Hızlı Cevap
- Tehdit suçu, bir kişinin başkasına haksız bir zarar vereceğini bildirmesiyle oluşur (TCK 106).
- Basit tehdit (malvarlığına yönelik) şikayete tabidir ve 6 aya kadar hapis öngörür.
- Yaşam hakkına yönelik veya silahlı tehdit şikayete tabi değildir; cezası 2 yıldan 7 yıla kadar çıkabilir.
- WhatsApp, Instagram veya SMS yoluyla yapılan tehditler delil niteliği taşır ve aynı şekilde cezalandırılır.
Tehdit Suçu Nedir? TCK Madde 106 Kapsamı
Tehdit suçu; bir kimsenin kendisine veya yakınına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle korkutularak, mağdurun iç huzurunun bozulması ve iradi karar verme özgürlüğünün kısıtlanması suretiyle işlenen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 106. maddesinde tanımlanan hürriyete karşı suç tipine denir. Hukuk düzeni, bu norm ile bireylerin geleceğe dair endişe duymadan, sükunet ve güvenlik içinde yaşama hakkı olan hukuki yararı koruma altına almaktadır.
TCK madde 106 düzenlemesi ışığında suçun yasal unsurlarının oluşabilmesi için failin yönelttiği söz veya davranışın, muhatap üzerinde ciddi bir korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli olması gerekmektedir. 2026 yılı ceza hukuku pratiğinde, tehdidin gerçekleşip gerçekleşmemesinden ziyade, mağdurun iradesi üzerindeki baskı unsuru esas alınır. Tehdit, bir “tehlike suçu” kategorisinde yer aldığından, bildirilen kötülüğün fiilen meydana gelmesi şart değildir; korkutma eyleminin icra edilmesiyle suç tamamlanmış sayılır.
Örnek Senaryo: İrade Sakatlanması
Olay: Fail (A)’nın, ticari husumet yaşadığı Mağdur (B)’ye gönderdiği e-postada; “İhaleden çekilmezsen çocuklarının hangi okulda okuduğunu biliyorum, sonuçlarına katlanırsın.” ifadelerini kullanması.
Hukuki Değerlendirme: Fail, mağdurun yakınlarına (çocuklarına) yönelik yaşam hakkı ve vücut bütünlüğü tehdidi ile (B)’nin karar verme mekanizmasını etkilemiştir. Mağdurun iç huzuru bozulmuş ve ihaleye girip girmeme konusundaki özgür iradesi (karar verme özgürlüğü) hukuka aykırı şekilde kısıtlanmıştır. Bu eylem TCK 106 kapsamında cezalandırılır.
Suçun maddi unsuru, mağdura iletilen “kötülük bildirimi”dir. Bu bildirim mağdurun yüzüne karşı sözlü olabileceği gibi, gıyabında (ona iletileceği kesin olan bir ortamda), yazılı araçlarla veya mektup yoluyla da gerçekleştirilebilir. Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, tehdidin mağdurun karar verme sürecini etkileyecek ciddiyette ve ağırlıkta olması aranır.
Hangi Sözler ve Davranışlar Tehdit Sayılır? (Suçun Unsurları)
Tehdit; failin, kendisinin veya başkasının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle, mağdurun iç huzurunu bozan ve irade özgürlüğünü sakatlayan haksız bir fiildir. Türk Ceza Kanunu m.106 kapsamında suçun oluşması için sarf edilen sözlerin veya sergilenen davranışların, mağdurun karar verme sürecini etkileyecek ciddiyette ve objektif olarak korku yaratmaya elverişli olması gerekir.
1. Suçun Maddi Unsuru: Elverişlilik ve Korku Yaratma
Tehdit suçunun maddi unsuru, failin mağdura yönelttiği “kötülük bildirimi”dir. Bu bildirim sözlü, yazılı, resimle veya beden diliyle (silah gösterme vb.) yapılabilir. Ancak her olumsuz beyan veya kaba söz tehdit kapsamında değerlendirilmez. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre eylemin suç sayılabilmesi için şu kriterler aranır:
- Objektif Elverişlilik: Tehdit konusu fiilin, ortalama bir insanın üzerinde korku yaratma ve endişe uyandırma kapasitesine sahip olması gerekir. Gerçekleşmesi imkansız olan (örneğin doğaüstü güçlerle zarar verme) beyanlar tehdit suçunu oluşturmaz.
- Ciddiyet: Sözlerin şaka veya latife sınırlarını aşarak, mağdurda ciddi bir tehlike algısı oluşturması şarttır. Kavga sırasında fevren söylenen ve icra edilme olasılığı bulunmayan bazı sözler, somut olayın özelliklerine göre tehdit yerine hakaret veya sadece kaba söz olarak değerlendirilebilir.
- Muhatabın Bilgisi: Tehdidin mağdura ulaşması veya ulaşacağının fail tarafından öngörülmesi (gıyapta tehdit) yeterlidir.
2. Manevi Unsur: Kast
Tehdit suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Failin, mağdura yönelttiği sözlerin onun huzurunu bozacağını bilmesi ve bunu istemesi (Genel Kast) yeterlidir. Failin tehdit ettiği zararı gerçekten yerine getirme niyetinin olup olmaması suçun oluşumunu engellemez; önemli olan mağdur üzerinde yaratılan baskıdır.
3. Uyarı ile Tehdit Arasındaki İnce Çizgi
Hukuk sistemimizde, yasal bir hakkın kullanılacağının bildirilmesi (örneğin; “Borcunu ödemezsen seni icraya veririm”) tehdit sayılmaz. Bu durum “uyarı” veya “ihbar” niteliğindedir. Ancak, yasal bir hakkın, hukuka aykırı bir menfaat elde etmek amacıyla şantaj aracı olarak kullanılması veya ölçüsüz bir kötülük bildirimi içermesi durumunda fiil suç teşkil edebilir.
| Durum | İfade Örneği | Hukuki Nitelendirme |
|---|---|---|
| Hukuki Uyarı | “Kirayı yatırmazsan tahliye davası açacağım.” | Suç Değil (Hakkın Kullanılması) |
| Kaba Söz / Beddua | “Allah belanı versin, sürüm sürüm sürün.” | Genellikle Suç Değil (Somut olaya göre Hakaret olabilir) |
| Tehdit (TCK 106) | “Eğer polise gidersen evini başına yıkarım.” | Suç (Yaşam Hakkı ve Malvarlığına Yönelik) |
ÖRNEK SENARYO: İhale Sürecinde İradeyi Sakatlama
Olay: Bir kamu ihalesine hazırlanan (A), rakip firmanın sahibi (B)’ye telefon açarak; “Bu ihaleye girmemen senin hayrına olur. Yoksa çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz, olacakların sonuçlarına katlanırsın.” demiştir.
Hukuki Değerlendirme (2026 Mevzuatı):
- Maddi Unsur: Fail, mağdurun kendisine değil, üçüncü kişi konumundaki “yakınlarına” (çocuklarına) yönelik yaşam hakkı ve vücut bütünlüğü tehdidinde bulunmuştur. TCK m.106/1 gereği, yakınına yönelik tehdit de suçu oluşturur.
- Elverişlilik: Çocukların okul bilgisinin verildiği ima edilerek yapılan bu bildirim, mağdur (B) üzerinde ciddi bir korku yaratmaya ve ihaleye girip girmeme konusundaki karar verme özgürlüğünü etkilemeye elverişlidir.
- Sonuç: Bu eylem, basit bir uyarı değil, mağdurun iradesini hukuka aykırı şekilde kısıtlayan nitelikli bir tehdit suçudur.
Tehdit Suçu Cezası Ne Kadar? (2026 Güncel Tablo)
Tehdit suçunun cezası; fiilin yaşam hakkına, vücut dokunulmazlığına veya malvarlığına yönelik olmasına göre 6 aya kadar hapis, adli para cezası veya 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde değişen kademeli bir yaptırım sistemine tabidir. Türk Ceza Kanunu m.106 kapsamında düzenlenen bu suçta, mağdurun kendisi veya yakınına yönelik saldırı bildirimleri, suçun niteliğine göre farklı ceza aralıkları ile yaptırıma bağlanmıştır.
2026 yılı ceza hukuku uygulamalarında, suçun “basit” veya “nitelikli” halleri mahkemece verilecek hükmün türünü (Hapis Cezası veya Adli Para Cezası) ve süresini doğrudan belirlemektedir. Özellikle mağdurun karar verme iradesini sakatlayan ve yakınlarına (örneğin çocuklarına) zarar verileceği imasıyla işlenen suçlar, TCK m.106/1 gereğince ciddi bir haksızlık içeriği barındırdığından hapis cezası yaptırımı ile karşılaşmaktadır.
Tehdit Suçu Ceza Tablosu
Aşağıdaki tablo, eylemin yöneldiği hukuki değer ve işleniş biçimine göre 2026 yılı güncel alt ve üst sınırları göstermektedir:
| Tehdit Türü | Korunan Hukuki Değer | Kanun Maddesi | Yaptırım (Ceza Miktarı) |
|---|---|---|---|
| Basit Tehdit (Hafif) | Sadece Malvarlığına Yönelik Zarar | TCK m.106/1 (2. Cümle) | 6 aya kadar Hapis VEYA Adli Para Cezası (Mağdurun şikayetine tabidir) |
| Temel Tehdit | Yaşam Hakkı, Vücut Bütünlüğü, Cinsel Dokunulmazlık | TCK m.106/1 (1. Cümle) | 6 aydan 2 yıla kadar Hapis Cezası (Şikayete tabi değildir, resen soruşturulur) |
| Nitelikli Tehdit | Silahla, İmzasız Mektupla, Birden Fazla Kişiyle vb. | TCK m.106/2 | 2 yıldan 5 yıla kadar Hapis Cezası (Ağırlaştırıcı sebep uygulanır) |
| Örgütlü Tehdit | Suç Örgütünün Korkutucu Gücünden Yararlanarak | TCK m.106/3 | Ceza bir kat artırılır (Nitelikli halin üzerine eklenir) |
Cezanın Belirlenmesindeki Kriterler
Yargılama aşamasında ceza tayin edilirken TCK m.61 uyarınca suçun işleniş biçimi, failin kastının yoğunluğu ve güttüğü amaç dikkate alınır. Bağlamda belirtilen “çocukların okul bilgisinin verilerek tehdit edilmesi” eylemi, mağdurun en yakınları üzerinden ağır bir korku iklimi yarattığı için, mahkemelerce genellikle alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasına neden olmaktadır. Bu tür eylemler, basit bir malvarlığı tehdidi sınırını aşarak, kişinin iç huzurunu ve irade özgürlüğünü (TCK m.106/1-1. cümle kapsamında) doğrudan hedef alan suç tipleridir.
Yasal Uyarı: Bu içerik 2026 yılı mevzuatına göre bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Her somut olay, suçun işleniş biçimine ve delil durumuna göre farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Silahlı ve Nitelikli Tehdit Suçu (Cezayı Artıran Haller)
Nitelikli tehdit suçu; Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen, suçun işleniş biçimi veya failin kullandığı araçlar nedeniyle mağdur üzerindeki korku ve panik etkisinin ağırlaştığı, bu sebeple temel cezadan daha yüksek bir yaptırım öngörülen suç tipidir.
Kanun koyucu, tehdit eyleminin gerçekleştirilme yöntemini kamu barışı ve birey hürriyeti açısından daha tehlikeli gördüğü hallerde “nitelikli hal” düzenlemesine gitmiştir. TCK m.106/2 uyarınca, suçun nitelikli hallerle işlenmesi durumunda faile 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Ancak 2026 yılı yargılama pratikleri ve suçun toplumsal etkileri dikkate alındığında, bu sınırın alt sınırından uzaklaşılarak belirlenmesi mahkemelerin yerleşik uygulaması haline gelmiştir.
TCK 106/2 Kapsamındaki Ağırlaştırıcı Sebepler
Tehdit suçunun aşağıda belirtilen şartlar altında işlenmesi, suçun şikâyete tabi olmaktan çıkıp resen soruşturulan bir kamu davasına dönüşmesine neden olur:
- Silahla İşlenmesi (TCK m.106/2-a): Tehdidin, TCK m.6/1-f kapsamında sayılan (ateşli silah, kesici-delici alet veya saldırıya elverişli her türlü eşya) bir araçla, mağdurun korkutulması amacıyla sergilenmesi halidir. Silahın mutlaka doğrultulması şart değildir; failin hakimiyet alanında ve mağdur tarafından görülür olması yeterlidir.
- Kişinin Kendisini Tanınmayacak Hale Koyması Suretiyle (TCK m.106/2-b): Failin maske takması, yüzünü gizlemesi veya kılık değiştirmesi gibi yöntemlerle kimliğini saklayarak mağdurda çaresizlik hissi yaratmasıdır.
- İmzasız Mektup veya Özel İşaretlerle (TCK m.106/2-b): Kimliği belirsiz mektuplar, semboller veya güncel iletişim araçları üzerinden gönderilen isimsiz mesajlarla mağdurun huzurunun bozulmasıdır.
- Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte (TCK m.106/2-c): Suçun en az iki kişi tarafından iştirak iradesiyle ve mağdur üzerinde sayısal bir baskı kurularak işlenmesidir.
- Var Olan veya Varsayılan Suç Örgütlerinin Oluşturdukları Korkutucu Güçten Yararlanılarak (TCK m.106/2-d): Failin bizzat bir örgüt üyesi olması gerekmez; eylemini bir suç örgütünün adını kullanarak veya o yapının gücüne atıf yaparak gerçekleştirmesi bu nitelikli hali oluşturur.
Ceza Karşılaştırma Tablosu
| Suçun Tipi | Yasal Dayanak | Öngörülen Hapis Cezası |
|---|---|---|
| Basit Tehdit (Malvarlığına Yönelik) | TCK m.106/1-2. Cümle | 6 Aya Kadar Hapis veya Adli Para Cezası |
| Basit Tehdit (Vücut/Cinsel Dokunulmazlık) | TCK m.106/1-1. Cümle | 6 Aydan 2 Yıla Kadar Hapis |
| Nitelikli Tehdit (Silahlı vb.) | TCK m.106/2 | 2 Yıldan 5 Yıla Kadar Hapis |
Fail (A), mağdur (B)’ye olan borcunu tahsil etmek amacıyla, yanına iki arkadaşını alarak (B)’nin iş yerine gider. Görüşme esnasında belindeki silahı göstererek “Eğer ödeme yapmazsan çocuklarının okul çıkış saatlerini biliyoruz, gereğini yaparız” şeklinde beyanda bulunur.Hukuki Analiz: Bu vakada; suçun “silahla” (m.106/2-a) ve “birden fazla kişiyle” (m.106/2-c) işlenmesi nedeniyle birden fazla nitelikli hal birleşmiştir. Ayrıca bağlamda belirtilen çocukların hedef alınması durumu, TCK m.61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine (Örn: 4 yıl hapis) sebebiyet verecektir.
Nitelikli tehdit suçlarında eylemin birden fazla fıkrayı ihlal etmesi (örneğin hem silahlı hem örgüt adıyla işlenmesi), mahkemenin TCK m.61 uyarınca alt sınırdan uzaklaşma gerekçesini kuvvetlendirir. 2026 yılı itibarıyla Yargıtay içtihatları, özellikle yakın akrabalar ve çocuklar üzerinden kurulan tehdit dilini, failin “kastının yoğunluğu” kapsamında değerlendirerek ceza artırımına gitmektedir.
Whatsapp, Sosyal Medya ve Telefonla Tehdit Suçu
Whatsapp, Instagram, Telegram gibi anlık mesajlaşma uygulamaları veya telefon görüşmeleri vasıtasıyla; mağdurun kendisine veya yakınlarına yönelik haksız bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.106 kapsamında tehdit suçunun bilişim sistemleri ve telekomünikasyon araçları kullanılarak işlenen görünümünü oluşturur. Suçun fiziki ortam yerine dijital mecrada işlenmesi, fiilin hukuki niteliğini değiştirmemekle birlikte, özellikle “delil tespiti” ve failin kimliğinin gizlenmesi (anonim hesaplar) durumunda TCK m.106/2-b bendi uyarınca nitelikli hal tartışmalarını gündeme getirebilmektedir.
2026 yılı ceza yargılaması pratiklerinde, iletişim araçları üzerinden gönderilen tehdit içerikli mesajlar, ses kayıtları ve görseller, suçun sübutu açısından en kritik ispat araçları arasında yer almaktadır. Dijital verilerin manipülasyona açık olması sebebiyle, mahkemeler ekran görüntülerinin yanı sıra HTS kayıtları ve log verileriyle desteklenen delil zincirini esas almaktadır.
Dijital Delillerin Hukuki Niteliği ve Tespiti
Tehdit suçunun ispatında Dijital Delil kavramı belirleyicidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, mağdurun tehdit anında aldığı ses kaydı veya ekran görüntüsü, “hukuka aykırı delil” kapsamında değerlendirilmez; bilakis “ani gelişen olaylarda kanıt kaybolmasını önleme” saikiyle hareket edildiğinden hükme esas alınabilir. Ancak bu verilerin sıhhati için aşağıdaki kriterler gözetilmelidir:
- Ekran Görüntüleri (Screenshot): Tek başına ekran görüntüsü, Photoshop veya benzeri araçlarla üretilebileceği iddiasıyla karşılaşabilir. Bu nedenle, mesajın görüldüğü cihazın kolluk birimlerine teslim edilerek imajının alınması (CMK m.134) ispat gücünü kesinleştirir.
- Silinen Mesajlar (Herkesten Sil): Whatsapp veya Instagram üzerinden gönderilip sonradan “herkesten sil” özelliği ile kaldırılan mesajlar, karşı tarafın cihazında yedeklenmemişse dahi, siber suçlar birimleri tarafından belirli tekniklerle veya log kayıtları üzerinden tespit edilebilmektedir.
- Ses Kayıtları: Telefon görüşmesi sırasında yapılan tehdidin mağdur tarafından kaydedilmesi, başka türlü ispat imkanının bulunmadığı hallerde meşru müdafaa kapsamında değerlendirilerek yasal delil sayılmaktadır.
İletişim Aracına Göre Suçun Görünümü
Suçun işlendiği platform, tehdidin ağırlığını ve mağdur üzerindeki korku etkisini (objektif etki) değiştirebilmektedir. Aşağıdaki tabloda iletişim araçlarına göre hukuki değerlendirme kriterleri özetlenmiştir:
| İletişim Aracı / Yöntem | Hukuki Değerlendirme ve TCK Kapsamı |
|---|---|
| Whatsapp / SMS (Kişisel Mesaj) | Fail ve mağdur bellidir. İspatı en kolay yöntemdir. Mesaj içeriği “seni öldüreceğim” gibi net ise TCK 106/1-1.cümle; “camını kıracağım” gibi mala yönelik ise TCK 106/1-2.cümle uygulanır. |
| Instagram / X (Fake Hesap) | Failin kimliğini gizleyerek (Anonim) tehdit etmesi, mağdurda yarattığı korkuyu artırır. Bu durum, hakimin takdirinde cezayı alt sınırdan uzaklaştırma gerekçesi yapılabilir. |
| Görüntülü Arama / Silah Gösterme | Kamerada silah teşhir edilerek yapılan tehdit, TCK m.106/2-a (Silahla tehdit) kapsamına girer ve ceza yarı oranında artırılır. Dijital ortamda olması silahlı tehdit vasfını ortadan kaldırmaz. |
ÖRNEK SENARYO: Whatsapp Üzerinden Silahlı Tehdit
Olay: Fail (A), alacak verecek meselesi yüzünden husumetli olduğu (B)’ye Whatsapp üzerinden; masanın üzerinde duran ruhsatsız tabancanın fotoğrafını gönderip altına “Akşama kadar parayı getirmezsen bu mermiler senin için” yazar. (B) mesajı okuduktan sonra (A) “Herkesten Sil” özelliği ile mesajı siler.
Hukuki Sonuç:
- Suç Vasfı: Eylem, TCK m.106/2-a maddesinde düzenlenen “Silahla Tehdit” suçunu oluşturur. Silahın o an fiilen mağdura doğrultulmuş olması gerekmez; fotoğrafının korkutma gücünden yararlanılması yeterlidir.
- Delil Durumu: (B)’nin silinmeden önce aldığı ekran görüntüsü başlangıç delilidir. Mesaj silinse bile, (B)’nin şikayeti üzerine (A)’nın telefonunda yapılacak adli bilişim incelemesi (Deleted Data Recovery) ile fotoğrafın gönderildiği tespit edilir.
- Ceza: Temel ceza belirlenirken silahın kullanılması nedeniyle artırım uygulanır ve suç “uzlaştırma” kapsamından çıkar.
Sonuç olarak, bilişim sistemleri ve sosyal medya araçları, tehdit suçunun işlenmesini kolaylaştıran vasıtalar olarak kabul edilmekle birlikte, dijital ayak izlerinin kalıcılığı nedeniyle failin tespitini de teknik olarak mümkün kılmaktadır.
Tehdit Suçu Şikayete Tabi mi? Zamanaşımı ve Uzlaşma
Tehdit suçu, soruşturma usulü bakımından fiilin yöneldiği hukuki değere göre ikili bir rejime tabidir; mağdurun malvarlığına yönelik işlenen basit hali şikayete tabi suçlar kapsamında iken, kişinin yaşam hakkına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik tehditler ile suçun nitelikli halleri (TCK m.106/2) şikayet şartı aranmaksızın savcılık makamınca resen soruşturulur. Dolayısıyla, sadece “senin arabanı çizeceğim” şeklindeki malvarlığına yönelik basit tehditlerde mağdur şikayetinden vazgeçerse dava düşerken, “seni öldüreceğim” şeklindeki beyanlarda veya silahlı tehdit durumunda şikayetten vazgeçme kamu davasını durdurmaz.
1. Soruşturma Usulü ve Şikayet Süresi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi, suçun takibini fiilin niteliğine göre ayrıştırmıştır. Bu ayrım, mağdurun iradesinin ceza yargılamasına etkisini doğrudan belirler:
- Malvarlığına Yönelik Tehdit (TCK m.106/1-2. Cümle): Bu suç tipi mutlak surette şikayete tabidir. Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayetçi olmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, Şikayet Süresi geçirildikten sonra yapılan başvurular savcılıkça dikkate alınmaz.
- Yaşam Hakkına Yönelik ve Nitelikli Tehdit: TCK m.106/1-1. cümle (hayata/vücut bütünlüğüne saldırı) ve TCK m.106/2 (silahla, imzasız mektupla, birden fazla kişiyle işlenmesi) kapsamındaki eylemler kamu düzenini doğrudan ilgilendirdiği için şikayete tabi değildir. Mağdur karakola gidip şikayetini geri çekse dahi, savcılık soruşturmaya devam etmekle yükümlüdür.
2. Uzlaşma Prosedürü ve Kapsamı
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK m.253) uyarınca tehdit suçunun bazı görünümleri, fail ile mağdurun anlaşarak yargılama sürecini sonlandırmasını sağlayan uzlaştırma kurumuna tabidir. Soruşturma aşamasında dosya, Cumhuriyet Savcısı tarafından Uzlaştırma Bürosu‘na gönderilir.
| Suç Tipi / Madde | Şikayete Tabi mi? | Uzlaşma Kapsamında mı? |
|---|---|---|
| Malvarlığına Yönelik Basit Tehdit (TCK 106/1-2.c) | EVET | EVET |
| Yaşam Hakkına Yönelik Basit Tehdit (TCK 106/1-1.c) | HAYIR (Resen) | EVET |
| Nitelikli Tehdit (Silahla vb.) (TCK 106/2) | HAYIR (Resen) | HAYIR |
Not: Nitelikli tehdit suçunun (TCK 106/2) uzlaştırma kapsamında olmaması, bu suçun işlenmesi halinde failin doğrudan yargılama süreciyle karşı karşıya kalacağı ve mağdurla anlaşsa bile ceza alabileceği anlamına gelmektedir.
3. Dava Zamanaşımı Süreleri
Tehdit suçunda devletin cezalandırma yetkisini kullanabileceği azami süreyi ifade eden Dava Zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. 2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan TCK m.66 hükümleri gereğince:
- Basit ve Nitelikli Tehdit İçin: Kanunda öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında, hem TCK 106/1 hem de 106/2 kapsamındaki suçlar için asli dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
Bu süre içerisinde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen sonuçlandırılmamış ise, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, savcılık ifadesinin alınması veya mahkemece sorgu yapılması gibi işlemler zamanaşımını keserek süreyi yeniden başlatır; bu durumda uzamış zamanaşımı süresi (asli sürenin yarısı kadar eklenmesiyle) toplamda 12 yıl olarak uygulanır.
Yasal Dayanaklar: TCK 106 Mevzuat Metni
Tehdit suçu; bir kimsenin, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle korkutulmasıdır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenen bu madde, bireyin iç huzurunu ve karar verme özgürlüğünü koruma altına almaktadır. Kanunilik ilkesi (Anayasa m.38, TCK m.2) uyarınca, suçun sınırları ve yaptırımları mevzuatta açıkça tanımlanmıştır.
Türk Ceza Kanunu Madde 106 Metni
2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan güncel mevzuat hükümleri çerçevesinde TCK 106. madde metni şu şekildedir:
- TCK 106/1: Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
- TCK 106/2 (Nitelikli Haller): Tehdidin;
- a) Silahla,
- b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
- c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
- d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
işlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
- TCK 106/3: Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Maddenin Gerekçesi ve Hukuki Niteliği
Madde gerekçesinde, tehdidin mağdurun hürriyetini kısıtladığı ve onda korku/endişe yarattığı vurgulanmaktadır. Kanun koyucu, 106/1’in ikinci cümlesindeki “sair kötülük” ve “malvarlığına yönelik tehditleri” şikayete tabi tutarken, yaşam hakkı ve vücut bütünlüğüne yönelik tehditleri resen (kendiliğinden) soruşturulacak suçlar kapsamına almıştır. Bu ayrım, korunan hukuki değerin ağırlığı ile doğrudan ilişkilidir.
| Suçun Tipi | Kanun Maddesi | Öngörülen Ceza Süresi | Soruşturma Usulü |
|---|---|---|---|
| Basit Tehdit (Hayati/Cinsel) | TCK 106/1-1. Cümle | 6 Ay – 2 Yıl Hapis | Resen Soruşturulur |
| Malvarlığına Yönelik Tehdit | TCK 106/1-2. Cümle | 6 Aya Kadar Hapis veya APC | Şikayete Tabi |
| Nitelikli Tehdit (Silahlı vb.) | TCK 106/2 | 2 Yıl – 5 Yıl Hapis | Resen Soruşturulur |
TCK 106 kapsamında yargılama usulü belirlenirken Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümleri esas alınır. Şikayete tabi olan basit tehdit hallerinde CMK m.253 uyarınca uzlaştırma kurumu işletilmeden dava açılamaz. Ancak nitelikli tehdit halleri (TCK 106/2), uzlaştırma kapsamı dışında tutulmuştur.
Emsal Yargıtay Kararları ile Tehdit Örnekleri
Emsal Yargıtay kararları, tehdit suçunun yasal unsurlarının somut olayda ne şekilde tezahür ettiğini, failin kastını ve kullanılan aracın elverişliliğini belirleyen bağlayıcı yargısal kriterler bütünüdür. Yüksek mahkeme, TCK 106 maddesi kapsamındaki incelemelerinde yalnızca sarf edilen sözlere değil, olayın gelişimine, taraflar arasındaki husumetin derecesine ve mağdurda oluşan korkunun yoğunluğuna odaklanmaktadır.
2026 yılı itibarıyla Yargıtay Ceza Dairesi tarafından verilen kararlarda, özellikle suçun nitelikli halleri ve manevi unsurları üzerinde durulmaktadır. Yargılama pratiklerinde sıkça karşılaşılan ve içtihatlara konu olan temel başlıklar aşağıda detaylandırılmıştır:
1. Silah Sayılan Aletler ve Elverişlilik
TCK 106/2-a maddesinde düzenlenen “silahla tehdit” suçu, ceza miktarını artıran bir nitelikli haldir. Yargıtay, TCK 6. maddesindeki silah tanımını geniş yorumlayarak, saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli her türlü cismi bu kapsamda değerlendirmektedir.
- Kurukuru Sıkı Tabanca: Failin olay anında kullandığı kurusıkı tabancanın, mağdur üzerinde gerçek silah izlenimi yaratması ve korku uyandırması halinde, silahla tehdit hükümleri uygulanarak mahkumiyet kararı verilir.
- Tornavida ve İngiliz Anahtarı: Sadece bir tamir aleti olarak değil, olay esnasında korkutucu güç oluşturacak şekilde teşhir edilmesi durumunda silah kapsamında değerlendirilir.
- Köpek Kullanımı: Saldırgan nitelikteki bir köpeğin (örneğin Pitbull cinsi), mağduru korkutmak amacıyla bir silah gibi kullanılması durumunda nitelikli tehdit suçu oluşur.
Yargıtay, 4. Ceza Dairesi, E. 2021/4289, K. 2022/8843, T. 30.03.2022: “Sanığın tehdit eyleminin, TCK’nın 106/2-a ve (c) maddelerinde düzenlenen birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit suçunu oluşturduğu halde, birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmeden, sanık hakkında yalnızca TCK’nın 106/2-c maddesinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması” hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Öfke Anında Söylenen Sözler (Kast Yokluğu)
Yargıtay Ceza Dairesi, kavga veya tartışma sırasında ani bir öfke patlamasıyla söylenen her sözü doğrudan tehdit olarak kabul etmeyebilir. Suçun oluşması için failin, mağdurun iç huzurunu bozma ve korku yaratma iradesinin (kastının) net olması gerekir. Ancak bu husus net olmayıp yargıtay kararlarında çelişkilerde mevcuttur.
- Ani Hiddet: Karşılıklı atışma sırasında, plansız ve ani bir reaksiyonla söylenen “Seni süründüreceğim” gibi ifadeler, bazı durumlarda tehdit kastının bulunmadığı veya haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği yönünde değerlendirilebilir.
- Şarta Bağlı Tehdit: “Bir daha buraya gelirsen bacaklarını kırarım” şeklindeki ifadeler, geleceğe yönelik bir saldırı ihtimalini barındırdığı için tehdit suçu kapsamında değerlendirilir.
Yargıtay, İçtihatları Birleştirme BGK, E. 1991/5, K. 1993/1, T. 18.01.1993: “Dördüncü Ceza Dairesi’nin önceki kararlarında sanığın tehdit taşıyan sözlerinin taraflar arasında husule gelen kavga sırasında fevren sarfettiği anlaşılmakla tehdit suçunun taammüt unsurunun gerçekleşmeyeceği esası benimsenmişken son kararlarında “bir tehlike suçu olan tehdidi içeren sözlerin …. oluştuğu ortama ve tarafların bedensel ve ruhsal durumlarına göre tehdit edici sözlerin gerçekleşme olasılığı ve mağdurun iradesini etkileme derecesi ölçüleri içinde önceden bir bir sayılması olanaksız etkenler gözetilmek, ilk mahkemece değerlendirilecek olgusal bir sorun olduğu …. bu nedenler gözetilmeden tartışmaya ve kavga sırasında salt öfkeyle işlenen tehdidin suç olamayacağının benimsenemeyeceği” esası kabul edilmiştir.”
Yargıtay, 4. Ceza Dairesi, E. 2014/13436, K. 2016/12937, T. 29.09.2016: “Kavga ve tartışma sırasında, haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi ve önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulünün mümkün olmaması karşısında, mahkemece “kızgınlıkla sarf edilen sözlerde tehdit kastının varlığndan bahsedilemez, fevren söylenen sözlerde ciddilik bulunmadığından mağdurda korku meydana getirmeyecektir, bu itibarla .. “seni öldürürüm” sözü de kavga sırasında söylenen, tehdit kastı içermeyen, mağdurda da bu korkuyu oluşturmayan sözlerden birisidir.” şeklindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve O yer ve Üst Cumhuriyet Savcılarının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA,”
Yargıtay, 4. Ceza Dairesi, E. 2012/14222, K. 2013/30097, T. 28.11.2013: “Somut olayda sanığın, mağdurlara “sizi öldürürüm” şeklinde sözler söylediğinin kabul edilmesi karşısında, tehdidin objektif olarak korku yaratacak nitelikte bulunduğu ve tehdit suçunun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeyerek, “sanığın salt öfke ile söylediği bu sözün müştekilerin iç huzurunu bozmadığı, kavga sırasında fevren söylenen sözde sanığın kast ve taksirinin bulunmadığı” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle, beraat kararı verilmesi” hukuka aykırıdır denilmiştir.
3. Gıyapta Tehdit (İleti ile Tehdit)
Tehdit suçunun oluşması için fail ile mağdurun yüz yüze gelmesi zorunlu değildir. Failin, üçüncü bir kişi aracılığıyla mağdura iletilmek üzere tehdit içeren sözler söylemesi “gıyapta tehdit” olarak adlandırılır.
- İletme Kastı: Failin, aracı kıldığı kişiye “Git ona söyle, onu öldüreceğim” demesi durumunda suç oluşur. Ancak, dedikodu mahiyetinde veya mağdura iletilmesi istenmeden söylenen sözler tehdit suçunu oluşturmaz ve genellikle beraat ile sonuçlanır.
Yargıtay, 4. Ceza Dairesi, E. 2022/8314, K. 2022/16003, T. 23.06.2022: “Tehdit suçunun oluşabilmesi için tehdit oluşturan sözlerin ya mağdura karşı söylenmesi ya da fail tarafından mağdura iletilme kastı ile söylenmesi gerektiği, yargılama konusu olayda sanığın katılanın yüzüne karşı söylediği sözlerin tehdit niteliğinde olmaması karşısında, gıyabında söylenen sözlerin muhataba iletme kastı ile söylenip söylenmediği tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi… BOZULMASINA”
Yargıtay, 4. Ceza Dairesi, E. 2013/31812, K. 2015/40573, T. 22.12.2015: “Silahla tehdidin gıyapta olması nedeniyle mağdur üzerinde etkisinin daha hafif olacağının ve 106. maddenin 2. değil 1. fıkrasındaki suçu oluşturduğunun kabulü, aynı değerlendirmenin gıyapta sözlü tehditlerde de yapılmasını gerektirecektir ki, bu durumda “onu öldüreceğim” diyen sanığın eyleminin, gıyapta gerçekleştirildiğinden dolayı 106. maddenin 1. Fıkrasının 2. Cümlesindeki basit veya sair tehdit suçunu oluşturacağını kabul etmek de gerekecektir. Genel uygulama ve bilimsel kabulün böyle olmadığı ise herkesçe bilinmektedir. Tehdit eyleminin, kişinin yokluğunda, ona iletilmek üzere ya da iletileceğini bilerek eylemin işlenebileceği de kabul edilmektedir. Ancak, bir kimsenin yokluğunda tehdit edilmesi halinde, tehditin gerçekleştirilmesi sırasındaki araç ve hareket biçimi de mağdur kişiye aktarılacağından ve iletileceğinden, silahın tehdit eyleminde araç olarak kullanıldığı sırada muhatabın orada bulunmaması, suçun vasfını değiştirmeyecektir. Mağdur eylem sırasında orada faille yüzyüze bulunmasa bile, silahla öldürmeye ya da ölümle tehdide gelen kişinin, hazır bulunan üçüncü kişiye söylediği sözler ya da silahla gerçekleştirdiği davranışlar, failin hareket ve söylemleri aynen kendisine iletildiğinde, ileride gerçekleştirilmesi veya oluşması muhtemel zarara ilişkin tehlike olgusu mağdurun zihninde belirecek ve tehdit eyleminde araç olarak kullanılan silah, mağdurda oluşacak korkuyu objektif olarak arttıracağından TCK’nın 106/2. fıkrasının da sözkonusu eyleme uygulanması gerekecektir”
Örnek Senaryo: Otopark Kavgası
Olay: Bir AVM otoparkında park yeri nedeniyle tartışan A Kişisi, B Kişisine aracından aldığı beysbol sopasını göstererek “Senin kafanı ezerim, buradan çıkamazsın” demiştir.
Hukuki Değerlendirme:
- Eylem: Beysbol sopası, TCK m.6 uyarınca saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olduğundan “silah” sayılır.
- Suç Vasfı: Basit tehdit (TCK 106/1) değil, silahla işlenen nitelikli tehdit (TCK 106/2-a) suçu oluşmuştur.
- Sonuç: Bu eylem şikayete tabi değildir ve savcılık tarafından resen soruşturulur. Uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. A Kişisi hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle kamu davası açılır.
Sonuç olarak, tehdit suçunda yargılama makamları, sözlerin sözlük anlamından ziyade olayın bütününe, aracın niteliğine ve tarafların durumuna bakarak karar vermektedir. Yargıtay’ın istikrar kazanan içtihatları, soyut tehdit iddialarından ziyade somut ve elverişli eylemlerin cezalandırılması yönündedir.
Tehdit Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Tehdit suçu nedeniyle hapis yatar mıyım?
Tehdit suçundan dolayı cezaevine girip girmemeniz, suçun basit (TCK 106/1) veya nitelikli (TCK 106/2) hallerden hangisi kapsamında değerlendirildiğine ve sanığın geçmiş sabıka durumuna göre belirlenir. Basit tehdit suçlarında hükmedilen hapis cezaları, şartları oluştuğunda adli para cezasına çevrilebilmekte veya ertelemeye konu olabilmektedir. Ancak silahla, birden fazla kişiyle veya örgüt korkutucu gücüyle işlenen nitelikli tehdit suçlarında cezanın alt sınırı 2 yıldan başladığı için, 2026 yılı infaz mevzuatı uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan önce sanığın belirli bir süre kapalı veya açık ceza infaz kurumunda bulunması gerekebilir.
Tehdit suçu sicilime (sabıka kaydı) işler mi?
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, söz konusu ceza Sabıka Kaydı (Adli Sicil) sistemine işlenir. Ancak, sanık hakkında 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası verilir ve mahkemece Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uygulanırsa, bu karar teknik olarak bir mahkumiyet sayılmadığından adli sicil kaydında (e-devlet veya savcılık sorgusunda) görünmez. HAGB kararları, yalnızca hakim ve savcılar tarafından erişilebilen özel bir sicilde tutulur ve 5 yıllık denetim süresi sorunsuz geçirilirse tamamen ortadan kalkar.
Mağdur şikayetinden vazgeçerse dava düşer mi?
Şikayetten vazgeçmenin etkisi, tehdit suçunun işleniş biçimine göre farklılık gösterir. TCK m. 106/1 maddesinde düzenlenen “basit tehdit” suçu şikayete tabi olduğundan, mağdurun soruşturma veya kovuşturma aşamasında şikayetini geri çekmesi halinde dosya işlemden kaldırılır ve dava düşer. Buna karşılık, silahla tehdit, birden fazla kişiyle tehdit veya imzasız mektupla tehdit gibi TCK m. 106/2 kapsamındaki “nitelikli haller” şikayete tabi değildir. Bu durumlarda mağdur şikayetçi olmasa veya şikayetinden vazgeçse dahi savcılık soruşturmayı resen (kendiliğinden) yürütür ve kamu davası devam eder.
Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2024/231, K. 2024/325, T. 23.10.2024: “Yargıtay 6. Ceza Dairesince 27.02.2024 tarih ve 19222-2623 sayı ile; “5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçu her ne kadar şikâyete tabi ise de, Yargıtay Daire ve Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre bir suçun nitelikli hâli için özel olarak nitelikli olduğunun belirtilmesinin gerekmediği, temel cezada fazla ceza öngören tüm hâllerin nitelikli hâl olarak kabul edildiği, öte yandan; suçun temel hâli şikâyete tabi olsa bile nitelikli hâlinin şikâyete tabi olacağı ayrıca belirtilmediği müddetçe şikâyete tabi olmayacağı yerleşik uygulamalarla da sabit olduğundan ve somut olayda sair tehdit suçu 3359 sayılı Kanun’un Ek 12 inci maddesinin ikinci fıkrası ile birlikte işlendiğinden ceza artırımı nedeniyle nitelikli hâl sayılacağı, bu itibarla; şikâyete tabi olmadığının kabul edildiği,” gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.”
Whatsapp veya sosyal medya üzerinden yapılan tehditlerin cezası nedir?
Bilişim sistemleri, sosyal medya araçları veya mesajlaşma uygulamaları (Whatsapp, Instagram, SMS vb.) yoluyla yapılan tehditler, ileti veya mektup yoluyla işlenen tehdit suçu kapsamında değerlendirilir ve genel hükümlere göre cezalandırılır. Yargıtay uygulamalarına göre, tehdit içeren mesajların ekran görüntüleri (screenshot), log kayıtları ve tanık beyanları delil olarak kabul edilmektedir. Eylem, kişinin huzurunda (yüz yüze) söylenmiş gibi TCK m. 106 hükümleri uyarınca cezalandırılır; suçun siber ortamda işlenmesi failin cezasız kalacağı anlamına gelmemektedir.
Yargıtay, Ceza Genel Kurulu, E. 2018/146, K. 2021/363, T. 07.09.2021: “Sanığın suça konu tehdit içerikli mesajları katılana yüz yüze değil mail göndermek suretiyle ulaştırması, göndericisinin kimlik bilgilerini içermeyen elektronik mailin imzasız mektup sayıldığında kuşku bulunmaması, katılana ait e-mail adresinin bilinmesi nedeniyle tehdit içerikli mesajların hangi bilgisayar veya IP adresinden gönderildiğinin saptanmasının teknik olarak mümkün olması ve katılanın söz konusu olay nedeniyle vekili aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçesinde, şüphelendiği sanığın da ismine yer vermesi hususları birlikte gözetildiğinde; inceleme konusu olayda kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle veya imzasız mektupla işlenen tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçuna uyduğu kabul edilmelidir.”
Tehdit Suçunda Basit ve Nitelikli Haller Arasındaki Farklar Nelerdir?
Aşağıdaki tablo, TCK 106. madde kapsamında suçun basit ve nitelikli hallerinin yasal sonuçlarını karşılaştırmaktadır:
| Özellik | Basit Tehdit (TCK 106/1) | Nitelikli Tehdit (TCK 106/2) |
|---|---|---|
| Eylem Örneği | “Seni öldürürüm”, “Evini yakarım” (Sözlü beyan) | Silahla, mektupla, birden fazla kişiyle tehdit |
| Ceza Miktarı | 6 aydan 2 yıla kadar hapis | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis |
| Şikayet Şartı | Şikayete Tabidir (Malvarlığına yönelikse 6 aya kadar) | Şikayete Tabi Değildir (Resen Soruşturulur) |
| Uzlaştırma | Uzlaştırma kapsamındadır | Uzlaştırma hükümleri uygulanmaz |
“Seni süründürürüm” demek tehdit suçu oluşturur mu?
“Seni süründürürüm”, “Sana gününü göstereceğim” gibi ifadelerin tehdit suçu oluşturup oluşturmadığı, sözün söylendiği bağlama ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Yargıtay, bu tür ucu açık ve ne şekilde gerçekleştirileceği belli olmayan ifadeleri genellikle “tehdit” boyutuna ulaşmayan, kaba hitap veya beddua niteliğinde sözler olarak değerlendirebilmektedir. Ancak bu ifadeler, mağdurun iç huzurunu bozacak somut bir saldırı iradesiyle ve korkutucu bir atmosferde söylenmişse TCK m. 106 kapsamında suç teşkil edebilir.
Yargıtay, 4. Ceza Dairesi, E. 2010/21984, K. 2013/7762, T. 19.03.2013: “Sanığın katılanı “seni ihraç ettireceğim, süründüreceğim, polisliğini bitireceğim” biçimindeki sözlerle tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, eylemin TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan, tehdit niteliği taşımadığı biçimindeki yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA,”
Yargıtay, 13. Ceza Dairesi, E. 2011/30007, K. 2013/2331, T. 11.02.2013: “Sanığın “al yemişlerini alt tarafı birkaç kilo yemiş” diyerek elindeki bağ bıçağını gösterip mağdurun üzerine yürüdüğünün anlaşılması karşısında eylemin sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş,”
Yargıtay, 18. Ceza Dairesi, E. 2019/8821, K. 2020/4005, T. 06.02.2020: “Sanık …’ın katılan …’a yönelik ” buraları terk edip gideceksin, gitmezsen seni sinkaf ederim, kocan da yola gidiyor senin ecdanını sinkaf edeceğim” şeklindeki sözlerinin TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde belirtilen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması” bozmayı gerektirmiştir.