sayılı TCK’nn 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında yer alan eylemde, huzur ve sükûnu bozma suçunun, yasal unsurlarının oluşmadığı, aynı gün içinde atılan birkaç kez mesaj ile ısrar şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.”
Yargıtay, 9. Ceza Dairesi, E. 2021/17526, K. 2023/569, T. 13.02.2023: “Sanığın cinsel taciz içerikli herhangi bir söz veya eylemi ile cinsel tatmin amacıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmayıp, devamlılık ve ısrar içeren eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı hukuka aykırı bulunmuştur”
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Türk Ceza Kanunu madde 123 kapsamında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, sırf huzursuzluk çıkarmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya benzeri hukuka aykırı davranışlarda bulunulması fiillerini kapsar. Hürriyete karşı suçlar bölümünde yer alan bu fiil, mağdurun şikayetine bağlı olarak cezalandırılmaktadır.
TCK 123 maddesi gereğince kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası nedir?
Bu suçu işleyen fail hakkında, mağdurun şikayeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır.
Telefonla rahatsız etme suçu cezası paraya çevrilebilir mi?
Mahkeme tarafından hükmedilen hapis cezası kısa süreli ise, hakimin takdiri ve yasal şartların mevcudiyeti halinde adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilmektedir.
Tek bir arama ısrarla arama suçu kapsamına girer mi?
Yargıtay içtihatlarına göre suçun yasal unsurlarının oluşması için eylemin ısrarla tekrarlanması ve süreklilik arz etmesi gerekmektedir; tek seferlik eylemler bu suçu oluşturmaz.
Mesajla rahatsız etme cezası sadece SMS gönderimlerini mi kapsar?
SMS, WhatsApp, sosyal medya veya e-posta yoluyla ısrarlı şekilde mesaj gönderilmesi de TCK 123 kapsamında değerlendirilmekte ve aynı cezai yaptırıma tabi tutulmaktadır.
Bu suç tipi uzlaştırma kapsamına girer mi?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer aldığından, dava açılmadan önce dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi zorunludur.
Huzur ve sükun bozma şikayet dilekçesi nereye verilmelidir?
Suçun işlendiği yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk kuvvetlerine hitaben yazılan, delillerin eklendiği bir dilekçe ile şikayet başvurusu yapılmalıdır.
Bu suç Türk Ceza Kanunu’nda hangi kategoride yer alır?
TCK 123 maddesi, bireylerin manevi bütünlüğünü ve ruhsal sükunetini korumayı amaçladığından hürriyete karşı suçlar başlığı altında sınıflandırılmıştır.
Kaynakça ve Yasal Dayanaklar
Bu makale hazırlanırken Türk Medeni Kanunu, Borçlar Kanunu ve Yargıtay içtihatlarından faydalanılmıştır. Bilgiler genel niteliktedir.
YASAL UYARI: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayınız için lütfen bir avukata danışınız.