<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blog - Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</title>
	<atom:link href="https://tkavukatlik.com/category/blog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tkavukatlik.com/category/blog/</link>
	<description>Sakarya Avukat &#124; Sakarya Boşanma Avukatı Turan &#38; Karakoç Avukatlık Ofisi - Avukatlık Bürosu, Sakarya. Bilgi için +90 530 911 81 33 - En İyi - Tavsiye - Boşanma - Ağır Ceza</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Jul 2026 22:06:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2021/05/cropped-Basliksiz-1-32x32.png</url>
	<title>Blog - Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</title>
	<link>https://tkavukatlik.com/category/blog/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>12. Yargı Paketi Yasalaştı mı? 17 Temmuz 2026</title>
		<link>https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-yasalasti-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Murat KARAKOÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 22:02:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[12. yargı paketi]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya avukat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tkavukatlik.com/?p=11324</guid>

					<description><![CDATA[<p>12. Yargı Paketi yasalaştı mı? Meclis’te kabul edilen maddeler, IBAN düzenlemesi, dava usulleri, af ve infaz soruları 17 Temmuz 2026 itibarıyla açıklandı.</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-yasalasti-mi/" data-wpel-link="internal">12. Yargı Paketi Yasalaştı mı? 17 Temmuz 2026</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. Yargı Paketi yasalaştı mı?</strong> Evet. Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen <em>“Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”</em>, <strong>16 Temmuz 2026 gecesi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. </strong>Düzenlemelerin uygulanması ise Resmî Gazete yayımı ile özel yürürlük ve geçiş hükümlerine bağlıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paketin kabul edilmesi, internette dolaşan her teklif maddesinin kanunlaştığı anlamına gelmiyor. Çünkü ilk teklif metni, Adalet Komisyonunda kabul edilen metin ve TBMM Genel Kurulundaki son metin arasında önemli farklılıklar bulunuyor. <strong><a href="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2026/07/12.-yargi-paketi-tam-metin.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-wpel-link="internal">TBMM&#8217;de kabul edilen ve yasalaşan 12. Yargı Paketinin Tam Metni için tıklayın.</a></strong> (idareye başvuru zorunluluğu getiren 1&#8217;inci maddesi ile AYM&#8217;nin iptal kararı gereğince yeniden düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair madde metinden çıkarıldı.)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yazı; 17 Temmuz 2026’nın ilk saatleri itibarıyla TBMM’de kabul edilen düzenlemeleri, çıkarılan maddeleri ve geçiş hükümlerini birbirinden ayırarak açıklamaktadır.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Önemli bilgi:</strong> TBMM’de kabul edilen 12. Yargı Paketi; genel af, kapsamlı infaz indirimi, denetimli serbestlik genişlemesi veya ikinci kez mükerrir olanlara ilişkin özel bir düzenleme içermemektedir.</p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Yasama sürecinde üç önemli değişiklik yaşandı:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Teklifte yer alan, idare aleyhindeki para alacağı ilamları için icra takibinden önce idareye başvuru yapılmasını zorunlu tutan madde Genel Kurulda çıkarıldı.</li>



<li>Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını yeniden düzenleyen madde Genel Kurulda çıkarıldı.</li>



<li>Kamuoyunda “IBAN mağdurları düzenlemesi” olarak bilinen TCK değişikliği Adalet Komisyonunda metne eklendi ve kabul edilen pakette yer aldı.</li>
</ol>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle <strong><a href="https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y4/T2/WebOnergeMetni/f6237781-7748-47d4-a965-86df5dda3df4.pdf" data-wpel-link="external" target="_blank" rel="nofollow external noopener noreferrer">12. yargı paketi tam metin</a></strong> araştırması yapılırken yalnızca ilk teklif PDF’sine bakılması hatalı sonuç doğurabilir. Makalemizde sizlere verdiğimiz 37 sayfalık PDF&#8217;de kabul edilen kanun teklifidir ancak çıkartılan maddelerde PDF&#8217;in içerisinde yer almaktadır. Esas alınması gereken belge, Genel Kurul değişikliklerini içeren ve Resmî Gazete’de yayımlanacak nihai kanun metnidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi yasalaştı mı? Hukuki durum nedir?</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. Yargı Paketi, 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.</strong> Ancak “yasalaşma” ile “bütün hükümlerin yürürlüğe girmesi” aynı şey değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanmak üzere gönderilmesi,</li>



<li>Resmî Gazete’de yayımlanması,</li>



<li>Yürürlük maddesinde belirlenen tarihin gelmesi,</li>



<li>Geçiş hükümlerinin somut olaya uygulanabilir olması</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“TBMM’de kabul edilmiş olmak, bütün maddelerin aynı anda uygulanmaya başlayacağı anlamına gelmez.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kabul edilen metinde çoğu hükmün yayım tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülürken, vesayet altındaki kişilerin mallarının elektronik ortamda satılması ve ses-görüntü nakliyle duruşmaya katılanların imzasına ilişkin düzenlemelerin yayım tarihinden üç ay sonra uygulanması öngörülüyor. Danıştayın daire yapısına ilişkin hüküm ise 23 Temmuz 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe girecek.</p>



<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı paketinde neler var?</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. Yargı Paketinde; icra satışları, noterlik işlemleri, idari yargı, kanuni faiz, vesayet malları, IBAN kullandırma fiilleri, genetik ve dijital veriler, tazminat faizi, belirsiz alacak davası, duruşma aralıkları ve kanun yolları hakkında düzenlemeler bulunuyor.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">1. Miras kalan taşınmazın ilk ihalesine yalnızca mirasçılar katılabilecek</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve taşınmazda mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin mülkiyet hakkının bulunmadığı hâllerde, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilirse ilk açık artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu usul bir defa uygulanacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk ihalede:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yalnızca taşınmazın maliki olan mirasçılar teklif verebilecek.</li>



<li>Teklif seviyesi kural olarak muhammen kıymetin yüzde 100’ü üzerinden başlayacak.</li>



<li>Öncelikli alacaklar ile satış ve paylaştırma giderleri daha yüksekse, bu miktarın karşılanması gerekecek.</li>



<li>İlk artırmada satış gerçekleşmezse ikinci artırma herkese açık olacak.</li>



<li>İkinci artırmada genel yüzde 50 sınırı uygulanacak.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hüküm, mirasçılardan birinin sonradan üçüncü kişiye pay devrettiği her taşınmazda uygulanmaz. Kanun, açıkça mirasçılar dışında üçüncü kişinin mülkiyet hakkının bulunmamasını arıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2. Paydaşların teminat ayrıcalığı kaldırılıyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://tkavukatlik.com/ortakligin-giderilmesi-davasi/" data-type="post" data-id="11320" data-wpel-link="internal">Ortaklığın giderilmesi</a> satışına katılan paydaşların, sahip oldukları pay oranında teminattan muaf tutulmasına ilişkin uygulama kaldırılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece paydaş da ihaleye girerken gerekli teminatı gösterecek. Satış isteyen alacaklı ise süresi içinde icra dairesine başvurursa, alacağının teminatı karşıladığı tutar kadar teminat vermeyecek. Hazine açık artırmalarda teminat göstermekten muaf olacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3. İhale bedelini yatırmayan kişiye yüzde 5 idari para cezası verilecek</h3>



<p class="wp-block-paragraph">En yüksek teklifi vermesine rağmen ihale bedelini süresinde yatırmayan kişinin teminatı iade edilmeyecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun yanında:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Teminat öncelikle satış giderlerinden mahsup edilecek.</li>



<li>Kalan tutar dosyanın niteliğine göre hak sahiplerine veya diğer paydaşlara ödenecek.</li>



<li>Bedeli yatırmayan kişi satış isteyen alacaklıysa muhammen bedelin yüzde 10’u kendi alacağından mahsup edilebilecek.</li>



<li>Teklif edilen bedelin yüzde 5’i oranında idari para cezası uygulanacak.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni yaptırım, ihaleyi yüksek teklif vererek üzerinde bıraktırıp daha sonra bedeli ödememe yoluyla satış sürecini geciktiren davranışları hedefliyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">4. Noter belgeleri yetkili mercilere elektronik ortamda gönderilebilecek</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Noterlik evrak ve defterleri;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Mahkemeler,</li>



<li>Sulh ceza hâkimlikleri,</li>



<li>Cumhuriyet başsavcılıkları,</li>



<li>Resmî daireler,</li>



<li>Noterlikte soruşturma yapmaya yetkili kişiler</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">tarafından kanunda belirtilen şartlarla incelenebilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Noterlik evrakının onaylı örneği istendiğinde belge taranacak, güvenli elektronik imzayla imzalanacak ve ilgili mercie elektronik ortamda gönderilecek. Elektronik gönderimin mümkün olmadığı durumlarda fiziki onaylı örnek gönderilebilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek; posta gideri ve Noterlik Kanunu’ndaki tarifeye göre belirlenecek yol gideri dışında harç, vergi veya değerli kâğıt bedeli alınmayacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading">5. Danıştayın daire sayısının azaltılması 2030’a erteleniyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Danıştayın daire sayısının 23 Temmuz 2026’ya kadar 10’a düşürülmesine ilişkin süre dört yıl uzatılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni son tarih 23 Temmuz 2030 olacak. Bu tarihe kadar boşalan her iki üyelik için bir üye seçilmesi biçimindeki azaltma uygulaması da yapılmayacak. Böylece Danıştayın mevcut kadro ve daire yapısındaki küçülme ertelenmiş olacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading">6. İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülecek davalar genişletiliyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">2026 yılı bakımından konusu 486.000 TL’yi aşmayan belirli iptal ve tam yargı davaları tek hâkimle görülecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca şu uyuşmazlıkların bir bölümü de tek hâkim tarafından karara bağlanacak:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Öğrencilerin sınıf geçme ve not tespiti işlemleri,</li>



<li>Yurt, kredi ve burs işlemleri,</li>



<li>Uzaklaştırma veya ilişik kesme sonucu doğurmayan öğrenci disiplin cezaları,</li>



<li>Kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri,</li>



<li>Kamu görevlilerine verilen uyarma cezaları,</li>



<li>Meslek kuruluşlarının mesleki faaliyeti geçici veya sürekli engellemeyen disiplin cezaları,</li>



<li>65 yaş aylığına ilişkin uyuşmazlıklar,</li>



<li>486.000 TL’yi aşmayan vergi uyuşmazlıkları.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Parasal sınırlar sabit değildir. Sonraki yıllarda yeniden değerleme hükümleri dikkate alınmalıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">7. Bölge idare mahkemesi yanlış gerekçeyi değiştirerek kararı ayakta tutabilecek</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının sonucunu hukuka uygun bulmasına rağmen gerekçeyi yanlış veya eksik görürse kararı kaldırmak zorunda kalmayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İstinaf mercii:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Gerekçeyi değiştirebilecek,</li>



<li>Maddi yanlışlığı düzeltebilecek,</li>



<li>Düzeltilmiş gerekçeyle istinaf başvurusunu reddedebilecek.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Bu düzenleme, hüküm sonucu doğru olan dosyaların yalnızca gerekçe hatası sebebiyle yeniden ilk derece mahkemesine dönmesini engellemeyi amaçlıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">8. İdari yargıda dosyanın geri gönderileceği hâller yeniden belirleniyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebileceği durumlar kanunda sınırlı biçimde sayılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geri gönderme sebepleri arasında:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İlk inceleme üzerine verilen usul kararının hukuka aykırı olması,</li>



<li>Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkemenin bakması,</li>



<li>Yasaklı veya reddedilmiş hâkimin karar vermesi,</li>



<li>Dilekçenin reddi gerekirken esas hakkında karar verilmesi,</li>



<li>Dosyanın yanlış veya eksik hasımla tamamlanması,</li>



<li>Bir talep hakkında hiç karar verilmemesi,</li>



<li>Eksik hüküm kurulması,</li>



<li>Gerekli keşif veya bilirkişi incelemesinin yapılmaması,</li>



<li>Yapılması gereken duruşmanın yapılmaması</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölge idare mahkemesi, keşif, bilirkişi veya duruşma eksikliğini kendisi tamamlayarak da karar verebilecek. Kanunda sayılan hâller dışında dosyanın geri gönderilememesi esas olacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading">9. Bölge idare mahkemesinin yeniden verdiği kararlarda temyiz yolu genişliyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bölge idare mahkemesi, ilk derece kararını kaldırıp esas hakkında yeni bir karar verirse bu karar kural olarak tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştayda temyiz edilebilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak temyiz yolu sınırsız değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Temyize kapalı tutulacak başlıca alanlar şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Tek hâkimle görülen davalar,</li>



<li>Çiftçi mallarının korunmasına ilişkin uyuşmazlıklar,</li>



<li>Taşınmaz mal zilyetliğine yapılan tecavüzlerin önlenmesine ilişkin uyuşmazlıklar,</li>



<li>Yabancılar ve uluslararası koruma davaları,</li>



<li>Yalnızca vekâlet ücreti veya yargılama gideri hakkında verilen kararlar.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Genel Kurulda kabul edilen ek hükme göre, temyiz sınırının altında kalan parasal davalarda ilk derece mahkemesi ile bölge idare mahkemesi kararları arasındaki fark 2026 yılı için 55.000 TL’yi geçmiyorsa temyize başvurulamayacak. Tek hâkimle görülen ve 486.000 TL’yi aşmayan davalarda fark 55.000 TL’den fazla olsa bile karar temyize kapalı olacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10. Adli Tıp Kurumundaki bazı görevler dört yıllık olacak</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanacak kişilerde en az;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Tıpta ihtisas belgesi,</li>



<li>Diş hekimliğinde ihtisas belgesi veya</li>



<li>İlgili alanda doktora derecesi</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">aranacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıl olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yürürlük tarihinde dört yıl veya daha uzun süredir görev yapanların görevi sona erecek; dört yıldan az görev yapanlar kalan sürelerini tamamlayacak. Yerlerine atama yapılıncaya kadar görevlerine devam edebilecekler.</p>



<h3 class="wp-block-heading">11. Hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim ve sınav sistemi kanunda düzenleniyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye Adalet Akademisinde verilecek eğitimler arasında;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Anayasa ve insan hakları hukuku,</li>



<li>Ceza hukuku,</li>



<li>Özel hukuk,</li>



<li>İdare ve vergi hukuku,</li>



<li>Usul hukuku,</li>



<li>Duruşma yönetimi,</li>



<li>Karar ve gerekçeli karar yazımı,</li>



<li>Adalet hizmetlerinin yönetimi,</li>



<li>Uluslararası sözleşmeler</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">yer alacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yazılı ve sözlü sınavlar 100 puan üzerinden değerlendirilecek. Haklı mazereti nedeniyle sınava giremeyen yardımcı, mazeretin sona ermesinden itibaren beş iş günü içinde bildirimde bulunabilecek.</p>



<h3 class="wp-block-heading">12. Hukuki mesele için bilirkişiye başvurulması disiplin yaptırımına bağlanıyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Hâkimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek bir konuda bilirkişiye başvurulması, uyarma cezasını gerektiren fiiller arasına ekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilirkişi, teknik veya özel bilgi gereken meselelerde görüş verebilir. Hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak hukuk kuralını belirlemek ise mahkemenin görevidir. Kabul edilen düzenleme bu ayrımı disiplin hukuku bakımından açık hâle getiriyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">13. Kanuni faiz TCMB reeskont oranına bağlanıyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Faiz ödenmesi gereken fakat taraflarca faiz oranı belirlenmeyen hâllerde, sabit oran yerine değişken bir sistem uygulanacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllık kanuni faiz:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i olacak.</li>



<li>30 Haziran tarihindeki oran, önceki 31 Aralık oranından en az 5 puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde 80’i uygulanacak.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">“Yeni sistemde kanuni faiz, ekonomik koşullardan tamamen bağımsız sabit bir oran olmaktan çıkmaktadır.”</p>



<h3 class="wp-block-heading">14. Vesayet altındaki kişilerin malları UYAP elektronik satış portalında satılacak</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Vesayet altındaki kişiye ait taşınır ve taşınmazların mahkeme kararıyla satılması gerektiğinde, satış UYAP’a entegre elektronik satış portalı üzerinden gerçekleştirilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taşınmaz ihalesi, vesayet makamının onamasıyla tamamlanacak. Vesayet makamı, onama kararını ihale gününden itibaren 10 gün içinde verecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hükümler yayım tarihinden üç ay sonra uygulanacak. Daha önce ilan edilmiş açık artırmalarda eski hükümler geçerliliğini koruyacak.</p>



<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi IBAN mağdurları için ne getiriyor?</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. Yargı Paketi IBAN mağdurları bakımından otomatik beraat veya cezasızlık değil, şartları sınırlı bir ceza indirimi getiriyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">TCK’nın 157 ve 158. maddelerindeki dolandırıcılık suçuna katılımı yalnızca aşağıdaki davranışlardan ibaret olan kişi hakkında verilecek ceza yarı oranında indirilecek:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacı bulunması,</li>



<li>Kendisine veya başkasına ait banka ya da kredi kartının verilmesi,</li>



<li>Bir banka hesabının kullanılmasını sağlayan bilgilerin verilmesi,</li>



<li>Aracı kurum hesabının kullandırılması,</li>



<li>Ödeme hizmeti sağlayıcısındaki hesabın kullandırılması,</li>



<li>Kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya aracın verilmesi.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Buradaki en önemli koşul, kişinin suça katılımının <strong>hesap, ödeme aracı, zorunlu bilgi veya kullanım aracını vermekle sınırlı kalmasıdır</strong>. Dolandırıcılığın planlanması, mağdurla iletişim kurulması, hileli davranışların gerçekleştirilmesi veya suç gelirinin yönetilmesi gibi başka fiiller varsa düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağı dosyanın delillerine göre değerlendirilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“IBAN düzenlemesi bir af değildir; kanunda tanımlanan sınırlı iştirak biçimi için cezanın yarı oranında indirilmesidir.”</p>



<h3 class="wp-block-heading">Devam eden IBAN dosyalarında ne olacak?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni düzenlemenin kapsamına girebilecek kişiler hakkında:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Dosya bölge adliye mahkemesindeyse bozma kararı verilerek ilk derece mahkemesine gönderilecek.</li>



<li>Dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaysa geliş usulüne uygun biçimde ilk derece mahkemesine gönderilecek.</li>



<li>İlk derece mahkemesi, kişinin suça katılımının yalnızca kanunda belirtilen hesap veya ödeme aracı verme fiilinden ibaret olup olmadığını değerlendirecek.</li>



<li>Şartlar oluşuyorsa ceza yarı oranında indirilecek.</li>
</ol>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hüküm herkese kendiliğinden uygulanmaz. Dosyanın fiili kapsamı yeniden incelenir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Hükmü kesinleşmiş kişiler yararlanabilir mi?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Hükmü kesinleşip infaz aşamasına geçmiş ve daha önce TCK’nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmamış kişiler için özel geçiş hükmü bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şartları taşıyan hükümlü:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde,</li>



<li>Mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla,</li>



<li>Tamamen giderirse</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">TCK’nın 168. maddesinin ikinci fıkrasındaki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak zarar tamamen giderilmeden yalnızca bu başvuru nedeniyle infaz ertelenmeyecek veya durdurulmayacak.</p>



<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi infaz, genel af veya ikinci kez mükerrir düzenlemesi içeriyor mu?</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Hayır. Kabul edilen 12. Yargı Paketi kapsamlı bir infaz kanunu değişikliği, genel af veya ikinci kez mükerrirler için özel tahliye hükmü içermiyor.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi genel af var mı?</h3>



<ol start="12" class="wp-block-list">
<li>Yargı Paketinde genel af bulunmuyor.</li>
</ol>



<p class="wp-block-paragraph">Genel af, işlenen suçun ve mahkûmiyetin hukuki sonuçlarını geniş bir kişi grubu bakımından ortadan kaldırabilen ayrı bir ceza hukuku kurumudur. Kabul edilen pakette böyle bir hüküm yer almıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi infaz indirimi getiriyor mu?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da kapsamlı bir değişiklik yapılmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paket;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Denetimli serbestlik süresini topluca uzatmıyor,</li>



<li>Koşullu salıverme oranlarını değiştirmiyor,</li>



<li>Açık ceza infaz kurumuna ayrılma koşullarını genişletmiyor,</li>



<li>Bütün hükümlülere yönelik ceza indirimi getirmiyor.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">IBAN kullandırma fiillerine ilişkin geçiş hükmünün infaz aşamasındaki bazı dosyalara etkisi bulunması, paketi bir “infaz affı” hâline getirmez.</p>



<h3 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi ikinci kez mükerrir düzenlemesi getirdi mi?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Hayır. <strong>12. yargı paketi ikinci kez mükerrir</strong> kişilerin koşullu salıverilmesi, tahliyesi veya infaz oranı hakkında özel bir değişiklik içermiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkinci defa tekerrür hükümleri uygulanan kişilere ilişkin beklentiler ile kabul edilen kanunun içeriği birbirine karıştırılmamalıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ceza muhakemesinde başka hangi düzenlemeler yapıldı?</h2>



<h3 class="wp-block-heading">15. Genetik inceleme verileri için 20 yıllık saklama süresi getiriliyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Moleküler genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgiler, kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilgiler;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması,</li>



<li>İtirazın reddedilmesi,</li>



<li>Beraat kararının kesinleşmesi,</li>



<li>Ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">hâllerinde derhâl imha edilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer karar türlerinde ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonra Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Veri sahibi, saklama amacının ortadan kalktığını veya haklı bir neden bulunduğunu ileri sürerek daha erken silme talebinde bulunabilecek. Bu bilgiler devam eden bir soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya savcı kararıyla kullanılabilecek.</p>



<h3 class="wp-block-heading">16. Bilgisayar araması ve dijital veriler için 15 yıllık süre belirleniyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bilgisayar, bilgisayar programı veya bilgisayar kütüklerinde arama yapılabilmesi için:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması,</li>



<li>Delilin başka şekilde elde edilememesi</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">gerekecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gecikmesinde sakınca bulunan durumda savcı karar verebilecek; karar 24 saat içinde hâkim onayına sunulacak ve hâkim 24 saat içinde karar verecek. Onay verilmezse alınan kopyalar ve çözülen metinler imha edilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">El konulan cihazlarda:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sistemdeki verilerin yedeği alınacak,</li>



<li>Yedeğin bir kopyası şüpheliye veya müdafiine verilecek,</li>



<li>Şifre çözüldüğünde ve kopya alındığında cihaz gecikmeden iade edilecek.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Elde edilen dijital veriler adli emanette saklanacak ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 15 yıl sonra imha edilecek. Saklama amacı daha önce ortadan kalkarsa silme talep edilebilecek.</p>



<h3 class="wp-block-heading">17. Kaçak sanık güvenlik tedbiri sonrasında yargılamanın yenilenmesini isteyebilecek</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek. Ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmişse, savunma hakkını kullanmak istediğini bildirip bizzat hazır bulunması şartıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilecek.</p>



<h3 class="wp-block-heading">18. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz süresi üç aya çıkarılıyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki bütün kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kendiliğinden veya istem üzerine,</li>



<li>Dosyanın kendisine tesliminden itibaren üç ay içinde,</li>



<li>Ceza Genel Kuruluna</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">itiraz edebilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sanık lehine itirazlarda süre aranmayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İtiraz talebinde bulunabilecek kişiler; sanık, sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar, katılan, katılma talebi henüz karara bağlanmamış kişi ve katılan sıfatını alabilecek derecede suçtan zarar görenler olacak.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hukuk davalarında hangi değişiklikler yapıldı?</h2>



<h3 class="wp-block-heading">19. Destekten yoksun kalma ve iş gücü kaybı tazminatında faiz ayrılıyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışma gücünün azalması veya kaybı ile destekten yoksun kalma tazminatlarında tek bir faiz başlangıcı yerine iki dönemli sistem getiriliyor.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kazancın bilindiği geçmiş döneme ait tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilecek.</li>



<li>Kazancın henüz bilinmediği gelecek döneme ait tazminata karar tarihinden itibaren faiz işletilecek.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Tahkikat başlamadan önce yapılan tazminat ödemeleri ise ödeme tarihindeki tazminat miktarı esas alınarak oransal biçimde mahsup edilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hüküm yalnızca yürürlük tarihinden sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanacak. Daha önceki olaylarda eski düzenleme geçerliliğini koruyacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading">20. Belirsiz alacak davası kaldırılıyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak belirsiz alacak davasının sağladığı iki önemli koruma kısmi davaya aktarılıyor:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Davacı talebini tahkikat sona erene kadar bir defa artırabilecek.</li>



<li>Artırılan kısım bakımından zamanaşımı, davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılacak.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Talep artırımı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Belirsiz alacak davası kaldırılırken, bir defalık talep artırımı ve zamanaşımı koruması kısmi davaya taşınmıştır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yürürlük tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında HMK’nın eski 107. maddesi uygulanmaya devam edecek. Mevcut davalar kendiliğinden kısmi davaya dönüşmeyecek.</p>



<h3 class="wp-block-heading">21. İki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yazılı yargılama usulüne tabi hukuk davalarında iki duruşma arasında kural olarak üç aydan uzun süre bırakılamayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fakat şu tür zorunlu hâllerde daha uzun süre belirlenebilecek:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bilirkişi incelemesinin uzaması,</li>



<li>İstinabe yoluyla işlem yapılması,</li>



<li>Tahkikat işleminin başka mahkeme veya kurum aracılığıyla tamamlanması,</li>



<li>İşin niteliğinden kaynaklanan zorunluluk.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Hâkim, üç aydan uzun süre belirlerse gerekçe göstermek zorunda olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Üç aylık süre, davanın üç ay içinde biteceği anlamına gelmez; kural olarak iki duruşma arasında daha uzun ara verilememesine ilişkindir.”</p>



<h3 class="wp-block-heading">22. E-duruşmada her işlem için el yazılı imza aranmayacak</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılan kişiler bakımından kural olarak elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak şu işlemler istisna olacak:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İkrar,</li>



<li>Yemin,</li>



<li>Davanın geri alınmasına muvafakat,</li>



<li>Davadan feragat,</li>



<li>Davayı kabul,</li>



<li>Sulh.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Bu düzenleme yayım tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girecek.</p>



<h3 class="wp-block-heading">23. Birleştirme kararı kesinleşmeden ilk mahkemeyi bağlamayacak</h3>



<p class="wp-block-paragraph">İlk davanın açıldığı mahkeme, başka bir mahkemenin verdiği birleştirme kararıyla karar verildiği anda değil, birleştirme kararı kesinleştikten sonra bağlı olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece kesinleşmemiş birleştirme kararı nedeniyle ilk mahkemenin dosyayı kabul etmek zorunda kalmasının önüne geçilecek.</p>



<h3 class="wp-block-heading">24. Birleştirme ve ayırma kararlarının kanun yolu değişiyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinin verdiği birleştirme kararlarına karşı müstakilen istinafa başvurulabilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk derece mahkemesinin ayırma kararına karşı da istinaf yolu açık olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölge adliye mahkemesinin birleştirme veya ayırma kararları ise ancak esas hükümle birlikte temyiz edilebilecek. Birleştirme veya ayırmaya ilişkin hata tek başına hükmün kaldırılması ya da bozulması sebebi sayılmayacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading">25. İstinaf mahkemesinin yeniden verdiği hukuk kararlarında temyiz alanı değişiyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek esas hakkında yeniden karar verirse, kararın miktar veya değeri HMK’daki istinaf kesinlik sınırının üzerindeyse temyize başvurulabilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kararın miktarı veya değeri bu sınırı geçmiyorsa temyiz yolu kapalı olacak.</p>



<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi uygulamada nasıl uygulanacak?</h2>



<h3 class="wp-block-heading">Adım 1: Önce Resmî Gazete yayımı kontrol edilecek</h3>



<p class="wp-block-paragraph">TBMM kabul tarihi ile yürürlük tarihi aynı olmayabilir. Somut işlemden önce kanunun Resmî Gazete’de yayımlanıp yayımlanmadığı ve ilgili hükmün yürürlük tarihi kontrol edilmelidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Adım 2: Dosyanın geçiş hükmüne girip girmediği belirlenecek</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kanun, bütün dosyalara aynı biçimde uygulanmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Önceden ilan edilmiş miras taşınmazı ihalelerinde eski hükümler devam edecek.</li>



<li>İdari yargıda tek hâkim kapsamının genişlemesi, yürürlükten sonra açılan davalara uygulanacak.</li>



<li>İdari temyiz değişiklikleri, yürürlükten sonra verilen bölge idare mahkemesi kararlarına uygulanacak.</li>



<li>Tazminat faizi düzenlemesi, yürürlükten sonraki zarar doğuran olaylara uygulanacak.</li>



<li>Önceden açılmış belirsiz alacak davalarında eski HMK 107 uygulanacak.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Adım 3: Dosyanın maddi olguları yeni hükümle karşılaştırılacak</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle IBAN dosyalarında yalnızca hesap sahibinin adına bakılması yeterli değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mahkeme;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hesabın ne amaçla verildiğini,</li>



<li>Kişinin haksız menfaat amacını,</li>



<li>Dolandırıcılık eylemine başka şekilde katılıp katılmadığını,</li>



<li>Suç gelirini çekip çekmediğini,</li>



<li>Mağdurla iletişim kurup kurmadığını,</li>



<li>Hesaptaki hareketler üzerindeki kontrolünü</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">dosyadaki delillere göre değerlendirecektir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Adım 4: Görevli yargı mercii ve başvuru süresi yeniden hesaplanacak</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni temyiz ve itiraz hükümleri, devam eden her dosyaya geriye dönük uygulanmıyor. Kararın verildiği tarih, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim tarihi ve geçiş maddesi birlikte incelenmelidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Adım 5: Parasal sınırlar karar tarihine göre kontrol edilecek</h3>



<p class="wp-block-paragraph">İdari yargıda belirtilen 486.000 TL ve 55.000 TL tutarları 2026 yılına aittir. Sonraki yıllarda yeniden değerlenen tutarlar kullanılacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Eski düzenleme ile yeni düzenleme karşılaştırması</h2>



<figure class="wp-block-table"><table class="has-fixed-layout"><thead><tr><th>Düzenleme alanı</th><th>Önceki durum</th><th>Kabul edilen yeni durum</th><th>Geçiş veya yürürlük</th></tr></thead><tbody><tr><td>Miras taşınmazının satışı</td><td>İlk ihale yalnız mirasçılarla sınırlı değildi</td><td>İlk ihale yalnız malik mirasçılar arasında yapılacak</td><td>Önceden ilan edilen ihalelerde eski sistem</td></tr><tr><td>İlk mirasçı ihalesinde teklif</td><td>Genel satış sınırları uygulanıyordu</td><td>İlk artırmada yüzde 100 muhammen kıymet esası</td><td>İlk satışla sınırlı</td></tr><tr><td>İkinci ihale</td><td>Genel hükümler uygulanıyordu</td><td>Herkese açık ve yüzde 50 sınırıyla yapılacak</td><td>İlk ihale sonuçsuz kalırsa</td></tr><tr><td>Paydaşın teminatı</td><td>Pay oranına göre muafiyet bulunabiliyordu</td><td>Paydaş da teminat gösterecek</td><td>Yeni ilan edilen satışlar</td></tr><tr><td>İhale bedelini yatırmama</td><td>Teminat ve satış gideri sonuçları vardı</td><td>Teminata el koyma yanında yüzde 5 idari para cezası</td><td>Yeni satış işlemleri</td></tr><tr><td>Noter evrakı</td><td>Fiziki gönderim ağırlıklıydı</td><td>Güvenli elektronik imzayla elektronik gönderim mümkün</td><td>Yayım tarihinde</td></tr><tr><td>Danıştay daire sayısı</td><td>23 Temmuz 2026’ya kadar 10 daire hedefi</td><td>Süre 23 Temmuz 2030’a uzatılıyor</td><td>23 Temmuz 2026’dan geçerli</td></tr><tr><td>İdari yargıda tek hâkim</td><td>Daha dar parasal ve konu kapsamı</td><td>Eğitim, kamu personeli, disiplin ve sosyal yardım davalarının bir bölümü eklendi</td><td>Yürürlükten sonra açılan davalar</td></tr><tr><td>İdari istinafta gerekçe</td><td>Yanlış gerekçe hâlinde uygulama tartışmalıydı</td><td>BİM gerekçeyi değiştirip başvuruyu reddedebilecek</td><td>Yayım tarihinde</td></tr><tr><td>İdari yargıda geri gönderme</td><td>Uygulamada kapsam farklı yorumlanabiliyordu</td><td>Geri gönderme nedenleri sınırlı olarak sayıldı</td><td>Yayım tarihinde</td></tr><tr><td>İdari temyiz</td><td>Bazı yeniden verilen kararlar kesinleşebiliyordu</td><td>BİM’in yeniden verdiği kararlar kural olarak temyize açık</td><td>Sonraki BİM kararları</td></tr><tr><td>Adli Tıp görev süreleri</td><td>Kanuni dayanak yönünden boşluk oluşmuştu</td><td>Belirtilen görevler dört yıl</td><td>Mevcut görev sürelerine özel geçiş</td></tr><tr><td>Hâkim-savcı yardımcılığı</td><td>Bazı sınav ayrıntıları ikincil düzenlemedeydi</td><td>Eğitim ve sınav esasları kanuna taşındı</td><td>Yayım tarihinde</td></tr><tr><td>Hukuki konuda bilirkişi</td><td>Açık disiplin fiili şeklinde yazılmamıştı</td><td>Uyarma cezası sebebi olacak</td><td>Yayım tarihinde</td></tr><tr><td>Kanuni faiz</td><td>Sabit oran sistemi vardı</td><td>TCMB reeskont oranının yüzde 80’ine bağlanacak</td><td>Yayım tarihinde</td></tr><tr><td>Vesayet mallarının satışı</td><td>Geleneksel açık artırma uygulanıyordu</td><td>UYAP elektronik satış portalı kullanılacak</td><td>Yayımdan üç ay sonra</td></tr><tr><td>IBAN kullandırma</td><td>İştirak hükümleri çerçevesinde ceza belirleniyordu</td><td>Katılım yalnız hesap veya araç vermekle sınırlıysa ceza yarıya inecek</td><td>Derdest ve infaz dosyalarına özel geçiş</td></tr><tr><td>Genetik bilgiler</td><td>Saklama ve imha rejimi eksikti</td><td>Bazı hâllerde derhâl, diğerlerinde 20 yıl sonra imha</td><td>Yayım tarihinde</td></tr><tr><td>Dijital veriler</td><td>Açık uzun süreli saklama sınırı yoktu</td><td>Kesinleşmeden 15 yıl sonra imha</td><td>Yayım tarihinde</td></tr><tr><td>Kaçak sanık</td><td>Güvenlik tedbiri sonrası yol açık değildi</td><td>Bizzat gelerek yargılamanın yenilenmesini isteyebilecek</td><td>Yayım tarihinde</td></tr><tr><td>Başsavcılık itirazı</td><td>Süre bir aydı ve kapsam daha dardı</td><td>Süre üç ay; sanık lehine süre yok</td><td>Sonradan teslim edilen dosyalar</td></tr><tr><td>Tazminat faizi</td><td>Tazminatın tamamında olay tarihi esas alınabiliyordu</td><td>Bilinen dönem olay, gelecek dönem karar tarihinden faiz</td><td>Sonraki zarar doğuran olaylar</td></tr><tr><td>Belirsiz alacak davası</td><td>HMK 107 kapsamında açılabiliyordu</td><td>HMK 107 kaldırılıyor</td><td>Önceden açılan davalarda eski hüküm</td></tr><tr><td>Kısmi davada artırım</td><td>Islah ve zamanaşımı tartışmaları bulunuyordu</td><td>Bir defa artırım; zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılacak</td><td>Yeni sistem</td></tr><tr><td>Duruşma aralığı</td><td>Açık üç aylık üst sınır yoktu</td><td>Kural olarak en fazla üç ay</td><td>Zorunlu hâlde gerekçeli istisna</td></tr><tr><td>E-duruşma imzası</td><td>Elle imza konusunda uygulama sorunları vardı</td><td>Belirli işlemler dışında elle imza aranmayacak</td><td>Yayımdan üç ay sonra</td></tr><tr><td>Davaların birleştirilmesi</td><td>Birleştirme kararının bağlayıcılığı tartışmalıydı</td><td>Karar kesinleşince bağlayacak</td><td>Yayım tarihinde</td></tr><tr><td>Hukuk istinaf kararının temyizi</td><td>Bazı yeniden verilen kararlar kesin olabiliyordu</td><td>Parasal sınırın üzerindeki yeni esas kararları temyiz edilebilecek</td><td>Yayım tarihinde</td></tr><tr><td>İdareye karşı ilamlı icra</td><td>Doğrudan takip mümkündü</td><td><strong>Değişiklik yapılmadı; teklif edilen ön başvuru şartı çıkarıldı</strong></td><td>Mevcut sistem devam</td></tr><tr><td>HAGB</td><td>Mevcut CMK hükümleri uygulanıyordu</td><td><strong>Teklif edilen yeni madde çıkarıldı</strong></td><td>Bu paketle yeni HAGB sistemi gelmedi</td></tr><tr><td>İkinci kez mükerrir</td><td>Mevcut infaz hükümleri uygulanıyordu</td><td><strong>Değişiklik yapılmadı</strong></td><td>Mevcut hükümler devam</td></tr><tr><td>Genel af</td><td>Bulunmuyordu</td><td><strong>Genel af getirilmedi</strong></td><td>Değişiklik yok</td></tr></tbody></table></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Tablodaki kabul edilen düzenlemeler, Adalet Komisyonu metni ile Genel Kurulda kabul edilen değişiklik önergeleri birlikte değerlendirilerek hazırlanmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Teklifte vardı ancak kanunlaşan metinden çıkarıldı</h2>



<h3 class="wp-block-heading">İdareye başvuru zorunluluğu çıkarıldı</h3>



<p class="wp-block-paragraph">İlk teklifte, idare aleyhine hükmedilen para alacağı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan ilamlı icra takibi yapılamaması öngörülüyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Alacaklının önce banka hesap numarasını bildirerek idareye başvurması ve bir ay beklemesi gerekecekti. Bu madde Genel Kurulda kabul edilen önergeyle çıkarıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla ilk PDF’de yer almasına rağmen bu düzenleme yasalaşan paketin parçası değildir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">HAGB maddesi çıkarıldı</h3>



<p class="wp-block-paragraph">İlk teklif ve Adalet Komisyonu metninde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun yeniden düzenlenmesi öngörülüyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Teklif edilen sistemde:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>HAGB’ye karşı istinaf yolu,</li>



<li>Bazı BAM ve Yargıtay kararlarında temyiz,</li>



<li>İşkence, eziyet ve belirli kötü muamele suçlarında HAGB yasağı</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">bulunuyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fakat söz konusu madde Genel Kurulda kabul edilen önergeyle tamamen çıkarıldı. Bu nedenle 12. Yargı Paketiyle yeni bir HAGB sistemi getirildiği söylenemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı ilk haber özetlerinde HAGB maddesinin kabul edilmiş gibi aktarılması, Genel Kuruldaki son değişikliğin metne yansıtılmamasından kaynaklanmaktadır. Nihai değerlendirmede son kabul edilen önerge esas alınmalıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">12. yargı paketi tam metin nerede yayımlanacak?</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. yargı paketi tam metin</strong>, kanun numarası verilerek Resmî Gazete’de yayımlanan nihai metindir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belge sıralaması şu şekilde ayrılmalıdır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>22 Haziran 2026 tarihli teklif:</strong> İlk maddeler ve teklif gerekçeleri.</li>



<li><strong>280 sıra sayılı Adalet Komisyonu raporu:</strong> Komisyonda kabul edilen metin ve eklenen IBAN düzenlemesi.</li>



<li><strong>Genel Kurul değişiklikleri:</strong> İki maddenin çıkarılması ve bazı hükümlerin değiştirilmesi.</li>



<li><strong>Resmî Gazete metni:</strong> Uygulamada esas alınacak nihai kanun.</li>
</ol>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yazı Genel Kurul kabulünden hemen sonra hazırlanmıştır. Kanun numarası, Resmî Gazete tarihi ve maddelerin son numaralandırması yayımla birlikte güncellenmelidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sıkça Sorulan Sorular</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. Yargı Paketi yasalaştı mı?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet. Teklif 16 Temmuz 2026 gecesi TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı; hükümlerin uygulanması Resmî Gazete yayımı ve yürürlük maddelerine bağlıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. Yargı Paketi Meclisten geçti mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet. “12. yargı paketi meclisten geçti mi?” sorusunun 17 Temmuz 2026 itibarıyla cevabı evettir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. Yargı Paketinde neler var?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Paket; miras taşınmazlarının satışı, kanuni faiz, idari yargı, IBAN kullandırma fiilleri, genetik ve dijital veriler, tazminat faizi, belirsiz alacak davası ve duruşma süreleri gibi alanları düzenliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. Yargı Paketinde genel af var mı?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayır. Paket genel af, toplu tahliye veya bütün hükümlüleri kapsayan bir ceza indirimi içermiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. Yargı Paketi infaz düzenlemesi getiriyor mu?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kapsamlı bir infaz düzenlemesi bulunmuyor. Yalnızca IBAN düzenlemesinin şartlarını taşıyan bazı kesinleşmiş dosyalara ilişkin özel geçiş hükmü mevcut.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. Yargı Paketi ikinci kez mükerrir olanları kapsıyor mu?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayır. İkinci kez mükerrir olanların koşullu salıverme veya infaz rejimini değiştiren özel bir hüküm kabul edilmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><a href="https://tkavukatlik.com/iban-kiralama-sucu-cezasi-ve-savunma-yollari-rehberi-2026/" data-type="post" data-id="11287" data-wpel-link="internal">IBAN kullandıran</a> herkesin cezası yarıya iner mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayır. Ceza indirimi, suça katılımı yalnızca kanunda belirtilen hesap, ödeme aracı, bilgi veya aracı vermekle sınırlı kalan kişiler için değerlendirilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>IBAN düzenlemesi beraat getirir mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayır. Düzenleme otomatik beraat değil, şartları oluştuğunda verilecek cezanın yarı oranında indirilmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet. HMK’nın 107. maddesi kaldırılıyor; ancak yürürlükten önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski hüküm uygulanmaya devam edecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Duruşmalar artık üç ayda mı bitecek?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayır. Üç aylık sınır davanın toplam süresine değil, kural olarak iki duruşma arasında bırakılabilecek süreye ilişkindir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>HAGB düzenlemesi yasalaştı mı?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayır. İlk teklif ve komisyon metninde bulunan HAGB maddesi Genel Kurul görüşmeleri sırasında metinden çıkarıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İdare aleyhindeki ilam için önce idareye başvurmak zorunlu mu?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu paketle böyle bir zorunluluk getirilmedi. İlk teklifteki icra öncesi başvuru maddesi Genel Kurulda çıkarıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kanuni faiz nasıl hesaplanacak?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sözleşmede oran belirlenmemişse kanuni faiz, TCMB’nin ilgili reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden hesaplanacak; şartları varsa yılın ikinci yarısında oran güncellenecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mevcut belirsiz alacak davaları reddedilecek mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayır. Yürürlükten önce açılan davalar eski HMK 107 hükümlerine göre görülmeye devam edecek.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç ve kapanış</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12. Yargı Paketi yasalaştı mı?</strong> Evet; paket 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İdare aleyhindeki ilamlar için icra öncesi başvuru şartı ve HAGB düzenlemesi metinden çıkarıldı. IBAN kullandırma fiillerine yönelik yarı oranında ceza indirimi ise pakette kaldı. Belirsiz alacak davası kaldırıldı, kısmi davada talep artırımı yeniden düzenlendi, kanuni faiz değişken orana bağlandı ve iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayla sınırlandırıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paket genel af, kapsamlı infaz indirimi veya ikinci kez mükerrirlere özgü tahliye düzenlemesi getirmiyor. Somut dosyalarda suç tarihi, dava aşaması, karar tarihi, yürürlük tarihi ve geçiş hükümleri birlikte incelenmelidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yasal uyarı</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu içerik, 17 Temmuz 2026 itibarıyla kamuya açık yasama belgeleri ve TBMM Genel Kurulunda kabul edilen değişikliklere dayanılarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık veya somut bir uyuşmazlık hakkında görüş niteliğinde değildir. Her dosyanın maddi olayları, delilleri, usul aşaması ve yürürlük hükümleri farklı olduğundan, kişisel durum hakkında hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-yasalasti-mi/" data-wpel-link="internal">12. Yargı Paketi Yasalaştı mı? 17 Temmuz 2026</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genel Af Nedir? Şartları ve Merak Edilen Hukuki Sonuçları (2026)</title>
		<link>https://tkavukatlik.com/genel-af-nedir-sartlari-ve-merak-edilen-hukuki-sonuclari-2026/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Murat KARAKOÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[genel af]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya avukat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya ceza avukatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tkavukatlik.com/?p=11281</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genel af nedir, şartları nelerdir? TCK kapsamında genel ve özel affın hukuki sonuçları, 2026 yargı paketleri ve af gelişmeleri rehberimizde.</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/genel-af-nedir-sartlari-ve-merak-edilen-hukuki-sonuclari-2026/" data-wpel-link="internal">Genel Af Nedir? Şartları ve Merak Edilen Hukuki Sonuçları (2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<article>
<p class="answer-first"><strong>Türk ceza hukukunda genel af</strong>, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde kesinleşmiş bir kanun hükmüyle uygulanmakta olup, güncel olarak TBMM gündemindeki 280 sıra sayılı 12. Yargı Paketi teklifinde herhangi bir genel af veya infaz indirimi düzenlemesi yer almamaktadır. <strong>Anayasa m. 87</strong> uyarınca genel af ilanı için Meclis üye tam sayısının beşte üç çoğunluğu olan en az 360 milletvekilinin kabul oyu aramaktadır.</p>
<article>
<section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Türk Ceza Hukukunda Af Kavramı ve Çeşitleri Nelerdir?</h2>
<p>Türk ceza hukukunda af, devletin cezalandırma yetkisinden vazgeçmesini veya bu yetkiyi sınırlamasını sağlayan istisnai bir hukuki ve siyasi tasarruftur. Bireylerin işlediği iddia edilen veya kesinleşen suçlara yönelik uygulanan bu müessese, toplumsal barışı sağlama veya cezaevlerindeki doluluk oranlarını dengeleme amacı taşır. Bu süreçlerin hukuki boyutlarını ve kişi üzerindeki etkilerini doğru analiz etmek için bir <a href="https://tkavukatlik.com/sakarya-ceza-avukati-ile-ceza-hukukunda-dogru-yol-haritasini-cizin/" data-wpel-link="internal">Sakarya ceza avukatı</a> ile çalışmak hak kayıplarını engellemek adına son derece önemlidir.</p>
<p>Af müessesesi, teknik açıdan <strong>5237 sayılı Türk Ceza Kanunu</strong>’nun birinci kitap, üçüncü kısım, dördüncü bölümünde &#8220;Dava ve Cezanın Düşürülmesi&#8221; başlığı altında, özellikle <strong>TCK m. 65</strong> hükmünde düzenlenmiştir. Anayasal temeli ise <strong>1982 Anayasası m. 87</strong> ve <strong>Anayasa m. 104</strong> hükümlerine dayanmaktadır. Türk ceza hukukunda af temel olarak iki ana gruba ayrılır:</p>
<ul>
<li><strong>Genel Af (TCK m. 65/1):</strong> Hem kamu davasını düşüren hem de hükmolunan cezaları bütün neticeleri ile ortadan kaldıran, suçu hukuken hiç işlenmemiş hale getiren en kapsamlı af türüdür.</li>
<li><strong>Özel Af (TCK m. 65/2):</strong> Kesinleşmiş hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son veren, ceza süresini kısaltan veya hapis cezasını adli para cezasına çeviren ancak suçun hukuki varlığını ve mahkumiyetin yan sonuçlarını tamamen ortadan kaldırmayan af türüdür.</li>
</ul>
<p>Bu durumda ne yapılmalı? Bireyler, tabi oldukları yargılama veya infaz sürecinin hangi af kapsamında değerlendirilebileceğini netleştirmek için güncel mevzuat değişikliklerini ve yasal paket içeriklerini yakından takip etmeli, uzman hukuki yardım alarak süreçlerini yönetmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Af Nedir ve Nasıl Uygulanır?</h2>
<p>Genel af, devletin belirli suçlar veya suçlular üzerindeki cezalandırma hakkından tamamen vazgeçtiğini gösteren en radikal hukuki tasarruftur. Bu müessese, suç teşkil eden fiilin hukuki niteliğini ortadan kaldırmasa da, o fiile bağlanan tüm cezai ve hukuki sonuçları geçmişe etkili olacak şekilde yok eder. Genel affın yürürlüğe girmesi ve uygulanması, belirli anayasal prosedürlerin eksiksiz tamamlanmasına bağlıdır.</p>
<p>Genel af, anayasal bir işlem olup yasama organı tarafından hayata geçirilir. Uygulanma şartları ve hukuki mekanizması şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><strong>TBMM Yetkisi ve Karar Yeter Sayısı:</strong> <strong>Anayasa m. 87</strong> uyarınca genel af ilan etme yetkisi münhasıran Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne aittir. Bu kararın alınabilmesi için üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun (yani en az <strong>360 milletvekilinin</strong>) kabul oyu vermesi zorunludur.</li>
<li><strong>Kanun Tasarısı veya Teklifi:</strong> Süreç, milletvekillerinin hazırladığı kanun teklifinin Adalet Komisyonu&#8217;nda görüşülmesi, kabul edilmesi ve ardından Genel Kurul gündemine alınarak oylanmasıyla yürütülür.</li>
<li><strong>Orman Suçları İstisnası:</strong> Anayasal bir engel olarak, <strong>Anayasa m. 169</strong> gereğince ormanları yakmak, yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar hiçbir şekilde genel ya da özel af kapsamına alınamaz.</li>
</ul>
<p>Bu durumda ne yapılmalı? Haklarında ceza soruşturması veya davası devam eden kişiler, meclisten geçen af kanununun kendi suç tiplerini kapsayıp kapsamadığını, kanun maddelerinin yürürlük tarihlerini dikkate alarak kontrol etmeli ve mahkemeden bu doğrultuda talepte bulunmalıdır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Affın Şartları ve Hukuki Etkileri Nelerdir?</h2>
<p>Genel affın yürürlüğe girmesi, hem ceza yargılaması devam eden sanıklar hem de cezası kesinleşmiş hükümlüler üzerinde anında ve geri dönülemez hukuki etkiler yaratır. Bu etkiler, ceza hukukunun temel prensipleri çerçevesinde doğrudan doğruya kişinin hukuki durumunu iyileştirmeye yöneliktir. Ancak genel affın uygulanması, şahsi haklar ve müsadere gibi bazı istisnai alanlarda sınırlandırılmıştır.</p>
<div data-nosnippet="">
<p>Genel affın başlıca şartları ve doğrudan ortaya çıkan hukuki etkileri şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Cezanın İnfazının Durması:</strong> Kesinleşen hapis cezalarının infazı derhal durdurulur ve cezaevinde bulunan hükümlüler derhal tahliye edilir.</li>
<li><strong>Adli Para Cezalarının Akıbeti:</strong> Henüz tahsil edilmemiş adli para cezaları tahsil edilmez. Ancak <strong>TCK m. 74/1</strong> uyarınca, af çıkmadan önce kısmen veya tamamen ödenmiş olan adli para cezalarının devletten geri talep edilmesi hukuken mümkün değildir.</li>
<li><strong>Şahsi Hakların Korunması:</strong> Genel af, suçtan zarar gören üçüncü kişilerin tazminat, malların geri alınması ve uğranılan zararın giderilmesi yönündeki şahsi haklarını ve şahsi davalarını etkilemez.</li>
<li><strong>Vekalet Ücreti ve Yargılama Giderleri:</strong> Genel af, şahsi hak niteliğindeki vekalet ücretinin tahsil edilmesine engel olmaz. Ancak henüz sanıktan tahsil edilmemiş olan yargılama giderleri artık talep edilemez.</li>
</ul>
</div>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Kriterler</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Genel Af (TCK m. 65/1)</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Özel Af (TCK m. 65/2)</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">İnfaz Düzenlemesi</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Suç Niteliğine Etkisi</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Suçu ve mahkumiyeti tüm hukuki sonuçlarıyla ortadan kaldırır.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Suç vasfı kalır, sadece cezanın infazına etki eder.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Suç ve ceza baki kalır, cezaevinde kalış süresi/şekli değişir.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Karar Organı</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Sadece TBMM (3/5 Çoğunluk ile).</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">TBMM veya Cumhurbaşkanı (Anayasa m. 104 kapsamında bireysel).</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">TBMM (Basit çoğunlukla kanun değişikliği).</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Hak Yoksunlukları</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Cezaya bağlı tüm hak yoksunlukları sona erer.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Cezaya bağlı hak yoksunlukları etkisini devam ettirir.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Hak yoksunlukları mevzuattaki genel kurallara göre sürer.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Adli Sicil Kaydı</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınır.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Adli sicil kaydında kalmaya devam eder.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Adli sicil kaydı silinmez, aynen korunur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu durumda ne yapılmalı? Genel af çıktığında kişisel tazminat sorumluluklarının devam ettiği unutulmamalıdır. Hükümlü yakınları, tahliye işlemlerinin takibi kadar, mağdur tarafın açabileceği olası hukuk (tazminat) davalarına karşı da hazırlıklı olmalıdır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Af Çıkarsa Soruşturma, Dava ve İnfaz Süreçleri Nasıl Etkilenir?</h2>
<p>Genel affın yürürlüğe girmesiyle birlikte, adli merciler nezdinde işlem gören tüm dosyalar aşamalarına göre farklı hukuki yollara evrilir. Soruşturma, kovuşturma ve infaz aşamasındaki her dosya, af kanununun kapsam maddeleri çerçevesinde resen incelenmek zorundadır. Yargı makamları, yasanın yürürlük tarihi itibariyle bu dosyalar hakkında gecikmeksizin karar ittihaz eder.</p>
<p>Farklı adli aşamalarda genel affın meydana getirdiği etkiler şu şekilde kategorize edilir:</p>
<ul>
<li><strong>Soruşturma Aşaması (Cumhuriyet Savcılığı):</strong> Şüpheli hakkında devam eden bir soruşturma mevcutsa ve isnat edilen suç genel af kapsamındaysa, savcılık tarafından <strong>kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik)</strong> verilir ve yeni bir kamu davası açılamaz.</li>
<li><strong>Kovuşturma (Dava) Aşaması (Ceza Mahkemesi):</strong> Mahkemede yargılaması devam eden ancak henüz karara bağlanmamış dosyalar için mahkemece kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Sanık bu durumda yargılama giderlerinden de muaf tutulur.</li>
<li><strong>İnfaz Aşaması (Cezaevi ve Denetimli Serbestlik):</strong> Mahkumiyet kararı kesinleşmiş ve infazına başlanmış hükümlülerin cezaları son bulur. Kişi cezaevindeyse derhal tahliye edilir; denetimli serbestlikte ise yükümlülükleri sona erer.</li>
</ul>
<p>Bu durumda ne yapılmalı? Dosyası açık olan şüpheli veya sanıklar, genel af kanununun çıkması halinde ilgili mahkemeye veya cumhuriyet başsavcılığına dilekçe vererek dosyanın durumunun resen incelenmesini ve düşme ya da takipsizlik kararı verilmesini talep etmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Af Adli Sicil Kaydını (Sabıka Kaydını) Siler mi?</h2>
<p>Genel af, kişinin geçmişte işlediği iddia edilen suçun hukuki sonuçlarını tamamen ortadan kaldırdığı için doğrudan adli sicil kaydı üzerinde de etki gösterir. Bu durum, bireyin topluma yeniden entegre olması ve geçmişteki mahkumiyetin gelecekteki iş, sosyal veya bürokratik işlemlerinde bir engel teşkil etmemesi açısından hayati öneme sahiptir.</p>
<p>Yargıtay yerleşik içtihatlarına ve <strong>5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 9</strong> hükmüne göre genel affın adli sicile etkileri şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><strong>Adli Sicil Kaydının Silinmesi:</strong> Genel af ilanı ile birlikte, kapsam dahilindeki suça ilişkin adli sicil (sabıka) kaydı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından resen silinir.</li>
<li><strong>Arşiv Kaydına Alınma:</strong> Genel af sebebiyle silinen kayıtlar, tamamen yok edilmez; devletin kendi iç denetimi ve güvenliği için tuttuğu arşiv kaydı niteliğine dönüştürülerek adli sicil arşivine aktarılır. Bu kayıtlar ancak kanunda belirtilen sınırlı durumlarda ve yetkili makamlarca görüntülenebilir.</li>
<li><strong>Tekerrüre Esas Alınamama:</strong> Genel affa uğramış bir ceza mahkumiyeti, kişinin gelecekte yeni bir suç işlemesi halinde <strong>TCK m. 58</strong> kapsamında tekerrüre esas alınamaz; yani kişi mükerrir olarak değerlendirilemez.</li>
</ul>
<p>Bu durumda ne yapılmalı? Genel af yasalaştıktan sonra adli sicil kaydı otomatik olarak güncellenmeyen kişiler, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü&#8217;ne veya adliyelerdeki adli sicil birimlerine yazılı olarak başvurarak sabıka kayıtlarının temizlenmesini ve arşiv kaydına alınmasını talep etmelidir.</p>
</section>
</section>
</article>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Af Adli Para Cezalarını ve Ödenmemiş İdari Para Cezalarını Siler mi?</h2>
<p>Genel af düzenlemelerinin en çok merak edilen mali ve hukuki yönlerinden biri, mahkemeler veya idari makamlar tarafından hükmedilen para cezalarının akıbetidir. Cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalan bireyler, genel affın bu borçları tamamen ortadan kaldırıp kaldırmayacağını ve ödeme yükümlülüklerinin devam edip etmeyeceğini bilmek istemektedir.</p>
<p>Genel affın mali yaptırımlar üzerindeki etkisi, yaptırımın niteliğine (adli veya idari olmasına) göre tamamen farklı hukuki kurallara tabidir:</p>
<ul>
<li><strong>Adli Para Cezaları:</strong> <strong>TCK m. 65/1</strong> uyarınca genel af, hükmedilen cezaları bütün neticeleriyle birlikte ortadan kaldırır. Bu kapsamda, henüz tahsil edilmemiş olan <strong>adli para cezaları</strong> tamamen silinir ve infazından vazgeçilir. Ancak <strong>TCK m. 74/1</strong> maddesinin açık hükmü gereğince, genel af ilan edilmeden önce kısmen veya tamamen ödenmiş olan adli para cezalarının geri alınması kesinlikle mümkün değildir.</li>
<li><strong>İdari Para Cezaları:</strong> Genel af kanunları, kural olarak yalnızca Türk Ceza Kanunu kapsamında yer alan suçları ve adli cezaları kapsar. Kabahatler Kanunu veya diğer idari mevzuat kapsamında verilen <strong>idari para cezaları</strong> (trafik cezaları, imar para cezaları, maske cezaları vb.) suç niteliği taşımayıp idari yaptırım olduklarından, ceza hukukuna ilişkin bir genel af ile kendiliğinden ortadan kalkmaz. İdari para cezalarının silinebilmesi için af kanununda bu cezaların da kapsama dahil edildiğine dair açık bir hüküm bulunması veya münhasıran bir vergi/mali af kanununun yürürlüğe girmesi gerekir.</li>
</ul>
<div data-nosnippet="">
<p><strong>Kritik Hukuki Çıkarım:</strong> Adli para cezasına çevrilmiş kesinleşmiş hapis cezalarında, cezanın henüz ödenmemiş kısmı genel af ile tamamen düşerken; idari kurumlarca kesilen idari para cezaları, af kanununda özel bir hükümle belirtilmediği sürece geçerliliğini ve tahsil edilebilirliğini korur.</p>
</div>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Haklarında adli para cezası hükmedilen kişiler, genel af kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte infaz savcılığına başvurarak ödenmemiş cezaların infazının durdurulmasını ve kaydın kapatılmasını talep etmelidir. İdari para cezaları için ise ilgili vergi dairesi veya idari merci nezdinde borç yapılandırma ya da mali af kanunları takip edilmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Af veya Özel Af Devlet Memurluğuna Engel Disiplin Cezalarını Kaldırır mı?</h2>
<p>Devlet memurluğu yürütmekteyken veya memuriyete giriş aşamasında disiplin cezası alan ya da ceza mahkumiyeti nedeniyle ihraç edilen kişilerin durumları, af tartışmalarının en hassas noktalarından biridir. Cezai bir affın, idari bir süreç olan memuriyet ve disiplin hukuku üzerindeki doğrudan etkileri sıklıkla kafa karışıklığına yol açmaktadır.</p>
<p>Hukuki prensipler gereğince, ceza mahkemelerinin verdiği kararlar ile idari kurumların tesis ettiği disiplin cezaları birbirinden bağımsızdır:</p>
<ul>
<li><strong>Disiplin Cezalarının Bağımsızlığı:</strong> Ceza kanunlarında yer alan genel veya özel af, aksi kanun metninde açıkça belirtilmedikçe disiplin cezalarını (uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya devlet memurluğundan çıkarma) kendiliğinden kaldırmaz. Bu cezaların silinebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından münhasıran bir <strong>disiplin affı</strong> kanununun çıkarılması zorunludur.</li>
<li><strong>Genel Affın Memuriyet Engeline Etkisi:</strong> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 48/A-5 uyarınca, belirli suçlardan mahkum olmak memuriyete engeldir. Genel af durumunda, mahkumiyet tüm neticeleriyle ortadan kalktığı ve kişi suçu hiç işlememiş gibi kabul edildiği için, bu mahkumiyetten kaynaklanan devlet memurluğuna giriş engeli (adli sicil engeli) ortadan kalkar. Ancak bu durum, disiplin kararıyla ihraç edilen kişinin görevine doğrudan iade edileceği anlamına gelmez.</li>
<li><strong>Özel Affın Etkisizliği:</strong> Özel af, sadece cezanın infazına etki ettiği ve hak yoksunluklarını ortadan kaldırmadığı için (<strong>TCK m. 65/3</strong>), özel affa uğramış bir ceza nedeniyle oluşan devlet memurluğuna engel durum veya memuriyetten çıkarma kararı geçerliliğini korumaya devam eder.</li>
</ul>
<p>Genel af, özel af ve disiplin affının disiplin yaptırımları ile memuriyet statüsü üzerindeki etkileri aşağıdaki tabloda karşılaştırmalı olarak gösterilmiştir:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Af Türü</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Adli Sicil ve Memuriyet Engeline Etkisi</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Mevcut Disiplin Cezalarını Silme Durumu</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Göreve Doğrudan İade Sağlar mı?</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Genel Af</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Mahkumiyet engelini tamamen kaldırır.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Kural olarak etkilemez (kanunda açık hüküm yoksa).</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Hayır, sadece memuriyete yeniden başvurma hakkı verir.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Özel Af</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Memuriyet engelini ve hak yoksunluğunu kaldırmaz.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Kesinlikle etkilemez.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Hayır, hiçbir etkisi yoktur.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Disiplin Affı</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Adli mahkumiyeti etkilemez, sadece sicil dosyasını temizler.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Tüm disiplin cezalarını sicilden tamamen siler.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Kanunda özel hüküm varsa haklarıyla birlikte iade sağlayabilir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Disiplin cezası nedeniyle hak kaybına uğrayan devlet memurları, çıkarılan af kanununda &#8220;disiplin cezalarının affına&#8221; ilişkin müstakil bir geçici madde bulunup bulunmadığını kontrol etmeli, idari davalarında bu yönde savunma yapmalıdır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Affın Mağdur Hakları ve Yargılama Giderleri Üzerindeki Etkisi</h2>
<p>Devletin cezalandırma yetkisinden vazgeçmesi anlamına gelen genel af, suçun toplumsal ve cezai boyutunu sona erdirirken, suçtan doğrudan zarar gören mağdurların haklarını tamamen ortadan kaldıramaz. Genel affın mağdur hakları ve devlet hazinesine ödenecek yargılama giderleri üzerindeki dengesi, mülkiyet hakkı ve adalete erişim ilkeleri çerçevesinde korunur.</p>
<p>Genel affın bu iki önemli unsur üzerindeki etkileri Yargıtay yerleşik içtihatlarında ve mevzuatta şu şekilde şekillenmiştir:</p>
<ul>
<li><strong>Şahsi Hakların Korunması:</strong> Genel af, sadece devlet ile fail arasındaki ceza ilişkisini sona erdirir. Suç nedeniyle mağdurun uğradığı zararların aynen iadesi, malların geri alınması ve şahsi hakların talep edilmesi hakları genel aftan kesinlikle etkilenmez.</li>
<li><strong>Müsadere Edilen Eşyalar:</strong> Genel affa rağmen, müsadereye tabi (suçta kullanılan veya suçtan elde edilen ve bulundurulması yasak olan) eşyaların el konulması ve imhası kararlarının infazına aynen devam edilir. Suç konusu olmayan, ancak tedbir amaçlı el konulan şahsi eşyalar ise sahibine iade edilir.</li>
<li><strong>Yargılama Giderlerinin Akıbeti:</strong> Genel af çıktığı sırada ceza davası henüz kesinleşmemişse, kamu davası düşeceği için sanık yargılama giderlerini ödemekle yükümlü tutulamaz; masraflar devlet hazinesi üzerinde bırakılır. Karar kesinleştikten sonra af çıkarsa, sanıktan henüz tahsil edilmemiş yargılama giderlerinin tahsilinden vazgeçilir; ancak daha önce tahsil edilmiş masraflar sanığa iade edilmez.</li>
</ul>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Genel af ilanı sonrasında mağdur sıfatına sahip kişiler, ceza mahkemesindeki dava düşmüş olsa dahi, ellerindeki delillerle şahsi haklarının (iade, aynen tazmin vb.) peşine düşmeli ve hukuki süreçleri takip etmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Af Çıkarsa Mağdurun Maddi ve Manevi Tazminat Davası Açma Hakkı Son Bulur mu?</h2>
<p>Suç teşkil eden bir fiil, ceza hukuku kapsamında bir cezayı gerektirirken, özel hukuk kapsamında da bir &#8220;haksız fiil&#8221; niteliğindedir. Ceza davasının genel af nedeniyle düşmesi veya kesinleşmiş cezanın ortadan kalkması, mağdurun maddi ve manevi zararlarının tazmini için hukuk mahkemelerinde dava açma hakkını hukuken zedelemez.</p>
<p>Mağdurun haksız fiilden kaynaklanan tazminat haklarının korunmasına ilişkin temel esaslar şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Hukuk ve Ceza Mahkemelerinin Bağımsızlığı:</strong> Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, hukuk hakimi ceza mahkemesinin vereceği beraat veya düşme kararıyla bağlı değildir. Ceza davası genel af sebebiyle düşse dahi, hukuk mahkemesi fiilin haksızlığını ve kusur durumunu bağımsız olarak inceler.</li>
<li><strong>Tazminat Davası Açma Hakkı:</strong> Suçtan zarar gören mağdur veya mağdurun yakınları, genel af ilan edilmiş olsa bile, fail aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde <strong>maddi ve manevi tazminat davası</strong> açma hakkına her zaman sahiptir.</li>
<li><strong>Zamanaşımı Süreleri:</strong> Ceza davasının genel af ile düşmesi durumunda, tazminat davalarında ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanıp uygulanmayacağı önem arz eder. Yargıtay&#8217;ın istikrar kazanmış kararlarında, cezayı ortadan kaldıran af durumlarında dahi haksız fiile ilişkin uzatılmış ceza zamanaşımı sürelerinden mağdur lehine faydalanılabileceği kabul edilmektedir.</li>
</ul>
<div data-nosnippet="">
<p><strong>Stratejik Vaka Analizi:</strong> Genel af kapsamında failin cezai sorumluluğunun tamamen ortadan kalkması, hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davasında kusursuz olduğu anlamına gelmez. Hukuk hakimi, ceza dosyasındaki maddi bulguları, olay yeri inceleme tutanaklarını ve delilleri inceleyerek faili tazminat ödemeye mahkum edebilir.</p>
</div>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Mağdurlar, ceza davasının genel af sebebiyle düşürülmesi kararının kesinleşmesinden itibaren sürelere dikkat ederek, haksız fiile dayalı tazminat davasını yetkili hukuk mahkemesinde açmalı ve ceza dosyasındaki delillerin birer örneğini hukuk mahkemesine delil olarak sunmalıdır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Af Halinde Mahkeme Masrafları ve Avukatlık Ücretleri Kimin Üzerinde Kalır?</h2>
<p>Bir ceza davasının genel af kanunu çerçevesinde düşürülmesi veya kesinleşmiş cezanın infazından vazgeçilmesi durumunda, yargılama süresince yapılan masrafların ve tarafları temsil eden avukatların hak ettiği ücretlerin nasıl paylaştırılacağı taraflar arasında ciddi bir mali ihtilaf konusudur.</p>
<p>Yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin paylaşımı, davanın genel af ilan edildiği andaki aşamasına göre belirlenir:</p>
<ul>
<li><strong>Dava Kesinleşmeden Önce Af Çıkması:</strong> Mahkemece devam eden kovuşturma aşamasında genel af yürürlüğe girerse, kamu davasının düşmesine karar verilir. Bu durumda, yargılama giderleri (bilirkişi, keşif, posta masrafları vb.) sanığa yükletilemez ve tamamen devlet (Hazine) üzerinde bırakılır.</li>
<li><strong>Karar Kesinleştikten Sonra Af Çıkması:</strong> Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kesinleştikten sonra genel af çıkarsa, o ana kadar sanıktan tahsil edilmiş olan mahkeme masrafları iade edilmez. Ancak henüz tahsil edilmemiş olan yargılama giderleri varsa, bunların tahsilinden vazgeçilir.</li>
<li><strong>Akdi ve Karşı Taraf Vekalet Ücreti:</strong>
<ul>
<li><strong>Akdi Vekalet Ücreti:</strong> Avukat ile müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılan ücret sözleşmesi, davanın genel af ile sonuçlanmasından etkilenmez. Avukat üzerine düşen hukuki görevi ifa ettiği için müvekkilinden bu ücreti tam olarak talep edebilir.</li>
<li><strong>Karşı Taraf Vekalet Ücreti:</strong> Mahkemece hükmedilen <strong>karşı taraf vekalet ücreti</strong>, şahsi hak niteliğinde kabul edilir. Ancak dava kesinleşmeden genel af nedeniyle düşerse, genellikle taraflar lehine karşı taraf vekalet ücretine hükmedilmez; her iki taraf da kendi avukatlık ücretinden sorumlu olur.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Genel af nedeniyle davası düşen sanıklar veya hak arayan mağdurlar, mahkemenin nihai kararında mahkeme masrafları ve vekalet ücreti yönünden hatalı bir hüküm kurulup kurulmadığını kontrol etmeli, gerekirse kararın bu kısımlarına karşı kanun yollarına başvurmalıdır.</p>
</section>
<article>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Af Kapsamına İlişkin İstisnalar ve Özel Durumlar</h2>
<p>Genel af yasaları, ceza adalet sisteminde köklü değişiklikler meydana getiren ve toplumsal barışı sağlama amacı güden istisnai yasama tasarruflarıdır. Ancak bu düzenlemelerin sınırsız ve şartsız bir biçimde her durumu kapsaması, ceza hukukunun caydırıcılık ilkesiyle ve mağdur haklarıyla çelişmektedir. Bu nedenle, yasama organı genel af kanunlarını ihdas ederken belirli istisnalar ve özel koşullar öngörebilir.</p>
<div data-nosnippet="">
<p>Hukuki düzenlemeler çerçevesinde genel affın uygulanması, doğrudan doğruya failin belirli edimleri yerine getirmesine bağlanabilir. Yasama organı, suçtan zarar gören şahısların haklarını korumak amacıyla, affın geçerlilik kazanabilmesi için <strong>zararın tazmin edilmesi</strong>, <strong>eski hale getirme</strong> veya <strong>aynen iade</strong> gibi maddi koşulların yerine getirilmesini zorunlu kılabilmektedir. Bu durum, kamu davasının düşmesi veya cezanın ortadan kalkması için failin aktif bir pişmanlık ve telafi iradesi göstermesini gerektirir.</p>
</div>
<p>Avukatlık pratiğimize göre, genel af kapsamında yer alan özel durumların takibi ve bu haklardan eksiksiz yararlanılabilmesi için hukuki sürecin her aşaması titizlikle analiz edilmelidir. Af kanununda yer alan usuli şartların zamanında yerine getirilmemesi, failin af kapsamı dışında kalmasına ve cezai sorumluluğunun aynen devam etmesine yol açabilir. Özellikle şahsi hakların saklı tutulması ilkesi gereğince, ceza davası düşse dahi mağdurların hukuk mahkemelerinde tazminat davası açma hakları saklı kalmaktadır.</p>
<ul>
<li><strong>Zararın Tazmini Şartı:</strong> Af kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren belirli bir süre içinde mağdurun uğradığı maddi zararın giderilmesi zorunluluğu getirilebilir.</li>
<li><strong>Müsadere Edilen Eşyalar:</strong> Genel af, kural olarak müsadere edilen eşyaların ve mülkiyeti devlete geçen değerlerin iadesini kapsamaz; bu konuda af kanununda açık hüküm bulunmalıdır.</li>
<li><strong>Disiplin Cezaları:</strong> Af kanununda açıkça belirtilmedikçe, genel af yalnızca adli cezaları kapsar ve idari veya disiplin niteliğindeki yaptırımlara doğrudan etki etmez.</li>
</ul>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Hangi Suçlar Genel Af Kapsamı Dışında Kalabilir?</h2>
<p>Yasama organı, genel af düzenlemesi yaparken hangi suçların kapsam içinde yer alacağını ve hangilerinin kapsam dışında bırakılacağını belirleme konusunda anayasal sınırlar dahilinde geniş bir takdir yetkisine sahiptir. Ancak bazı suç tipleri, taşıdıkları yüksek tehlikelilik derecesi, toplum vicdanında yarattıkları derin tahribat ve anayasal yasaklar nedeniyle af kapsamı dışında tutulmaktadır.</p>
<div data-nosnippet="">
<p>Yürürlükteki ceza adaleti ilkelerine göre, devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, terör eylemleri, kasten öldürme ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen ağır nitelikli fiiller yasa koyucu tarafından çıkarılacak olası bir af kanununda öncelikli olarak kapsam dışı bırakılmaktadır. Toplum sağlığını ve geleceğini tehdit eden <a href="https://tkavukatlik.com/uyusturucu-madde-ticareti-sucu-ve-cezasi/" data-wpel-link="internal">uyuşturucu madde ticareti suçu</a> da bu kapsamda değerlendirilerek, infaz indirimlerinden ve af düzenlemelerinden istisna tutulma eğilimindedir.</p>
</div>
<p>Aşağıdaki tablo, ceza hukuku uygulamalarımızda sıkça karşılaşılan suç tiplerinin genel af karşısındaki hukuki durumunu ve anayasal sınırlarını özetlemektedir:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin: 20px 0;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Suç Kategorisi</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Anayasal Sınır ve Engeller</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Genel Uygulama ve Yasama Eğilimi</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Orman Suçları</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Kesinlikle Affedilemez (Anayasa m. 169)</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">TBMM nitelikli çoğunlukla dahi bu suçları af kapsamına alamaz. Yapılan tüm düzenlemelerde mutlak istisnadır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Terör Suçları</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Anayasal Yasak Bulunmamaktadır</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Toplumsal hassasiyetler ve devlet güvenliği gerekçesiyle yasama organı tarafından istisnasız kapsam dışı bırakılır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Cinsel İstismar ve Saldırı</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Anayasal Yasak Bulunmamaktadır</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Özellikle çocukların cinsel istismarı suçları, olası af veya infaz indirimi kanunlarında tamamen dışarıda tutulur.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Uyuşturucu Ticareti</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Anayasal Yasak Bulunmamaktadır</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Halk sağlığı ve kamu düzeninin korunması amacıyla genellikle kısmi veya genel af kapsamına dahil edilmez.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, af kanunlarının kapsamının belirlenmesinde kanun koyucunun iradesi esas alınır. Eğer af kanununda belirli suçlar açıkça istisna tutulmuşsa, bu suçlarla bağlantılı olan iştirakçiler veya zincirleme suç hükümleri de af kapsamı dışında kalır. Bu durum, suçun niteliğinin ve hukuki tavsifinin doğru yapılmasının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel veya Özel Af Kapsamına Giren Kişi Affı Reddederek Yargılanmak İsteyebilir mi?</h2>
<p>Af kurumu, niteliği itibariyle egemenlik hakkının bir yansıması olup, kamu düzenini ilgilendiren objektif bir hukuk kuralıdır. Bu nedenle, af kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte ortaya çıkan hukuki sonuçlar, kişilerin iradesine bağlı olmaksızın kendiliğinden (resen) uygulanır. Ancak adil yargılanma hakkı ve lekelenmeme hakkı çerçevesinde, sanığın affı reddetme hakkının bulunup bulunmadığı hukuki bir tartışma konusudur.</p>
<div data-nosnippet="">
<p>Yürürlükteki ceza muhakemesi kuralları uyarınca, genel af kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte mahkeme tarafından **kamu davasının düşmesi** kararı verilir. Ancak sanık, üzerine atılı suçu işlemediğini iddia ederek lekelenmeme hakkını savunmak ve **beraat kararı** almak isteyebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223/8 uyarınca, davanın düşmesi kararı verilmesi gereken hallerde dahi, derhal beraat kararı verilebilecek durumlar mevcutsa öncelikle beraat kararı verilmelidir. Bu kapsamda kişi, suçsuzluğunu ispat etmek amacıyla davanın esastan incelenmesini ve neticede aklanmayı talep etme hakkına sahiptir.</p>
</div>
<p>Yargıtay&#8217;ın istikrar kazanmış kararlarında da vurgulandığı üzere, ceza yargılamasının nihai amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bir kimsenin af yoluyla cezadan kurtulması ile mahkeme kararıyla suçsuzluğunun tescil edilmesi (beraat) arasında hukuki ve sosyal statü açısından çok büyük farklar vardır. Dolayısıyla, af kanununda aksine bir hüküm bulunmadığı sürece, sanık yargılamaya devam edilmesini ve beraat yönünde karar kurulmasını talep edebilir. Bu durumun pratik sonuçları şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Hukuki Hakların Korunması:</strong> Beraat kararı alan kişi, haksız tutukluluk nedeniyle devletten tazminat talep edebilirken, davası genel af sebebiyle düşen kişi tazminat hakkından yararlanamaz.</li>
<li><strong>Adli Sicil ve İtibar:</strong> Beraat kararı adli sicilde hiçbir iz bırakmazken, af nedeniyle düşme kararları arşiv kayıtlarında yer alarak gelecekte idari güvenlik soruşturmalarında kişinin karşısına çıkabilir.</li>
<li><strong>Yargılama Giderleri:</strong> Beraat halinde yargılama giderleri devlet hazinesine bırakılır; ancak af durumunda sanık daha önce ödediği giderleri geri alamayabilir.</li>
</ul>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Yabancı Mahkumlar Genel Aftan Yararlanabilir mi ve Sınır Dışı Kararları İptal Olur mu?</h2>
<p>Türkiye sınırları içerisinde işlenen suçlar bakımından yabancı uyruklu kişilerin cezai sorumluluğu, ceza hukukunun temel prensiplerinden biri olan **mülkilik ilkesi** kapsamında belirlenir. Bu doğrultuda, Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri tarafından yargılanan ve cezalandırılan yabancı mahkumlar, çıkarılacak bir genel veya özel af kanunundan kural olarak Türk vatandaşlarıyla eşit şekilde yararlanma hakkına sahiptir.</p>
<div data-nosnippet="">
<p>Yabancı uyruklu mahkumların cezalarının af kapsamına girmesi veya cezaevinden tahliye edilmeleri, haklarında tesis edilen **sınır dışı etme (deport)** ve idari gözetim kararlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ceza hukuku yaptırımı olan hapis cezasının af yoluyla son bulması, kişinin kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından oluşturduğu tehdit değerlendirmesini idari makamlar nezdinde sonlandırmaz. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında valilikler tarafından alınan sınır dışı kararları, idari yargı denetimine tabi bağımsız idari işlemlerdir.</p>
</div>
<p>Uygulamada, genel af neticesinde tahliye olan yabancı uyruklu şahıslar, cezaevi kapısında kolluk güçleri tarafından muhafaza altına alınarak geri gönderme merkezlerine sevk edilmektedir. Bu süreçte hak kayıplarının önüne geçilmesi ve sınır dışı kararına karşı hukuki yollara başvurulması büyük önem arz eder. Konunun ceza hukuku ve idare hukuku boyutları şu şekilde ayrışmaktadır:</p>
<ul>
<li><strong>Ceza İnfazının Sona Ermesi:</strong> Af yasası uyarınca yabancı mahkumun cezaevindeki infaz süreci derhal sonlandırılır ve kişi tahliye edilir.</li>
<li><strong>İdari Tedbirlerin Başlaması:</strong> Tahliye olan yabancı hakkında, kamu düzenini ihlal ettiği gerekçesiyle idari gözetim kararı alınabilir ve sınır dışı işlemleri başlatılabilir.</li>
<li><strong>Yargısal Denetim:</strong> Sınır dışı etme kararının iptali amacıyla idare mahkemesinde açılacak yürütmeyi durdurma talepli iptal davası, af kanunundan bağımsız olarak davanın esasına göre karara bağlanır.</li>
</ul>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Af Çıkarılması Konusunda Anayasal Dayanak ve Karar Yeter Sayısı</h2>
<p>Genel af ilanı, yürütme organının veya yargı organının müdahale edemeyeceği, tamamen yasama organının egemenlik yetkisinde bulunan anayasal bir tasarruftur. Bu yetkinin sınırları, usulü ve karar alma mekanizmaları <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2709.pdf" target="_blank" rel="noopener nofollow external noreferrer" data-wpel-link="external">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası</a> hükümleriyle katı bir biçimde düzenlenerek güvence altına alınmıştır.</p>
<div data-nosnippet="">
<p>Anayasa&#8217;nın <strong>87. maddesi</strong> uyarınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin görev ve yetkileri arasında genel ve özel af ilanına karar vermek açıkça sayılmıştır. Ancak toplumsal uzlaşmanın sağlanması ve af kurumunun keyfi bir biçimde kullanılmasının engellenmesi amacıyla, af kanunlarının kabulü için nitelikli çoğunluk şartı aranmıştır. Buna göre; TBMM, üye tam sayısının <strong>beşte üç çoğunluğu</strong> ile genel ve özel af ilanına karar verebilir. Güncel parlamento yapısında 600 milletvekili bulunduğu göz önüne alındığında, bir af kanununun yasalaşabilmesi için en az <strong>360 milletvekilinin kabul oyu</strong> vermesi anayasal bir zorunluluktur.</p>
</div>
<p>Anayasal düzenleme kapsamında affın sınırlandırıldığı tek alan, Anayasa&#8217;nın <strong>169. maddesinin 3. fıkrasında</strong> düzenlenen orman suçlarıdır. Bu hükme göre, devlet ormanlarını yakmak, yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar hiçbir şekilde genel veya özel af kapsamına alınamaz. Meclis, üye tam sayısının tamamının oyuyla dahi orman suçlarına yönelik bir af kanunu çıkaramaz; böyle bir düzenleme yapılması halinde Anayasa Mahkemesi tarafından doğrudan iptal kararı verilecektir.</p>
<ul>
<li><strong>Nitelikli Çoğunluk (3/5):</strong> Af kanunlarının teklif edilmesi ve kabulü sürecinde, salt çoğunluk yeterli olmayıp üye tam sayısının beşte üçünün rızası aranır.</li>
<li><strong>Cumhurbaşkanının Yetkisi:</strong> Cumhurbaşkanının genel af ilan etme yetkisi bulunmamaktadır. Cumhurbaşkanı, sadece Anayasa&#8217;nın 104. maddesi kapsamında sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını hafifletme veya kaldırma şeklindeki bireysel özel af yetkisini kullanabilir.</li>
<li><strong>Anayasa Mahkemesi Denetimi:</strong> Çıkarılan af kanunları, anayasal usullere veya eşitlik ilkesine aykırılık iddialarıyla Anayasa Mahkemesi önünde iptal davasına konu edilebilir.</li>
</ul>
</section>
</article>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Cumhurbaşkanı Genel Af Çıkarabilir mi?</h2>
<p>Cumhurbaşkanı’nın tek başına genel af ilan etme yetkisi anayasal olarak bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti anayasal düzeninde genel af ve özel af ilan etme yetkisi, doğrudan halkın iradesini temsil eden yasama organına bırakılmıştır. Bu durum, kuvvetler ayrılığı ilkesinin ve ceza adaleti sisteminin dengelenmesinin doğal bir sonucudur.</p>
<div data-nosnippet="">
<p>Anayasa’nın ilgili maddeleri incelendiğinde, yürütme organının başı olan Cumhurbaşkanı’na yalnızca son derece sınırlı ve insani gerekçelere dayanan <strong>bireysel özel af</strong> yetkisi tanındığı görülür. Cumhurbaşkanı, genel nitelikte bir suça veya belirli bir suç grubuna yönelik toplu bir af kararı alamaz; bu yöndeki tüm iddialar ve beklentiler hukuki gerçeklikle bağdaşmamaktadır.</p>
</div>
<p>Cumhurbaşkanı’nın af yetkisinin sınırları ve anayasal çerçevesi şu şekilde düzenlenmiştir:</p>
<ul>
<li><strong>Anayasal Yetki Sınırı:</strong> Anayasa’nın 104. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı, sadece belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya tamamen ortadan kaldırmak yetkisine sahiptir. Bu yetki ancak <strong>sürekli hastalık</strong>, <strong>kocama</strong> (yaşlılık) veya <strong>sakatlık</strong> durumlarının resmi sağlık kurulları raporlarıyla belgelenmesi halinde kullanılabilir.</li>
<li><strong>Bireysel Niteliği:</strong> Cumhurbaşkanı tarafından kullanılan bu yetki tamamen münferittir. Toplu olarak belirli suçları işleyenlerin cezaevinden tahliyesini sağlayacak bir kararname veya idari işlem tesis edilmesi anayasal olarak imkansızdır.</li>
<li><strong>Yasama Organının Üstünlüğü:</strong> Genel af veya toplu özel af niteliğindeki tüm düzenlemeler, sadece yasama organı tarafından kanunlaştırılarak hayata geçirilebilir.</li>
</ul>
<p>Pratik sonuç olarak, cezaevinde bulunan bir hükümlünün veya tutuklunun genel bir af beklentisiyle Cumhurbaşkanlığı makamına başvurması hukuken sonuçsuz kalacaktır. Ancak hükümlünün ağır ve sürekli bir hastalık, ilerlemiş yaşlılık veya kalıcı sakatlık gibi durumları mevcutsa, Adli Tıp Kurumu raporu ve gerekli yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından Cumhurbaşkanı’nın bireysel özel af yetkisini kullanması talep edilebilir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Af, Özel Af, Kısmi Af ve İnfaz Düzenlemesi Farkları Nelerdir?</h2>
<p>Ceza hukuku sisteminde kamuoyunun sıklıkla birbirine karıştırdığı terimlerin başında genel af, özel af, kısmi af ve infaz düzenlemeleri gelmektedir. Bu kavramların her biri, suçlunun hukuki statüsünü, adli sicil durumunu ve cezanın çektirilme usullerini tamamen farklı şekillerde etkiler. <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5237.pdf" target="_blank" rel="noopener nofollow external noreferrer" data-wpel-link="external">Türk Ceza Kanunu</a> kapsamında bu kavramların sınırları net bir şekilde çizilmiştir.</p>
<p>Bu müesseselerin hukuki niteliklerini ve hükümlü üzerindeki etkilerini anlamak, hatalı beklentilerin önüne geçmek adına büyük önem taşır. Özellikle adli sicil kaydının silinmesi, cezanın infaz kurumunda çektirilme süresi ve hak yoksunlukları gibi konularda her bir düzenleme farklı sonuçlar doğurmaktadır.</p>
<div data-nosnippet="">
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin-bottom: 20px;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Hukuki Kriter</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Genel Af (TCK m. 65/1)</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Özel Af (TCK m. 65/2)</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">İnfaz Düzenlemesi</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; font-weight: bold;">Suçun ve Cezanın Durumu</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Hem suçu hem de cezayı tüm hukuki sonuçlarıyla ortadan kaldırır.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Suç vasfını korur; sadece cezanın infaz şeklini değiştirir veya kaldırır.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Cezanın miktarını değiştirmez; infaz rejimini ve sürelerini ayarlar.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; font-weight: bold;">Adli Sicil Kaydı (Sabıka)</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Adli sicil kaydı tamamen silinerek arşiv kaydına alınır.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Mahkumiyet kararı adli sicil kaydında kalmaya devam eder.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Sabıka kaydında hiçbir değişiklik meydana gelmez.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; font-weight: bold;">Hak Yoksunlukları</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Memuriyet engeli gibi tüm hak yoksunlukları sona erer.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Cezaya bağlı hak yoksunlukları etkisini aynen sürdürür.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Hak yoksunlukları infaz süresince devam eder.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; font-weight: bold;">Karar Verme Yetkisi</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yalnızca TBMM (3/5 nitelikli çoğunluk ile) kararlaştırabilir.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">TBMM veya anayasal şartlar dahilinde Cumhurbaşkanı.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">TBMM (Salt çoğunlukla yasa değişikliği yaparak).</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p>Kısmi af ise, belirli bir dönemde işlenen suçların bir kısmının af kapsamına alınması, diğer suç tiplerinin ise kapsam dışı bırakılması anlamına gelir. Pratik sonuç olarak, bir kanunun isminde &#8220;af&#8221; geçmesi onun mutlaka genel af olduğu anlamına gelmez. Eğer yasa sadece cezaevinde kalma süresini kısaltıyor ancak kişinin sabıkasını silmiyorsa, bu durum bir özel af veya infaz rejimi iyileştirmesidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Genel Af ile İnfaz Düzenlemesi Aynı mıdır?</h2>
<p>Genel af ile infaz düzenlemesi, hedefledikleri sonuçlar ve sanık ya da hükümlü üzerindeki hukuki etkileri bakımından tamamen farklı iki ceza hukuku kurumudur. Kamuoyunda her erken tahliye sağlayan yasal değişiklik &#8220;af çıktı&#8221; şeklinde yorumlansa da, hukuki gerçeklik bundan çok daha karmaşıktır. Bu iki kurumun karıştırılması, adli süreçleri devam eden bireylerin hak kayıplarına uğramasına neden olabilmektedir.</p>
<p>Genel af, cezayı ortadan kaldırmanın ötesinde, işlenen fiilin suç olma niteliğine doğrudan müdahale eder. İnfaz düzenlemesi ise mahkemenin verdiği hükme dokunmaz, sadece o hükmün ceza infaz kurumlarında nasıl uygulanacağını, denetimli serbestlik sürelerini ve koşullu salıverilme oranlarını belirler.</p>
<p>İki kavram arasındaki temel ayrımlar şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Davanın Seyri:</strong> Genel af çıkması durumunda henüz kesinleşmemiş davalar düşer, soruşturmalar takipsizlikle sonuçlanır. İnfaz düzenlemesi ise devam eden yargılamaları veya soruşturmaları etkilemez; yargılama aynen devam eder ve hüküm kurulur.</li>
<li><strong>Tekerrür Hükümleri:</strong> Genel affa uğramış bir ceza, ileride işlenebilecek yeni bir suçta <strong>tekerrüre esas alınamaz</strong>. Ancak infaz düzenlemesinden yararlanarak erken tahliye olan bir kişinin cezası adli sicilinde durduğu için, yeni bir suç işlediğinde tekerrür hükümleri uygulanır ve alacağı ceza artar.</li>
<li><strong>Memuriyet ve Seçme-Seçilme Hakkı:</strong> Genel af, kişiyi eski hukuki statüsüne tamamen döndürür. İnfaz düzenlemelerinde ise cezaevinden çıkılmış olsa dahi, belirli haklardan yoksun bırakılma süresi (özellikle kasten işlenen suçlarda ceza süresi kadar) devam eder.</li>
</ul>
<div data-nosnippet="">
<p>Yargıtay&#8217;ın istikrar kazanmış kararlarında da vurgulandığı üzere, infaz hukukuna ilişkin yapılan değişiklikler kazanılmış hak oluşturmaz ve yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal uygulanır. Genel af ise geçmişe etkili olarak suçun tüm hukuki izlerini sildiği için çok daha radikal ve istisnai bir yasama tasarrufudur.</p>
</div>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">2026 Yılında Genel Af Çıkacak mı? Meclis Gündemindeki Son Durum</h2>
<p>Yürürlükteki mevzuat ve parlamento çalışmaları kapsamında, ülkemizde yasalaşmış bir genel af kanunu bulunmamaktadır. Sosyal medyada ve çeşitli platformlarda yer alan &#8220;genel af yürürlüğe girdi&#8221; veya &#8220;mahkumlara toplu af geliyor&#8221; şeklindeki paylaşımlar, resmi hukuki süreci yansıtmamaktadır. Bir affın yürürlüğe girebilmesi için öncelikle kanun teklifi olarak sunulması ve meclis onayından geçmesi şarttır.</p>
<p>Anayasa uyarınca, genel af ilan edilebilmesi için <a href="https://www.tbmm.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener nofollow external noreferrer" data-wpel-link="external">Türkiye Büyük Millet Meclisi</a> üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun, yani en az <strong>360 milletvekilinin</strong> kabul oyu vermesi zorunludur. Mevcut parlamento aritmetiği ve siyasi partilerin programları incelendiğinde, bu nitelikli çoğunluğun sağlanmasını gerektirecek ortak bir siyasi iradenin veya genel af uzlaşısının bulunmadığı görülmektedir.</p>
<div data-nosnippet="">
<p>Yakın geçmişte yürürlüğe giren ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran 11. Yargı Paketi de bir genel af düzenlemesi değildir. Bu paket, belirli tarihlerden önce işlenen suçlar bakımından açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlik sürelerini yeniden yapılandıran teknik bir <strong>infaz iyileştirmesi</strong> niteliğindedir. Söz konusu düzenleme kapsamında;</p>
</div>
<ul>
<li>Kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, terör suçları ve örgütlü faaliyetler kapsam dışı bırakılmıştır.</li>
<li><strong>Taksirle yaralama</strong> (TCK m. 89) ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması gibi bazı suçlarda ceza alt ve üst sınırları artırılarak caydırıcılık hedeflenmiştir.</li>
<li>Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun cezaları ağırlaştırılmış, çocukların araç olarak kullanılması hali ağırlaştırıcı neden sayılmıştır.</li>
</ul>
<p>Bu nedenle, mevcut yasama döneminde suçluların cezalarını tamamen sıfırlayacak ve adli sicil kayıtlarını temizleyecek klasik anlamda bir genel af beklentisi hukuki temellerden yoksundur. Vatandaşların ve hükümlü yakınlarının, resmi Gazete&#8217;de yayımlanmamış hiçbir af iddiasına itibar etmemeleri önem arz etmektedir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi’nde Genel Af Düzenlemesi Var mı?</h2>
<p>Yargının etkin ve hızlı işlemesi amacıyla hazırlanan ve kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin içeriği netleşmiştir. Meclis Adalet Komisyonu süreçleri tamamlanan ve Genel Kurul gündemine taşınan 280 sıra sayılı yasa teklifinin detayları, af bekleyen hükümlü ve tutuklular tarafından yakından takip edilmektedir. Ancak teklifin resmi içeriğinde herhangi bir genel af maddesi yer almamaktadır.</p>
<p>Adalet Bakanlığı yetkilileri ve ilgili komisyon raporları, bu paketin ceza indirimi ya da infaz affı getirmediğini açıkça ortaya koymuştur. Düzenlemenin temel amacı, ceza adaletini gevşetmek değil, aksine yargılama sürelerini kısaltmak ve usul ekonomisini sağlamaktır.</p>
<p>12. Yargı Paketi kapsamında öne çıkan ve af iddialarını çürüten temel başlıklar şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Hukuk Yargılamalarının Hızlandırılması:</strong> Paket, ceza davalarından ziyade hukuk mahkemelerindeki gecikmelerin önlenmesine, tebligat süreçlerinin dijitalleşmesine ve arabuluculuk müessesesinin genişletilmesine odaklanmaktadır.</li>
<li><strong>Bakanlık Açıklamaları:</strong> Adalet Bakanı tarafından yapılan resmi açıklamalarda, meclis gündeminde veya bakanlık mutfağında herhangi bir ceza affı çalışmasının bulunmadığı, paketin adli tıp süreçleri ve hak arama hürriyetinin kolaylaştırılmasına hizmet edeceği kesin bir dille belirtilmiştir.</li>
<li><strong>Sıra Sayılı Teklifin İçeriği:</strong> Komisyondan geçen yasa metninde, ceza sürelerinde indirim yapılmasına veya belirli suçların infaz oranlarının (örneğin 1/2 veya 2/3 oranlarının) lehe değiştirilmesine dair hiçbir geçici madde bulunmamaktadır.</li>
</ul>
<div data-nosnippet="">
<p>Hukuki açıdan bakıldığında, 12. Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesiyle cezaevlerinden toplu tahliyelerin yaşanması söz konusu olmayacaktır. Bu düzenleme, ceza infaz rejimine radikal bir müdahalede bulunmamakta, adli sistemin teknik ve bürokratik işleyişini modernize etmeyi amaçlamaktadır.</p>
</div>
</section>
<article>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">11. Yargı Paketi Genel Af Niteliği Taşır mı?</h2>
<p>Kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve ceza infaz hukukunda köklü değişiklikler meydana getiren yasal düzenlemeler hakkında doğru bilgi sahibi olmak, mahkûm yakınları ve sanıklar açısından hayati önem taşır. Yargı paketleri kapsamında yapılan değişikliklerin hukuki niteliğini doğru anlamak, hak kayıplarını önlemenin ilk adımıdır. Bu bağlamda, yürürlüğe giren yasal reformların teknik boyutlarını incelemek ve kulaktan dolma bilgiler yerine resmi mevzuat hükümlerine odaklanmak gerekmektedir.</p>
<p>Hukuki açıdan bakıldığında, yürürlüğe girmiş olan yasal düzenleme kesinlikle bir <strong>genel af</strong> veya özel af niteliği taşımamaktadır. Yürürlükteki yasal düzenlemeler incelendiğinde, bu paketin aslında belirli suçlar bakımından infaz sürelerini ve denetimli serbestlik şartlarını kolaylaştıran bir yasal reform olduğu görülmektedir. <a href="https://tkavukatlik.com/11-yargi-paketi-infaz-duzenlemesi-kapsami-ve-genel-af-2/" data-wpel-link="internal">11. yargı paketi infaz düzenlemesi kapsamı</a> değerlendirildiğinde, belirli tarihlerden önce işlenen suçlar için cezaevinde geçirilecek süreyi kısaltan özel bir <strong>infaz rejimi</strong> değişikliği sunduğu anlaşılmaktadır. Bu düzenleme kapsamında, kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılma süresi ile denetimli serbestlikten yararlanma sürelerinde hükümlüler lehine avantajlı haklar tanınmıştır.</p>
<div data-nosnippet="">
<p>İnfaz rejimindeki iyileştirmelerin aksine, ceza adaletini ve caydırıcılığı sağlamak amacıyla bazı suç tiplerinde cezaların alt ve üst sınırları önemli ölçüde artırılmıştır. Yargı paketiyle getirilen ve ceza miktarlarını doğrudan etkileyen bu kritik değişiklikler aşağıdaki tabloda detaylandırılmıştır:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin-top: 15px; margin-bottom: 15px;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Suç Tipi ve Kanun Maddesi</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Eski Ceza Sınırları</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Yeni Ceza Sınırları</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Taksirle Yaralama (TCK m. 89/1)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">4 aydan 2 yıla kadar hapis cezası</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanması (TCK m. 89/4)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">9 aydan 5 yıla kadar hapis cezası</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması (TCK m. 170)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK m. 220/1)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p>Bu yasal değişikliklerin yanı sıra güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması durumunda verilecek cezanın bir kat artırılması öngörülmüştür. Ayrıca hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınması gibi usule ilişkin önemli reformlar da hayata geçirilmiştir. Ancak tüm bu değişiklikler <strong>kamu davasının düşmesi</strong> sonucunu doğuran birer af hükmü içermemektedir. Dolayısıyla, yürütülen soruşturmalar ve kovuşturmalar devam etmekte, yalnızca infaz aşamasındaki kurallar belirli şartlar dahilinde hükümlü lehine uygulanmaktadır.</p>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan veya yargılama süreci devam eden kişilerin, yeni infaz yasası hükümlerinin kendi dosyalarına nasıl etki edeceğini belirlemek adına profesyonel bir hukuki analiz yaptırmaları gerekir. Ceza infaz kurumlarında geçirilecek sürenin doğru hesaplanması (müddetname analizi) ve <strong>denetimli serbestlik</strong> gibi haklardan zamanında yararlanılabilmesi için infaz hukukunda uzman bir avukattan yardım alınması önem arz etmektedir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<h3 class="wp-block-heading">11. Yargı Paketi ile cezaevinden tahliye olan bir kişinin adli sicil kaydı doğrudan silinir mi?</h3>
<p>Hayır, 11. Yargı Paketi kapsamındaki tahliyeler genel af niteliğinde olmadığından adli sicil kaydı kendiliğinden silinmez. Ancak denetimli serbestlik süresinin dolması ve cezanın infaz edilmiş sayılmasının ardından adli sicil mevzuatına göre silinme ve arşiv kaydına alınma süreci başlatılabilir.</p>
<h3 class="wp-block-heading">11. Yargı Paketi kapsamında yapılan infaz düzenlemesinden terör suçluları yararlanabilir mi?</h3>
<p>Hayır, bu düzenlemeden terör suçlarından hüküm giyenlerin yararlanması mümkün değildir. Kanun koyucu kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu madde ticareti ve terör gibi ağır suçları bu infaz indiriminin tamamen dışında tutmuştur.</p>
<h3 class="wp-block-heading">İnfaz düzenlemesinden yararlanmak için cezaevinde iyi halli olmak şart mıdır?</h3>
<p>Evet, denetimli serbestlik veya açık cezaevine erken geçiş haklardan yararlanabilmek için hükümlünün iyi halli olduğuna dair idare ve gözlem kurulu raporunun bulunması zorunludur. Disiplin cezası devam eden veya kurul tarafından olumsuz rapor verilen hükümlüler bu kolaylıklardan faydalanamaz.</p>
<h3 class="wp-block-heading">Taksirle yaralama suçunda ceza sınırlarının artırılması geçmişte işlenen suçları etkiler mi?</h3>
<p>Hayır, ceza hukukundaki aleyhe kanunun geçmişe uygulanamaması ilkesi gereğince artırılan yeni ceza sınırları yasanın yürürlüğe girmesinden önce işlenen fiillere uygulanmaz. Eski suçlar bakımından failin lehine olan eski kanun hükümleri uygulanmaya devam eder.</p>
<h3 class="wp-block-heading">Hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınması şikayeti tamamen ortadan kaldırır mı?</h3>
<p>Hayır, hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınması şikayet hakkını ortadan kaldırmaz ancak davanın açılmasını önler. Şüpheli, belirlenen ön ödeme miktarını süresi içinde öderse kamu davası açılmaz; ödemezse yargılamaya devam edilir.</p>
<h3 class="wp-block-heading">Cezası kesinleşmemiş olan sanıklar 11. Yargı Paketi&#8217;ndeki infaz indiriminden faydalanabilir mi?</h3>
<p>Evet, yargılaması devam eden ancak suç tarihi itibarıyla kapsama giren dosyalar kesinleştiğinde, hükümlüler infaz aşamasında bu düzenlemeden yararlanır. Yargılamanın devam etmesi hak kaybına yol açmaz, cezanın kesinleşmesiyle birlikte lehe olan infaz hükümleri uygulanır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>
<p>Genel af ve infaz düzenlemeleri, devletin egemenlik yetkisini kullanarak ceza adalet sistemine müdahale ettiği son derece hassas hukuki süreçlerdir. Yürürlükteki mevzuat ve yasal reformlar, suçların niteliğine ve işlenme tarihine göre her somut olayda farklı sonuçlar doğurmaktadır. Cezaların infaz sürelerinin doğru hesaplanması, lehe olan yasa değişikliklerinin davalara zamanında uyarlanması ve adli sicil kaydı gibi hak yoksunluklarının giderilmesi titiz bir hukuki takip gerektirir. Hatalı veya eksik yapılan işlemler, kişilerin hürriyetinden yoksun kalmasına veya telafisi imkansız hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, infaz süreçlerinizin ve ceza dosyalarınızın takibinde herhangi bir hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir ceza avukatından profesyonel hukuki danışmanlık almanız önemle tavsiye edilmektedir.</p>
</section>
</article>
<div class="yazar-bilgisi" style="margin-top: 40px; padding: 20px; border-left: 4px solid #3b82f6; background: rgba(59,130,246,0.05); border-radius: 4px;"><strong>✍️ Yazar:</strong> Bu makale, Kurucu Ortak &amp; Ceza Avukatı <strong>Av. Murat KARAKOÇ</strong> tarafından hazırlanmıştır.</div>
<div class="yasal-uyari" style="margin-top: 16px; padding: 20px; border-left: 4px solid #dc2626; background: #fef2f2; border-radius: 4px;"><strong>⚠️ Yasal Uyarı:</strong> Bu makale, Av. Murat KARAKOÇ tarafından Temmuz 2026 tarihinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut durum kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak için <strong>Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</strong> ile iletişime geçerek profesyonel hukuki destek alabilirsiniz.</div>
</article>


<script type="application/ld+json">
{
  "@context": "https://schema.org",
  "@graph": [
    {
      "@type": "Article",
      "headline": "Genel Af Nedir? Şartları ve Merak Edilen Hukuki Sonuçları (2026)",
      "author": {
        "@type": "Person",
        "name": "Av. Murat KARAKOÇ",
        "url": "https://tkavukatlik.com/"
      },
      "publisher": {
        "@type": "Organization",
        "name": "Sakarya Avukat Turan & Karakoç Avukatlık Ofisi"
      },
      "datePublished": "2026-07-09T14:04:37.749Z",
      "dateModified": "2026-07-09T14:04:37.749Z",
      "mainEntityOfPage": {
        "@type": "WebPage",
        "@id": "https://tkavukatlik.com/genel-af-nedir-sartlari-ve-merak-edilen-hukuki-sonuclari-2026/"
      }
    },
    {
      "@type": "FAQPage",
      "mainEntity": [
        {
          "@type": "Question",
          "name": "11. Yargı Paketi ile cezaevinden tahliye olan bir kişinin adli sicil kaydı doğrudan silinir mi?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, 11. Yargı Paketi kapsamındaki tahliyeler genel af niteliğinde olmadığından adli sicil kaydı kendiliğinden silinmez. Ancak denetimli serbestlik süresinin dolması ve cezanın infaz edilmiş sayılmasının ardından adli sicil mevzuatına göre silinme ve arşiv kaydına alınma süreci başlatılabilir."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "11. Yargı Paketi kapsamında yapılan infaz düzenlemesinden terör suçluları yararlanabilir mi?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, bu düzenlemeden terör suçlarından hüküm giyenlerin yararlanması mümkün değildir. Kanun koyucu kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu madde ticareti ve terör gibi ağır suçları bu infaz indiriminin tamamen dışında tutmuştur."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "İnfaz düzenlemesinden yararlanmak için cezaevinde iyi halli olmak şart mıdır?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Evet, denetimli serbestlik veya açık cezaevine erken geçiş haklardan yararlanabilmek için hükümlünün iyi halli olduğuna dair idare ve gözlem kurulu raporunun bulunması zorunludur. Disiplin cezası devam eden veya kurul tarafından olumsuz rapor verilen hükümlüler bu kolaylıklardan faydalanamaz."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "Taksirle yaralama suçunda ceza sınırlarının artırılması geçmişte işlenen suçları etkiler mi?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, ceza hukukundaki aleyhe kanunun geçmişe uygulanamaması ilkesi gereğince artırılan yeni ceza sınırları yasanın yürürlüğe girmesinden önce işlenen fiillere uygulanmaz. Eski suçlar bakımından failin lehine olan eski kanun hükümleri uygulanmaya devam eder."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "Hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınması şikayeti tamamen ortadan kaldırır mı?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınması şikayet hakkını ortadan kaldırmaz ancak davanın açılmasını önler. Şüpheli, belirlenen ön ödeme miktarını süresi içinde öderse kamu davası açılmaz; ödemezse yargılamaya devam edilir."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "Cezası kesinleşmemiş olan sanıklar 11. Yargı Paketi'ndeki infaz indiriminden faydalanabilir mi?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Evet, yargılaması devam eden ancak suç tarihi itibarıyla kapsama giren dosyalar kesinleştiğinde, hükümlüler infaz aşamasında bu düzenlemeden yararlanır. Yargılamanın devam etmesi hak kaybına yol açmaz, cezanın kesinleşmesiyle birlikte lehe olan infaz hükümleri uygulanır."
          }
        }
      ]
    }
  ]
}
</script>


</section>
</article><p><a href="https://tkavukatlik.com/genel-af-nedir-sartlari-ve-merak-edilen-hukuki-sonuclari-2026/" data-wpel-link="internal">Genel Af Nedir? Şartları ve Merak Edilen Hukuki Sonuçları (2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12. Yargı Paketi Maddeleri ve Son Durum Gelişmeleri (2026)</title>
		<link>https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-maddeleri-ve-son-durum-gelismeleri-2026/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Murat KARAKOÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2026 19:41:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[12 infaz paketi]]></category>
		<category><![CDATA[12 yargı paketi]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya avukat]]></category>
		<category><![CDATA[tck 158]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tkavukatlik.com/?p=11278</guid>

					<description><![CDATA[<p>12. Yargı Paketi maddeleri, TCK 158 IBAN düzenlemesi, infaz şartları ve yürürlükteki son duruma dair kapsamlı hukuki inceleme rehberi.</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-maddeleri-ve-son-durum-gelismeleri-2026/" data-wpel-link="internal">12. Yargı Paketi Maddeleri ve Son Durum Gelişmeleri (2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<article>
<article>
<p class="answer-first"><strong>12. Yargı Paketi son durumu</strong> itibarıyla, kanun teklifi 25 Haziran 2026 tarihinde TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş ve 2 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla TBMM Genel Kurulu gündemine alınmıştır. Henüz yasalaşarak Resmî Gazete’de yayımlanmayan 30 maddelik bu reform paketi, genel af veya kapsamlı bir infaz indirimi içermemekle birlikte, yargılama usullerinde ve ceza muhakemesinde köklü değişiklikler öngörmektedir.</p>
<section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi Yasalaştı mı ve Meclis Süreci Nasıl İlerliyor?</h2>
<p>Yasa tekliflerinin meclis süreçlerini yakından takip etmek, derdest davaların ve infaz planlamalarının seyrini doğru tahmin edebilmek açısından hayati önem taşır. Kamuoyunda yoğun tartışmalara neden olan bu paketin yasama organındaki ilerleyişini doğru analiz etmek, hak kayıplarının önüne geçecektir. Yargı reformu strateji belgesi kapsamında daha önce yasalaşan <a href="https://tkavukatlik.com/11-yargi-paketi-2026/" data-wpel-link="internal">11. Yargı Paketi kapsamı ve yürürlük süreci</a> sonrasında, bu yeni paket yasama organının takviminde kritik bir yer tutmaktadır.</p>
<p>Kanun teklifinin yasalaşma süreci ve meclis mekanizması şu aşamalardan geçmektedir:</p>
<ul>
<li><strong>Teklifin Sunulması:</strong> Kanun teklifi 22 Haziran 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulmuş ve ilk resmi süreç başlatılmıştır.</li>
<li><strong>Komisyon Aşaması:</strong> Teklif, 25 Haziran 2026 tarihinde TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülerek bazı revizyonlarla birlikte kabul edilmiştir.</li>
<li><strong>Genel Kurul Gündemi:</strong> Komisyondan geçen metin, 2 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla TBMM Genel Kurulu gündemine alınmış olup, maddelerin tek tek oylanması sürecine geçilmesi beklenmektedir.</li>
<li><strong>Yayın ve Yürürlük:</strong> Genel Kurulda kabul edilecek nihai metin, Cumhurbaşkanı&#8217;nın onayına sunulacak ve Resmî Gazete’de yayımlanarak resmiyet kazanacaktır.</li>
</ul>
<p>Bu durumda yapılması gereken en önemli işlem, taslak aşamasındaki metinlere dayanarak aceleci kararlar almamaktır. Derdest dosyası bulunan kişilerin, meclis oylamalarının tamamlanmasını ve nihai kanunun yürürlüğe girmesini beklemesi gerekmektedir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?</h2>
<p>Yeni yasal düzenlemelerin yürürlük tarihleri, usul işlemlerinin geçerliliği ve sürelerin hesaplanması bakımından en kritik unsurlardan biridir. Yasalaşan her bir maddenin ne zamandan itibaren uygulanacağını bilmek, hak düşürücü sürelerin kaçırılmasını engeller. Mevcut tasarıda, usul hukukunun karmaşık yapısı göz önünde bulundurularak kademeli bir yürürlük sistemi tasarlanmıştır.</p>
<p>Kanun teklifinde öngörülen yürürlük takvimi ve geçiş süreçleri şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><strong>Yayım Tarihinde Yürürlük:</strong> Teklifin bazı maddeleri, Resmî Gazete’de yayımlandığı gün itibarıyla doğrudan yürürlüğe girecektir.</li>
<li><strong>Yayımdan 3 Ay Sonra Yürürlük:</strong> Uygulayıcıların uyum sağlaması gereken karmaşık usuli düzenlemeler, yayım tarihinden itibaren 3 ay sonra geçerlilik kazanacaktır.</li>
<li><strong>Geriye Yürümezlik İlkesi:</strong> Ortaklığın giderilmesi satışları ve vesayet altındaki kişilerin mal satışlarına ilişkin usul değişiklikleri, yürürlük tarihinden önce ilan edilmiş olan artırmalara uygulanmayacaktır.</li>
</ul>
<p>Uygulamadaki bu kademeli geçişi özetlemek gerekirse aşağıdaki tablo yol gösterici olacaktır:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Yürürlük Türü</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Kapsamındaki Düzenlemeler</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Uygulanacak Süreç</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Doğrudan Yürürlük</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">İdari kararlar, kadro düzenlemeleri ve bazı ceza muhakemesi hükümleri.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Resmî Gazete yayımı ile aynı gün uygulanmaya başlar.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Kademeli Yürürlük (3 Ay Sonra)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Kısmi dava değişiklikleri, e-duruşma usulleri ve kanuni faiz rejimleri.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Uygulayıcılara hazırlık süresi tanınarak 3 ay sonra devreye girer.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Avukatlık pratiğimize göre, her bir hukuki değişikliğin dava dosyalarına etkisi kendi yürürlük maddesine göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bu nedenle, kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından her bir usul işleminde güncel yürürlük takvimi kontrol edilmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">TBMM Adalet Komisyonunda Kabul Edilen Değişiklikler Nelerdir?</h2>
<p>Yasa tekliflerinin komisyon aşamasında uğradığı değişiklikler, kanunun nihai amacını ve uygulama sınırlarını doğrudan belirler. Komisyonda kabul edilen önergeler, ilk taslakta yer almayan yepyeni haklar veya kısıtlamalar getirebilmektedir. Bu durum, özellikle ceza adaleti ve bilişim suçları alanında ezber bozan sonuçlar doğurmuştur.</p>
<p>Komisyon görüşmeleri sırasında metne eklenen veya metinden çıkarılan temel hususlar şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>IBAN / Hesap Kullandırma İndirimi:</strong> Kendi banka hesaplarını veya ödeme araçlarını başkasına kullandırarak nitelikli dolandırıcılık suçuna bilerek veya bilmeyerek iştirak edenler için özel bir ceza indirimi eklenmiştir.</li>
<li><strong>Yargıtay Yetki Sınırlamasının Çıkarılması:</strong> İlk teklifte yer alan, Yargıtay’ın sadece görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozma yapmasını sınırlayan düzenleme komisyon aşamasında taslaktan tamamen çıkarılmıştır.</li>
<li><strong>Vesayet Satış Portalı Revizyonu:</strong> Kısıtlıların mallarının elektronik ortamda satılmasına ilişkin onama süreleri ve usul kuralları komisyonda daha denetlenebilir hale getirilmiştir.</li>
</ul>
<div data-nosnippet="">
<p><strong>Stratejik Vaka Analizi:</strong> Komisyon aşamasında eklenen en kritik değişiklik, <strong>hesap kullandırma fiili</strong> dolayısıyla <strong>TCK m. 158</strong> kapsamında yargılanan kişileri ilgilendiriyor. Eğer kişinin iştiraki sadece hesap bilgilerini veya ödeme aracını haksız menfaat amacıyla başkasına vermekten ibaret kalmışsa, cezada indirim yapılacaktır. Avukatlık pratiğimize göre bu durum, ceza yargılamalarında savunma stratejilerini tamamen lehe değiştirecek bir altın kural niteliğindedir.</p>
</div>
<p>Ceza davası veya soruşturması devam eden kişilerin, komisyonca eklenen bu lehe düzenlemeleri mahkeme huzurunda dile getirebilmesi için nihai yasanın çıkışıyla birlikte ek savunma hazırlığı yapması tavsiye edilir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi Maddeleri Tam Listesi ve Kanun Teklifi Metni</h2>
<p>Otuz maddeden oluşan yasa teklifi, yargının hantallıktan kurtarılması ve dijital altyapının güçlendirilmesi üzerine inşa edilmiştir. Maddelerin tam listesini bilmek, adliyelerdeki günlük işleyişin nasıl değişeceğini öngörmeyi kolaylaştırır. Teklif metni, geniş bir yelpazede usul hukuku reformları barındırmaktadır.</p>
<p>Kanun teklifinde yer alan temel maddelerin özeti şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><strong>Madde 1:</strong> İdare aleyhine hükmedilen para alacaklarında, doğrudan ilamlı icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuru yapılması ve <strong>1 aylık ödeme süresi</strong> tanınması zorunlu kılınmaktadır.</li>
<li><strong>Madde 2:</strong> Ortaklığın giderilmesi davalarında, miras kalan taşınmazların ilk açık artırmasının sadece malik olan mirasçılar arasında yapılması usulü getirilmektedir.</li>
<li><strong>Madde 3:</strong> Noterlik evrak ve defterlerinin mahkemeler ve savcılıklarca incelenmesi ile onaylı örneklerinin elektronik ortamda harçsız gönderilmesi düzenlenmektedir.</li>
<li><strong>Madde 10:</strong> Çözümü tamamen hukuki bilgiyle mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması, hâkim ve savcılar bakımından disiplin yaptırımına (uyarma) bağlanmaktadır.</li>
<li><strong>Madde 11:</strong> Sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkilerinde uygulanacak <strong>kanuni faiz ve temerrüt faizi</strong> rejimi, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden yapılandırılmaktadır.</li>
<li><strong>Madde 15:</strong> Dijital verilerde ve bilgisayar kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerinde gecikmesinde sakınca bulunan hal kavramı ve <strong>24 saatlik hâkim onayı</strong> şartı netleştirilmektedir.</li>
<li><strong>Madde 16:</strong> Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (<strong>HAGB</strong>) kararlarına karşı kanun yolu rejimi yeniden düzenlenmekte, işkence ve kötü muamele gibi bazı suçlar HAGB kapsamından çıkarılmaktadır.</li>
<li><strong>Madde 20:</strong> Uygulamada çokça tartışılan belirsiz alacak davası (<strong>HMK m. 107</strong>) tamamen kaldırılmaktadır.</li>
</ul>
<p>Bu maddelerin hayata geçmesiyle birlikte, dava açma usullerinden icra takibine kadar tüm süreçler yenilenecektir. Hak sahiplerinin yeni usul kurallarına uyum sağlamak için dosyalarını uzman hukukçular aracılığıyla revize etmesi gerekmektedir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Teklif Aşamasındaki Temel Hukuki Değişikliklerin Ana Başlıkları</h2>
<p>Reform paketinin getirdiği değişiklikleri teorik maddelerden arındırarak günlük hayattaki karşılıklarıyla anlamak gerekir. Eski ve yeni uygulamaların karşılaştırılması, hem hak sahipleri hem de uygulayıcılar için yol gösterici olacaktır. Paketin odağında yargılama sürelerinin kısaltılması ve usul ekonomisi yer almaktadır.</p>
<p>Değişikliklerin daha net anlaşılabilmesi adına, en çok başvurulan hukuki kurumlardaki eski ve yeni durum şu şekilde karşılaştırılabilir:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Hukuki Kurum</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Eski / Mevcut Uygulama</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Öngörülen Yeni Uygulama</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Alacak Davaları</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>HMK m. 107</strong> uyarınca belirsiz alacak davası açılabiliyordu.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Belirsiz alacak davası kaldırılmakta, kısmi davada sonradan artırılan miktar için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılmaktadır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Ortaklığın Giderilmesi</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Miras taşınmazları doğrudan herkese açık ihale ile satışa çıkıyordu.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">İlk açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak ve muhammen bedelin tamamını karşılama şartı aranacaktır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>İdareye Karşı İcra</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Mahkeme ilamı alınır alınmaz doğrudan icra takibi başlatılabiliyordu.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">İcra takibinden önce idareye yazılı başvuru yapılacak ve ödeme için idareye 1 ay süre tanınacaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Avukatlık pratiğimize göre, özellikle alacak davaları açılırken dava türünün doğru seçilmesi ve yeni usul kurallarına göre harç/zamanaşımı hesaplamalarının yapılması olası hak kayıplarını engelleyecektir. Yeni dönemde kısmi dava stratejileri önem kazanacaktır.</p>
</section>
</section>
</article>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Ceza Hukuku, İnfaz Rejimi ve TCK 158 Düzenlemeleri Neleri Kapsıyor?</h2>
<p>Yürürlükteki mevzuat çalışmaları kapsamında hazırlanan ve yargı sisteminde köklü reformlar yapmayı amaçlayan yeni kanun teklifi, ceza adaleti sistemi ve infaz rejiminde kritik düzenlemeleri beraberinde getirmektedir. Toplumsal düzenin korunması, ceza muhakemesinin hızlandırılması ve temel hak ve özgürlüklerin daha etkin korunması amacıyla hazırlanan bu düzenlemeler, uygulayıcılar ve vatandaşlar açısından büyük bir önem taşımaktadır.</p>
<p>Hukuk komisyonlarından geçerek yasama organının nihai onayına sunulan bu düzenleme paketi, ceza hukuku alanında özellikle dijital delillerin elde edilmesi, genetik verilerin korunması ve yargısal denetim mekanizmalarının etkinleştirilmesi gibi teknik ve usulî konulara odaklanmaktadır. Bu doğrultuda <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5237.pdf" target="_blank" rel="noopener nofollow external noreferrer" data-wpel-link="external">Türk Ceza Kanunu (TCK)</a> ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) bünyesinde yapılması öngörülen temel değişiklikler şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Dijital Delillerde Arama ve Elkoyma:</strong> Bilgisayar, bilgisayar programları ve dijital kütüklerde arama, kopyalama ve elkoyma usulleri, usul güvencelerini artıracak şekilde yeniden yapılandırılmaktadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararı 24 saat içinde hâkim onayına sunulacak, hâkim de 24 saat içinde kararını verecektir.</li>
<li><strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB):</strong> Anayasa Mahkemesi iptal kararları doğrultusunda, HAGB kararlarına karşı istinaf ve temyiz yolları daha güvenceli bir sisteme kavuşturulmaktadır. Ayrıca kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri işkence, eziyet ve kötü muamele gibi ağır hak ihlali oluşturan fiillerde <strong>HAGB uygulanması tamamen yasaklanmaktadır</strong>.</li>
<li><strong>Moleküler Genetik İncelemeler:</strong> CMK m. 80 kapsamında genetik verilerin sisteme kaydedilmesi, kullanılması ve silinmesi hususları kişisel verilerin korunması ilkelerine uyumlu hale getirilmektedir. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararlarında veriler derhal imha edilecek, diğer durumlarda ise kesinleşmeden itibaren <strong>20 yıl sonra</strong> silinecektir.</li>
<li><strong>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi:</strong> Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Başsavcılığın itiraz yetkisi genişletilerek, içtihat birliğinin sağlanması kolaylaştırılmaktadır. Sanık aleyhine itirazlarda 3 aylık süre sınırı getirilirken, sanık lehine itirazlarda herhangi bir süre kısıtlaması öngörülmemiştir.</li>
</ul>
<p>Avukatlık pratiğimize göre, ceza yargılamalarında usul kurallarının bu şekilde netleştirilmesi, savunma hakkının sınırlarını çizen en önemli unsurdur. Yapılacak bu usulî reformlar sayesinde, soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki belirsizliklerin ve hak kayıplarının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketinde Genel Af, Kapsamlı İnfaz İndirimi veya Denetimli Serbestlik Var mı?</h2>
<p>Kamuoyunda uzun süredir beklenti oluşturan ve sosyal medyada asılsız iddialarla sıkça gündeme gelen genel af veya kapsamlı bir ceza indirimi meselesi, yeni yargı paketinin en çok merak edilen başlıkları arasında yer almaktadır. Ancak Adalet Komisyonu aşaması tamamlanan resmi teklif metni incelendiğinde, bu beklentilerin hukuki bir karşılığının bulunmadığı açıkça görülmektedir.</p>
<p>Mevcut kanun teklifinin ceza adaletine ilişkin vizyonu, toplu salıverilme veya cezaların tamamen ortadan kaldırılması gibi bir af mekanizması üzerine kurulmamıştır. Bunun yerine yargı hizmetlerinin hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve dijital dönüşümün gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir. Kamuoyunda dolaşan &#8220;3 yıl denetimli serbestlik&#8221; veya &#8220;P infaz modeli&#8221; gibi iddiaların bu teklif metninde yeri bulunmamaktadır. Dolayısıyla, geçmiş dönemlerde gündeme gelen <a href="https://tkavukatlik.com/11-yargi-paketi-infaz-duzenlemesi-kapsami-ve-genel-af-2/" data-wpel-link="internal">infaz düzenlemesi ve genel af tartışmaları</a> ile bu yeni paketin içeriğini birbirinden tamamen ayrı tutmak gerekmektedir.</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin: 20px 0;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left; font-weight: bold;">Kamuoyu Beklentileri / Söylentiler</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left; font-weight: bold;">Mevcut Kanun Teklifi İçeriği ve Gerçek Durum</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Genel Af veya Özel Af İlan Edilmesi</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Teklifte kesinlikle genel veya özel af düzenlemesi yer almamaktadır.</strong></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Kapsamlı İnfaz İndirimi ve Koşullu Salıverilme Oranlarının Değişmesi</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Cezaların infaz oranlarında (1/2, 2/3 vb.) genel bir indirim veya değişiklik öngörülmemiştir.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Denetimli Serbestlik Süresinin Genel Olarak Artırılması</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Denetimli serbestlik sürelerini uzatan veya &#8220;3 yıl maktu denetim&#8221; getiren bir hüküm bulunmamaktadır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Adli Sicil Kayıtlarının Toplu Olarak Temizlenmesi</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinme şartlarında toplu bir değişiklik ya da sicil affı yoktur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu çerçevede, cezaevinde yakını bulunan veya hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olan kişilerin, asılsız sosyal medya paylaşımlarına itibar etmemeleri gerekmektedir. Ceza hukuku pratiğinde istikrar kazanmış kurallara göre, cezaların caydırıcılığı ile infaz adaleti arasındaki hassas dengenin korunması esas alınmış olup; bu paketle cezaların infaz oranlarında genel bir indirime gidilmemiştir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Nitelikli Dolandırıcılık Kapsamında Hesap Kullandıranlar İçin Getirilen Yeni Ceza Hükmü</h2>
<p>Son yıllarda özellikle internet bankacılığı, kripto para platformları ve dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, dolandırıcılık suçlarında başkalarına ait banka hesaplarının kullanılması ciddi bir artış göstermiştir. Kamuoyunda &#8220;IBAN mağdurları&#8221; veya &#8220;hesap kiralayanlar&#8221; olarak bilinen bu kişiler, genellikle çok küçük maddi menfaatler karşılığında ya da arkadaşlık ilişkilerine güvenerek hesaplarını üçüncü kişilere kullandırmaktadır.</p>
<p>Yargıtay&#8217;ın istikrar kazanmış kararlarında, banka hesabını dolandırıcılık suçunun işlenmesi için başkasına veren kişilerin eylemleri, niteliğine göre <strong>TCK m. 158/1-f</strong> uyarınca bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçuna &#8220;asli fail&#8221; veya &#8220;yardım eden&#8221; sıfatıyla iştirak olarak değerlendirilmekteydi. Bu durum, fiilin vahameti ile verilen ağır hapis cezaları arasında ciddi bir adaletsizliğe yol açmaktaydı. Komisyon aşamasında yasa teklifine eklenen yeni madde ile bu duruma özel bir sınırlandırma ve ceza indirimi getirilmiştir.</p>
<div data-nosnippet="">
<p><strong>Stratejik Hukuki Çıkarım:</strong> Komisyonca kabul edilen yeni düzenlemeye göre; dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, <em>sadece ve sadece</em> haksız menfaat sağlamak amacıyla banka hesabı, ödeme aracı veya hesap bilgilerinin başkasına verilmesi fiiliyle sınırlı kaldığı durumlarda, hesap sahibine verilecek cezada <strong>özel bir indirim uygulanacaktır</strong>. Bu sayede, suçun asıl organizatörleri ile sadece hesabını kullandıran ve arka plandaki organizasyondan haberdar olmayan kişilerin ceza sorumlulukları birbirinden ayrıştırılacaktır.</p>
</div>
<p>Uygulamada bu indirimden yararlanabilmek için sanığın, dolandırıcılık suçunun planlanması, icrası veya mağdurun ikna edilmesi gibi diğer aşamalara hiçbir şekilde katılmamış olması gerekir. Avukatlık tecrübelerimize göre, ceza davası sürecinde savunma stratejisinin bu sınırlandırma üzerine kurulması ve sanığın sadece &#8220;hesap kullandırma&#8221; fiiliyle sınırlı kaldığının ispatlanması, fahiş cezaların engellenmesi bakımından hayati önem taşıyacaktır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">IBAN’ını Başkasına Kullandıranlar İçin Ceza İndirimi Geriye Etkili Uygulanacak mı?</h2>
<p>Yeni bir ceza normu yürürlüğe girdiğinde, ceza hukuku uygulayıcılarının ve sanıkların en çok sorduğu soru bu normun geçmişte işlenmiş suçlara etkisinin ne olacağıdır. Banka hesaplarını veya IBAN numaralarını başkalarına kullandırdığı için hakkında soruşturma yürütülen, davası devam eden veya mahkumiyet kararı kesinleşip infaz aşamasına geçilen binlerce kişi bu düzenlemenin geriye etkili olup olmayacağını merak etmektedir.</p>
<p>Anayasa ve Türk Ceza Kanunu&#8217;nun genel ilkeleri uyarınca, ceza normlarının geriye yürümesi hususunda çok net kurallar bulunmaktadır. Bu kurallar kapsamında geriye etkili uygulama süreci şu şekilde işleyecektir:</p>
<ul>
<li><strong>Lehe Kanun İlkesi (TCK m. 7/2):</strong> Ceza hukukunun en temel ilkelerinden biri olan lehe kanunun geçmişe yürümesi ilkesi gereğince; suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, <strong>failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur</strong>.</li>
<li><strong>Derdest Dosyalara Etkisi:</strong> Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte henüz karara bağlanmamış soruşturma ve kovuşturma dosyalarında, mahkemeler doğrudan yeni ve indirimli ceza hükmünü esas alarak karar vermek zorundadır.</li>
<li><strong>Kesinleşmiş Mahkumiyetlere Etkisi:</strong> Hakkında nitelikli dolandırıcılığa iştirakten hüküm kurulmuş ve cezası kesinleşmiş olan kişiler için infaz mahkemelerinden <strong>uyarlama yargılaması</strong> talep edilebilecektir. Yapılacak uyarlama yargılaması sonucunda yeni ceza indirimi tatbik edilecek ve bu durum kişinin cezaevinde kalacağı süreyi doğrudan kısaltacaktır.</li>
</ul>
<p>Bu doğrultuda, düzenlemenin yasalaşıp Resmî Gazete&#8217;de yayımlanmasının ardından, IBAN kullandırma fiili sebebiyle yargılanan kişilerin dosyalarında derhal lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerekecektir. Yargısal uygulamada bu sürecin kendiliğinden işlemesi gecikebileceğinden, hak sahiplerinin veya vekillerinin ilgili mahkemelere yazılı başvuruda bulunması sürecin hızlanmasını sağlayacaktır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Özel Hukuk ve İş Hukuku Alanında Getirilen Köklü Değişiklikler</h2>
<p>Yeni yargı paketi, sadece ceza hukuku alanıyla sınırlı kalmayıp özel hukuk ilişkilerini ve iş hayatını doğrudan ilgilendiren Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) gibi temel kanunlarda da köklü değişiklikler öngörmektedir. Özellikle davaların makul sürede sonuçlandırılması ve usul ekonomisinin sağlanması amacıyla çok radikal adımlar atılmaktadır.</p>
<p>Bu reformların başında, uzun yıllardır uygulamada bulunan ve özellikle işçilik alacakları ile tazminat davalarında sıkça başvurulan <strong>Belirsiz Alacak Davası</strong> kurumunun kaldırılması gelmektedir. Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla birlikte, hak kayıplarının önlenmesi adına kısmi dava sistemi yeniden yapılandırılmaktadır. Yeni sistemde kısmi davaya ilişkin getirilen kurallar ve özel hukuk alanındaki diğer önemli değişiklikler şunlardır:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin: 20px 0;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left; font-weight: bold;">Değiştirilen Kurum</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left; font-weight: bold;">Eski Uygulama</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left; font-weight: bold;">Yeni Öngörülen Düzenleme</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Belirsiz Alacak Davası (HMK m. 107)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Alacak miktarının tam belirlenemediği durumlarda belirsiz alacak davası açılabiliyordu.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Belirsiz alacak davası tamamen yürürlükten kaldırılmaktadır.</strong></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Kısmi Davada Alacak Artırımı (HMK m. 109)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Kısmi davada kalan kısım için ıslah yoluna başvurulması gerekiyordu ve zamanaşımı riskleri mevcuttu.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Tahkikat sona erene kadar bir defaya mahsus olmak üzere kalan kısım artırılabilecek ve zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılacaktır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Tazminat Davalarında Faiz Başlangıcı (TBK m. 55)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Destekten yoksun kalma ve iş gücü kaybı tazminatlarında tüm dönemler için faiz haksız fiil/olay tarihinden başlar.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Kazancın bilindiği dönem için faiz olay tarihinden; geleceğe yönelik (bilinemeyen) dönem için ise <strong>karar tarihinden itibaren</strong> işleyecektir.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Duruşma Aralıkları (Yazılı Yargılama)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Duruşmalar arasındaki süre tamamen hâkimin takdirinde olup 5-6 ayı bulabiliyordu.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Duruşmalar arasındaki süre kural olarak <strong>3 ayı geçemeyecektir</strong> (gerekçeli istisnalar hariç).</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ayrıca iş ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan tazminat hesaplamalarında faiz başlangıcına getirilen ikili ayrım, özellikle sigorta şirketleri ve işverenler lehine bir mali denge oluştururken, davacıların alacaklarının değer kaybını önleme noktasında yeni tartışmaları da beraberinde getirecektir. Avukatlık pratiğimize göre, yeni dönemde açılacak kısmi davalarda talep edilecek asgari tutarların ve zamanaşımı sürelerinin çok daha titiz hesaplanması gerekmektedir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Belirsiz Alacak Davası Kalkınca İşçilik Alacakları Nasıl Talep Edilecek?</h2>
<p>Hukuk yargılamasında uzun yıllardır uygulanan belirsiz alacak davası kurumunun kaldırılması ihtimali, özellikle işçi alacakları davalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. İşçilik alacaklarının dava açılış aşamasında tam olarak belirlenmesinin zorluğu sebebiyle sıkça başvurulan bu yöntemin sona ermesi, hak arama hürriyetinin korunması için kısmi dava mekanizmasının yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmıştır. İşçi vekillerinin ve hak sahiplerinin hak kaybına uğramaması adına bu yeni dava sisteminin detaylarının çok iyi analiz edilmesi gerekmektedir.</p>
<h3 class="wp-block-heading">Belirsiz Alacak Davası Yerine Güçlendirilen Kısmi Dava Sistemi</h3>
<p>Yapılması planlanan usul değişikliği kapsamında, mülga hale gelecek olan belirsiz alacak davası yerine ikame edilecek sistemin temel taşı kısmi dava olacaktır. Bu çerçevede, yürürlükteki <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6100.pdf" target="_blank" rel="noopener nofollow external noreferrer" data-wpel-link="external">Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)</a> hükümleri kapsamında kısmi davaya ilişkin usuller kolaylaştırılmakta ve alacaklının korunması amaçlanmaktadır. Yeni usul düzenlemelerinin temel aşamaları şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><strong>Kısmi Dava Açılması:</strong> İşçi, alacaklarının tam miktarını belirleyemediği durumlarda, şimdilik sadece belirlenebilen asgari miktar üzerinden kısmi dava açabilecektir.</li>
<li><strong>Tek Seferlik Alacak Artırımı:</strong> Kısmi dava açan taraf, yargılama sürecinde bilirkişi raporu ile alacak miktarı netleştikten sonra, ıslah yoluna başvurmak zorunda kalmaksızın alacağın kalan kısmını talep edebilecektir. Bu hak, tahkikat aşaması sona erinceye kadar <strong>bir defaya mahsus</strong> olmak üzere kullanılabilecektir.</li>
<li><strong>Zamanaşımının Kesilmesi:</strong> Sonradan artırılan kısım yönünden en büyük risk olan zamanaşımı defi, yeni düzenleme ile bertaraf edilmiştir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı, ek dava veya ıslah tarihinden itibaren değil, doğrudan <strong>ilk davanın açıldığı tarihten itibaren</strong> kesilmiş sayılacaktır.</li>
</ul>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin: 20px 0;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Özellik</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Eski Sistem (Belirsiz Alacak)</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Yeni Sistem (Güçlendirilmiş Kısmi Dava)</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Dava Türü</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Belirsiz Alacak ve Tespit Davası</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Kısmi Dava (Alacak Artırımlı)</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Zamanaşımı Kesilmesi</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Dava tarihinde tüm alacak için kesilir</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Sonradan artırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılır</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Alacak Artırım Yöntemi</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Talep sonucunun artırılması dilekçesi</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Islahsız, tek seferlik alacak artırım talebi</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div style="background-color: #fafafa; border-left: 4px solid #0073aa; padding: 15px; margin: 20px 0;" data-nosnippet=""><strong>Stratejik Vaka Analizi:</strong> Avukatlık pratiğimize göre, işçilik alacaklarında belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla birlikte, dava dilekçelerinde talep edilen asgari tutarların ve hukuki nitelendirmelerin çok daha titiz hazırlanması gerekecektir. Bilirkişi raporu sonrasında yapılacak alacak artırım talebinin tek seferlik olması ve tahkikat bitimine kadar yapılması zorunluluğu, usuli sürelerin takibini davanın en kritik unsuru haline getirmektedir.</div>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> İşçilik alacaklarını talep edecek olan işçiler ve vekilleri, dava açarken alacak kalemlerini tek tek belirterek kısmi dava yolunu seçmeli, yargılama aşamasında sunulacak bilirkişi hesap raporunu takiben tahkikat sonlanmadan önce tek seferlik artırım hakkını kullanarak taleplerini eksiksiz olarak mahkemeye sunmalıdır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Ortaklığın Giderilmesi Davasında Taşınmazın Mirasçılara Satışı İçin Gereken Şartlar Nelerdir?</h2>
<p>Ortaklığın giderilmesi davalarında miras yoluyla intikal eden taşınmazların, değerinin altında bedellerle yabancı üçüncü kişilerin eline geçmesi aileler arasında ciddi huzursuzluklara yol açmaktadır. Kanun koyucu, miras ortaklığının korunması ve mülkiyetin aile içinde kalması amacıyla ortaklığın giderilmesi satış usulünde köklü bir reforma gitmektedir. Yapılan bu değişiklik, mirasçıların mülkiyet haklarını koruma altına alırken ihale süreçlerindeki spekülasyonları da azaltmayı hedeflemektedir.</p>
<h3 class="wp-block-heading">Mirasçılar Arasında İlk Açık Artırma Koşulları</h3>
<p>Miras kalan taşınmazların satışında, ihalenin yalnızca mirasçılar arasında yapılabilmesi için kanun teklifinde belirli ve sıkı şartlar öngörülmüştür. Bu şartların kümülatif olarak gerçekleşmesi halinde, dışarıdan katılım engellenerek kapalı bir satış süreci işletilecektir:</p>
<ul>
<li><strong>Miras Yoluyla İntikal Şartı:</strong> Ortaklığın giderilmesine konu olan taşınmazın, taraflara mutlaka miras yoluyla geçmiş olması gerekmektedir.</li>
<li><strong>Üçüncü Kişi Mülkiyetinin Bulunmaması:</strong> Taşınmaz üzerinde mirasçılar dışında herhangi bir üçüncü kişinin mülkiyet, pay veya paydaşlık hakkının bulunmaması şarttır.</li>
<li><strong>Muhammen Bedelin Tamamının Karşılanması:</strong> Yalnızca mirasçılar arasında yapılacak bu ilk açık artırmada, verilecek en yüksek teklifin taşınmazın belirlenen <strong>muhammen kıymetinin tamamını (%100&#8217;ünü)</strong> karşılaması zorunludur.</li>
<li><strong>İkinci Satış İstisnası:</strong> İlk açık artırmada muhammen bedelin tamamını karşılayan bir teklif çıkmazsa veya satış gerçekleşmezse, ikinci artırma genel hükümlere göre herkese açık olarak yapılacaktır.</li>
</ul>
<div style="background-color: #fafafa; border-left: 4px solid #0073aa; padding: 15px; margin: 20px 0;" data-nosnippet=""><strong>Altın Kural ve Teminat Riski:</strong> Yeni düzenleme kapsamında, ortaklığın giderilmesi ihalelerinde paydaşların teminatsız şekilde artırmaya girip süreci kilitlemelerinin önüne geçilmektedir. İhale bedelini süresinde yatırmayan alıcının teminatı kesinlikle iade edilmeyecek; bu teminat öncelikle satış giderlerine mahsup edilecek ve kalan kısım hak sahiplerine payları oranında dağıtılacaktır.</div>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Miras kalan taşınmazın aile dışına çıkmasını istemeyen mirasçılar, davanın satış aşamasında ilk ihaleye katılmalı, taşınmazın belirlenen muhammen bedelinin tamamını ödeyebilecek finansal hazırlığı önceden tamamlamalı ve ihale bedelini yasal süresi içinde gecikmeksizin dosyaya yatırmalıdır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">İcra İflas, Kanuni Faiz ve İdari Yargı Alanındaki Yeni Usul Kuralları</h2>
<p>Yargı sisteminin etkinliğini artırmak ve uyuşmazlıkların makul sürede çözülmesini sağlamak amacıyla adli ve idari yargıda usul kuralları yeniden şekillendirilmektedir. Özellikle icra iflas dairelerinin işleyişi, kanuni faiz rejiminin Anayasa Mahkemesi kararlarına uyumlu hale getirilmesi ve idari mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi bu usul reformunun merkezinde yer almaktadır. Bu usul değişiklikleri hem vatandaşların hak arama süreçlerini hızlandıracak hem de mahkeme süreçlerindeki gereksiz bürokrasiyi azaltacaktır.</p>
<h3 class="wp-block-heading">İdari Yargıda Tek Hâkim Sınırı ve Kanun Yolu Değişiklikleri</h3>
<p>İdari yargılama usulünde, davaların heyet yerine tek hâkimle çözümlenmesini sağlayacak parasal ve niteliksel sınırlar genişletilmektedir. Bu sayede idare mahkemelerinin heyet halinde bakmak zorunda olduğu dosya yükü hafifletilecektir. Düzenleme kapsamında öne çıkan kurallar şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Tek Hâkim Sınırının Genişletilmesi:</strong> Belirli parasal sınırların altında kalan iptal davaları ile <a href="https://tkavukatlik.com/tam-yargi-davasi-nedir/" data-wpel-link="internal">idari yargıda tam yargı davası</a> uyuşmazlıkları, heyet oluşturulmaksızın tek hâkim tarafından karara bağlanacaktır. Öğrenci disiplin işlemleri ve kamu görevlilerinin bazı hafif disiplin cezaları da bu kapsama alınmıştır.</li>
<li><strong>Bölge İdare Mahkemesi Yetkilerinin Sınırlandırılması:</strong> Bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararını kaldırıp dosyayı tekrar ilk derece mahkemesine gönderme (bozma benzeri) yetkileri daraltılmaktadır. Eksikliklerin mümkün mertebe istinaf merciince doğrudan tamamlanması esası getirilmiştir.</li>
<li><strong>Danıştay Temyiz Yolunun Açılması:</strong> Bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak yeniden verdiği bazı nihai kararlar bakımından hak arama özgürlüğü genişletilerek Danıştay nezdinde temyiz yolu açılmaktadır.</li>
</ul>
<div style="background-color: #fafafa; border-left: 4px solid #0073aa; padding: 15px; margin: 20px 0;" data-nosnippet=""><strong>Bilirkişilikte Disiplin Dönemi:</strong> Yargısal süreçlerde hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulması artık kesin olarak engellenmektedir. Hâkim veya savcının, çözümü salt hukuk bilgisiyle mümkün olan bir konuda bilirkişi incelemesine karar vermesi durumunda, bu fiil disiplin yaptırımına (uyarma cezası) bağlanmıştır.</div>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> İdari yargıda veya icra dairelerinde davası bulunan taraflar, güncellenen parasal sınırlara dikkat etmeli, özellikle bilirkişi raporu talep ederken teknik uzmanlık gerektiren konular dışındaki hukuki iddialarını bizzat dilekçelerinde gerekçelendirerek mahkemeye sunmalıdır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">İdareye Karşı İcra Takibi Başlatmadan Önce Başvuru Zorunluluğu Süreci Nasıl İşleyecek?</h2>
<p>Devlet daireleri ve kamu tüzel kişileri aleyhine hükmedilen para alacaklarının doğrudan icraya konulması, kamunun gereksiz icra vekalet ücreti ve harç ödemesine sebebiyet vermektedir. Bu durumun önüne geçmek ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla, idare aleyhine ilamlı icra takibi başlatılmadan önce zorunlu bir idari başvuru aşaması getirilmektedir. Alacaklıların bu usuli sürece uymadan icra takibi başlatması halinde, takibin iptali riskiyle karşı karşıya kalacakları unutulmamalıdır.</p>
<h3 class="wp-block-heading">İdareye Başvuru ve Ödeme Süreci Basamakları</h3>
<p>Adli veya idari yargı mercilerince idare aleyhine hükmedilen para alacağı, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin tahsili için takip edilecek zorunlu süreç şu şekilde kurgulanmıştır:</p>
<ul>
<li><strong>Doğrudan İcra Yasağı:</strong> Alacaklı taraf, mahkeme kararını alır almaz doğrudan icra dairesine giderek ilamlı takip başlatamayacaktır.</li>
<li><strong>Yazılı Başvuru Zorunluluğu:</strong> Alacaklı veya vekili, borçlu kamu idaresine yazılı olarak başvurarak mahkeme kararında hükmedilen tutarın ödenmesini talep etmek zorundadır.</li>
<li><strong>Banka Hesap (IBAN) Bilgisi Sunulması:</strong> Yapılacak yazılı başvuru dilekçesinde, ödemenin yapılacağı alacaklıya veya vekiline ait banka hesap bilgilerine (IBAN) yer verilmesi kanuni bir zorunluluktur.</li>
<li><strong>1 Aylık Ödeme Süresi:</strong> İdareye başvurunun tebliğ edilmesinden itibaren, idarenin borcu ödemesi için <strong>1 aylık yasal süresi</strong> bulunmaktadır.</li>
<li><strong>Takip Başlatma Şartı:</strong> İdare, tebliğden itibaren 1 aylık süre içinde ödeme yapmazsa, alacaklı ancak bu sürenin dolmasının ardından ilamlı icra takibi başlatabilecektir.</li>
</ul>
<div style="background-color: #fafafa; border-left: 4px solid #0073aa; padding: 15px; margin: 20px 0;" data-nosnippet=""><strong>Hukuki Hak Kaybı Uyarısı:</strong> Yerleşik yargısal uygulamalara göre, zorunlu başvuru süreci tamamlanmadan veya 1 aylık bekleme süresi dolmadan idare aleyhine başlatılan icra takipleri, idarenin şikayeti üzerine icra hukuk mahkemesi tarafından usulsüzlük nedeniyle iptal edilecek ve tüm icra yargılama giderleri ile karşı vekalet ücreti alacaklı üzerinde bırakılacaktır.</div>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> İdare aleyhine para alacağına ilişkin mahkeme kararı alan hak sahipleri, icra müdürlüğüne başvurmadan önce kararın onaylı bir örneği ve banka hesap bilgilerini içeren yazılı bir dilekçeyle ilgili idareye başvurmalı, ödeme yapılması için 1 aylık sürenin dolmasını sabırla beklemelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Yeni Kanuni Faiz Oranları Devam Eden İcra Dosyalarındaki Faiz Hesaplamasını Değiştirecek mi?</h2>
<p>Borç ilişkilerinde paranın değer kaybının önlenmesi ve adil bir geri ödeme dengesinin kurulması için uygulanan kanuni faiz oranları, ekonomik parametreler doğrultusunda güncellenmektedir. Anayasa Mahkemesi&#8217;nin mülkiyet hakkı ihlallerini gerekçe göstererek verdiği iptal kararlarının ardından yürürlüğe giren yeni faiz rejimi, derdest olan icra dosyalarını yakından ilgilendirmektedir. Borçlu ve alacaklı taraflar, birikmiş borç tutarlarını doğrudan etkileyen bu yeni faiz hesaplama usulünün geçmişe ve geleceğe etkisini merak etmektedir.</p>
<h3 class="wp-block-heading">Devam Eden Dosyalarda Kademeli Faiz Uygulaması</h3>
<p>Yeni kanuni faiz oranlarının yürürlüğe girmesiyle birlikte, derdest (devam eden) icra takip dosyalarındaki faiz hesaplamaları tamamen durmayacak veya geçmişe yönelik olarak sıfırlanmayacaktır. Burada hukuk güvenliği ilkesi gereği kademeli bir geçiş usulü uygulanacaktır:</p>
<ul>
<li><strong>Geçmiş Dönem Faizleri:</strong> Kanunun yürürlük tarihinden önceki dönem için birikmiş olan faizler, o dönemde geçerli olan <strong>eski kanuni faiz oranları</strong> üzerinden hesaplanmaya devam edecektir.</li>
<li><strong>Yürürlük Sonrası Dönem Faizleri:</strong> Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki günler için işleyecek faiz miktarı ise yeni belirlenen ve TCMB reeskont oranlarına endeksli olan <strong>güncel kanuni faiz oranları</strong> üzerinden hesaplanacaktır.</li>
<li><strong>Tazminat Dosyalarında Özel Durum:</strong> Bedensel zarar ve ölümden doğan destekten yoksun kalma ile çalışma gücü kaybı tazminatlarında faiz başlangıcı ayrıştırılmıştır. Kazancın bilindiği dönem için faiz olay tarihinden itibaren işleyecek; kazancın bilinemediği geleceğe yönelik dönem için ise faiz karar tarihinden itibaren başlatılacaktır.</li>
</ul>
<div style="background-color: #fafafa; border-left: 4px solid #0073aa; padding: 15px; margin: 20px 0;" data-nosnippet=""><strong>Faiz Hesaplama Parametresi:</strong> İcra müdürlükleri tarafından yapılacak olan kapak hesabı işlemlerinde, sistem otomatik olarak kanunun yürürlük tarihini milat alacak ve tek bir dosya içinde iki farklı faiz dönemini kademeli olarak hesaplayacaktır. Alacaklıların bu hesabı manuel olarak da denetlemesi gerekmektedir.</div>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> İcra takibi devam eden alacaklı veya borçlular, icra dairesinden güncel borç hesabı (kapak hesabı) talep etmeli, hesaplama tablosunda yasanın yürürlük tarihinden önceki ve sonraki dönemlerin ayrı oranlarla kademeli olarak hesaplanıp hesaplanmadığını kontrol ettirmelidir.</p>
</section>
<article>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Zaman Bakımından Uygulama ve Devam Eden Davaların Durumu</h2>
<p>Yeni bir kanun teklifinin yasalaşma sürecinde en çok merak edilen husus, yürürlüğe girecek yeni kuralların halihazırda mahkemelerde görülmekte olan davalara nasıl etki edeceğidir. Hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri olan hukuki güvenlik ilkesi gereğince, kanunların zaman bakımından uygulanmasında belirli usul kuralları geçerlidir. 12. Yargı Paketi kapsamında yapılması planlanan köklü değişiklikler de devam eden davaların seyrini doğrudan etkileyecek geçiş hükümleri barındırmaktadır.</p>
<p>Hukukumuzda genel kural olarak usul kuralları derhal uygulanır; ancak maddi hukuka ilişkin kurallar ve özellikle ceza hukukundaki lehe düzenlemeler geçmişe etkili olabilmektedir. 12. Yargı Paketi taslağında yer alan düzenlemelerin zaman bakımından nasıl uygulanacağı, uyuşmazlığın niteliğine göre değişiklik göstermektedir:</p>
<ul>
<li><strong>Usul Hükümlerinin Derhal Uygulanması İlkesi:</strong> Mahkemelerin yargılama yaparken uyguladığı usul kuralları, yeni kanunun yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal uygulanır. Ancak bu durum, geçmişte tamamlanmış usul işlemlerinin geçersiz kılınacağı anlamına gelmez.</li>
<li><strong>Ceza Hukukunda Lehe Kanun Uygulaması:</strong> Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında sanık veya şüpheli lehine getirilen maddi ceza hukuku kuralları, yürürlük tarihinden önce işlenmiş suçlara da uygulanır. Komisyon aşamasında eklenen <strong>IBAN / hesap kullandırma</strong> fiillerine yönelik ceza indirimi bu kapsamda değerlendirilecektir.</li>
<li><strong>Kazanılmış Hakların Korunması:</strong> Yürürlükteki mevzuat çerçevesinde tarafların elde etmiş olduğu kazanılmış haklar, yeni düzenlemelerin geriye yürümesi yoluyla ortadan kaldırılamaz.</li>
</ul>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin-top: 20px; margin-bottom: 20px;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Hukuki Kurum / Alan</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Zaman Bakımından Uygulama Esası</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Devam Eden Davalara Etkisi</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Maddi Ceza Hukuku (Örn: IBAN Cezası)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Lehe kanunun geçmişe etkili uygulanması esastır.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yürürlükten önce işlenen fiillerde de lehe ceza indirimi doğrudan uygulanır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Hukuk Yargılaması Usulü (HMK Değişiklikleri)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Derhal uygulama ilkesi geçerlidir.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yeni usul kuralları yürürlük tarihinden sonraki yargılama işlemlerine uygulanır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>İcra ve Satış Usulleri</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">İlanı yapılmış işlemleri etkilemez.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yürürlükten önce ilan edilmiş açık artırma ve satışlarda eski hükümler uygulanmaya devam eder.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu durumda ne yapılmalıdır? Derdest davası veya soruşturması devam eden vatandaşların, yeni kanunun yürürlük maddelerini ve geçiş hükümlerini dikkatle incelemesi gerekmektedir. Yasa yürürlüğe girdiğinde, devam eden uyuşmazlığın hangi aşamada olduğu tespit edilerek lehe olan hükümlerden faydalanmak adına mahkemelere gerekli usuli talepler iletilmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi Yürürlüğe Girmeden Önce Açılan Davalarda Yeni Kurallar Geçerli Olur mu?</h2>
<p>Litigantların en çok tereddüt ettiği konulardan biri, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren kanun değişikliklerinin kendi davalarına uygulanıp uygulanmayacağıdır. Bu uyuşmazlıkların giderilmesi amacıyla 12. Yargı Paketi teklifinde her bir reform alanı için özel geçiş hükümleri (geçici maddeler) tasarlanmıştır. Bu maddeler, geçmişe etkili koruma sınırlarını net bir şekilde çizmektedir.</p>
<div data-nosnippet="">
<p>Avukatlık pratiğimize ve güncel yasal taslak analizlerine göre; devam eden davalarda yeni kuralların uygulanıp uygulanmayacağı, davanın türüne ve yasa koyucunun öngördüğü geçiş hükmüne göre değişir. Örneğin, <strong>belirsiz alacak davası</strong> kurumunun kaldırılmasına ilişkin düzenleme, yürürlük tarihinden önce açılmış davaları etkilemeyecektir. Ancak duruşmalar arası sürenin <strong>en fazla üç ay</strong> olması gibi doğrudan usulü ilgilendiren süre kuralları, yürürlük tarihinden sonra yapılacak duruşmalar bakımından derhal uygulanacaktır.</p>
</div>
<p>Yürürlüğe girmeden önce açılan davalar bakımından taslakta öngörülen geçiş kuralları şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><strong>Belirsiz Alacak Davaları:</strong> Yürürlük tarihinden önce açılmış olan ve halen derdest olan belirsiz alacak davaları, eski kurallara göre yürütülmeye devam edecektir. Yeni dava açacak olanlar ise mülga edilen <strong>HMK m. 107</strong> yerine yeni kısmi dava rejimine tabi olacaklardır.</li>
<li><strong>Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ve Temyiz Sınırları:</strong> İstinaf mahkemelerinin kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulmasında geçerli olan parasal sınırlar, kararın verildiği tarihteki kanun hükmüne göre belirlenir. Yürürlükten sonra verilen kararlar yeni parasal sınırlara tabi olacaktır.</li>
<li><strong>Ortaklığın Giderilmesi ve Vesayet Satışları:</strong> Değişiklik yürürlüğe girmeden önce ilan edilmiş olan taşınır ve taşınmaz satışlarında eski ihale kuralları geçerlidir. Mirasçılar arasında ilk açık artırma kuralı, yürürlük tarihinden sonra yapılacak ilk ilanlarla başlayacaktır.</li>
<li><strong>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İtiraz Yetkisi:</strong> <strong>CMK m. 308</strong> değişikliği kapsamında genişletilen itiraz yetkisi, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra Başsavcılığa teslim edilen dosyalar hakkında uygulanabilecektir.</li>
</ul>
<p>Bu durumda ne yapılmalıdır? Devam eden davanızda hak kaybına uğramamak adına, yeni kanun yürürlüğe girdiği anda davanızın aşaması ile geçici maddelerin içeriği karşılaştırılmalıdır. Özellikle kısmi davalarda kalan alacağın sonradan talep edilmesi ve zamanaşımının kesilmesi gibi hak düşürücü süreleri etkileyen kritik dönüşümlerde uzman bir avukattan profesyonel destek alınması elzemdir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Kamuoyunda Tartışılan Düzenlemeler ve Sosyal Medyadaki Bilgi Kirliliği</h2>
<p>Yargı reformu paketleri, doğası gereği geniş kitleleri ilgilendiren hassas konuları barındırdığı için sosyal medyada asılsız iddiaların odağı haline gelmektedir. Özellikle ceza infaz indirimi, genel af veya denetimli serbestlik gibi beklentisi yüksek olan konular, dezenformasyona en açık alanlardır. Resmi kaynaklara dayanmayan iddialar, cezaevinde yakını bulunan ailelerde asılsız umutlara ve sonrasında büyük hayal kırıklıklarına neden olmaktadır.</p>
<p>Sosyal medyada yayılan spekülasyonlar ile TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen resmi teklif metni arasındaki farklar net bir şekilde ortaya konmalıdır. Bilgi kirliliğinin önüne geçmek adına aşağıdaki karşılaştırma tablosu incelenmelidir:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin-top: 20px; margin-bottom: 20px;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Sosyal Medyada Dolaşan İddialar</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Resmi Komisyon ve Taslak Gerçeği</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Kapsamlı Genel Af veya İnfaz İndirimi Geliyor</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yalan. Teklif metninde genel af, cezaların silinmesi veya toplu tahliye gibi bir düzenleme kesinlikle yer almamaktadır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>&#8220;P İnfaz Modeli&#8221; veya 3 Yıl Denetimli Serbestlik</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yalan. Mevcut komisyon metninde denetimli serbestlik sürelerinin genel olarak artırılmasına yönelik bir madde bulunmamaktadır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Adli Sicil Kayıtları Tamamen Siliniyor</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yalan. Adli sicil kayıtlarının silinmesi usulüne ilişkin toplu bir temizlik ya da af düzenlemesi paket kapsamında değildir.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>IBAN Mağdurları İçin Ceza Muafiyeti Sağlanıyor</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Kısmen Yanlış. Tam muafiyet yoktur; ancak banka hesabı veya ödeme aracını haksız menfaat amacıyla başkasına verme fiiliyle sınırlı iştirak durumlarında <strong>ceza indirimi</strong> öngörülmektedir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu durumda ne yapılmalıdır? Sosyal mecralarda paylaşılan ve hukuki dayanağı olmayan haberlere itibar edilmemelidir. Hak sahipleri ve dava tarafları, sürecin takibini yalnızca Adalet Bakanlığı, TBMM resmi yayınları ve barolara bağlı uzman hukukçuların açıklamaları üzerinden yapmalıdır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Meclis Tutanakları ve Resmi Kaynaklar Üzerinden Süreç Takibi Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Bir kanun teklifinin ilk sunulduğu andan Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ana kadar geçen tüm aşamaları şeffaf bir şekilde takip etmek her vatandaşın hakkıdır. Hukuki süreçlerin takibinde manipülasyondan korunmanın tek yolu, doğrudan birincil devlet kaynaklarını kullanmaktır. Yasama sürecinin adımları ve meclis çalışmaları kamuya açık olarak arşivlenmektedir.</p>
<p>Yargı paketinin yasalaşma sürecini anlık ve doğru bir şekilde izlemek için takip edilmesi gereken adımlar şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>TBMM Kanun Teklifleri Sorgulama:</strong> <a href="https://www.tbmm.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener nofollow external noreferrer" data-wpel-link="external">Türkiye Büyük Millet Meclisi resmi internet sitesi</a> üzerinden &#8220;Yasama&#8221; sekmesine giderek &#8220;Kanun Teklifleri&#8221; bölümünden &#8220;Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi&#8221; başlığı ile arama yapabilirsiniz. Buradan teklifin tam metnine ve komisyon raporlarına ulaşabilirsiniz.</li>
<li><strong>Genel Kurul Görüşme Tutanakları:</strong> Kanun teklifi TBMM Genel Kurulu gündemine alındığında, her bir maddenin görüşülmesi sırasında milletvekillerinin konuşmaları ve verilen değişiklik önergeleri tutanaklar (stenograf kayıtları) aracılığıyla günü gününe yayımlanır.</li>
<li><strong>Adalet Komisyonu Raporları:</strong> Komisyonda kabul edilen ve son haline getirilen metinler, komisyon raporu başlığı altında pdf formatında kamuoyuna sunulur. Komisyon aşamasında eklenen <strong>IBAN mağdurları düzenlemesi</strong> gibi son dakika değişiklikleri bu raporlardan teyit edilir.</li>
<li><strong>Resmî Gazete Takibi:</strong> TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen kanun, Cumhurbaşkanı tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girmek üzere Resmî Gazete’de yayımlanır. Kanunun hangi maddesinin hangi tarihte yürürlüğe gireceği en net biçimde bu yayım ile kesinleşir.</li>
</ul>
<p>Bu durumda ne yapılmalıdır? Kulaktan dolma bilgilere göre hareket etmek yerine, yukarıda belirtilen resmi devlet portalları düzenli olarak kontrol edilmelidir. Kanun teklifinin kabul edilerek yasalaştığı gün, Resmi Gazete’de yer alan nihai kanun metni esas alınarak hukuki stratejiler güncellenmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<h3 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi kapsamında kesinleşmiş davamın infazı ertelenir mi?</h3>
<p>Hayır, mevcut teklif metninde kesinleşmiş cezaların ertelenmesine ya da genel bir infaz indirimine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak ceza usul kurallarında lehe olan yeni hükümler ortaya çıkarsa, uyarlama yargılaması talep edilebilir.</p>
<h3 class="wp-block-heading">Devam eden belirsiz alacak davam yasa çıktıktan sonra kısmi davaya dönüşür mü?</h3>
<p>Hayır, yeni kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan belirsiz alacak davaları eski kurallara göre görülmeye devam edecektir. Yeni düzenlemede yer alan geçici maddeler gereğince, derdest davaların hukuki niteliği korunacaktır.</p>
<h3 class="wp-block-heading">Ortaklığın giderilmesi davasında satış günü alındıysa yeni ihale kuralları uygulanır mı?</h3>
<p>Hayır, kanun yürürlüğe girmeden önce satış günü alınmış ve ilanı yapılmış olan açık artırmalarda eski kurallar geçerli olmaya devam eder. Yürürlük tarihinden sonra yapılacak yeni satış talepleri ve ilanları ise yeni elektronik satış ve mirasçılar arası öncelik kurallarına tabi olacaktır.</p>
<h3 class="wp-block-heading">IBAN hesabımı başkasına kullandırdığım için hakkımda açılan dolandırıcılık davasında ceza indirimi doğrudan uygulanır mı?</h3>
<p>Evet, komisyon aşamasında teklife eklenen ve lehe olan ceza indirimi düzenlemesi yasalaşıp yürürlüğe girdiğinde, devam eden davalarda mahkemelerce resen dikkate alınacaktır. Ancak bu indirimden yararlanabilmek için fiilin yalnızca hesap veya ödeme bilgilerinin haksız menfaat sağlamak amacıyla verilmesiyle sınırlı kalması gerekmektedir.</p>
<h3 class="wp-block-heading">E-duruşmaya katıldığımda ıslak imza atmak için adliyeye gitmem gerekecek mi?</h3>
<p>Hayır, yeni düzenleme ile ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılım halinde, ikrar, yemin, davadan feragat, kabul ve sulh gibi istisnai işlemler dışındaki hallerde ıslak imza atma zorunluluğu kaldırılmaktadır. Bu istisnalar dışındaki beyanlar için fiziksel imza gerekmeyecektir.</p>
<h3 class="wp-block-heading">Yargı paketi yasalaşmadan önce idare aleyhine icra takibi başlattıysam takip iptal edilir mi?</h3>
<p>Hayır, kanunun yürürlüğe girmesinden önce başlatılmış olan ilamlı icra takipleri geçerliliğini korur. Yeni getirilen &#8220;icra takibinden önce idareye başvuru zorunluluğu&#8221; kuralı, yalnızca yasanın yürürlük tarihinden sonra başlatılacak takip süreçleri için zorunlu olacaktır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>
<p>Yargı sisteminde usul ekonomisini güçlendirmeyi, yargılama sürelerini kısaltmayı ve adalete erişimi dijitalleştirmeyi hedefleyen 12. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçerek yasama sürecinin son aşamalarına gelmiştir. Komisyon sürecinde eklenen <strong>IBAN / hesap kullandırma</strong> fiillerine yönelik ceza indirimi gibi kritik eklemeler, yasanın etki alanını daha da genişletmiştir. Bu süreçte en önemli husus, devam eden davaların zaman bakımından geçiş hükümlerine göre doğru analiz edilmesidir. Hukuki belirsizliklerin önüne geçmek, değişen sürelerden ve usul kurallarından zarar görmemek adına sürecin her aşamasında alanında uzman bir avukattan profesyonel hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilmektedir.</p>
<div class="yazar-bilgisi" style="margin-top: 40px; padding: 20px; border-left: 4px solid #3b82f6; background: rgba(59,130,246,0.05); border-radius: 4px;"><strong>✍️ Yazar:</strong> Bu makale, Kurucu Ortak &amp; Ceza Avukatı <strong>Av. Murat KARAKOÇ</strong> tarafından hazırlanmıştır.</div>
<div class="yasal-uyari" style="margin-top: 16px; padding: 20px; border-left: 4px solid #dc2626; background: #fef2f2; border-radius: 4px;"><strong>⚠️ Yasal Uyarı:</strong> Bu makale, Av. Murat KARAKOÇ tarafından Temmuz 2026 tarihinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut durum kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak için <strong>Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</strong> ile iletişime geçerek profesyonel hukuki destek alabilirsiniz.</div>
</section>
</article>
</article>


<script type="application/ld+json">
{
  "@context": "https://schema.org",
  "@graph": [
    {
      "@type": "Article",
      "headline": "12. Yargı Paketi Maddeleri ve Son Durum Gelişmeleri (2026)",
      "author": {
        "@type": "Person",
        "name": "Av. Murat KARAKOÇ",
        "url": "https://tkavukatlik.com/"
      },
      "publisher": {
        "@type": "Organization",
        "name": "Sakarya Avukat Turan & Karakoç Avukatlık Ofisi"
      },
      "datePublished": "2026-07-07T19:35:26.422Z",
      "dateModified": "2026-07-07T19:35:26.422Z",
      "mainEntityOfPage": {
        "@type": "WebPage",
        "@id": "https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-maddeleri-ve-son-durum-gelismeleri-2026/"
      }
    },
    {
      "@type": "FAQPage",
      "mainEntity": [
        {
          "@type": "Question",
          "name": "12. Yargı Paketi kapsamında kesinleşmiş davamın infazı ertelenir mi?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, mevcut teklif metninde kesinleşmiş cezaların ertelenmesine ya da genel bir infaz indirimine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak ceza usul kurallarında lehe olan yeni hükümler ortaya çıkarsa, uyarlama yargılaması talep edilebilir."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "Devam eden belirsiz alacak davam yasa çıktıktan sonra kısmi davaya dönüşür mi?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, yeni kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan belirsiz alacak davaları eski kurallara göre görülmeye devam edecektir. Yeni düzenlemede yer alan geçici maddeler gereğince, derdest davaların hukuki niteliği korunacaktır."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "Ortaklığın giderilmesi davasında satış günü alındıysa yeni ihale kuralları uygulanır mı?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, kanun yürürlüğe girmesinden önce satış günü alınmış ve ilanı yapılmış olan açık artırmalarda eski kurallar geçerli olmaya devam eder. Yürürlük tarihinden sonra yapılacak yeni satış talepleri ve ilanları ise yeni elektronik satış ve mirasçılar arası öncelik kurallarına tabi olacaktır."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "IBAN hesabımı başkasına kullandırdığım için hakkımda açılan dolandırıcılık davasında ceza indirimi doğrudan uygulanır mı?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Evet, komisyon aşamasında teklife eklenen ve lehe olan ceza indirimi düzenlemesi yasalaşıp yürürlüğe girdiğinde, devam eden davalarda mahkemelerce resen dikkate alınacaktır. Ancak bu indirimden yararlanabilmek için fiilin yalnızca hesap veya ödeme bilgilerinin haksız menfaat sağlamak amacıyla verilmesiyle sınırlı kalması gerekmektedir."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "E-duruşmaya katıldığımda ıslak imza atmak için adliyeye gitmem gerekecek mi?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, yeni düzenleme ile ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılım halinde, ikrar, yemin, davadan feragat, kabul ve sulh gibi istisnai işlemler dışındaki hallerde ıslak imza atma zorunluluğu kaldırılmaktadır. Bu istisnalar dışındaki beyanlar için fiziksel imza gerekmeyecektir."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "Yargı paketi yasalaşmadan önce idare aleyhine icra takibi başlattıysam takip iptal edilir mi?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, kanunun yürürlüğe girmesinden önce başlatılmış olan ilamlı icra takipleri geçerliliğini korur. Yeni getirilen icra takibinden önce idareye başvuru zorunluluğu kuralı, yalnızca yasanın yürürlük tarihinden sonra başlatılacak takip süreçleri için zorunlu olacaktır."
          }
        }
      ]
    }
  ]
}
</script>


</section>
</article><p><a href="https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-maddeleri-ve-son-durum-gelismeleri-2026/" data-wpel-link="internal">12. Yargı Paketi Maddeleri ve Son Durum Gelişmeleri (2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12. Yargı Paketi Maddeleri ve Getirilen Yeni Düzenlemeler (2026)</title>
		<link>https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-maddeleri-ve-getirilen-yeni-duzenlemeler-2026/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Murat KARAKOÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2026 19:12:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[12. infaz paketi]]></category>
		<category><![CDATA[12. yargı paketi]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya avukat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya ceza avukatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tkavukatlik.com/?p=11270</guid>

					<description><![CDATA[<p>12. Yargı Paketi maddeleri nelerdir? IBAN kiralama cezası, HAGB değişiklikleri ve yeni yargı paketinde öne çıkan tüm maddeleri inceleyin.</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-maddeleri-ve-getirilen-yeni-duzenlemeler-2026/" data-wpel-link="internal">12. Yargı Paketi Maddeleri ve Getirilen Yeni Düzenlemeler (2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<article>
<article>
<p class="answer-first"><strong>12. Yargı Paketi</strong>, yürürlükteki temel kanunlarda köklü değişiklikler öngören ve Adalet Komisyonu aşamasını tamamlayarak yasalaşma sürecinin son safhasına gelen 29 maddelik torba kanun teklifidir. Teklif kapsamında, <strong>HAGB kararlarına istinaf yolu</strong> getirilmekte, <strong>belirsiz alacak davası</strong> kaldırılarak yerine yeni bir zamanaşımı kesme mekanizması kurulmakta ve IBAN dolandırıcılığı faillerine yönelik etkin pişmanlık ile ceza indirimleri yasal zemine kavuşturulmaktadır.</p>
<section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi Nedir ve Yasalaşma Süreci Hangi Aşamada?</h2>
<p>Hukuk sistemimizde torba kanun teklifleri, farklı alanlardaki mevzuat ihtiyaçlarını tek bir yasal düzenleme altında toplayarak hızlı çözümler üretmeyi amaçlar. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak adlandırılan kanun teklifi de ceza hukukundan medeni yargılama usulüne kadar geniş bir yelpazede usuli ve esasa ilişkin yenilikler getirmektedir. Bu paket, daha önce yürürlüğe giren <a href="https://tkavukatlik.com/11-yargi-paketi-2026/" data-wpel-link="internal">11. Yargı Paketi</a> reformlarının devamı niteliğinde olup, yargının işleyişini hızlandırmayı hedeflemektedir.</p>
<p>Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Adalet Komisyonu aşamasındaki görüşmelerini tamamlamış durumdadır. Yasama organı olan komisyonda kabul edilen metne, kamuoyunda IBAN dolandırıcılığı olarak bilinen uyuşmazlıklara yönelik önemli bir madde de eklenmiştir. Yasa teklifi, nihai olarak yasalaşması ve yürürlüğe girmesi amacıyla Genel Kurul gündemine sevk edilmiş olup, adli tatil öncesinde görüşülerek karara bağlanması beklenmektedir.</p>
<p>Adalet Komisyonu sürecinde şekillenen bu teklif, ceza muhakemesinde temel hak ve özgürlüklerin korunmasını güçlendirirken, hukuk mahkemelerindeki tıkanıklıkları aşmayı amaçlamaktadır. Yasal sürecin tamamlanmasıyla birlikte yeni kuralların derdest davalara nasıl uygulanacağı, her bir kanun maddesinin geçiş hükümleri çerçevesinde değerlendirilecektir. Bu nedenle hak kayıplarının önlenmesi adına yasal değişikliklerin takibi büyük önem taşımaktadır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi Kaç Maddeden Oluşuyor ve Ne Zaman Çıkacak?</h2>
<p>Yasama organının gündeminde yer alan ve Esas No: 2/3737 ile kaydedilen kanun teklifi, toplamda <strong>29 madde ve 1 geçici maddeden</strong> oluşmaktadır. Kanun koyucu, bu maddelerle tek bir kanunu değiştirmek yerine ceza, medeni usul, idare ve icra iflas gibi çok sayıda kanunda eş zamanlı revizyonlar gerçekleştirmektedir. Teklifin yasalaşma takvimi, <a href="https://www.tbmm.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener nofollow external noreferrer" data-wpel-link="external">Türkiye Büyük Millet Meclisi</a> Genel Kurulu&#8217;nun çalışma takvimine bağlı olarak ilerlemektedir.</p>
<p>Yargı paketinin yasalaşma süreci şu aşamalardan oluşmaktadır:</p>
<ul>
<li><strong>Kanun Teklifinin Sunulması:</strong> İlgili milletvekillerinin imzasıyla meclis başkanlığına sunulmuş ve doğrudan Adalet Komisyonu&#8217;na havale edilmiştir.</li>
<li><strong>Komisyon Görüşmeleri:</strong> Adalet Komisyonu&#8217;nda yapılan detaylı incelemeler ve eklenen önergeler sonrasında teklif aynen kabul edilmiştir.</li>
<li><strong>Genel Kurul Görüşmeleri:</strong> Teklifin tüm maddeleri Genel Kurul bünyesinde tartışılacak, oylanacak ve kabul edilmesi halinde cumhurbaşkanının onayına sunulacaktır.</li>
<li><strong>Resmi Gazete Yayımı:</strong> Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan kanun Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak, maddelerinde belirtilen yürürlük tarihlerinde resmen yürürlüğe girecektir.</li>
</ul>
<p>Yargı çevrelerinde ve meclis kulislerinde, söz konusu paketin adli tatil başlangıcından önce yasalaştırılması yönünde güçlü bir irade olduğu bilinmektedir. Ancak her kanun teklifinde olduğu gibi, nihai yürürlük tarihi Resmi Gazete&#8217;de yayımlandığı gün kesinlik kazanacaktır.</p>
<div id="attachment_11272" style="width: 2570px" class="wp-caption alignnone"><a href="https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-maddeleri-ve-getirilen-yeni-duzenlemeler-2026/12-yargi-paketi/" rel="attachment wp-att-11272" data-wpel-link="internal"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11272" class="size-full wp-image-11272" title="12. yargı paketi içeriği nedir" src="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2026/07/12.-yargi-paketi-scaled.webp" alt="12. yargı paketi içeriği nedir" width="2560" height="1396" srcset="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2026/07/12.-yargi-paketi-scaled.webp 2560w, https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2026/07/12.-yargi-paketi-300x164.webp 300w, https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2026/07/12.-yargi-paketi-1024x559.webp 1024w, https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2026/07/12.-yargi-paketi-768x419.webp 768w, https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2026/07/12.-yargi-paketi-1536x838.webp 1536w, https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2026/07/12.-yargi-paketi-2048x1117.webp 2048w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a><p id="caption-attachment-11272" class="wp-caption-text">12. yargı paketi içeriği nedir</p></div>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi Maddeleri Kapsamında Yapılan Temel Değişiklikler</h2>
<p>12. Yargı Paketi, sadece teorik düzenlemeler içermemekte, adliye pratiğini ve vatandaşların hak arama hürriyetini doğrudan etkileyen yapısal dönüşümlere zemin hazırlamaktadır. Bu kapsamda ceza yargılamasından mülkiyet hakkına kadar çok sayıda kritik müessese yeniden ele alınmıştır. Yapılan değişikliklerin sistem üzerindeki etkilerini aşağıdaki tablodan detaylıca inceleyebilirsiniz:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Kanun ve Madde</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Eski Durum</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Yeni Düzenleme</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Etkilenen Kitle ve Alan</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>CMK m. 231 (HAGB)</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Karara karşı yalnızca itiraz yolu açıktı (Aynı adliyede inceleniyordu).</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">İtiraz yolu kapatılarak <strong>istinaf kanun yolu</strong> getirildi. Ağır suçlarda HAGB yasaklandı.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Sanıklar, mağdurlar, ceza avukatları.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>HMK m. 107</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Belirsiz alacak davası açılabiliyordu.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Belirsiz alacak davası kaldırıldı</strong>; kısmi davada tüm alacak için zamanaşımı kesilecek.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">İşçiler, alacaklılar, tazminat davacıları.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>İİK m. 114</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Ortaklığın giderilmesi satışları doğrudan herkese açık yapılıyordu.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">İlk ihale yalnızca <strong>mirasçı ve paydaşlara</strong> açık olacak (%100 muhammen bedelle).</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Mirasçılar, taşınmaz ortakları.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>TCK m. 158/4</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">IBAN kiralayanlar doğrudan nitelikli dolandırıcılık asli faili gibi cezalandırılıyordu.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yalnızca hesap/kart erişimi sağlayanlara <strong>yarı oranında ceza indirimi</strong> ve etkin pişmanlık getirildi.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">IBAN mağdurları, hesap sahipleri.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tabloda yer alan bu köklü değişiklikler, mahkemelerin iş yükünü azaltmayı hedeflerken, bireylerin adil yargılanma ve mülkiyet haklarını koruma amacını taşımaktadır. Düzenlemelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte yargılama usullerinde yepyeni bir dönem başlayacaktır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Ceza Muhakemesi Hukukundaki Yeni Düzenlemeler</h2>
<p>12. Yargı Paketi&#8217;nin en çok tartışılan ve ceza adalet sistemini derinden etkileyecek olan bölümlerinden biri ceza muhakemesine ilişkin yapılan reformlardır. Kanun koyucu, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin hak ihlali kararlarını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını dikkate alarak savunma hakkını güçlendiren adımlar atmıştır. Bu doğrultuda şüpheli ve sanık haklarında koruyucu mekanizmalar devreye sokulmaktadır.</p>
<p>Yapılan en temel ceza usulü değişiklikleri şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Reformu:</strong> Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB); sanık hakkında hükmedilen cezanın, belirli şartların yerine getirilmesi kaydıyla denetim süresi sonuna kadar açıklanmaması ve bu sürenin sonunda davanın düşmesi sonucunu doğuran bir ceza muhakemesi kurumudur. <strong>CMK m. 231</strong> kapsamında yapılan değişiklikle, HAGB kararlarına karşı uygulanan yüzeysel itiraz denetimi kaldırılmış; yerine Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde <strong>istinaf kanun yolu</strong> ihdas edilmiştir. Ayrıca işkence, eziyet ve çocukların cinsel istismarı gibi ağır suçlarda HAGB kararı verilmesi tamamen yasaklanmıştır.</li>
<li><strong>Bilgisayar Aramaları ve Dijital Delil Güvencesi:</strong> <strong>CMK m. 134</strong> uyarınca, el konulan dijital cihazlardaki verilerin kopyalanması ve incelenmesi süreci sıkı kurallara bağlanmaktadır. El koyma kararının ardından <strong>24 saat içinde hakim onayı</strong> alınması zorunlu hale getirilmiştir. İnceleme neticesinde elde edilen verilerin bir örneği şüpheliye teslim edilecek ve el koyma tarihinden itibaren 15 yıl geçen veriler hukuki geçerliliğini yitirerek imha edilecektir.</li>
<li><strong>Kaçak Sanıkların Haklarının Korunması:</strong> Gıyabi yargılama süreçlerindeki hak ihlallerini önlemek adına, <strong>CMK m. 247</strong> kapsamında kaçak sanıkların gıyabında sorgu yapılmadan doğrudan mahkumiyet hükmü kurulması engellenmektedir. Yakalanan ya da kendiliğinden teslim olan sanığa, savunmasını serbestçe yapabilmesi için yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkı tanınmıştır.</li>
<li><strong>Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi:</strong> <strong>CMK m. 308</strong> uyarınca, Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Cumhuriyet Başsavcısı tarafından yapılacak itiraz süresi 1 aydan <strong>3 aya</strong> çıkarılmıştır. Sanık lehine yapılacak başvurularda ise herhangi bir süre sınırı aranmayacaktır.</li>
</ul>
<div data-nosnippet="">
<p><strong>Stratejik Hukuki Çıkarım (HAGB&#8217;de İstinaf Dönemi):</strong> 12. Yargı Paketi ile HAGB kararlarının istinaf incelemesine açılması, sanıklar ve müdafiler için tarihi bir dönüm noktasıdır. Mevcut sistemde dosyanın esasına girilmeden yapılan şekli itiraz denetimi, adil yargılanma hakkını zedeliyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte Bölge Adliye Mahkemesi dosyayı hem usul hem de esas yönünden detaylıca inceleyecek, hukuka aykırı mahkumiyet hükümlerinin HAGB perdesi arkasına gizlenmesinin önüne geçilecektir.</p>
</div>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Medeni Usul ve Yargılama Kurallarındaki Değişiklikler</h2>
<p>Hukuk davalarının uzaması, adalete olan güveni sarsan en büyük etkenlerden biridir. Kanun koyucu, medeni usul hukukunda yargılamayı hızlandıracak ve davanın taraflarını koruyacak birtakım radikal değişikliklere gitmiştir. Özellikle iş hukuku, ticaret hukuku ve borçlar hukuku alanındaki uyuşmazlıkları doğrudan etkileyecek olan bu düzenlemeler, mahkemelerdeki usul ekonomisi ilkesini güçlendirmeyi amaçlamaktadır.</p>
<p>Medeni yargılamada hayata geçirilen başlıca değişiklikler aşağıda maddeler halinde açıklanmıştır:</p>
<ul>
<li><strong>Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması:</strong> Belirsiz Alacak Davası; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin imkansız ya da davacıdan beklenemez olduğu durumlarda açılan dava türüdür. <strong>HMK m. 107</strong> kapsamında bu dava türü yürürlükten kaldırılmaktadır. Bunun yerine kısmi dava açan davacıya, davanın başında talep ettiği miktar kadar değil, <strong>alacağın tamamı için zamanaşımını kesme</strong> imkanı sunulmaktadır. Böylece hak sahipleri, dava sürerken zamanaşımı def&#8217;i ile karşılaşma riskinden korunacaktır.</li>
<li><strong>Duruşmalar Arasındaki Süre Sınırı:</strong> Yargılamanın sürüncemede kalmasını engellemek amacıyla <strong>HMK m. 147</strong> maddesine ekleme yapılmıştır. Buna göre duruşmalar arasındaki süre kural olarak <strong>üç ayı geçemeyecektir</strong>. Hakimin bu süreyi aşan bir güne duruşma bırakması durumunda, bu durumun somut ve hukuki gerekçesini duruşma zaptına yazılı olarak geçirmesi zorunlu kılınmıştır.</li>
<li><strong>Bilirkişi İncelemelerinin Sınırlandırılması:</strong> Uygulamada hakimin hukuki bilgisiyle çözebileceği konuların dahi bilirkişiye gönderilmesi yargılamaları aşırı derecede uzatıyordu. Yapılan değişiklikle, hukuki nitelendirme ve değerlendirme yapma yetkisi yalnızca hakime bırakılmış; bilirkişiye ancak çözümü uzmanlık, teknik veya özel bilgi gerektiren hallerde başvurulması zorunlu tutulmuştur.</li>
<li><strong>SEGBİS Duruşmalarında Kolaylık:</strong> Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) vasıtasıyla uzaktan katılım sağlanan hukuk mahkemesi duruşmalarında, tarafların fiziksel olarak imza atma zorunluluğu ortadan kaldırılmış; kimlik tespiti ve doğrulama işlemleri tamamen dijital altyapı üzerinden yürütülmeye başlanmıştır.</li>
</ul>
<p>Hukuk mahkemelerindeki bu usul değişiklikleri, derdest olan davalarda da uygulanacağından, dava sahiplerinin ve avukatların yargılama stratejilerini bu yeni kurallara göre revize etmeleri gerekecektir. Özellikle zamanaşımını kesen yeni mekanizmanın alacak davalarında nasıl uygulanacağı, hak kayıplarını engellemede kritik rol oynayacaktır.</p>
</section>
</section>
</article>
<article>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Miras Hukuku ve Taşınmaz Satışlarına İlişkin Esaslar</h2>
<p>Ortaklığın giderilmesi davaları, miras yoluyla intikal eden gayrimenkullerin paylaşımında mirasçılar arasında yaşanan en büyük uyuşmazlık kaynaklarından biridir. Yapılması planlanan yasal düzenlemeler kapsamında, mirasçıların mülkiyet haklarını korumak ve aile içi taşınmazların üçüncü kişilere değerinin altında satılmasını engellemek amacıyla köklü değişiklikler öngörülmektedir. Bu yeni yasal düzenlemeler, paydaşlar arasındaki adil dengeyi korumayı ve uzun süren mahkeme süreçlerinin yarattığı hak kayıplarını en aza indirmeyi hedeflemektedir.</p>
<p>Miras hukukunu ve taşınmaz satış usullerini doğrudan etkileyen yeni sisteme göre, miras kalan malların icra yoluyla satışında mirasçılara çok güçlü bir öncelik hakkı tanınmaktadır. Öngörülen düzenlemenin getirdiği temel yenilikler ve eski uygulama ile karşılaştırması şu şekildedir:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin-bottom: 20px;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Değişiklik Konusu</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Eski / Mevcut Uygulama</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Yeni Öngörülen Düzenleme</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Mirasçılara Sağlanan Fayda</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>İlk Satış İhalesi</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Satış açık olarak başlar ve doğrudan dışarıdan katılan üçüncü kişilere de açık tutulur.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Birinci ihale yalnızca paydaşlara ve yasal mirasçılara açık olarak gerçekleştirilir.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Aileye ait taşınmazların yabancı kişilerin eline geçmesi yasal olarak engellenir.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Öncelikli Satın Alma Bedeli</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Muhammen bedelin yüzde ellisi (%50) üzerinden açık artırma usulüyle ihale açılır.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Paydaşlar, mahkemece belirlenen muhammen değerin <strong>yüzde yüzünü (%100)</strong> ödeyerek doğrudan alabilir.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Taşınmazın değerinin altında satılması önlenir ve mirasçıların hakkı tam olarak korunur.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>İkinci İhale Süreci</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">İlk ihalede alıcı çıkmaması durumunda doğrudan benzer şartlarda genel artırma yinelenir.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">İlk aşamada mirasçılardan alıcı çıkmadığı takdirde, ikinci ihalede genel açık artırma usulüne geçilir.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Mirasçılara kendi aralarında anlaşabilmeleri için makul bir öncelik süresi tanınmış olur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<ul>
<li><strong>Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şüyu) Güvencesi:</strong> Aile üyeleri arasındaki uyuşmazlıklardan faydalanmak isteyen üçüncü kişilerin, gayrimenkulleri piyasa değerinin çok altında fiyatlarla icradan satın almasının önüne geçilmektedir.</li>
<li><strong>Muhammen Bedel Üzerinden Doğrudan Alım:</strong> Mirasçılardan herhangi biri, taşınmazın tam kıymet takdir değerini (muhammen bedel) nakit olarak ödemeyi taahhüt ettiği takdirde, genel ihaleye çıkılmasına gerek kalmaksızın mülkiyeti kendi üzerine devralabilecektir.</li>
<li><strong>Sürecin İcra ve İflas Kanunu (İİK m. 114) Boyutu:</strong> İcra müdürlükleri tarafından yürütülen satış işlemlerinde bu öncelik hakkının gözetilmesi yasal bir zorunluluk haline getirilmektedir.</li>
</ul>
<p>Miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi davası süreci devam eden pay sahipleri, satış aşaması yaklaştığında öncelikli satın alma haklarını kullanabilmek adına gerekli finansal hazırlıkları yapmalı ve kıymet takdir raporlarına karşı yasal süreleri kaçırmadan hareket etmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">İdari Yargılama ve İcra İflas Kanunundaki Güncellemeler</h2>
<p>Devlet daireleri ve kamu kurumları aleyhine açılan davaların icra süreçleri ile idari mahkemelerin işleyişini hızlandırmak amacıyla yürürlükteki mevzuatta köklü reformlar tasarlanmıştır. Bu kapsamda, hem vatandaşların devlete karşı açtığı davalardaki bürokratik engeller azaltılmakta hem de idari yargı mercilerinin iş yükü yeniden dengelenmektedir. Yapılan değişiklikler, idari makamların mahkeme kararlarını yerine getirme sürecindeki keyfi gecikmeleri önlemeyi amaçlamaktadır.</p>
<p>İdari yargı ve icra mevzuatındaki yeni kurallar, hak arama hürriyetini doğrudan etkileyen ve yargısal süreçleri kısaltan şu somut maddelerden oluşmaktadır:</p>
<ul>
<li><strong>İdareye Karşı İlamlı İcra Öncesi Yazılı Başvuru Zorunluluğu (İİK m. 34/a):</strong> İdari kurumlar aleyhine mahkemeden hak veya tazminat kararı alan kişilerin, doğrudan icra takibi başlatması yasaklanmaktadır. Alacaklı tarafların, ilamlı icra yoluna başvurmadan önce ilgili idari kuruma <strong>30 günlük yazılı başvuru</strong> yapması zorunlu tutulmaktadır. Kamu kurumu bu süre zarfında ödeme yaparsa icra masrafları ve vekalet ücreti doğmamaktadır. Özellikle <a href="https://tkavukatlik.com/tam-yargi-davasi-nedir/" data-wpel-link="internal">idari yargıda tam yargı davası</a> neticesinde kazanılan alacakların tahsilinde bu kurala riayet edilmesi şarttır.</li>
<li><strong>Bölge İdare Mahkemesi (BİM) Keşif ve Bilirkişi Yetkisi (İYUK m. 45):</strong> İstinaf aşamasında eksik delil toplanması veya bilirkişi raporu alınmaması gibi gerekçelerle dosyaların ilk derece mahkemesine geri gönderilmesi usulüne son verilmektedir. Bölge İdare Mahkemesi, eksik kalan keşif ve bilirkişi incelemelerini artık bizzat kendisi tamamlayarak uyuşmazlığı esastan karara bağlayabilecektir.</li>
<li><strong>İdare Mahkemesi Tek Hâkim Sınırının Güncellenmesi (2576 sayılı Kanun m. 7):</strong> Tek hâkim tarafından karara bağlanabilecek idari davaların parasal eşiği <strong>486.000 TL</strong> sınırına yükseltilmektedir. Bu tutarın altında kalan uyuşmazlıklar heyet halinde değil, tek hakim tarafından hızlıca çözüme kavuşturulacaktır.</li>
<li><strong>Kaldırma Kararı Üzerine Danıştay Temyiz Süresi (İYUK m. 46):</strong> Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kaldırma kararlarına karşı Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurma süresi <strong>30 gün</strong> olarak kesinleştirilmiştir.</li>
</ul>
<p>İdari mercilerden mahkeme kararına bağlı olarak tazminat veya hak alacağı bulunan vatandaşlar ile şirket sahipleri, gereksiz icra masrafları ile karşılaşmamak ve usulden davanın reddedilmesini önlemek adına öncelikle idareye yazılı başvuru şartını eksiksiz yerine getirmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Dijital Arama ve İncelemelerde Getirilen Yeni Haklar</h2>
<p>Teknolojinin gelişmesiyle birlikte ceza yargılamalarında dijital veriler, bilgisayarlar ve akıllı telefonlar en önemli ispat araçları haline gelmiştir. Ancak bu cihazların içerdiği kişisel verilerin sınırsız şekilde incelenmesi, anayasal düzeyde korunan özel hayatın gizliliği hakkını ihlal etme riski barındırmaktadır. Bu riskleri azaltmak amacıyla, ceza muhakemesinde dijital delillerin elde edilmesi, saklanması ve silinmesi süreçlerine yönelik çok sıkı yasal denetimler getirilmiştir.</p>
<div data-nosnippet="">
<p>Yürürlüğe giren yeni usul kurallarına göre, şüpheli veya sanıklardan elde edilen dijital verilerin adli emanette veya emniyet birimlerinde belirsiz sürelerle tutulması engellenmektedir. El koyma kararının üzerinden <strong>15 yıl</strong> geçmesiyle birlikte, davada hüküm kurulmuş olup olmadığına bakılmaksızın tüm kopyalanan dijital verilerin tamamen ve geri döndürülemez şekilde sistemlerden silinmesi (imha edilmesi) yasal bir zorunluluk haline getirilmektedir.</p>
</div>
<p>Dijital aramalar ve kişisel verilerin korunması kapsamında mevzuata eklenen temel haklar ve güvenceler şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><strong>DNA ve Genetik Verilerin İmha Edilmesi (CMK m. 80):</strong> Ceza soruşturması kapsamında şüphelilerden alınan DNA, biyometrik veri veya genetik örnekler, yargılama neticesinde <strong>beraat</strong> veya <strong>kovuşturmaya yer olmadığı (takipsizlik)</strong> kararı verilmesi durumunda derhal imha edilecektir. İlgili kişilere bu verilerin silindiğine dair resmi bilgilendirme yapılması zorunludur.</li>
<li><strong>Dijital Verilerin Kopyasının Teslim Edilmesi:</strong> Kolluk kuvvetleri veya adli bilişim uzmanları tarafından el konulan bilgisayar ve cep telefonlarındaki verilerin imajı (kopyası) alındıktan sonra, bu verilerin eksiksiz bir sureti gecikmeksizin şüpheliye veya şüphelinin müdafiine teslim edilmek zorundadır.</li>
<li><strong>Özel Hayata İlişkin Verilerin Ayıklanması:</strong> Soruşturma konusu suçla doğrudan ilgisi bulunmayan kişisel fotoğraflar, özel mesajlaşmalar ve ailevi veriler dava dosyasına dahil edilmeyecek, delil niteliği taşımayan bu unsurlar adli kayıtlardan temizlenecektir.</li>
</ul>
<p>Soruşturma kapsamında bilgisayar, harici disk veya cep telefonu gibi dijital materyallerine el konulan kişilerin, arama ve el koyma tutanaklarını dikkatle incelemesi, verilerin kopyasının kendilerine teslim edilmesini talep etmesi ve davanın beraatle sonuçlanması halinde genetik verilerin silinmesi için adli makamlara yazılı başvuru yapması gerekmektedir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Bilgisayar ve Cep Telefonu İncelemelerinde Hangi Yeni Güvenceler Getiriliyor?</h2>
<p>Soruşturma aşamasında cep telefonlarının ve bilgisayarların incelenmesi, şüphelilerin neredeyse tüm hayat hikayesinin kolluk güçlerinin erişimine açılması anlamına gelmektedir. Bu durumun yaratabileceği hak ihlallerini sınırlandırmak adına, ceza muhakemesi kanununda hakim onayı ve süre kısıtlamaları gibi aşılması güç yasal engeller oluşturulmuştur. Yeni düzenlemeler, adli makamların dijital cihazlar üzerindeki inceleme yetkisini keyfi olmaktan çıkarıp sıkı bir denetim mekanizmasına bağlamaktadır.</p>
<p>Bilgisayar ve cep telefonu incelemelerinde savunma makamına tanınan en kritik yasal güvenceler aşağıda maddeler halinde açıklanmaktadır:</p>
<ul>
<li><strong>24 Saat İçinde Hâkim Onayı Şartı (CMK m. 134):</strong> Cumhuriyet savcısının talimatıyla gerçekleştirilen bilgisayar ve cep telefonu aramalarında, el koyma işleminin fiilen gerçekleştirildiği andan itibaren en geç <strong>24 saat</strong> içinde yetkili sulh ceza hâkiminin onayının alınması zorunlu kılınmıştır. Bu süre zarfında hakim onayı alınmayan incelemeler kendiliğinden hükümsüz kalır.</li>
<li><strong>Süre Sınırı ve Hızlı İnceleme Esası:</strong> Dijital cihazların adli emanette aylarca, hatta yıllarca bekletilerek sahiplerinin mağdur edilmesi engellenmektedir. İnceleme işlemlerinin makul sürede tamamlanması ve suç unsuru barındırmayan cihazların sahiplerine derhal iade edilmesi esası getirilmiştir.</li>
<li><strong>Hukuka Aykırı Delil Yasakları:</strong> Hâkim onayı olmaksızın, yasal süreler aşılarak veya şifre kırma yazılımlarıyla usulsüz şekilde elde edilen dijital veriler, mahkeme aşamasında <strong>hukuka aykırı delil</strong> olarak kabul edilecektir. Bu veriler anayasal koruma kapsamında hükme esas alınamayacak ve yargılamada kullanılamayacaktır.</li>
</ul>
<p>Kolluk birimleri tarafından cep telefonu veya bilgisayarı rızası dışında incelenmek üzere alınan kişilerin, el koyma işleminin üzerinden 24 saat geçmesine rağmen usulüne uygun bir hâkim kararı olup olmadığını avukatları vasıtasıyla sorgulaması ve usulsüz işlemlere karşı derhal itiraz hakkını kullanması tavsiye edilmektedir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">IBAN Kiralama ve IBAN Mağdurlarına Yönelik Cezai Düzenlemeler</h2>
<p>Son yıllarda internet bankacılığının ve mobil transferlerin artmasıyla birlikte, organize suç örgütleri kendi kimliklerini gizlemek amacıyla üçüncü kişilerin banka hesaplarını (IBAN) kiralama yoluna gitmektedir. Genellikle öğrenciler, ev hanımları veya ek gelir elde etmek isteyen kişiler, banka hesaplarını belirli bir ücret karşılığında başkalarına kullandırarak bilmeden ağır suçların ortağı haline gelmektedir. Yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemeler, bu durumdaki kişilerin cezalandırılmasında adaletli bir ayrım yapılmasını ve mağduriyetlerin giderilmesini hedeflemektedir.</p>
<p>Banka hesaplarını başkalarına kullandıran kişilerin cezai sorumluluklarını hafifletmek ve suça katılım derecelerine göre hakkaniyetli bir yargılama yapılmasını sağlamak amacıyla, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5237.pdf" target="_blank" rel="noopener nofollow external noreferrer" data-wpel-link="external">Türk Ceza Kanunu</a> bünyesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık (<strong>TCK m. 158</strong>) maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir. Getirilen cezai düzenlemelerin detayları şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Asli Fail Olmayan IBAN Sahiplerine Yarı Oranında Ceza İndirimi:</strong> Banka hesabı, kredi kartı şifresi veya kripto para cüzdanı erişim bilgilerini başkalarına veren, ancak dolandırıcılık eyleminin planlanmasında veya icrasında aktif rol oynamayan kişilerin cezası <strong>yarı oranında (1/2)</strong> indirilecektir.</li>
<li><strong>Zarar Giderme Durumunda Etkin Pişmanlık İndirimleri:</strong> Dolandırılan mağdurun uğradığı maddi zararın banka hesabı sahibi veya suça iştirak eden kişi tarafından tamamen giderilmesi halinde kademeli olarak ek indirimler uygulanacaktır:
<ul>
<li>Zarar henüz soruşturma (savcılık) aşamasında giderilirse, verilecek cezada <strong>üçte iki (2/3)</strong> oranında ek indirim uygulanır.</li>
<li>Zarar kovuşturma (mahkeme) aşamasında, hüküm verilmeden önce giderilirse cezada <strong>yarı oranında (1/2)</strong> indirim tatbik edilir.</li>
</ul>
</li>
<li><strong>Kesinleşmiş Cezası Olan Mahkûmlara Yönelik Geçmişe Etkili Uygulama:</strong> Bu yasal değişiklik lehe kanun niteliği taşıdığından, kanunun yürürlüğe girmesinden önce hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ve cezası kesinleşmiş olan kişiler de bu indirimlerden faydalanabilecektir. Ancak, mağdurun zararı tamamen nakden ödeninceye kadar infazın durdurulmasına karar verilemeyecektir.</li>
<li><strong>Kapsam Dışı Bırakılan Suç Tipleri:</strong> Bu özel indirim hükümleri yalnızca dolandırıcılık suçlarına iştirak eden IBAN sahipleri için geçerlidir. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (<strong>TCK m. 245</strong>) ve nitelikli hırsızlık (<strong>TCK m. 142</strong>) suçları bu ceza indirimi düzenlemesinin tamamen dışındadır.</li>
</ul>
<p>Banka hesap bilgilerini veya IBAN numarasını başkalarına kiraladığı için hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla ceza davası açılan kişilerin, davanın her aşamasında mağdurun zararını gidermek üzere adımlar atması ve lehe olan ceza indirimi hükümlerinden tam olarak yararlanabilmek için uzman bir ağır ceza avukatından profesyonel hukuki destek alması hayati önem taşımaktadır.</p>
</section>
</article>
<article>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">IBAN’ını Başkasına Kullandıranlar İçin Yeni Ceza Yaptırımı Nedir?</h2>
<p>Banka hesabı, kredi kartı veya kripto varlık cüzdan bilgilerini üçüncü şahıslara kullandıran kişilerin cezai sorumluluğu, güncel mevzuat çalışmaları kapsamında yeniden yapılandırılmaktadır. Son yıllarda özellikle internet ve dijital kanallar üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık faaliyetlerinde artış yaşanması, kanun koyucuyu bu konuda daha caydırıcı adımlar atmaya sevk etmiştir. Bu kapsamda, kendi adına kayıtlı banka hesaplarını veya IBAN numaralarını maddi kazanç karşılığında ya da iyi niyetle başkalarına kullandıran kişilerin hukuki durumu, yeni yaptırımlarla doğrudan ilişkilendirilmektedir.</p>
<p>Banka hesabı veya IBAN’ını başkasına kullandırma eylemi, doğrudan <strong>nitelikli dolandırıcılık</strong> suçuna iştirak kapsamında değerlendirilmektedir. Türk Ceza Kanunu kapsamında yapılması planlanan reformlar uyarınca, bu kişilerin cezai sorumluluklarında kademeli bir indirim ve etkin pişmanlık mekanizması öngörülmektedir. Yeni düzenleme önerisi kapsamında hayata geçirilmesi beklenen yaptırım ve indirim esasları şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><strong>Suça İştirak Sınırı ve Ceza İndirimi:</strong> Nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak eden ancak eylemi yalnızca banka hesabı, kredi kartı ya da kripto varlık hesabına erişim bilgisi vermekle sınırlı kalan sanıklara verilecek temel cezada yarı oranında indirim uygulanması planlanmaktadır.</li>
<li><strong>Soruşturma Aşamasında Zarar Giderme:</strong> IBAN’ını başkasına kullandıran şüpheli, mağdurun uğradığı maddi zararı henüz soruşturma (savcılık) aşamasında tamamen giderirse, verilecek cezada <strong>üçte iki (2/3)</strong> oranında ek bir indirim daha uygulanacaktır.</li>
<li><strong>Kovuşturma Aşamasında Zarar Giderme:</strong> Mağdurun maddi zararının mahkeme (kovuşturma) aşamasında tamamen karşılanması durumunda ise sanık hakkında <strong>yarı oranında</strong> ek ceza indirimi yapılması söz konusu olacaktır.</li>
<li><strong>Zarar Giderme Süresi:</strong> Mahkemenin sanığa yapacağı ihtardan itibaren en geç <strong>6 ay</strong> içerisinde mağdurun zararının tamamen giderilmiş olması şartı aranacaktır.</li>
</ul>
<p>Aşağıdaki tabloda, IBAN bilgilerini başkasına kullandıran kişilerin mevcut yasal durum ile yürürlüğe girmesi beklenen yeni düzenleme arasındaki hukuki konumları karşılaştırmalı olarak gösterilmektedir:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin: 20px 0;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left; font-weight: bold;">Kriter / Durum</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left; font-weight: bold;">Mevcut Uygulama (Eski Rejim)</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left; font-weight: bold;">Yeni Düzenleme Kapsamı</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; font-weight: bold;">Suçun Niteliği</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Doğrudan TCK m. 158 uyarınca nitelikli dolandırıcılığa yardım etme veya fail olarak cezalandırılma riski.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Eylemi yalnızca hesap/erişim bilgisi vermekle sınırlı olanlar için özel iştirak hükmü.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; font-weight: bold;">Temel Ceza İndirimi</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Genel iştirak hükümlerine göre sınırlı indirim imkânı ya da hiç indirim uygulanmaması.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yalnızca hesap erişim bilgisi sunan faillere doğrudan <strong>yarı oranında ceza indirimi</strong>.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; font-weight: bold;">Etkin Pişmanlık (Soruşturma)</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">TCK m. 168 kapsamında genel etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaktaydı.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Zararın savcılık aşamasında giderilmesi halinde <strong>2/3 oranında ceza indirimi</strong>.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; font-weight: bold;">Etkin Pişmanlık (Kovuşturma)</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Zararın mahkeme aşamasında giderilmesi durumunda sınırlı indirim hakları bulunmaktaydı.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Mahkeme aşamasında zararın giderilmesi halinde cezada <strong>yarı oranında indirim</strong>.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu durumda ne yapılmalı sorusuna cevap vermek gerekirse; adınıza kayıtlı banka hesaplarında rızanız dışında veya üçüncü kişilerin yönlendirmesiyle şüpheli para hareketleri tespit ettiğinizde, vakit kaybetmeksizin ilgili bankaya başvurarak hesabı bloke ettirmeli ve yasal durumun tespiti için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunarak profesyonel bir ceza avukatından hukuki yardım almalısınız.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Halihazırda IBAN Davası Olanlar Bu Düzenlemeden Nasıl Yararlanacak?</h2>
<p>Yürürlükteki mevzuat çalışmaları tamamlanmadan önce banka hesaplarını başkalarına kullandırdığı iddiasıyla hakkında soruşturma yürütülen veya kamu davası açılmış olan binlerce kişinin dosyası derdest durumdadır. Kanunların geçmişe yürümesi ve sanık lehine olan düzenlemelerin geriye dönük uygulanması ilkesi gereğince, mevcut davaları devam eden kişilerin bu yeni yasal reformdan nasıl yararlanacağı büyük önem arz etmektedir.</p>
<p>Yeni düzenleme kapsamında, derdest dosyası olan veya hakkında daha önce mahkûmiyet hükmü kurulmuş kişilerin hak kaybı yaşamaması adına özel usul mekanizmaları getirilmektedir. Halihazırda davası devam eden veya karara bağlanmış kişilerin yararlanma usulü şu adımlarla gerçekleşecektir:</p>
<ul>
<li><strong>Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Aşamasındaki Dosyalar:</strong> İstinaf veya temyiz incelemesinde olan dosyalar, yeni yasanın yürürlüğe girmesinin ardından ilgili üst mahkeme tarafından bozularak dosyayı karara bağlayan ilk derece mahkemesine geri gönderilecektir.</li>
<li><strong>İlk Derece Mahkemesinin İhtar Yükümlülüğü:</strong> Dosyayı devralan ilk derece mahkemesi, sanığa veya hükümlüye resmi bir ihtar tebliğ ederek mağdurun zararını gidermesi için süre tanıyacaktır.</li>
<li><strong>Zarar Giderme Süresi:</strong> Sanığa, mahkemenin resmi ihtarından itibaren maddi zararı tamamen kapatabilmesi için <strong>6 ay kesin süre</strong> verilecektir. Bu süre içerisinde mağdurun zararı giderilirse, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ceza indirimi uygulanacaktır.</li>
<li><strong>İnfazın Durdurulması Kuralı:</strong> Haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan hükümlüler için en kritik sınır, zarar tamamen giderilinceye kadar infazın durdurulmasına karar verilemeyeceğidir. Dolayısıyla cezaevinde olan veya cezası infaz aşamasında bulunan kişilerin indirimden yararlanabilmesi için öncelikle mağdur zararını tamamen karşılaması şarttır.</li>
</ul>
<div data-nosnippet="">
<p><strong>Stratejik Vaka Analizi ve Altın Kural:</strong> IBAN davalarında en çok düşülen hata, dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren asıl faillerin bulunmasını beklemektir. Yargıtay&#8217;ın istikrar kazanmış kararlarında, hesabı doğrudan kontrol etmeseler dahi IBAN sahiplerinin suça en azından yardım eden sıfatıyla katıldıkları kabul edilmektedir. Bu nedenle, davası devam eden sanıkların asıl faillerin yakalanmasını beklemek yerine, yeni düzenlemenin sunduğu 6 aylık süre içerisinde mağdur zararını gidererek cezayı sıfıra yakın bir seviyeye indirmeleri en makul stratejidir.</p>
</div>
<p>Bu durumda ne yapılmalı sorusuna cevap vermek gerekirse; derdest nitelikli dolandırıcılık davasında hesabı kullanılan sanıkların, dosyalarındaki mağdur sayısını ve net zarar miktarını mahkeme dosyasından tespit ettirerek, yasa yürürlüğe girer girmez zarar giderme iradelerini mahkemeye yazılı olarak beyan etmeleri gerekmektedir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararlarında Yeni Dönem</h2>
<p>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın belirli bir denetim süresi boyunca askıda bırakılması ve bu sürede kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde davanın düşmesini sağlayan en önemli usul kurumlarından biridir. Anayasa Mahkemesi&#8217;nin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde verdiği iptal kararlarının ardından, HAGB müessesesi yasama organı tarafından köklü bir reforma tabi tutulmaktadır.</p>
<p>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) müessesesinin temel yapısı korunmakla birlikte, kararlara karşı başvuru mekanizmaları ve denetim sınırları tamamen değiştirilmektedir. Yeni yasal dönemde HAGB kararlarına ilişkin uygulanacak temel kurallar ve yapısal değişiklikler şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>İtiraz Yolunun Kaldırılması:</strong> Mevcut sistemde HAGB kararlarına karşı yalnızca aynı adliyedeki bir üst ceza mahkemesine yapılan basit bir itiraz yolu bulunmaktaydı ve bu denetim çoğunlukla usuli eksikliklerle sınırlı kalmaktaydı. Yeni dönemde bu dar kapsamlı itiraz yolu tamamen yürürlükten kaldırılmaktadır.</li>
<li><strong>İstinaf Kanun Yolunun Açılması:</strong> Yeni düzenleme kapsamında HAGB kararlarına karşı doğrudan Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde <strong>istinaf kanun yoluna</strong> başvuru hakkı getirilmektedir. Böylece kararlar hem maddi olay hem de hukuki yönüyle üst mahkeme tarafından denetlenecektir.</li>
<li><strong>Temyiz (Yargıtay) Yolunun Getirilmesi:</strong> Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf incelemesi sonucunda vereceği belirli kararlara karşı, ceza miktarı ve suç türü sınırlarına göre <strong>Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna</strong> gitme imkânı da tanınmaktadır.</li>
<li><strong>HAGB Uygulanamayacak Ağır Suçlar:</strong> Toplumsal vicdanı derinden yaralayan işkence, eziyet, çocukların cinsel istismarı ve nitelikli cinsel saldırı gibi ağır suç tiplerinde, sanık hakkında şartlar oluşsa dahi HAGB kararı verilmesi kanunen tamamen yasaklanmaktadır.</li>
</ul>
<p>Bu durumda ne yapılmalı sorusuna cevap vermek gerekirse; ceza mahkemesinde yargılanmakta olan sanıkların, duruşma esnasında HAGB kararı verilmesini kabul edip etmediklerine dair beyanda bulunurken, artık bu kararın üst mahkemede detaylı bir istinaf incelemesine tabi tutulabileceğini bilerek savunma stratejilerini buna göre kurgulamaları gerekmektedir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">HAGB Kararının İstinaf ve Temyize Götürülmesi Süreci Geriye Dönük Uygulanır mı?</h2>
<p>Ceza muhakemesinde usul kuralları, maddi ceza hukukundaki lehe kanun ilkesinden farklı olarak kural olarak derhal uygulanma özelliğine sahiptir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararlarına karşı getirilen yeni istinaf ve temyiz denetimi hakkının geçmişte verilmiş kararlar bakımından geriye dönük uygulanıp uygulanmayacağı, hukuki istikrarın korunması yönünden kritik bir tartışma konusudur.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın yerleşik kararlarında kabul edilen usul hukuku ilkeleri çerçevesinde, HAGB kararlarının kanun yolu denetimine ilişkin değişikliklerin geriye dönük uygulanma sınırları şu şekilde belirlenmektedir:</p>
<ul>
<li><strong>Derhal Uygulanma İlkesi:</strong> Yeni getirilen istinaf kanun yolu denetimi, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra mahkemelerce tesis edilecek tüm HAGB kararları hakkında doğrudan uygulanacaktır.</li>
<li><strong>Yürürlük Tarihinden Önce Verilen Kararlar:</strong> Yasa yürürlüğe girmeden önce mahkemece verilmiş ve eski usule göre itiraz süreci tamamlanarak kesinleşmiş olan HAGB kararları geriye dönük olarak istinaf incelemesine götürülemez. Hak arama özgürlüğü kesinleşmiş kararları kapsayacak şekilde geriye yürütülmemektedir.</li>
<li><strong>Karar Tarihi Sınırı:</strong> Kanun yoluna başvuru imkânı, mahkemenin karar verme anındaki usul hükümlerine göre belirlenir. Yargılaması devam eden ancak yasanın yürürlük tarihinden sonra karara bağlanacak dosyalarda doğrudan yeni istinaf rejimi geçerli olacaktır.</li>
</ul>
<div data-nosnippet="">
<p><strong>Kritik Hukuki Çıkarım:</strong> HAGB kararına karşı yeni getirilen istinaf hakkı, sanığın davasının esastan incelenmesini sağlar. Ancak yasa yürürlüğe girmeden hemen önce usulüne uygun olarak itiraz edilmiş ve reddedilerek kesinleşmiş bir HAGB kararı için anayasa mahkemesine bireysel başvuru yapılmamışsa, yeni yasadan yararlanarak dosyayı yeniden istinafa taşımak mümkün olmayacaktır. Bu durum, kararın verildiği ve kesinleştiği kesin tarihlerin tespiti ile doğrudan ilişkilidir.</p>
</div>
<p>Bu durumda ne yapılmalı sorusuna cevap vermek gerekirse; duruşmaları devam eden ve HAGB kararı verilme ihtimali yüksek olan sanıkların, davanın karar duruşmasının yapılacağı tarihte hangi usul hükümlerinin yürürlükte olduğunu avukatları vasıtasıyla kontrol etmeleri ve istinaf başvuru sürelerini kaçırmamak adına tebliğ süreçlerini yakından izlemeleri önerilir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Mevcut Bir HAGB Kararı Olanlar Bu Değişiklikten Nasıl Etkilenir?</h2>
<p>Hali hazırda haklarında mahkemelerce Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmiş ve 5 yıllık denetim süresi (suça sürüklenen çocuklar için 3 yıl) devam eden binlerce vatandaş bulunmaktadır. Bu kişilerin yeni yürürlüğe giren kanun yolları ve içeriksel kısıtlamalar karşısında mevcut durumlarının ne olacağı, denetim sürelerinin ihlali halinde nasıl bir süreç işletileceği hukuki güvenlik ilkesiyle yakından ilgilidir.</p>
<p>Mevcut bir HAGB kararı bulunan ve denetim süresi içerisinde olan kişilerin hukuki statüleri, yeni düzenlemeler ışığında şu esaslar çerçevesinde etkilenecektir:</p>
<ul>
<li><strong>Mevcut Denetim Süresinin Geçerliliği:</strong> Daha önce kesinleşmiş olan HAGB kararları ve bu kararlarla belirlenen 5 yıllık denetim süreleri aynen geçerliliğini korumaktadır. Yeni yasal düzenleme, devam eden denetim sürelerini kendiliğinden sonlandırmaz veya kısaltmaz.</li>
<li><strong>Denetim Süresi İçinde Suç İşlenmesi Durumu:</strong> Denetim süresi devam eden kişi, bu süreçte kasıtlı yeni bir suç işlerse veya yükümlülüklerine aykırı davranırsa, ilk mahkeme hükmü açıklamak üzere dosyayı yeniden ele alacaktır. Hükmün açıklandığı bu yeni aşamada verilecek karara karşı doğrudan <strong>yeni usul hükümleri (istinaf ve temyiz yolları)</strong> geçerli olacaktır.</li>
<li><strong>Kazanılmış Hakların Korunması:</strong> Geçmişte işlenen suçun türü ne olursa olsun, eski kanun döneminde verilmiş ve kesinleşmiş HAGB kararları, yeni dönemde getirilen suç yasaklarından (işkence, eziyet vb.) etkilenmeyecektir. Sanık aleyhine geriye yürüme yasağı bu hakkı korumaktadır.</li>
</ul>
<p>Bu durumda ne yapılmalı sorusuna cevap vermek gerekirse; hakkında verilmiş aktif bir HAGB kararı bulunan kişilerin, 5 yıllık denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlememek adına azami özen göstermeleri, olası bir adli soruşturma ile karşılaşmaları halinde ise eski HAGB kararının açıklanmasını önlemek amacıyla savunmalarını profesyonelce yürütmeleri gerekmektedir.</p>
</section>
</article>
<article>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Faiz ve Tazminat Hesaplamalarındaki Yeni Kurallar</h2>
<p>Yürürlükteki finansal iklimde, sabit oranlı yasal faiz uygulamalarının yüksek enflasyon karşısında yetersiz kalması, alacaklıların mülkiyet haklarını doğrudan zedelemekteydi. Yasal düzenleme organları, bu adaletsizliği gidermek amacıyla faiz ve tazminat hesaplama yöntemlerinde köklü reformlara imza atmıştır. Hak kayıplarının önüne geçilmesi ve yargı kararlarının ekonomik gerçeklikle uyumlu hale getirilmesi bu yeni kuralların temel çıkış noktasını oluşturmaktadır.</p>
<p>Güncel mevzuat çalışmaları kapsamında, borç ilişkilerinde ve tazminat davalarında uygulanacak faiz yapısı tamamen piyasa koşullarına endekslenmiştir. Yapılan bu yapısal reformun getirdiği en önemli değişiklikler şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Yasal Faizin Piyasaya Endekslenmesi:</strong> Yıllarca sabit bir oran üzerinden işletilen yasal faiz, artık <strong>Merkez Bankası reeskont faiz oranının %80&#8217;ine</strong> bağlanmıştır. Böylelikle piyasadaki ekonomik dalgalanmalar faiz oranlarına dinamik şekilde yansıtılacaktır.</li>
<li><strong>Destekten Yoksunluk Tazminatında Güvence:</strong> İş kazaları veya trafik kazalarından kaynaklanan destekten yoksunluk tazminatlarında, <strong>TBK m. 55</strong> kapsamında yeni bir güvence getirilmiştir. Hâkim, tazminat hesaplaması yaparken dönemsel faiz artışlarını ve hakkaniyet esaslarını bizzat gözetmekle yükümlüdür.</li>
<li><strong>Borçlunun Temerrüdü ve Güncelleme:</strong> Sabit faiz dönemindeki gecikmelerden kaynaklanan değer kayıpları, piyasa endeksli faiz yapısı sayesinde minimuma indirgenerek borçlunun borcunu geciktirme motivasyonu kırılmaktadır.</li>
</ul>
<p>Bu yeni dönemde alacaklı ve borçlu ilişkilerini düzenlerken sözleşmelerdeki faiz maddelerinin yeni yasal sınırlara göre revize edilmesi gerekmektedir. Özellikle yüksek meblağlı ticari uyuşmazlıklarda ve uzun süren tazminat davalarında bu oranların doğru hesaplanması hak sahipleri için hayati önem taşımaktadır.</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin-top: 20px; margin-bottom: 20px;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Parametre</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Eski Sistem</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Yeni Düzenleme Sistemi</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Doğrudan Etkisi</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; font-weight: bold;">Yasal Faiz Belirleme</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yıllık sabit ve piyasa gerçeklerinden uzak oranlar uygulanmaktaydı.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Merkez Bankası reeskont faizinin %80&#8217;i</strong> esas alınmaktadır.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Alacakların yüksek enflasyon karşısında erimesi engellenmektedir.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; font-weight: bold;">Destekten Yoksunluk Tazminatı</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Hesaplamada faiz kayıpları ve dönemsel adaletsizlikler yaygındı.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>TBK m. 55</strong> çerçevesinde dönemsel faiz güvencesi getirilmiştir.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">İş ve trafik kazası mağdurlarının tazminat hakları korunmaktadır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">İdari Yargıda Geç Ödenen Tazminatlar İçin Uygulanacak Yeni Faiz Oranı Nasıl Hesaplanacak?</h2>
<p>İdari makamların hizmet kusuru ya da idari işlemlerden kaynaklanan zararları tazmin etme yükümlülüğü yargı kararlarıyla kesinleştiğinde, bu ödemelerin gecikmesi vatandaşların ciddi hak kayıplarına yol açmaktaydı. İdari yargıda geç ödenen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybetmesini önlemek amacıyla, faiz hesaplamasında dinamik bir sisteme geçilmiştir. Bu durum, idarenin mali sorumluluğunu yerine getirirken daha şeffaf ve adil olmasını zorunlu kılmaktadır.</p>
<p>Yeni hesaplama metodolojisinde, idari yargı kararlarının tebliğ veya infaz aşamasındaki gecikmelerine uygulanacak faiz oranları belirli değişkenlere endekslenmiştir. Bu kapsamda hesaplama süreci şu adımlarla gerçekleştirilmektedir:</p>
<ul>
<li><strong>Referans Faiz Oranının Tespiti:</strong> Hesaplamada temel alınacak değer, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan edilen güncel reeskont faiz oranıdır.</li>
<li><strong>Oransal İndirgeme Formülü:</strong> İlgili dönemdeki reeskont faiz oranının <strong>yüzde seksenlik (%80)</strong> dilimi hesaplanarak uygulanacak yıllık faiz oranı belirlenmektedir.</li>
<li><strong>Dönemsel Güncelleme:</strong> Gecikme süresi birden fazla dönemi kapsıyorsa, faiz oranı sabit kalmayıp her dönemin kendi reeskont faiz oranı üzerinden ayrı ayrı hesaplanarak kümülatif olarak işletilmektedir.</li>
</ul>
<div data-nosnippet="">
<p><strong>Stratejik Altın Kural:</strong> İdari yargıda tazminat hesaplanırken faiz başlangıç tarihi olarak idari başvuru tarihi, dava tarihi veya ıslah tarihi arasındaki ayrım titizlikle analiz edilmelidir. Uygulamada, idareye yapılan ilk yazılı başvuru tarihinden itibaren faizin işletilmesi, hak kaybını en aza indiren en kritik hukuki hamledir. Yeni piyasa endeksli faiz oranı doğrudan bu başlangıç tarihinden itibaren kümülatif olarak uygulanacaktır.</p>
</div>
<p>Bu durumda yapılması gereken, idari yargı kararı sonrasında idareye sunulacak talep dilekçesinde, hesaplanacak faiz oranının yeni mevzuat uyarınca reeskont faizinin %80&#8217;inden az olamayacağını açıkça belirtmek ve hesaplama tablolarını bu doğrultuda denetlemektir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">İdare Aleyhine Alınan Mahkeme Kararlarından Sonra Nasıl Bir Yol İzlenmeli?</h2>
<p>İdare mahkemelerinden veya vergi mahkemelerinden lehe karar almak, sürecin sadece ilk aşamasıdır. Kararın fiilen uygulanması ve alacağın tahsil edilmesi için yasal süreçlerin hatasız yürütülmesi şarttır. Yeni yasal düzenlemeler kapsamında, idare aleyhine ilamlı icra takibi başlatmadan önce yerine getirilmesi zorunlu kılınan yeni usuli yükümlülükler getirilmiştir.</p>
<p>Yürürlükteki mevzuat uyarınca, idare aleyhine mahkeme kararı (ilam) alan hak sahiplerinin izlemesi gereken hukuki yol haritası şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><strong>Zorunlu Yazılı Başvuru Aşaması (**İİK m. 34/a**):</strong> Mahkeme kararını doğrudan icra dairesine götürmek artık yasal olarak mümkün değildir. Öncelikle borçlu idari merciye yazılı olarak başvurulmalı ve mahkeme ilamı eklenerek ödeme talep edilmelidir.</li>
<li><strong>30 Günlük Bekleme Süresi:</strong> İdareye yapılan yazılı başvurunun tebliğinden itibaren idari mercinin ödeme yapması için <strong>30 günlük yasal süre</strong> bulunmaktadır. Bu süre içinde idarenin bütçe olanakları çerçevesinde ödemeyi yapması beklenir.</li>
<li><strong>İcra Takibinin Başlatılması:</strong> İlgili idari merci 30 günlük yasal bekleme süresi içerisinde ödeme yapmazsa veya ödemeyi reddederse, ancak bu aşamadan sonra İcra Müdürlüğü kanalıyla <strong>ilamlı icra takibi</strong> başlatılabilmektedir.</li>
<li><strong>Masraf ve Vekalet Ücreti Sorumluluğu:</strong> İdare, kendisine tanınan 30 günlük süre içinde ödeme yaparsa, icra dairesi masrafları ve icra vekalet ücreti doğmayacaktır. Bu durum idare lehine bir mali koruma sağlarken, alacaklının usul kurallarına uymasını zorunlu hale getirmektedir.</li>
</ul>
<p>Avukatlık pratiğimize göre, idari kararların infazı sürecinde yapılan en sık hata, doğrudan icra dairesine başvurulmasıdır. Bu hata, takibin iptal edilmesine ve karşı tarafa vekalet ücreti ödenmesine yol açabilmektedir. Bu nedenle öncelikle idareye usulüne uygun yazılı başvurunun yapılması ve tebliğ şerhinin saklanması kritik önem taşır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Belirsiz Alacak Davalarında Yapılan Değişiklikler</h2>
<p>Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında uzun süredir uygulanan belirsiz alacak davası kurumu, yargılama pratiğinde yarattığı karmaşalar ve kötüye kullanım iddiaları nedeniyle köklü bir revizyona tabi tutulmuştur. Davacıların alacağın miktarını tam olarak belirleyemedikleri durumlarda sığındıkları bu liman, yeni yasal düzenlemelerle birlikte yerini daha dengeli bir hak arama mekanizmasına bırakmıştır. Bu durum, dava açma stratejilerini baştan aşağı değiştirmektedir.</p>
<p>Mevzuat değişiklikleriyle birlikte <strong>HMK m. 107</strong> çerçevesindeki belirsiz alacak davası kurumu kaldırılmış veya uygulanabilirliği son derece daraltılmıştır. Bunun yerine getirilen yeni usul hukuku kuralları şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><strong>Kısmi Dava ve Zamanaşımı Güvencesi:</strong> Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla doğabilecek hak kayıplarını önlemek adına, kısmi dava açan davacıya çok önemli bir hak tanınmıştır. Kısmi dava açıldığında, artık yalnızca talep edilen miktar için değil, <strong>alacağın tamamı yönünden zamanaşımı kesilecektir</strong>.</li>
<li><strong>Hukuki Belirlilik İlkesi:</strong> Davacıların dava açarken taleplerini daha somutlaştırması, dava harçlarının ve yargılama giderlerinin baştan doğru hesaplanması amaçlanmaktadır.</li>
<li><strong>Islah ve Talep Artırım Süreçleri:</strong> Davanın ilerleyen aşamalarında bilirkişi raporu doğrultusunda alacağın miktarının netleşmesi üzerine yapılacak talep artırımları, zamanaşımı def&#8217;i ile karşılaşmaksızın güvence altına alınmıştır.</li>
</ul>
<p>Bu yeni usul kuralı karşısında, dava açacak kişilerin alacak kalemlerini çok daha titiz analiz etmesi gerekmektedir. Kısmi dava açma yolunun zamanaşımını koruyan yapısı aktif şekilde kullanılmalı, dava dilekçelerindeki talep sonuçları yeni usul hükümlerine tam uyumlu hale getirilmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Belirsiz Alacak Davasının Zorlaştırılması İş Hukuku Davalarını Nasıl Etkileyecek?</h2>
<p>Belirsiz alacak davası kurumunun sınırlandırılması veya kaldırılması, en büyük etkisini şüphesiz ki iş hukuku uyuşmazlıklarında gösterecektir. İşçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve hafta tatili alacakları gibi kalemleri dava açarken tam olarak hesaplaması fiilen imkansızdır; çünkü işyeri kayıtları ve puantaj tabloları genellikle işverenin elinde bulunmaktadır. Bu nedenle iş davalarında belirsiz alacak davasının zorlaştırılması, işçi tarafı için yeni stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.</p>
<p>Yeni dönemin iş hukuku yargılamalarına yansımaları ve bu süreçte dikkat edilmesi gereken pratik hususlar şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Kısmi Dava Stratejisinin Öne Çıkması:</strong> İşçiler artık davalarını belirsiz alacak davası olarak açamayacakları durumlarda, doğrudan kısmi dava yoluna başvuracaktır. <strong>HMK m. 107</strong> değişikliği sayesinde, kısmi dava açıldığında tüm kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının zamanaşımı süresi duracaktır.</li>
<li><strong>Bilirkişi Raporunun Rolü:</strong> Davanın açılmasının ardından mahkemece dosyanın bilirkişiye gönderilmesi ve işçilik alacaklarının net miktarının hesaplanması beklenecektir. Bilirkişi raporu geldikten sonra işçi, davasını ıslah veya talep artırım dilekçesiyle nihai miktara ulaştıracaktır.</li>
<li><strong>Zamanaşımı Risklerinin Azalması:</strong> Eski sistemde kısmi dava açıldığında dava dışı kalan kısım için zamanaşımı işlemeye devam ediyordu; bu durum ek davalarda hak kayıplarına yol açıyordu. Yeni düzenlemede alacağın bütünü için zamanaşımının kesilmesi, işçiler için en büyük koruma kalkanıdır.</li>
<li><strong>Yargılama Giderlerinde Dengelenme:</strong> Dava açarken ödenecek harçlar ve dava sonunda haksız çıkılan kısım için karşı tarafa ödenecek vekalet ücretleri, kısmi dava modeli sayesinde daha öngörülebilir hale gelecektir.</li>
</ul>
<p>Avukatlık pratiğimize göre, iş mahkemelerinde görülen davalarda hak kaybına uğramamak adına, dava dilekçesinde talep edilen miktarların &#8220;kısmi dava&#8221; niteliğinde olduğu ve alacağın tamamının zamanaşımını kesme etkisinden yararlanılmak istendiği açıkça vurgulanmalıdır. Derdest dosyası bulunan işçi ve işverenlerin, bu usul geçişinin kendi davalarını nasıl etkileyeceğini mutlaka hukuki danışmanlık alarak değerlendirmesi gerekmektedir.</p>
</section>
</article>
<article>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi Kapsamında İnfaz Affı ve Denetimli Serbestlik Var mı?</h2>
<p>Kamuoyunda uzun süredir beklenti oluşturan ceza infaz düzenlemeleri, hükümlü ve hükümlü yakınları tarafından büyük bir hassasiyetle takip edilmektedir. Yeni yasal düzenleme çalışmalarının ceza sürelerine ve infaz rejimine doğrudan etki edip etmeyeceğini bilmek, hak kayıplarını önlemek ve hukuki durumun doğru analiz edilmesini sağlamak açısından hayati bir öneme sahiptir.</p>
<p><strong>Ceza infaz hukuku</strong> kapsamında sıklıkla dile getirilen <strong>infaz affı</strong>; kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti bulunan kişilerin cezalarının tamamen ortadan kaldırılması veya sürelerinin kısaltılması anlamına gelmektedir. <strong>Denetimli serbestlik</strong> ise, hükümlülerin cezalarının yasada belirlenen bir kısmını ceza infaz kurumu dışında, toplum içinde denetim altında infaz etmelerine olanak tanıyan modern bir infaz hukuku müessesesidir. Yürürlükteki mevzuat çalışmaları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu süreçleri incelendiğinde, bu pakette ceza sürelerini doğrudan kısaltacak bir düzenleme yer almamaktadır.</p>
<div style="border-left: 4px solid #0056b3; padding-left: 15px; margin: 20px 0; background-color: #f9f9f9; padding-top: 10px; padding-bottom: 10px;" data-nosnippet=""><strong>Stratejik Hukuki Çıkarım:</strong> Adalet Bakanlığı kaynakları ve komisyon raporları doğrultusunda, kamuoyunda geniş yankı bulan genel af, özel af veya toplu ceza indirimi gibi beklentilerin bu paket bünyesinde hiçbir hukuki karşılığı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, mevcut ceza dosyalarında infaz hesaplaması yapılırken yürürlükteki <strong>5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun</strong> hükümleri esas alınmalıdır.</div>
<p>Kamuoyunda dolaşan asılsız iddiaların aksine, teklif metninde yer alan düzenlemeler infaz oranlarını değiştirmemektedir. Bu kapsamda öne çıkan hususlar şunlardır:</p>
<ul>
<li>Kamuoyunda sıkça tartışılan <a href="https://tkavukatlik.com/11-yargi-paketi-infaz-duzenlemesi-kapsami-ve-genel-af-2/" data-wpel-link="internal">yargı paketi infaz düzenlemesi</a> ve genel af beklentileri bu kanun teklifinin içeriğinde yer almamaktadır.</li>
<li>Mevcut <strong>koşullu salıverilme</strong> (şartla tahliye) oranlarında herhangi bir indirim veya esnetme öngörülmemiştir.</li>
<li>Sosyal medyada yer alan &#8220;%50 infaz indirimi&#8221; ya da &#8220;kısmi af&#8221; başlığı altındaki haberlerin resmi ve hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır.</li>
</ul>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Hükümlü ve tutuklu yakınlarının, kaynağı doğrulanmamış sosyal medya paylaşımlarına veya gayriresmi haberlere itibar ederek hukuki süreçlerini aksatmamaları gerekir. Mevcut infaz dosyalarında tahliye tarihlerinin (hak ederek salıverilme ve koşullu salıverilme tarihleri) doğru tespiti için güncel mevzuat hükümleri çerçevesinde uzman bir infaz avukatından hukuki yardım alınmalıdır.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi’nde Denetimli Serbestlik Sürelerine İlişkin Değişiklik Var mı?</h2>
<p>Ceza adalet sisteminde hükümlülerin topluma kazandırılması sürecini doğrudan etkileyen denetimli serbestlik süreleri, yasal düzenlemelerin en çok merak edilen alanlarındandır. Bu sürelerde yapılacak olası değişiklikler, cezaevinde bulunan kişilerin tahliye tarihlerini doğrudan değiştirebileceği için dosyaların seyrini yakından etkilemektedir.</p>
<p>Hukuki tanımı itibarıyla denetimli serbestlik, hükümlünün cezaevinde geçirdiği iyi halli sürenin ardından, dış dünyada topluma uyum sağlamasını kolaylaştırmak üzere denetimli serbestlik müdürlükleri vasıtasıyla yürütülen bir infaz yöntemidir. Güncel kanun teklifi kapsamında, denetimli serbestlikten yararlanma sürelerinde veya maktu denetim sürelerinde (örneğin 1 yıllık denetim süresi) hükümlüler lehine herhangi bir yeni düzenleme yapılmamıştır. Mevcut infaz rejimindeki kurallar aynen geçerliliğini korumaktadır.</p>
<p>Aşağıdaki tabloda, kamuoyundaki beklentiler ile güncel kanun teklifi arasındaki farklar net bir şekilde ortaya konulmuştur:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse; margin: 20px 0;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Düzenleme Konusu</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Kamuoyundaki Beklenti / Söylenti</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Yürürlükteki / Teklif Edilen Gerçek Durum</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>İnfaz Affı ve İndirimi</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">%50 oranında infaz indirimi ve cezaevlerinden toplu tahliye yapılması.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Pakette herhangi bir af, toplu ceza indirimi veya özel infaz rejimi değişikliği bulunmamaktadır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Denetimli Serbestlik Süresi</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Mevcut denetimli serbestlik sürelerinin uzatılması veya maktu sürelere geçilmesi.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Denetimli serbestlik sürelerinde ve koşullu salıverilme oranlarında hiçbir değişiklik öngörülmemiştir.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Nafaka Süreleri</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Süresiz nafakanın tamamen kaldırılarak süreli nafaka sistemine geçilmesi.</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Paketten tamamen çıkarılmıştır; AYM iptal kararının erteleme süresi içinde ayrı bir çalışma yapılması beklenmektedir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Denetimli serbestlik hakkından yararlanmak isteyen hükümlülerin, ceza infaz kurumundaki <strong>iyi hal</strong> durumlarını korumaları gerekmektedir. İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapılacak olan periyodik değerlendirmelerde olumsuz bir rapor alınmaması için cezaevi disiplin kurallarına tam uyum sağlanmalı ve müddetname üzerindeki hak ederek salıverilme tarihleri dikkatle kontrol edilmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Kamuoyunda Beklenen Ancak 12. Yargı Paketine Girmeyen Düzenlemeler</h2>
<p>Adalet Bakanlığı&#8217;nın hazırlık aşamasında gündeme getirdiği ve kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılan bazı köklü reform başlıkları, TBMM’ye sunulan nihai yasa teklifinde kendilerine yer bulamamıştır. Bu durum, hukuki haklarını ve davalarını yeni pakete göre planlayan vatandaşların güncel yasal sınırları doğru çizmesini zorunlu kılmaktadır.</p>
<p>Avukatlık pratiğimize ve derdest dava dosyalarındaki gözlemlere göre, birçok kişi yeni paketin yasalaşmasıyla birlikte davalarının seyrinin tamamen değişeceğini düşünmektedir. Ancak torba kanun tekliflerinin hazırlık süreçlerinde elenen veya daha sonraki yasama dönemlerine ertelenen maddeler, mevcut davaların eski usul kurallarına göre yürütülmesini gerektirir. Paket dışında kalan en önemli başlıklar şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Nafaka Reformu:</strong> Süresiz yoksulluk nafakasının sınırlandırılması yönündeki beklentiler bu pakete dahil edilmemiştir.</li>
<li><strong>Tapuda Avukat Zorunluluğu:</strong> Yüksek meblağlı taşınmaz satışlarında tarafların avukat bulundurma mecburiyeti getirilmesi yönündeki taslak madde teklif metninden çıkarılmıştır.</li>
<li><strong>İki Aşamalı Boşanma Yargılaması:</strong> Aile mahkemelerindeki dava sürelerini kısaltması amacıyla tartışılan bu usul değişikliği nihai taslakta yer almamaktadır.</li>
</ul>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Beklenti içinde olunan yasal reformların yürürlüğe girmediği göz önünde bulundurularak, mevcut uyuşmazlıklarda yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre aksiyon alınmalıdır. Özellikle nafaka, boşanma ve gayrimenkul işlemlerinde yeni bir yasal düzenleme beklentisiyle karar almayı ertelemek, hak düşürücü sürelerin kaçırılmasına veya maddi zararlara yol açabileceği için mevcut kanunlar dairesinde süreç yönetilmelidir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Nitelikli Dolandırıcılık Davalarında Görevli Mahkeme Değişiyor mu?</h2>
<p>Ceza yargılamasında davanın hangi mahkemede görüleceğini belirleyen görev kuralları, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının temel unsurlarındandır. Nitelikli dolandırıcılık gibi karmaşık suç tiplerinde görevli mahkemenin tespiti, davanın usuli süreçlerini ve verilecek cezaların üst sınırlarını doğrudan belirlemektedir.</p>
<p>Hukuki açıdan <strong>nitelikli dolandırıcılık</strong>; hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak eyleminin, yasanın öngördüğü nitelikli hallerle (örneğin dini duyguların istismar edilmesi, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması vb.) işlenmesidir. Bu suç tipi için görevli mahkeme <strong>Ağır Ceza Mahkemesi</strong> olarak belirlenmiştir. Kamuoyundaki beklentilerin aksine, bu davaların Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;ne devredilmesi veya görev sınırlarının değiştirilmesi yönünde bir yasal düzenleme yapılmamıştır.</p>
<p>Ancak Adalet Komisyonu aşamasında teklife eklenen önemli bir ceza indirimi mekanizması mevcuttur. Bu kapsamda öne çıkan yasal detaylar şunlardır:</p>
<ul>
<li>Nitelikli dolandırıcılık davalarında görevli mahkeme yine <strong>Ağır Ceza Mahkemesi</strong> olarak kalmaya devam edecektir.</li>
<li><strong>5230 sayılı TCK m. 158</strong> hükmüne eklenmesi öngörülen fıkra ile yalnızca IBAN hesabı, kredi kartı veya kripto varlık bilgilerini başkasına kullandırarak suça iştirak eden kişilere verilecek cezalarda <strong>yarı oranında indirim</strong> imkânı getirilmektedir.</li>
<li>Zararın soruşturma aşamasında tamamen giderilmesi halinde verilecek cezada <strong>üçte iki</strong>; kovuşturma (mahkeme) aşamasında giderilmesi halinde ise <strong>yarı oranında</strong> ek indirim uygulanacaktır.</li>
</ul>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Hakkında nitelikli dolandırıcılık şüphesiyle soruşturma veya kovuşturma yürütülen kişilerin, davalarının Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülmeye devam edeceğini bilmeleri gerekir. IBAN mağduriyetleri kapsamında yargılanan şüpheli veya sanıkların, yeni yasa maddesindeki ceza indirimi ve <strong>etkin pişmanlık</strong> hükümlerinden en üst düzeyde yararlanabilmek adına, zararı giderme ve savunma stratejilerini profesyonel bir ağır ceza avukatı ile planlamaları kritik önem arz etmektedir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Boşanma Davalarında İki Aşamalı Yargılama Usulü Geliyor mu?</h2>
<p>Aile hukuku uyuşmazlıklarında boşanma sürecinin uzun sürmesi, tarafların sosyal ve ekonomik hayatlarını olumsuz etkilemekte ve belirsizlik yaratmaktadır. Kamuoyunda uzun süredir tartışılan &#8220;iki aşamalı boşanma yargılaması&#8221; usulünün bu pakette yer alıp almadığı, aile mahkemelerinde davası süren veya dava açmayı planlayan kişilerin yol haritalarını doğrudan etkilemektedir.</p>
<p><strong>İki aşamalı yargılama usulü</strong>; çekişmeli boşanma davalarında öncelikle sadece boşanma ve velayet konularının karara bağlanarak evliliğin hızlıca sonlandırılmasını, nafaka, maddi-manevi tazminat ve mal rejimi tasfiyesi gibi mali uyuşmazlıkların ise ikinci bir aşamada, ayrı bir dava süreci olarak yürütülmesini öngören bir sistemdir. Ancak yapılan son yasal düzenleme çalışmalarında bu usul değişikliğine yer verilmemiş; <strong>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu</strong> (TMK) kapsamında düzenlenen mevcut boşanma usulü aynen korunmuştur.</p>
<p>Mevcut usulün korunmasının uygulamadaki yansımaları şu şekildedir:</p>
<ul>
<li>Boşanma davalarında tarafların kusur tespiti, boşanmanın mali sonuçları (tazminat ve <strong>yoksulluk nafakası</strong>) ile velayet talepleri tek bir dava dosyası içinde, birlikte karara bağlanmaya devam edecektir.</li>
<li>Mahkemelerin iş yükü nedeniyle uzayan yargılama süreleri, mevcut usul kuralları dairesinde tarafların iddia ve savunma dilekçelerini sunma disiplinine bağlı kalacaktır.</li>
<li>Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı davası) ise yerleşik yargısal uygulamada olduğu gibi boşanma davasının kesinleşmesinden sonra karara bağlanacak olan bağımsız bir dava olarak görülmeye devam edecektir.</li>
</ul>
<p><strong>Bu durumda ne yapılmalı?</strong> Boşanma sürecini başlatmak isteyen eşlerin, davalarının tek celsede bitmeyeceğini ve tüm mali taleplerinin boşanma davasıyla birlikte karara bağlanacağını bilerek hareket etmeleri gerekir. Dava sürecinin gereksiz yere uzamasını engellemek adına dilekçelerin zamanında verilmesi, delillerin eksiksiz sunulması ve geçici velayet ile tedbir nafakası gibi geçici koruma önlemlerinin davanın başında talep edilmesi amacıyla uzman bir boşanma avukatından destek alınması en sağlıklı yöntemdir.</p>
</section>
</article>
<article>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Nafaka Sistemine İlişkin Yeni Bir Reform Bu Pakette Var mı?</h2>
<p>Kamuoyunda uzun süredir tartışılan süresiz nafaka uygulamasının sona erdirilmesi beklentisi, bu yeni yasal düzenleme sürecinde en çok merak edilen konuların başında gelmektedir. Özellikle boşanma aşamasındaki taraflar ve nafaka yükümlüleri, yasal mevzuatta köklü bir değişiklik olup olmayacağını yakından takip etmektedir.</p>
<p>Yürürlükteki mevzuat çalışmaları incelendiğinde, bu reform paketinde nafakaya ilişkin herhangi bir yeni düzenleme <strong>yer almamaktadır</strong>. Her ne kadar Adalet Bakanlığı ve ilgili komisyonların hazırlık aşamalarında nafaka süresine sınır getirilmesi veya nafaka ödemelerinin belirli kriterlere bağlanması gündeme gelmiş olsa da bu başlık nihai yasa teklifi metninden çıkarılmıştır. Dolayısıyla, <a href="https://tkavukatlik.com/bosanma-davalarinda-nafaka-ve-mal-paylasimi/" data-wpel-link="internal">boşanma davalarında nafaka ve mal paylaşımı</a> süreçleri mevcut <strong>Türk Medeni Kanunu</strong> hükümleri çerçevesinde yürütülmeye devam edecektir.</p>
<p>Bu ertelemenin arkasındaki en önemli hukuki gelişme, <strong>Anayasa Mahkemesi</strong> tarafından yakın dönemde verilen iptal kararıdır. Yüksek mahkeme, süresiz yoksulluk nafakasının yasal dayanağını oluşturan bazı kuralları iptal etmiş ve bu iptal kararının yürürlüğe girmesini <strong>9 ay süreyle</strong> ertelemiştir. Yasama organının, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin tanıdığı bu 9 aylık geçiş süreci içinde daha kapsamlı, aile hukukunun dengelerini gözeten müstakil bir nafaka reformu üzerinde çalışmayı tercih ettiği bilinmektedir. Bu nedenle nafaka yükümlülüğü ve yoksulluk nafakası kriterlerinde mevcut mahkeme uygulamaları aynen geçerliliğini korumaktadır.</p>
<div data-nosnippet="">
<p><strong>Hukuki Pratik Tavsiyesi:</strong> Mevcut boşanma davalarında süresiz nafaka uygulaması halen yürürlüktedir. Davalarda hak kaybı yaşamamak adına, nafaka miktarının belirlenmesinde tarafların mali ve sosyal durum araştırmalarının (SED) doğru yapılması ve mahkemeye eksiksiz delil sunulması büyük önem arz etmektedir.</p>
</div>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Tapu İşlemlerinde Avukat Bulundurma Zorunluluğu Getiriliyor mu?</h2>
<p>Gayrimenkul sektöründe güvenliğin artırılması ve özellikle büyük ölçekli tapu işlemlerinde tarafların dolandırıcılık mağduru olmasının engellenmesi amacıyla kamuoyuna yansıyan &#8220;tapuda avukat zorunluluğu&#8221; konusu, bu paketin hazırlık sürecinde sıklıkla tartışılmıştır. Belirli bir parasal sınırın üzerindeki taşınmaz satışlarında profesyonel hukuki desteğin mecburi kılınması hedeflenmekteydi.</p>
<p>Ancak yapılan son komisyon görüşmeleri ve yasa teklifinin güncel hali incelendiğinde, tapu işlemlerinde avukat bulundurma zorunluluğunun bu paket kapsamında <strong>yasalaşmadığı</strong> görülmektedir. Adalet Bakanlığı&#8217;nın özellikle 30 milyon Türk Lirası ve üzerindeki gayrimenkul alım satım işlemlerinde tarafların haklarını korumak adına planladığı bu zorunluluk, teknik altyapı yetersizlikleri ve serbest piyasa dinamikleri gerekçe gösterilerek ileri bir tarihe ertelenmiştir.</p>
<p>Bu durum, tapu müdürlüklerinde gerçekleştirilen taşınmaz devri, ipotek tesisi veya diğer ayni hak tesislerinde tarafların doğrudan işlem yapabilme özgürlüğünü koruduğu anlamına gelmektedir. Yine de hukuki bir zorunluluk olmasa dahi yüksek meblağlı taşınmaz transferlerinde sözleşme serbestisi sınırlarının doğru çizilmesi ve tapu iptal tescil davalarıyla karşılaşılmaması adına tarafların kendi iradeleriyle bir avukattan profesyonel yardım almaları pratik açıdan tavsiye edilmektedir.</p>
</section>
<section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Yeni Kuralların Zaman Bakımından Uygulanması ve Davalara Etkisi</h2>
<p>Yeni bir kanun teklifi yasalaştığında, yürürlüğe giren kuralların mevcut uyuşmazlıklara nasıl etki edeceği hususu &#8220;zaman bakımından uygulama&#8221; ilkeleriyle çözülür. Hukuk devletinin en temel unsurlarından biri olan hukuki güvenlik ilkesi gereğince, maddi hukuk kuralları ile usul hukuku kuralları farklı zaman bakımından uygulama rejimlerine tabidir.</p>
<p>Genel kural olarak, usul hukuku kuralları (HMK, İYUK, CMK) yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal uygulanır. Ancak bu durum, geçmişte tamamlanmış yargılama işlemlerinin geçersiz sayılacağı anlamına gelmez; yalnızca yürürlük tarihinden sonra yapılacak yargısal işlemler yeni kurallara göre yürütülür. Maddi ceza hukuku kurallarında ise her zaman <strong>lehe olan kanunun geçmişe uygulanması</strong> ilkesi geçerlidir. İlgili kanun teklifinin <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener nofollow external noreferrer" data-wpel-link="external">Resmi Gazete</a> üzerinde yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle birlikte mahkemeler bu ayrımı esas alarak dosyaları karara bağlayacaktır.</p>
<p>Aşağıdaki tabloda, bu reform paketiyle getirilen temel değişikliklerin zaman bakımından nasıl uygulanacağı ve etkilediği hukuki alanlar karşılaştırmalı olarak gösterilmiştir:</p>
<table style="width: 100%; border-collapse: collapse;">
<thead>
<tr>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Değişiklik Alanı</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">İlgili Kanun / Madde</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Uygulama Yöntemi</th>
<th style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px; background: #f8f9fa; text-align: left;">Yargılamaya Somut Etkisi</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>HAGB Kararlarına İstinaf Yolu</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">CMK m. 231</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Derhal Uygulama (Geçici madde istisnası saklıdır)</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yürürlükten sonra verilecek HAGB kararları artık itiraza değil, BAM nezdinde istinaf kanun yoluna tabi olacaktır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>IBAN Mağdurları Cezai İndirimi</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">TCK m. 158/4</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Geçmişe Etkili (Lehe Kanun İlkesi)</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Kesinleşmiş dosyalar dahil olmak üzere, şartları sağlayan tüm hükümlü ve sanıklar ceza indiriminden geriye dönük yararlanır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">HMK m. 107</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yürürlük Sonrası İşlemler</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yasa yürürlüğe girdikten sonra yeni belirsiz alacak davası açılamayacak; kısmi dava usulü zamanaşımını kesme güvencesiyle uygulanacaktır.</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;"><strong>İdareye İlamlı İcra Öncesi Başvuru</strong></td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">İİK m. 34/a</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Derhal Uygulama</td>
<td style="border: 1px solid #ddd; padding: 12px;">Yürürlük tarihinden itibaren idareye karşı ilamlı icra takibi başlatılmadan önce 30 günlük yazılı başvuru şartı aranacaktır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi Yürürlüğe Girmeden Önce Açılan Davalar Yeni Kurallara Tabi mi?</h2>
<p>Derdest, yani henüz karara bağlanmamış ve mahkemeler önünde görülmeye devam eden davaların durumu, yasa değişikliklerinde en çok ihtilaf yaratan alanlardan biridir. Bir davanın eski kurallarla açılmış olması, yargılama sürerken yürürlüğe giren yeni usul kurallarından tamamen muaf olacağı anlamına gelmemektedir.</p>
<p>Hukuk muhakemesi prensiplerine göre, <strong>derdest davalarda</strong> usul hükümleri bakımından kural olarak yeni kanun hükümleri uygulanır. Örneğin; duruşmalar arasındaki sürenin azami <strong>üç ay</strong> olarak belirlenmesi veya bilirkişiye başvurulabilecek konuların sınırlandırılması gibi usuli yenilikler, eski tarihte açılmış olsa dahi halen devam etmekte olan tüm davalarda uygulanacaktır. Mahkemeler, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından yapacakları ilk duruşmada bu yeni usul kurallarını dikkate almakla yükümlüdür.</p>
<p>Buna karşın, davanın esasına ilişkin hak kazanımları ve maddi hukuk kuralları bakımından kazanılmış haklar korunur. Örneğin; belirsiz alacak davası olarak açılmış ve halen devam eden davaların, yeni yasa yürürlüğe girdi diye usulden reddedilmesi hukuken mümkün değildir. Bu tür durumlar için yasa metnine genellikle <strong>geçici maddeler</strong> eklenerek eski kurallara göre açılmış davaların kendi usulü dairesinde tamamlanması güvence altına alınır. Ceza davalarında ise durum sanık lehine işler; devam eden davalarda yeni yürürlüğe giren lehe ceza hükümleri doğrudan mahkemece re&#8217;sen gözetilerek tatbik edilir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<h3 class="wp-block-heading">12. Yargı Paketi kapsamında nafaka hakkım tamamen ortadan kalktı mı?</h3>
<p>Hayır, mevcut yasal düzenleme kapsamında nafaka haklarında herhangi bir gerileme veya ortadan kalkma durumu söz konusu değildir. Anayasa Mahkemesi&#8217;nin iptal kararı sonrasındaki yasal düzenleme süreci henüz tamamlanmadığı için, mahkemeler güncel Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre yoksulluk nafakası takdir etmeye devam etmektedir.</p>
<h3 class="wp-block-heading">Derdest belirsiz alacak davam var, yasa çıkınca davam reddedilir mi?</h3>
<p>Hayır, kazanılmış hakların ve hukuki güvenlik ilkesinin korunması amacıyla derdest davalar eski hükümlere tabi olarak görülmeye devam edecektir. Yeni yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan belirsiz alacak davaları usulden reddedilmeyecek, mahkemece esastan karara bağlanacaktır.</p>
<h3 class="wp-block-heading">Miras kalan taşınmazın ortaklığının giderilmesi davasında birinci ihalede satın alabilmek için ne yapmalıyım?</h3>
<p>Evet, yeni kurallar uyarınca birinci ihalede öncelikli satın alma hakkınızı kullanabilmek için mahkemece belirlenen muhammen bedelin tam olarak yüzde yüzünü nakden ödemeniz gerekmektedir. Bu durumda taşınmaz, dışarıdan üçüncü kişilerin katılımına kapalı olan ilk ihalede doğrudan paydaş veya mirasçılara devredilir.</p>
<h3 class="wp-block-heading">IBAN hesabımı başkasına kullandırdığım için hakkımda açılan davada ceza indirimi almak için ne zaman ödeme yapmalıyım?</h3>
<p>Evet, ceza indiriminden maksimum düzeyde faydalanabilmek için ödemeyi soruşturma aşamasında, yani dava açılmadan önce yapmalısınız. Eğer soruşturma aşamasında mağdurun zararını tamamen giderirseniz üçte iki oranında, kovuşturma (mahkeme) aşamasında giderirseniz yarı oranında ceza indirimi uygulanır.</p>
<h3 class="wp-block-heading">HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurabilmek için kararın yeni yasa yürürlüğe girdikten sonra mı verilmesi gerekir?</h3>
<p>Evet, usul kurallarının zaman bakımından uygulanması gereği, istinaf kanun yoluna tabi olabilmek için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeni yasanın yürürlük tarihinden sonra verilmiş olması gerekir. Yasa yürürlüğe girmeden önce verilmiş ve itiraz aşaması tamamlanmış kararlar eski sisteme tabi kalacaktır.</p>
<h3 class="wp-block-heading">İdareye karşı kazandığım tazminat davasının ilamlı icrasını hemen başlatabilir miyim?</h3>
<p>Hayır, yeni düzenleme doğrultusunda idari mahkeme kararını icraya koymadan önce ilgili idari mercie yazılı olarak başvuruda bulunmanız ve 30 günlük ödeme süresini beklemeniz zorunludur. Bu süre dolmadan doğrudan icra müdürlüğü nezdinde takip başlatılması usulsüz şikayete konu olabilir.</p>
</section>
<section></section>
<section>
<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>
<p>Yeni adli reform çalışmaları, ceza muhakemesinden idari yargılama usulüne, mülkiyet hakkı güvencelerinden dijital delillerin korunmasına kadar çok geniş bir yelpazede yapısal değişiklikler getirmektedir. HAGB denetiminde istinaf yolunun açılması, bilişim sistemleri üzerinden işlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarında iştirak edenler için öngörülen yeni cezai indirimler ve ortaklığın giderilmesi davalarında mirasçılara tanınan rüçhan hakları, uyuşmazlıkların seyrini doğrudan değiştirecek niteliktedir. Usul hukukunun derhal uygulanabilirliği ilkesi gereği, devam eden dosyaların bu yeni dönemden olumsuz etkilenmemesi adına yasal süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Hukuki düzenlemelerin zaman bakımından uygulanması karmaşık kurallara bağlı olup, hatalı veya eksik işlem yapılması geri dönülemez hak kayıplarına yol açabilmektedir. Özellikle geçiş hükümlerinin derdest davalara etkisi, sürelerin takibi ve yeni kanun yollarına başvuru süreçlerinde mağduriyet yaşamamak adına alanında uzman bir avukattan profesyonel hukuki danışmanlık alınması önemle tavsiye edilmektedir.</p>
</section>
<div class="yazar-bilgisi" style="margin-top: 40px; padding: 20px; border-left: 4px solid #3b82f6; background: rgba(59,130,246,0.05); border-radius: 4px;"><strong>✍️ Yazar:</strong> Bu makale, Kurucu Ortak &amp; Ceza Avukatı <strong>Av. Murat KARAKOÇ</strong> tarafından hazırlanmıştır.</div>
<div class="yasal-uyari" style="margin-top: 16px; padding: 20px; border-left: 4px solid #dc2626; background: #fef2f2; border-radius: 4px;"><strong>⚠️ Yasal Uyarı:</strong> Bu makale, Av. Murat KARAKOÇ tarafından Temmuz 2026 tarihinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut durum kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşamamak için <strong>Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</strong> ile iletişime geçerek profesyonel hukuki destek alabilirsiniz.</div>
</section>
</article>
</article>


<script type="application/ld+json">
{
  "@context": "https://schema.org",
  "@graph": [
    {
      "@type": "Article",
      "headline": "12. Yargı Paketi Maddeleri ve Getirilen Yeni Düzenlemeler (2026)",
      "author": {
        "@type": "Person",
        "name": "Av. Murat KARAKOÇ",
        "url": "https://tkavukatlik.com/"
      },
      "publisher": {
        "@type": "Organization",
        "name": "Sakarya Avukat Turan & Karakoç Avukatlık Ofisi"
      },
      "datePublished": "2026-07-07T18:52:55.383Z",
      "dateModified": "2026-07-07T18:52:55.383Z",
      "mainEntityOfPage": {
        "@type": "WebPage",
        "@id": "https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-maddeleri-ve-getirilen-yeni-duzenlemeler-2026/"
      }
    },
    {
      "@type": "FAQPage",
      "mainEntity": [
        {
          "@type": "Question",
          "name": "12. Yargı Paketi kapsamında nafaka hakkım tamamen ortadan kalktı mı?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, mevcut yasal düzenleme kapsamında nafaka haklarında herhangi bir gerileme veya ortadan kalkma durumu söz konusu değildir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasındaki yasal düzenleme süreci henüz tamamlanmadığı için, mahkemeler güncel Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre yoksulluk nafakası takdir etmeye devam etmektedir."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "Derdest belirsiz alacak davam var, yasa çıkınca davam reddedilir mi?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, kazanılmış hakların ve hukuki güvenlik ilkesinin korunması amacıyla derdest davalar eski hükümlere tabi olarak görülmeye devam edecektir. Yeni yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan belirsiz alacak davaları usulden reddedilmeyecek, mahkemece esastan karara bağlanacaktır."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "Miras kalan taşınmazın ortaklığının giderilmesi davasında birinci ihalede satın alabilmek için ne yapmalıyım?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Evet, yeni kurallar uyarınca birinci ihalede öncelikli satın alma hakkınızı kullanabilmek için mahkemece belirlenen muhammen bedelin tam olarak yüzde yüzünü nakden ödemeniz gerekmektedir. Bu durumda taşınmaz, dışarıdan üçüncü kişilerin katılımına kapalı olan ilk ihalede doğrudan paydaş veya mirasçılara devredilir."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "IBAN hesabımı başkasına kullandırdığım için hakkımda açılan davada ceza indirimi almak için ne zaman ödeme yapmalıyım?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Evet, ceza indiriminden maksimum düzeyde faydalanabilmek için ödemeyi soruşturma aşamasında, yani dava açılmadan önce yapmalısınız. Eğer soruşturma aşamasında mağdurun zararını tamamen giderirseniz üçte iki oranında, kovuşturma (mahkeme) aşamasında giderirseniz yarı oranında ceza indirimi uygulanır."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurabilmek için kararın yeni yasa yürürlüğe girdikten sonra mı verilmesi gerekir?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Evet, usul kurallarının zaman bakımından uygulanması gereği, istinaf kanun yoluna tabi olabilmek için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeni yasanın yürürlük tarihinden sonra verilmiş olması gerekir. Yasa yürürlüğe girmeden önce verilmiş ve itiraz aşaması tamamlanmış kararlar eski sisteme tabi kalacaktır."
          }
        },
        {
          "@type": "Question",
          "name": "İdareye karşı kazandığım tazminat davasının ilamlı icrasını hemen başlatabilir miyim?",
          "acceptedAnswer": {
            "@type": "Answer",
            "text": "Hayır, yeni düzenleme doğrultusunda idari mahkeme kararını icraya koymadan önce ilgili idari mercie yazılı olarak başvuruda bulunmanız ve 30 günlük ödeme süresini beklemeniz zorunludur. Bu süre dolmadan doğrudan icra müdürlüğü nezdinde takip başlatılması usulsüz şikayete konu olabilir."
          }
        }
      ]
    }
  ]
}
</script>


</article>
</section>
</article>


<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/12-yargi-paketi-maddeleri-ve-getirilen-yeni-duzenlemeler-2026/" data-wpel-link="internal">12. Yargı Paketi Maddeleri ve Getirilen Yeni Düzenlemeler (2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakarya Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</title>
		<link>https://tkavukatlik.com/adapazari-agir-ceza-avukati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jun 2023 06:49:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Adapazarı avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı boşanma avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı boşanma davası avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı gayrimenkul avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı hukuk danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı miras avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Boşanma Avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya ceza hukuku avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Hukuk Bürosu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tkavukatlik.com/?p=10325</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hukuk sistemimiz bir çok alanlara ayrılarak incelenmektedir. Borçlar hukuku, bilişim hukuku, icra hukuku, idare hukuku bunlardan bir kaçıdır. Ceza hukuku ise sıklıkla karşılaşılan bir hukuk dalıdır. Türk Ceza Kanununda yer alan suçların niteliğine göre SakaryaSakarya&#8217;da Ceza Avukatları zaman zaman Ağır Ceza Avukatı olarak da anılmaktadırlar. Avukatlık kanunda ceza avukatlığı adı altında ayrıca bir meslek kolu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/adapazari-agir-ceza-avukati/" data-wpel-link="internal">Sakarya Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Hukuk sistemimiz bir çok alanlara ayrılarak incelenmektedir. Borçlar hukuku, bilişim hukuku, icra hukuku, idare hukuku bunlardan bir kaçıdır. <strong>Ceza hukuku</strong> ise sıklıkla karşılaşılan bir hukuk dalıdır. Türk Ceza Kanununda yer alan suçların niteliğine göre Sakarya<br><strong>Sakarya&#8217;da Ceza Avukatları </strong>zaman zaman <strong>Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak da anılmaktadırlar. Avukatlık kanunda <strong>ceza avukatlığı</strong> adı altında ayrıca bir meslek kolu tanımlanmamış olmasına rağmen sıklıkla kullanılan bir tabir haline gelmiştir. Ayrıca <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong>, gibi bölgesel bazda da nitelendirilmelerle karşılaşmak mümkündür.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="842" height="499" src="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/06/ADAPAZARI-AGIR-CEZA-AVUKATI.jpg" alt="ADAPAZARI AGIR CEZA AVUKATI" class="wp-image-10326" srcset="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/06/ADAPAZARI-AGIR-CEZA-AVUKATI.jpg 842w, https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/06/ADAPAZARI-AGIR-CEZA-AVUKATI-300x178.jpg 300w, https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/06/ADAPAZARI-AGIR-CEZA-AVUKATI-768x455.jpg 768w" sizes="(max-width: 842px) 100vw, 842px" /><figcaption><strong>ADAPAZARI AĞIR CEZA AVUKATI</strong></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen davalar</strong> hakkında bilgiler vereceğimiz bu yazımızda; bizde zaman zaman konunun daha anlaşılabilir olması amacıyla; <strong>Ağır ceza avukatı</strong> ve <strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</strong>, <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> yada <strong>Erenler Ağır Ceza Avukatı</strong> tabirlerini kullanacağız. Ancak daha öne de belirttiğimiz gibi <strong>ceza avukatlığı</strong> adı altında ayrıca bir meslek kolu bulunmadığı gibi <strong>Ağır Ceza avukatı</strong> olarak da bir meslek kolu bulunmamaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ağır Ceza Mahkemesinde Görülen Davalar</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Özel mahkemeler (Çocuk Mahkemesi, İcra Ceza Mahkemesi, Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi vs.) hariç olmak üzere; hukuk sistemimizde ceza mahkemeleri Asliye Ceza Mahkemesi ve Ağır Ceza Mahkemesi olarak ikiye ayrılmaktadır. Her iki mahkemenin yargılamada görevli olduğu suçların ayrımında Türk Ceza Kanununda suç için öngörülmüş ceza üst sınırı dikkate alınmaktadır. Ceza üst sınırı on yıl ve üzerinde hürriyeti bağlayıcı ceza olması halinde yargılama görevi; Ağır Ceza Mahkemelerindedir. Diğer suçlarda ise yargılama görevi Asliye eza Mahkemelerindedir. Ayrıca yargılama sonrasında fail için ön görülen müebbet hapis cezası ile; Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olması halinde de yargılama görevi Ağır Ceza Mahkemelerindedir. <strong>Adapazarı Ağır eza avukatı</strong> ve <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak bu ayrıma göre; <strong>Ağır ceza mahkemelerinde görülen davaları</strong> aşağıdaki gibi sıralamak isteriz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kasten Öldürme Suçu</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Müebbet hapis cezası ve failin seçimlik hareketlerine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülen ve <strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak ilk olarak değinmek isteğimiz suç <strong>kasten öldürme </strong>suçudur. <strong>TCK 81</strong> maddesinde düzenlendiği şekilde nitelikli hal dışında kalan durumlar dışında kasten öldürme suçunun cezası müebbet hapis ezasıdır. Kasten öldürme suçunun nitelikli halleri ise <strong>TCK 82/1</strong> maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre kasten öldürmenin nitelikli <strong>kasten öldürme</strong> olarak nitelendirilmesinde özetle aşağıdaki seçimlik hareketlerin bir veya bir kaçının gerçeklemesi gerekmektedir.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Tasarlayarak Öldürme</li><li>Eziyet çektirerek ya da canavarca hisle öldürme</li><li>Bombalama, biyolojik silah veya kimyasal silah kullanarak öldürme</li><li>Üst soy, alt soy ile boşanmış olunan eş ve kardeşi öldürme</li><li>Beden ya da ruh bakımından kendisini savunamayacak kişileri öldürme</li><li>Kadını veya çocuğu öldürme</li><li>Kamu görevlisini görevinden dolayı öldürme</li><li>Bir suçu gizlemek ya da delillerini yok etme veya yakalanmamak için kasten öldürme</li><li>Kan gütmek saikiyle öldürme ve töre saikiyle öldürme</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıda sıralamış olduğumuz seçimlik hareketler ile <strong>kasten öldürme</strong> gerçekleşmesi halinde; fail ağırlaştırılmış müebbet hapis ezası ile cezalandırılmaktadır. <strong>Adapazarı Ağır eza Avukatı</strong> olarak <strong>kasten öldürme suçları</strong> için katılmış olduğumuz davalarda; meşru müdafaa, nefsi müdafaa, zorunluluk hali durumları ile daha az cezayı gerektiren hallerin delillendirilmesinin fail için yukarıda belirtmiş olduğumuz cezaların miktarı için büyük ölçüde önemli olduğunu belirtmekte fayda vardır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Nitelikli Yağma</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</strong>, <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> ve <strong>Erenler Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak; belirtmek istediğimiz son yıllarda artış gösteren ve <strong>Ağır Ceza mahkemelerinde görülen </strong>bir başka suç ise; <strong>nitelikli yağma suçudur</strong>. Daha çok <strong>TCK 148</strong> maddesinde düzenlenen <strong>yağma suçunun daha ağır cezayı gerektiren hali</strong> olarakda kabul edilmektedir. Bu nedenle yağma suçunun nitelikli olarak kabul edilmesinde; öngörülen seçimlik hareketler hakkında bilgi vermeden önce yağma suçunun tanımının yapılmasında fayda vardır. &#8220;Failin bir başkasına yönelik olmak üzere kendisine ya da herhangi bir yakınının hayatına vücut ya da; cinsel dokunulmazlığına hatta mal varlıklarına karşı bir saldırıda bulunacağından bahisle cebir ya da tehdit kullanarak bir malı kendisine teslim etmeye zorlaması&#8221; <strong>yağma suçu</strong> olarak tanımlanmıştır. <strong>TCK 148/1</strong> maddesindeki basit yağma suçu ile birlikte ayrıca <strong><a href="https://www.personelmaas.com/destek-personeli-maasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow external" data-wpel-link="external">TCK 149/1</a></strong> maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri sıralanmıştır. Buna göre yağma suçunun;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Silahla</li><li>Tanınmayacak bir hale kendisini koyarak</li><li>Birden fazla kişiyle</li><li>İş yerinde veya konutta</li><li>Yol keserek</li><li>Kendisini savunamayacak kişilere karşı</li><li>Suç örgütlerinin isimlerini kullanarak veya suç örgütlerine yarar sağlamak amacıyla</li><li>Geceleyin</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">İşlenmesi halinde fail hakkında on beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. <strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</strong> ve <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak <strong>nitelikli yağma suçunda</strong> belirtilen seçimlik hareketlerin varlığının tespit edilmesi oldukça önemli olduğunu hatırlatmak isteriz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Rüşvet Suçu</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TCK 252/1</strong> maddesinde düzenlenen ve büyük ölçüde kamu görevlilerine özgü olan rüşvet suçu da <strong>Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen davalar</strong> arasındadır. <strong>Rüşvet suçunun unsurları</strong> oldukça çeşitlilik göstermesi nedeniyle <strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</strong>, <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak ayrıca değinmek istediğimiz suçlar arasındadır. <strong>TCK 252/1</strong> maddesindeki tanıma göre; görevi gereği olup bir işi yapması veyahut yapmaması adına doğrudan veya aracılar vasıtasıyla bir kamu görevlisine veya gösterilen başka bir kişiye menfaat sağlanması <strong>rüşvet suçunu</strong> oluşturmaktadır. Rüşvet suçunu işleyen fail hakkında 4 yıl ile 12 yıl arasında hapis cezası öngörülmüştür.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bilinçli Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Büyük ölçüde Asliye Ceza Mahkemesi görev alanına giren ancak <strong>bilinçli taksir ile ölüme sebebiyet verme</strong> suçlarında yargılama görevi Ağır Ceza Mahkemelerinde olan bir başka suç ise; Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçudur. <strong>Bilinçli taksir ile ölüme sebebiyet verme suçunda</strong> &#8220;bilinçli taksirin&#8221; kanıtlanması oldukça önemlidir. <strong>Adapazarı Ağır Ceza avukatı</strong> ve <strong>Sakarya Ağır Ceza avukatı</strong> olarak <strong>bilinçli taksir ile ölüme sebebiyet verme suçlarında</strong> soruşturma aşamasından itibaren; <strong>Ağır Ceza Avukatından </strong>destek alınması gerektiğini düşünmekteyiz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İşkence Suçu</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak sıklıkla karşılaştığımız bir başka suç ise işkence suçudur. <strong>TCK 94/1</strong> maddesinde <strong>işkence suçunun</strong> temel şekli düzenlenmişken, <strong>TCK 94/2</strong> maddesinde ise; Daha ağır cezayı gerektiren halleri belirtilmiştir. <strong>TCK 94/1</strong> maddesinde yapılan tanıma göre; Kişiye ruhsal veya bedensel olarak acı çektirmeye, iradesinin veya algılama yeteneğinin etkilenmesi veya kişinin aşağılanması; <strong>İşkence suçunu</strong> oluşturmaktadır. <strong>TCK 94/2</strong> maddesinde ise;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Kendisine savunamayacak kişiler ile çocuklara karşı</li><li>Cinsel Taciz ile birlikte işkence</li><li>Kamu görevlileri ile avukatlara karşı görevlerinden dolayı</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İşkence suçunun</strong> işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmektedir. İşkence suçunun <strong>TCK 94/1</strong> maddesindeki temel şekli ile işlenmesi halinde fail için üç yıl ile on yıl arasında hapis; Nitelikli haller (<strong>TCK 94/2</strong>) kapsamında işlenmesi halinde on yıl ile on beş yıl arasında hapis cezası öngörülmüştür. Gerek suçun temel şeklinin düzenlendiği <strong>TCK 94/1</strong> ve daha ağır cezayı gerektiren hallerinin düzenlendiği <strong>TCK 94/2 </strong>maddelerinden de anlaşılacağı üzere; <strong>İşkence suçu</strong> için ön görülen ceza alt ve üst sınırları oldukça farklıdır. Bu nedenle <strong>Ağır Ceza Avukatının</strong> işkence suçlarında rolü oldukça fazladır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmekte olan; <strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</strong>, <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> ve <strong>İstanbul Avrupa Yakası Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak sıklıkla karşılaştığımız suçların başında yukarıda belirtmiş olduğumuz suçlar gelmektedir. Bunlar haricinde ayrıca;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Milli Savunmaya Karşı Suçlar</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Anayasal Düzene Karşı Suçlar</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading">ADAPAZARI AĞIR CEZA AVUKATI</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yine Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen suçlardır. Ayrıca bir çok suçun ağırlaştırıcı nedenlerinin varlığı halinde Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmesi mümkün hale gelebilmektedir. Suçlardaki daha ağır cezayı gerektiren hallerin varlığı, cezasızlık nedenleri; Veya cezada indirim nedenleri gibi unsurlar göz önüne alındığında yukarıda belirtmiş olduğumuz suçlar ve diğer ceza hukuku alanındaki suçların yargılanması sırasında <strong>Sakarya&#8217;da <a href="https://tkavukatlik.com/iletisim/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-wpel-link="internal">Ağır Ceza Avukatından</a></strong> destek alınması oldukça önemlidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlgili Aramalar</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya Ceza Avukatı,</strong><br><strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı,<br>Sakarya Uyuşturucu Dava Avukatı,<br>Sakarya Sulh Ceza Avukatı,<br>Sakarya Asliye Ceza Avukatı,</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Adapazarı Ceza Avukatı,<br>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı,<br>Adapazarı Uyuşturucu Dava Avukatı,<br>Adapazarı Sulh Ceza Avukatı,<br>Adapazarı Asliye Ceza Avukatı,</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
;;;<p><a href="https://tkavukatlik.com/adapazari-agir-ceza-avukati/" data-wpel-link="internal">Sakarya Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Araç Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Alınır?</title>
		<link>https://tkavukatlik.com/arac-deger-kaybi-tazminati-nasil-alinir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Murat KARAKOÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 18:04:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya araç kazası avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya değer kaybı avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya değer kaybı tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya en iyi avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya tazminat avukatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tkavukatlik.com/?p=10248</guid>

					<description><![CDATA[<p>Değer kaybı, bir aracın kaza sonrası piyasa değerinde yaşanan azalmadır. Bu durumda araç sahibi, aracının önceki değerini korumak için sigorta şirketine başvurarak değer kaybı tazminatı talep edebilir. Ancak sigorta şirketleri genellikle bu talepleri reddedebilir ya da düşük bir miktar ödeyebilirler. Bu durumda Sakarya değer kaybı avukatı, araç sahibinin haklarını savunmak için devreye girer. Sakarya değer [&#8230;]</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/arac-deger-kaybi-tazminati-nasil-alinir/" data-wpel-link="internal">Araç Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Alınır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Değer kaybı, bir aracın kaza sonrası piyasa değerinde yaşanan azalmadır. Bu durumda araç sahibi, aracının önceki değerini korumak için sigorta şirketine başvurarak değer kaybı tazminatı talep edebilir. Ancak sigorta şirketleri genellikle bu talepleri reddedebilir ya da düşük bir miktar ödeyebilirler. Bu durumda Sakarya değer kaybı avukatı, araç sahibinin haklarını savunmak için devreye girer.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya değer kaybı avukatı</strong>, araç sahiplerine değer kaybı tazminatı alma konusunda yardımcı olur. Bir araç kaza sonrası onarım görürse, aracın piyasa değerinde bir düşüş yaşanır. Bu durumda, araç sahibi, aracın önceki değerini korumak için değer kaybı tazminatı talep edebilir. Ancak, sigorta şirketleri, aracın onarım masraflarının tazmin edilmesi için ödeme yaptıktan sonra, aracın değer kaybını tazmin etmeyi reddedebilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya değer kaybı avukatı</strong>, araç sahibinin haklarını savunmak ve sigorta şirketinden adil bir tazminat almalarını sağlamak için çalışır. Avukat, araçın önceki değerini ve onarım masraflarını hesaplayarak, araç sahibinin haklarını savunur. Ayrıca, sigorta şirketi tarafından sunulan düşük tazminat tekliflerini reddeder ve müvekkilinin adil bir tazminat almasını sağlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sakarya değer kaybı avukatı, araç sahibinin yanı sıra, tüm sigortalıların da haklarını savunur. Bu avukatlar, sigorta şirketlerinin müşterileri yanılttığı veya haksız yere tazminat ödemesini reddettiği durumlarda müşterilerinin yanında yer alır. Bu tür durumlarda, avukatlar sigorta şirketlerine karşı hukuki mücadele verirler ve müşterilerinin adil bir tazminat almalarını sağlarlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya değer kaybı avukatları,</strong> araç sahiplerinin yanı sıra, sigorta şirketleriyle ilgili olarak da çalışırlar. Sigorta şirketleri, müşterilerinin taleplerini reddettiğinde veya adil bir tazminat ödemeyi reddettiğinde, bu avukatlar şirketlerin yanlış yaptığını belirleyerek, müşterilerin haklarını savunurlar. Ayrıca, sigorta şirketleriyle müzakere ederek </p>



<p class="wp-block-paragraph">müşterilerin adil bir tazminat almalarını sağlarlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sakarya değer kaybı avukatları, müvekkillerine hizmet verirken, bir dizi görevi yerine getirirler. Bu görevler arasında:</p>



<ol class="wp-block-list"><li>Müşterilerin haklarını savunmak: Sakarya değer kaybı avukatları, müvekkillerinin haklarını savunmak için hukuki mücadele verirler. Sigorta şirketleri tarafından sunulan düşük tazminat tekliflerine karşı mücadele ederler ve müşterilerinin adil bir tazminat almalarını sağlarlar.</li><li>Araştırma yapmak: Değer kaybı tazminatı talep eden müvekkillerin haklarını savunmak için, Sakarya değer kaybı avukatları, aracın önceki değerini ve onarım masraflarını hesaplamak için araştırma yaparlar. Bu araştırmalar, müşterilerin adil bir tazminat almalarını sağlar.</li><li>Hukuki belgeler hazırlamak: Sakarya değer kaybı avukatları, müşterilerinin haklarını savunmak için hukuki belgeler hazırlarlar. Bu belgeler, müvekkillerin taleplerini savunmak için kullanılır.</li><li>Sigorta şirketleriyle müzakere etmek: Sakarya değer kaybı avukatları, sigorta şirketleriyle müzakere ederek müvekkillerinin adil bir tazminat almasını sağlarlar. Bu müzakereler, müvekkillerin haklarını savunmak için önemlidir.</li></ol>



<p class="wp-block-paragraph">Sakarya değer kaybı avukatları, müvekkillerinin haklarını savunurken, aynı zamanda sigorta şirketleriyle ilişkilerini de dikkate alırlar. Bu avukatlar, sigorta şirketlerinin müşterilerinin haklarını ihlal ettiği durumlarda, şirketlerle hukuki mücadele vererek müvekkillerinin haklarını savunurlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak, Sakarya değer kaybı avukatları, müvekkillerinin haklarını savunmak için çaba harcarlar. Araç sahiplerinin değer kaybı tazminatı talep etmeleri halinde, bu avukatlar araştırma yaparlar ve müvekkillerinin adil bir tazminat almalarını sağlarlar. Ayrıca, sigorta şirketleri tarafından sunulan düşük tazminat tekliflerine karşı mücadele ederler ve müşterilerinin haklarını savunurlar. Sakarya değer kaybı avukatları, müvekkillerinin haklarını savunurken, sigorta şirketleriyle ilişkilerini de göz önünde bulundurarak, müvekkillerinin haklarını savunurlar.</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/arac-deger-kaybi-tazminati-nasil-alinir/" data-wpel-link="internal">Araç Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Alınır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakarya Adapazarı İş Avukatı</title>
		<link>https://tkavukatlik.com/sakarya-kidem-tazminati-avukati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Murat KARAKOÇ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 17:53:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı işçi avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı kıdem tazminatı avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya işçi alacağı avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya kıdem tazminatı avukatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tkavukatlik.com/?p=10246</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıdem tazminatı, işçinin iş yerinden ayrılması durumunda, işverenin işçiye ödemesi gereken bir tazminattır. Kıdem tazminatı, işçinin çalıştığı süreye ve işverenin ödeme yapacağı tutara göre hesaplanır. Kıdem tazminatı konusu, iş hukuku konularının en önemli ve sıkıntılı konularından biridir. İşçiler, işverenlerin kıdem tazminatı ödemelerini zamanında ve doğru şekilde yapmalarını beklerler. Ancak, bazı durumlarda işverenler, kıdem tazminatı ödemelerini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/sakarya-kidem-tazminati-avukati/" data-wpel-link="internal">Sakarya Adapazarı İş Avukatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kıdem tazminatı, işçinin iş yerinden ayrılması durumunda, işverenin işçiye ödemesi gereken bir tazminattır. Kıdem tazminatı, işçinin çalıştığı süreye ve işverenin ödeme yapacağı tutara göre hesaplanır. Kıdem tazminatı konusu, iş hukuku konularının en önemli ve sıkıntılı konularından biridir. İşçiler, işverenlerin kıdem tazminatı ödemelerini zamanında ve doğru şekilde yapmalarını beklerler. Ancak, bazı durumlarda işverenler, kıdem tazminatı ödemelerini yapmayabilir veya yanlış hesaplayabilirler. İşçiler, bu durumda Sakarya işçi avukatından yardım alabilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya İşçi Avukatı </strong>işçilerin haklarını korumak ve iş hukuku konularında danışmanlık hizmeti vermek için özel olarak eğitilmiş bir avukattır. İşçiler, işverenlerin kıdem tazminatı ödemelerinde yanlışlık yapması veya ödeme yapmaması durumunda <strong>Sakarya işçi avukatından</strong> yardım alabilirler. Sakarya işçi avukatı, işçilerin haklarını korumak ve işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamak için çalışır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="620" height="310" src="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2022/02/feto.jpg" alt="" class="wp-image-9347" srcset="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2022/02/feto.jpg 620w, https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2022/02/feto-300x150.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /><figcaption>Sakarya İşçi Avukatı, Sakarya Kıdem Tazminatı Avukatı</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Adapazarı İşçi Avukatı</strong> kıdem tazminatı konusunda işçilere hukuki danışmanlık hizmeti sunar. İşçilerin iş sözleşmelerinde kıdem tazminatı hakkında net bir şekilde belirtildiğinden emin olmalarına yardımcı olur. İşçiler, iş sözleşmelerinde kıdem tazminatı hakkında belirli bir madde bulunmuyorsa, kıdem tazminatı alıp alamayacakları konusunda Sakarya işçi avukatından yardım alabilirler. Ayrıca, işverenlerin kıdem tazminatı hesaplamalarını da kontrol eder ve işçilerin adil bir kıdem tazminatı almalarını sağlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya&#8217;da İşçi Davaları</strong> işçilerin işverenleriyle kıdem tazminatı konusunda anlaşamaması durumunda, işçilerin haklarını savunmak için mahkeme sürecinde de çalışır. Mahkeme sürecinde, Sakarya işçi avukatı, işçilerin haklarını korumak ve </p>



<p class="wp-block-paragraph">adil bir kıdem tazminatı almalarını sağlamak için işçilerin yanında durur. İşverenlerin yanlış hesaplama yaptıklarında veya ödeme yapmadıklarında, Sakarya işçi avukatı işçilerin haklarını korumak için yasal yollara başvurabilir. Bu yasal yollar arasında, arabuluculuk, dava açma ve tazminat talep etme gibi yöntemler yer alabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıdem tazminatı konusu, işçi ve işverenler arasında sık sık tartışma konusu olabilir. İşçiler, çalıştıkları süre boyunca işverenlerine bağlılık göstermişlerdir ve kıdem tazminatı haklarını korumak isteyebilirler. İşverenler ise, işverenin yükümlülüklerini yerine getirirken, işçiye ödenecek kıdem tazminatının maliyetini de hesaba katmak isteyebilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sakarya işçi avukatı, hem işçilerin hem de işverenlerin yararına çalışır. İşçilerin haklarını korumak ve işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamak için çalışır. İşçiler, kıdem tazminatı konusunda yaşadıkları sorunlarla karşı karşıya kaldıklarında, Sakarya işçi avukatı&#8217;ndan yardım alarak haklarını savunabilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak, kıdem tazminatı konusu, işçi ve işverenler arasında sık sık tartışma konusu olabilir. İşçiler, haklarını korumak ve adil bir kıdem tazminatı almak için <strong>Sakarya İş Hukuku Avukatından</strong> yardım alabilirler. <strong>Sakarya İş Davası Avukatı</strong> işçilerin haklarını savunmak ve işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamak için çalışır.</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/sakarya-kidem-tazminati-avukati/" data-wpel-link="internal">Sakarya Adapazarı İş Avukatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nafaka İptal Davası</title>
		<link>https://tkavukatlik.com/nafaka-iptal-davasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2023 06:37:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Adapazarı avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı boşanma avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı hukuk danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı miras avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler hukuk danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Boşanma Avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya boşanma davası avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Hukuk Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Serdivan avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Serdivan boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Serdivan hukuk danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler boşanma avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Nafaka İptal Davası]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya boşanma avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Serdivan boşanma avukatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tkavukatlik.com/?p=10227</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boşanma davaları ile birlikte ya da boşanmanın gerçekleşmesinden sonra talep edilen nafakanın belirlenmesinde genellikle herhangi bir süre öngörülmemektedir. Ancak bu durum nafakaların süresiz bir şekilde ödeneceği sonucu da doğurmamaktadır. Bu nedenle nafakayı sonlandıran durumların varlığı halinde Nafaka İptal Davası açılması mümkündür. Sakarya boşanma avukatı, Adapazarı boşanma avukatı, Erenler boşanma avukatı, Serdivan boşanma avukatı olarak bu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/nafaka-iptal-davasi/" data-wpel-link="internal">Nafaka İptal Davası</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Boşanma davaları</strong> ile birlikte ya da boşanmanın gerçekleşmesinden sonra talep edilen nafakanın belirlenmesinde genellikle herhangi bir süre öngörülmemektedir. Ancak bu durum nafakaların süresiz bir şekilde ödeneceği sonucu da doğurmamaktadır. Bu nedenle <strong>nafakayı sonlandıran durumların</strong> varlığı halinde <strong>Nafaka İptal Davası</strong> açılması mümkündür. <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong>, <strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong>, <strong>Erenler boşanma avukatı</strong>, <strong>Serdivan boşanma avukatı</strong> olarak bu yazımızda <strong>nafaka iptal davalarına</strong> değineceğiz. <strong>Nafaka iptal nedenleri</strong> hakkında detaylı bilgiler vermeden önce <strong>nafaka iptal davalarına</strong> konu olabilecek <strong>nafaka türleri</strong> hakkında kısa da olsa bilgi vermek yerinde olacaktır.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="274" src="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/01/Nafaka-Iptal-Davasi.jpg" alt="Nafaka Iptal Davasi" class="wp-image-10228" srcset="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/01/Nafaka-Iptal-Davasi.jpg 550w, https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/01/Nafaka-Iptal-Davasi-300x149.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 550px) 100vw, 550px" /><figcaption><strong><a href="https://tkavukatlik.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-wpel-link="internal">Sakarya Boşanma Avukatı</a></strong></figcaption></figure>
</div>


<h2 class="wp-block-heading"><strong>İştirak Nafakası</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Türk Medeni Kanunumuza göre; Çocuğun her türlü bakım ve gözetimi ile eğitim konusunda tüm masraflar; anne ve baba tarafından karşılanmaktadır. Her ne kadar evlilik birliği sona ermiş olsa dahi olağan üstü haller dışında bu durum değişmemektedir. Dolayısıyla boşanmanın gerçekleşmesinden sonra da eşlerin çocuk üzerindeki yükümlülükleri devam etmektedir. Evliliğin sona ermesine rağmen devam eden bu yükümlülük <strong>iştirak nafakasının</strong> konusunu oluşturmaktadır. Bu durumda <strong>iştirak nafakası</strong>; &#8220;Velayet sahibi olmayan eş tarafından ortak çocuk için bakım giderleri ile eğitim giderlerini karşılamak; için velayet sahibine ödenen ekonomik anlamda değerler&#8221; olarak adlandırılmaktadır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İştirak Nafakası Hesaplama</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya boşanma avukatı</strong>; ve <strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong> olarak <strong>iştirak nafakası miktarı</strong> ve <strong>iştirak nafakası hesaplama</strong> konusunda sorularla sıklıkla karşılaşmaktayız. Öncelikle belirtmekte fayda vardır ki; Bu konuda genel bir miktar belirtmek ve <strong>iştirak nafakası hesaplaması</strong> ile elde edilebilecek bir miktar tespit etmek olanaksızdır. Diğer nafaka türlerinde olduğu gibi <strong>iştirak nafakası</strong> da eşlerin ekonomik durumu, mevcut mal varlıkları veya çocuğun yaş ya da sağlık durumuna veya eğitim durumuna göre belirlenmektedir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha çok bu ve benzeri kriterler göz önüne alınarak hakim tarafından takdir edilmektedir. İştirak nafakasına ilişkin Sakarya boşanma avukatı olarak hatırlatmak istediğimiz en önemli husus; çocuğun üstün menfaati gereği <strong>iştirak nafakası</strong> talep olunmaksızın resen gözetilen bir durumdur. Ancak <strong>boşanma davaları</strong> sırasında veya boşanmanın gerçekleşmesinden sonra da ayrıca <strong>nafaka davaları</strong> açılması mümkündür.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Yoksulluk Nafakası</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak değinmek istediğimiz ve; <strong>nafaka iptal davalarına</strong> konu olan başka bir nafaka türü; ise <strong>yoksulluk nafakasıdır</strong>. <strong>İştirak nafakasından</strong> farklı olarak boşanma dolayısıyla yoksulluğa düşmüş olan eşe diğer eş tarafından ödenmektedir. Türk Medeni Kanunumuz <strong>yoksulluk nafakası</strong> konusunda herhangi bir ayrım yapmamıştır. Bu nedenle nafaka yükümlüsü kadın olabileceği gibi erkekte olabilmektedir. Esasen <strong>nafaka iptal davası</strong> daha çok <strong>yoksulluk nafakası</strong> konu olduğunu söylemek de mümkündür.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yoksulluk Nafakası Ne Kadar?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Daha önce de belirttiğimiz gibi; gerek <strong>iştirak nafakası</strong> gerekse <strong>yoksulluk nafakası</strong> konusunda genel geçerli bir miktar belirtmemiz mümkün değildir. Eşlerin ekonomik durumları göz önüne alınarak takdir edilen bir miktar olması nedeniyle; <strong>yoksulluk nafakası</strong> ne kadar sorusuna da tam bir cevap vermek oldukça zordur. Bu konuda <strong>boşanma avukatından</strong> destek alınması daha yerinde olacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Nafaka İptal Davası</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Evlilik birliğinin sonra ermesine bağlı olarak nafaka yükümlülüğünün ortadan kalkması <strong>nafaka iptal davalarına</strong> konu olmaktadır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi <strong>iştirak nafakası</strong> ve <strong>yoksulluk nafakası</strong>, <strong>nafaka iptal davalarına</strong> konu olmaktadır. Her iki nafaka türü için ayrı ayrı <strong>nafaka iptal nedeni</strong> öngörülmüş olduğundan; <strong>Sakarya Boşanma avukatı</strong> olarak <strong>nafaka iptal davalarını</strong>; <strong>iştirak nafakasının iptali</strong> ve <strong>yoksulluk nafakasının iptali</strong> olarak iki ayrı başlık altında incelemeyi uygun gördük.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İştirak Nafakası İptali</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Daha çok çocuğun <strong>bakım giderleri ve eğitim masrafları için ödenmesi nedeniyle nafaka</strong> iptal davalarına sıkça konu olan bir durum değildir. Ancak <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak <strong>iştirak nafakasının iptaline</strong> neden olan durumları ve <strong>iştirak nafakasını ortadan kaldıran nedenleri</strong> belirtmekte fayda olduğunu düşünmekteyiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8211; Ergin olma;</em> <strong>İştirak nafakasını ortadan kaldıran</strong> ilk durum ergin olmadır. Türk medeni kanunun 328. maddesine göre; Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olması ile veya evlenmesi ile sona ermektedir. Dolayısıyla <strong>iştirak nafakası</strong> da çocuğun ergin duruma gelmesi veya evlenmesi ile sona ermektedir. <strong>Ergin olma nedeniyle nafakasının iptali</strong> ve nafakanın sona ermesinin istisnası bulunmaktadır. Çocuğun ergin olmasına rağmen eğitim hayatı devam ediyorsa bu durumda eşlerin çocuk üzerindeki bakım yükümlülükleri kısmen de olsa devam etmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8211; Ölüm;</em> Nafaka yükümlüsünün ölümü her ne kadar <strong>nafaka iptal davası</strong> konusu olmamakta ise de; <strong>İştirak nafakasını ortadan kaldıran nedenler</strong> arasında yer almaktadır. Ancak nafaka yükümlüsünün ölmeden önce ödememiş olduğu nafaka bulunması halinde ödenmemiş olan gecikmiş nafakaların <strong>iştirak nafakasının</strong> ödenmesi nafaka yükümlüsünün mirasçılarından talep edilmesi ile mümkündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Feragat;</em> Ergin olma ile birlikte ölüm ve feragat duruları iştirak <strong>nafakası iptali davalarına </strong>konu olmamaktadır. Daha çok <strong>iştirak nafakasını ortadan kaldıran durumlar</strong> olarak nitelendirilmektedir. <strong>Nafaka iptal davaları</strong> ile aynı sonucu doğurması nedeniyle <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong>, <strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong>, <strong>Erenler boşanma avukatı</strong> ve <strong>Serdivan boşanma avukatı</strong> olarak kısaca değinmekte fayda olduğunu düşündük.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Nafaka Yükümlülüğünü Ortadan Kaldıran Durumlar</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8211; Velayet Hakkının Elden Alınması;</em> Bir başka iştirak <strong>nafakasını ortadan kaldıran durum</strong> ise velayet hakkının elden alınmasıdır. Velayet değişikliği gibi herhangi bir nedenle velayet hakkının elden alınması ile <strong>iştirak nafakası</strong> son bulabileceği, velayetin değişmesi sonucunu doğurması sonucunu doğurması sonucunu doğurması halinde ise eşler arasında nafaka yükümlüğünün de değişmesi mümkündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8211; Evlatlık Verilme;</em> Türk Medeni Kanunu 314. maddesinde düzenlenmiş olan evlat edinme; <strong>İştirak nafakasını sona erdiren bir durumdur</strong>. Türk Medeni Kanunun 314. maddesine göre; Çocuk üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğü evlat edinene geçmektedir. Dolayısıyla evlat edinme durumunda <strong>iştirak nafakası</strong> yükümlülüğünden de söz etmek mümkün değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8211; Çocuğun Çalışmaya Başlaması;</em> <strong>İştirak nafakasının</strong> amacı çocuğun ihtiyaçlarını karşılaması olması nedeniyle; Kendi ihtiyaçlarını karşılaması mümkün hale gelmesi durumunda çocuğun çalışmaya başlaması <strong>iştirak nafakasını sona erdiren durumlar</strong> arasında kabul edilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8211; Nafaka Yükümlüsünün Yoksullaşması;</em> <strong>Nafaka iptal davalarına</strong> esasen nafaka yükümlüsünün yoksullaşması konu olmaktadır. <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> ve <strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong> olarak <strong>nafaka iptal davalarında</strong> sıklıkla nafaka yükümlüsünün yoksullaşmasının ileri sürüldüğünü söylemek yanlış olmayacaktır. Bu durumun mahkeme nezdinde kanıtlanması oldukça önemlidir. Bu nedenle <strong>nafaka iptal nedenlerinin</strong> varlığının kanıtlanması açısından <strong>boşanma avukatından</strong> destek alınması gerektiğini düşünmekteyiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya Boşanma Avukatı</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yoksulluk Nafakasının İptali</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Nafaka iptal davalarına</strong> daha çok <strong>yoksulluk nafakası</strong> konu olmaktadır. <strong>İştirak nafakasının iptalinde</strong> olduğu gibi <strong>yoksulluk nafakasının iptalinde</strong> de bir takım nedenler belirlenmiştir. <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> <strong>olarak yoksulluk nafakasının iptaline</strong> neden olan durumları aşağıdaki gibi özetlemek isteriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8211; Yoksulluğun Ortadan Kalkması</em><strong>; Yoksulluk nafakasını</strong> ortadan kaldıran ilk neden olarak yoksulluğun ortadan kalkması örnek gösterilmektedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi evlilik birliğinin sona ermesi ve diğer eşin bu nedenle yoksulluğa düşmesi <strong>yoksulluk nafakasını</strong> doğurmaktadır. Ancak daha sonra yoksul duruma düşen eşin herhangi bir nedenden ötürü yoksulluk durumundan kurtulması durumunda <strong>nafaka iptali davası</strong> açılması mümkündür. Ancak bu durumun <strong>boşanma avukatı</strong> vasıtasıyla delillendirilmesinde fayda vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yeniden Evlenme Nedeniyle Nafakanın İptali</strong>; Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi nafakanın ortadan kaldırılmasına neden olmaktadır. Nafakayı kendiliğinden sona erdirmesi nedeniyle <strong>nafaka iptal davalarına</strong> pek konu olmayan bir durumdur.Nafaka alacaklısının resmi olarak evli olmamakla birlikte evliymiş gibi bir başkası ile hayat sürmesi <strong>nafaka iptal davalarına</strong> konu olabilmektedir. Bu durum kesin ve inandırıcı deliller ile desteklenmesi halinde mahkemece nafakanın iptaline karar verilebilmektedir. <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak bu ve benzer durumlarla sıklıkla karşılaşmaktayız. Nafaka alacaklısının evli olmamasına rağmen bir başkası ile evliymiş gibi hayat sürmesi durumunun delillendirilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle <strong>boşanma avukatından</strong> destek alınması tavsiye edilmektedir.</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/nafaka-iptal-davasi/" data-wpel-link="internal">Nafaka İptal Davası</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</title>
		<link>https://tkavukatlik.com/sakarya-agir-ceza-avukati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2023 06:58:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Adapazarı avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukova avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya ceza hukuku avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Hukuk Bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[Serdivan avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Serdivan hukuk danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı ağır ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler Ağır Ceza Avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya ağır ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Serdivan Ağır Ceza Avukatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tkavukatlik.com/?p=10215</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde ceza hukuku alanında tecrübe sahibi olmuş veya ceza hukuku alanında uzmanlaşmış avukatlar daha çok ceza avukatı olarak anılmaktadırlar. Her ne kadar ceza avukatlığı alanında ayrıca bir melek bulunmasa da sıklıkla kullanılan bir tabirdir. Ceza avukatlığı zaman zaman daha da özelleştirilerek; en iyi ceza avukatı, en iyi ağır ceza avukatı, Sakarya Ağır Ceza Avukatı; veya [&#8230;]</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/sakarya-agir-ceza-avukati/" data-wpel-link="internal">Sakarya Ağır Ceza Avukatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde <strong>ceza hukuku</strong> alanında tecrübe sahibi olmuş veya <strong>ceza hukuku</strong> alanında uzmanlaşmış avukatlar daha çok <strong>ceza avukatı</strong> olarak anılmaktadırlar. Her ne kadar <strong>ceza avukatlığı</strong> alanında ayrıca bir melek bulunmasa da sıklıkla kullanılan bir tabirdir. <strong>Ceza avukatlığı</strong> zaman zaman daha da özelleştirilerek; <strong>en iyi ceza avukatı</strong>, <strong>en iyi ağır ceza avukatı</strong>, <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong>; veya <strong>Sakarya En iyi Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak da anılmaktadırlar. <strong>Sakarya Ağır eza Avukatı</strong> olarak <strong>Ağır Ceza mahkemelerinde görülen suçlar</strong> hakkında kısaca bilgiler verirken konunun daha anlaşılabilir olması açısından; <strong>Ağır Ceza Avukatı</strong> tabirlerini kullandık. Ağır ceza davaları hakkında bilgiler vermeden önce <strong>Ağır Ceza Avukatları </strong>hakkında bilgi vermek daha yerinde olacaktır.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="469" src="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/01/sakarya-agir-ceza-avukati.jpg" alt="sakarya agir ceza avukati" class="wp-image-10216" srcset="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/01/sakarya-agir-ceza-avukati.jpg 550w, https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/01/sakarya-agir-ceza-avukati-300x256.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 550px) 100vw, 550px" /><figcaption><strong><a href="https://tkavukatlik.com/blog/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-wpel-link="internal">SAKARYA AĞIR CEZA AVUKATI</a></strong></figcaption></figure>
</div>


<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ağır Ceza Avukatı Nedir?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Daha önce de belirtildiği gibi <strong>ceza hukuku</strong> alanında uzmanlaşmış veya tecrübe sahibi olmuş kişiler <strong>ceza avukatı</strong> olarak anılmaktadırlar. <strong>Ceza hukuku</strong> alanında karşılaşılan suçlar bir çoğu Ağır Ceza Mahkemesinde görülmektedir. Bu nedenle Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen davalarda ihtisas sahibi olmuş; veya tecrübe edinmiş avukatlar da <strong>Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak bu tür davalara katılmaktadırlar. Bu nedenle <strong>Sakarya Ağır Ceza avukatı</strong> olarak sıklıkla <strong>Ağır Ceza Avukatı</strong> tabiri ile karşılaşmaktayız.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ağır Ceza Mahkemesinde Görülen Suçlar</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi Türk Ceza Kanununda tanımlanmış suçlar hakkında; Genel olarak Asliye Ceza Mahkemesi ve Ağır Ceza Mahkemeleri görevledirler. Bu ayrımda şüphelinin üzerine atılı olan suçun ceza üst sınırları dikkate alınmaktadır. On yıl ve üzeri hürriyeti bağlayıcı cezalar için öngörülmüş suçlarda yargılama görevi Ağır Ceza Mahkemelerindedir. Aşağıda belirtmiş olduğumuz suçlarda sanık veya mağdur &#8211; müşteki vekilliği üstlenen avukatlar da <strong>Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak anılmaktadırlar. Sakarya <strong>Ağır Ceza Avukatı </strong>olarak derlemiş olduğumuz <strong>Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davalar</strong> özetle aşağıdaki gibidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kasten Öldürme Suçu ve Cezası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak; <strong>Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen suçlar</strong> hakkında değinmek istediğimiz ilk suç <strong>kasten öldürme suçu ve cezasıdır</strong>. 5237 sayılı TKC&#8217;nın hayata karşı suçlar başlığı altında <strong>TCK 81</strong> maddesinde düzenlenmiştir. <strong>TCK 82/1</strong> ve alt bentlerinde ise <strong>kasten öldürme suçu ve cezasının nitelikli halleri</strong> sıralanmıştır. Buna göre kasten öldürmenin nitelikli haller dışında; <strong><a href="https://www.personelmaas.com/destek-personeli-maasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow external" data-wpel-link="external">TCK 81/1</a></strong> maddesi kapsamında değerlendirilmesi durumunda fail müebbet hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıca <strong>kasten öldürme suçu</strong>;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Tasarlayarak</li><li>Eziyet çektirmek suretiyle veya canavarsa bir hisle</li><li>Bombalama, tahrip, yangın veya biyolojik silah yada kimyasal silah kullanılarak</li><li>Altsoy, üst soy ile boşanmış olunan eş yada kardeşe karşı</li><li>Ruh ve beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişilere karşı</li><li>Çocuklara karşı</li><li>Kadına karşı</li><li>Kamu görevlisinin yerine getirmiş olduğu kamu görevinden dolayı</li><li>Herhangi bir suçu gizlemek ve bu suça ilişkin delilleri yok etmek ya da yakalanmamak amacı ile</li><li>Kan gütmek saikiyle (Kan Davaları)</li><li>Töre saikiyle</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">İşlenmesi haminde ise; Fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis ezası öngörülmüştür. (Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis ezası farkı konusunda yazılmış yazılarımızı incelemek için tıklayınız) <strong>Kasten öldürme suçu ve cezası</strong> için yukarıda belirtildiği gibi bir çok ağırlaştırıcı neden bulunmaktadır Bu nedenle <strong>Ağır Ceza Avukatı</strong> vasıtasıyla yürütülmesi oldukça önemlidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İşkence Suçu ve Cezası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen bir başka dava ise <strong>işkence suçudur</strong>. Buna göre; Kişinin ruhsal ya da bedensel açıdan acı çekmesine; algılama ya da irade yeteneğinin etkilenmesi ya da aşağılanmasına neden olan davranışlar sergileyen kamu görevlisi üç yıl ile on iki yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere <strong>işkence suçu</strong> kamu görevlileri tarafından işlenebilmektedir. Bu nedenle özgü bir suç olduğunu söylemek mümkündür. <strong>TCK 94/1</strong> maddesinde <strong>işkence suçu</strong> <strong>ve cezasının</strong> temel şekli düzenlenmiştir. Ayrıca <strong>TCK 94/2</strong> maddesinde işkence suçunun daha ağır cezayı gerektiren halleri sıralanmıştır. Buna göre işkence suçunun;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Beden ya da ruh bakımından kendisini savunamayacak olanlar ile çocuklara karşı işlenmesi,</li><li>Kamu görevlileri ile avukatlara karşı görevlerinden dolayı işlenmesi</li><li><strong>İşkence suçunun</strong> cinsel taciz şeklinde işlenmesi</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">Durumları <strong>işkence suçunun daha ağır cezayı gerektiren halleri </strong>olarak kabul edilmiştir. <strong>İşkence suçunun</strong> yukarıda belirtilen durumlarda işlenmesi durumunda fail hakkında on yıl ile on beş yıl arasında hapis cezası öngörülmüştür. <strong>Ağır ceza mahkemesinde görülen davalar</strong> arasında <strong>işkence suçunun unsuları</strong> oldukça önemli bir yere sahiptir. Suçun unsurlarının yargılama aşamasında kanıtlanması oldukça önemlidir. Bu nedenle <strong>işkence suçu</strong> nedeniyle hakkında soruşturma yapılanlar ile bu suçun mağdurlarının <strong>Ağır Ceza avukatından</strong> destek almaları oldukça önemlidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Nitelikli Yağma Suçu ve Cezası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Nitelikli yağma suçu ve cezası TCK 149/1</strong> maddesinde düzenlenmiştir. <strong>Sakarya Ağır Ceza avukatı</strong> olarak sıklıkla karşılaştığımız bir başka suçtur. Suçun temel şeklinin düzenlendiği <strong>TCK 148/1</strong> maddesindeki tanıma göre; Bir başkasına yönelik kendisinin, herhangi bir yakının hayatına, cinsel veya vücut dokunulmazlığına karşı bir saldırı gerçekleştireceği veya mal varlıklarına karşı bir saldırıda bulunarak büyük bir zarara uğratacağı yönünde tehdit veya cebir kullanarak bir malı kendisine teslime zorlamak yağma suçunu oluşturmaktadır. Daha çok Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren; nitelikli yağma suçunun gerçekleşmesi için failin yağma suçu;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Silahla</li><li>Kendisini tanınmayacak bir hale koyarak</li><li>Birden fazla kişi ile</li><li>Konut ya da iş yerinde</li><li>Yol kesmek suretiyle</li><li>Ruh ya da beden bakımından kendisini savunamayacak halde olanlara karşı,</li><li>Suç örgütlerinin isimlerinin kullanarak</li><li>Suç örgütlerine yarar sağlamak amacıyla</li><li>Geceleyin</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">İşlenmesi halinde <strong>nitelikli yağma suçu</strong> oluşmaktadır. <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak bu suça ilişkin hatırlatmak istediğimiz bir başka husus ise<strong>; TCK 148/1</strong> maddesinde belirtilen basit yağma suçu; ile <strong>TCK 149/1</strong> maddesi ve alt bentlerinde yer alan <strong>nitelikli yağma suçu</strong> arasında fail hakkında öngörülmüş; hürriyeti bağlayıcı cezalar oldukça farklıdır. Bu nedenle suçun nitelikli olarak kabul edilmesi durumunda failin 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması mümkündür.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Zimmet Suçu ve Cezası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kamu görevlilerine özgü olarak Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmekte olan bir başka suç ise <strong>zimmet suçudur</strong>. <strong>TKC 247/1</strong> maddesindeki tanıma göre; <strong>zimmet suçu</strong> zilyetlik dolayısıyla kendisine devredilmiş olan ya da koruma &#8211; gözetme ile yükümlü bir malı kendisinin ya da bir başkasının zimmetine geçirilmesi olarak tanımlanmıştır. Suçun yasada tanımlanan temel şekli ile işlenmesi durumunda fail için beş yıl ile on yıl arasında hapis cezası öngörülmüştür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TCK 247/2</strong> maddesinde ise <strong>zimmet suçunun daha ağır ezayı gerektiren hali</strong> düzenlenmiştir. Buna göre; <strong>zimmet suçunu</strong> işleyen fail bu suçun açığa çıkmaması için ayrıca hileli davranışlar sergilemesi durumunda; <strong>TCK 147/1</strong> maddesinde belirtilen hürriyeti bağlayıcı cezalar yarı oranında arttırılmaktadır. <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> (<strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</strong>) ve <strong>Sakarya İdare Avukatı</strong> olarak <strong>zimmet suçu</strong> nedeniyle ceza verilen fail ayrıca 657 sayılı yasanın 125/1-g maddesi gereğince memuriyet görevinden ihraç edilebileceğini hatırlatmak isteriz. Bu nedenle disiplin soruşturmaları içinde oldukça önemli olan bir suçtur.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bilinçli Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Her ne kadar taksirle ölüme sebebiyet verme suçu hakkında fail için öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezalar; için yargılama görevi Asliye Ceza Mahkemelerinde ise de; Daha çok suçun ağırlaştırıcı nedeni olarak kabul edilen bilinçli taksir ile ölüme sebebiyet verilmesi durumunda; fail hakkında verilen ceza miktarları itibariyle yargılama görevi Ağır Ceza Mahkemelerindedir. Ancak <strong>Sakarya Ceza Avukatı </strong>olarak bu suça ilişkin olarak hatırlatmak istediğimiz en önemli husus bilinçli taksirin ispatlanması gereğidir. Bu husus oldukça önem arz eden bir konudur.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Rüşvet Suçu ve Cezası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rüşvet suçu</strong> da <strong>zimmet suçu</strong> gibi büyük ölçüde kamu görevlilerine özgü bir Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmekte olan suçtur. <strong>TCK 252/1</strong> maddesine göre; &#8220;Görevi gereği bir işi yapması ya da yapmaması için aracılar vasıtasıyla yada doğrudan herhangi bir kamu görevlisine ya da gösterilen bir başka kişiye menfaat sağlama fiili <strong>rüşvet suçunu</strong> oluşturmaktadır. <strong>TCK 252/1</strong> maddesine göre <strong>rüşvet suçunu</strong> işleyen fail dört yıl ile on iki yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Su bu suçun kamu görevlileri açısından özgü suç olması nedeniyle; <strong>Ceza avukatı</strong> ve <strong>idare avukatı</strong> vasıtasıyla yürütülmesinde fayda olan suçlardandır. <strong>Sakarya Ağır Ceza avukatı</strong> (<strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</strong>) ve <strong>Sakarya idare avukatı</strong> olarak disiplin soruşturmalarına da etki eden bu suçlar hakkında hukuk ofisimizden destek almanız mümkündür.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ağır ceza avukatı</strong> ve <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak sıklıkla karşılaştığımız; bir başka suç ise <strong>nitelikli dolandırıcılık suçudur</strong>. Niteliği itibariyle basit dolandırıcılık suçunun daha ağır cezayı gerektiren halleri olarak da kabul edilebilmektedir. Son yıllarda <strong>dolandırıcılık suçuna</strong> ilişkin yapılan yargılamaların bir çoğu nitelikli dolandırıcılık olarak karşımıza çıkmaktadır. Failin seçimlik hareketlerine göre üç yıl ile on yıl arasında hapis cezası ile karşılaşmak mümkündür. Dolandırıcılık suçunun nitelikli olarak kabul edilmesinde özetle aşağıdaki seçimlik hareketler dikkate alınmaktadır.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Failin dini inançlar ve duyguların istismar etmesi,</li><li>Kişilerin içinde bulunmuş oldukları tehlikeli durumlardan faydalanması,</li><li>Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından faydalanması,</li><li>Kamu kurum ve kuruluşları ile siyasi parti ve meslek kuruluşlarının aracı kılınarak,</li><li>Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına,</li><li>Bilişim sistemleri ile banka yada kredi kurumlarının aracı olarak kullanılarak,</li><li>Tacir, şirket veya kooperatif yöneticilerinin bu görevleri nedeniyle,</li><li>Serbest meslek erbaplarının kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle,</li><li>Sigorta primlerini almak amacıyla,</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dolandırıcılık suçunun</strong> nitelikli olarak kabul edilerek Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılama sebebi olmasının yukarıda da belirtildiği gibi bir çok seçimlik hareketlere bağlıdır. Bu kriterlerin kanıtlanması ve delillendirilmesi oldukça önemli bir konudur. <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak özellikle nitelikli dolandırıcılık suçunda <strong>Ağır Ceza Avukatından</strong> destek alınması gerektiği belirtmek isteriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıda <strong>Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen davalar</strong> hakkında vermiş olduğumuz kısa bilgilerden sonra; <strong>Ağır Ceza Avukatı</strong>, <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong>, <strong>Serdivan Ağır Ceza Avukatı</strong>, <strong>Erenler Ağır Ceza Avukatı</strong> ve <strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı </strong>olarak bu suçlara ilişkin ve ceza yargılamasının süreçlerine ilişkin sıklıkla karşılaştığımız soruları ve yanıtlarını sizlerle paylaşmak isteriz.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ağır Ceza Davalarında Avukat Zorunlu Mudur?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer ceza davalarında olduğu gibi Ağır Ceza Davalarında da şüphelinin, failin veya sanığın hatta mağdur veya müştekinin kendisini avukat ile temsil ettirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak CMK ve diğer özel yasalarda; şüphelinin üzerine atılı suçun mahiyeti, sanık veya mağdurun yaşı gibi durumlar göz önüne alınarak soruşturma veya kovuşturmanın avukat vasıtasıyla yürütülmesi zorunludur. Örneğin 18 yaşından küçük sanık veya herhangi bir suçun mağduru için avukat bulundurma zorunluluğu bulunmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ağır Ceza Davaları Ne Kadar Sürer?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> ve <strong>Adapazarı Ağır Ceza avukatı</strong> olarak sıklıkla karşılaştığımız sorulardan birisi de <strong>Ağır Ceza Davaları Ne Kadar Sürer</strong> sorudur. Öncelikle belirtmek isteriz ki bu konuda genel bir cevap vermek oldukça zordur. Daha çok iş yoğunluğu, suçun niteliği, sanığın tutuklu bulunup bulunmadığı veya sanık yada şüphelinin firarda olup olmadığı durumlarına göre <strong>Ağır Ceza Davalarının</strong> süreleri oldukça değişiklik gösterebilmektedir. Ancak tecrübeye dayalı olarak ortalama bir süre belirtmek gerekirse ilimiz Sakarya ili ve ilçelerinde bu süre ortalama 6 ay ile 2 yıl arasında değişmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ağır Ceza Avukatı Ücretleri</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ceza hukuku</strong> açısından <strong>Ağır Ceza Avukatı Ücretleri</strong> genel olarak Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davalar ile <strong>Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davalar</strong> olarak iki farklı ayrım ile incelenmektedir. <a href="https://www.barobirlik.org.tr/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow external" data-wpel-link="external">Türkiye Barolar Birliği</a> tarafından düzenli olarak her yıl avukatlık ücret tarifesi belirlenmektedir ve belirli aralıklarla <strong>Ağır Ceza Avukatı</strong> ücretleri için güncellemeler yapılmaktadır. Bu nedenle bu konuda daha sağlıklı bilgi alınması için Türkiye Barolar Birliğine ait Avukatlık Ücret Tarifesinin incelenmesinde fayda vardır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ağır Ceza Mahkemelerinde İlk Duruşma Ne Zaman Olur?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong>, <strong>Serdivan Ağır Ceza Avukatı</strong>, <strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</strong> ve <strong>Erenler Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak sıklıkla karşılaştığımız bir başka soru ise <strong>Ağır Ceza Mahkemelerinde ilk duruşma ne zaman olur </strong>sorudur. Her ne kadar suçun niteliğine göre veya sanığın tutuklu olup olmadığına göre bu sorunun cevabı değişebilmekte ise de; Ortalama olarak Ağır Ceza Mahkemelerinde ilk duruşma 2 ay içerisinde yapılmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Tutuklama Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaların</strong> bir çoğunda tutuklama tedbiri uygulanması mümkündür. Bu nedenle tutuklu yargılama şartlarının gerçekleşmesi halinde failin tutuklu olar yargılanabilmektedir. Tutuklama kararının vekile veya sanığa tebliğinden sonra üst mahkemeye tutukluluk nedenlerinin var olmadığı iddiası ile tutukluluk kararına itiraz edilmesi mümkündür.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıda da görüldüğü üzere <strong>Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davalar</strong> oldukça fazladır. Ve bir çok suç değişik seçimlik hareketlere bağlıdır ve bu nedenle suçun unsurları oldukça farklılık gösterebilmektedir. Ayrıca; Anayasal düzene karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ile casusluk suçları gibi suçlarda Ağır Ceza Mahkemesinde görülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davalara ilişkin suçlar hakkında <strong>Sakarya Ağır Ceza Avukatı</strong> olarak belirtmek istediğimiz oldukça önemli ve son husus ise; Bir çok suçun ağırlaştırıcı nedenlerinin varlığı halinde de failin Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması mümkündür. Örnek olarak açıklamak gerekirse; Taksirle ölüme sebebiyet verme suçunda yargılama görevi Asliye Ceza Mahkemesinde iken; Failin bilinçli taksirle hareket etmesi halinde yargılama görevi bu kez Ağır Ceza Mahkemelerindedir. Yine Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda failin seçimlik hareketlerinin bir çoğu cezada artırım nedeni olarak görüldüğünden failin yargılanması Ağır Ceza Mahkemelerinde yapılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ağır Ceza Mahkemesinde görülen suçların bir çoğu; Anayasamız ve diğer özel yasalar ile &#8220;Yüz Kızartıcı Suç&#8221; olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle bu nedenle failin yukarıda belirtmiş olduğumuz suçlar ve diğer Ağır Ceza Mahkemesinde görülen suçlar hakkında mahkumiyet kararı alması başkaca yaptırımlarla karşılaşmasına neden olabilmektedir. Benzer suçlar ile Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davalara ilişkin soruşturma aşamasından itibaren Ağır <strong>Ceza Avukatından</strong> destek alınması oldukça önemlidir. <strong>Sakarya Ağır Ceza avukatı</strong>, <strong>Adapazarı Ağır Ceza Avukatı</strong>, <strong>Serdivan Ağır Ceza Avukatı</strong> ve <strong>Erenler Ağır Ceza Avukatı </strong>olarak ceza hukuku alanında uzman kadromuzdan her zaman destek almanız mümkündür.</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/sakarya-agir-ceza-avukati/" data-wpel-link="internal">Sakarya Ağır Ceza Avukatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakarya Boşanma Avukatı</title>
		<link>https://tkavukatlik.com/sakarya-en-iyi-bosanma-avukati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2023 15:32:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Adapazarı avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı boşanma avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı boşanma davası avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler hukuk danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukova avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukova boşanma avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukova hukuk danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya boşanma davası avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Serdivan avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Serdivan boşanma avukatı,]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler boşanma avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya boşanma avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya En İyi Boşanma Avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Serdivan boşanma avukatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tkavukatlik.com/?p=10206</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evlilik birlikteliğini sona erdirmek isteyen eşler öncelikle boşanma avukatı arayışı içinde olmaktadırlar. Uygulamada sıklıkla boşanma avukatı, Sakarya boşanma avukatı, hatta Sakarya en iyi boşanma avukatı tabirleri ile karşılaşılmakta ise de; Boşanma avukatı adı altında ayrıca bir meslek kolu düzenlenmemiştir. Ceza avukatı, boşanma avukatı, icra avukatı, en iyi boşanma avukatı ya da bölgesel olarak Sakarya en [&#8230;]</p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/sakarya-en-iyi-bosanma-avukati/" data-wpel-link="internal">Sakarya Boşanma Avukatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Evlilik birlikteliğini sona erdirmek isteyen eşler öncelikle <strong>boşanma avukatı</strong> arayışı içinde olmaktadırlar. Uygulamada sıklıkla <strong>boşanma avukatı</strong>, Sakarya boşanma avukatı, hatta <strong>Sakarya en iyi boşanma avukatı</strong> tabirleri ile karşılaşılmakta ise de; <strong>Boşanma avukatı</strong> adı altında ayrıca bir meslek kolu düzenlenmemiştir. <strong>Ceza avukatı</strong>, <strong>boşanma avukatı</strong>, <strong>icra avukatı</strong>, <strong>en iyi boşanma avukatı</strong> ya da bölgesel olarak <strong>Sakarya en iyi boşanma avukatı</strong> gibi tabirler daha çok halk arasında kullanılan tabirlerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Boşanma davaları</strong> konusunda bilgiler vereceğimiz bu yazımızda bizde konunun daha anlaşılabilir olması açısından <strong>boşanma&nbsp; avukatı</strong> ve <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> tabirlerini kullanacağız. Ayrıca <strong>Boşanma davaları</strong> konusunda hukuki destek almak için;, iletişim bölümlerinden konusunda uzman ekibimiz ile irtibata geçmeniz yeterli olacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Boşanma Davaları</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Boşanma davaları</strong> genellikle <strong>anlaşmalı boşanma</strong> ve <strong>çekişmeli boşanma</strong> olarak iki ayrı başlık altında incelenmektedir. Her iki boşanma davasında da; çocuğun velayeti, nafaka, ve nafaka miktarı ile maddi manevi tazminat gibi konular öne çıkmaktadır. Boşanmaya bağlı bu hak ve yükümlülükler içerisinde bir çok hukuki işlem barındıran konulardır. Bu nedenle <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak gerek <strong>çekişmeli boşanma</strong> davalarında; Gerekse <strong>anlaşmalı boşanma davalarında</strong> boşanma avukatından destek alınması gerektiğini belirtmek isteriz.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="550" height="415" src="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/01/Sakarya-Bosanma-Avukati-1.jpg" alt="Sakarya Bosanma Avukati 1" class="wp-image-10209" srcset="https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/01/Sakarya-Bosanma-Avukati-1.jpg 550w, https://tkavukatlik.com/wp-content/uploads/2023/01/Sakarya-Bosanma-Avukati-1-300x226.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 550px) 100vw, 550px" /><figcaption><a href="https://tkavukatlik.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-wpel-link="internal">SAKARYA BOŞANMA AVUKAT</a><a href="https://tkavukatlik.com/hakkimizda/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-wpel-link="internal">I</a></figcaption></figure>
</div>


<h2 class="wp-block-heading"><strong>Anlaşmalı Boşanma Davası</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Anlaşmalı boşanma davaları</strong> her iki eş için başta boşanma istekleri olmak üzere; Nafaka, velayet, tazminat gibi boşanmaya bağlı diğer uyuşmazlıklarda anlaşmalarına bağlıdır. Boşanma sonrası gelişebilecek herhangi bir uyuşmazlığın bulunması durumunda anlaşmalı boşanma gerçekleşmeyecektir. Dolayısıyla anlaşmalı boşanmanın varlığından söz etmek de mümkün olmayacaktır. Eşler arasında aile hukukundan kaynaklanan herhangi bir uyuşmazlığın varlığı halinde <strong>çekişmeli boşanma davası</strong> ile; <strong>boşanma davası</strong> açılması gerekmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Anlaşmalı Boşanma Şartları</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Her ne kadar <strong>anlaşmalı boşanma</strong> olarak tabir edilmekte ise de; <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> (<strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong>, <strong>Serdivan Boşanma avukatı</strong>, <strong>Erenler boşanma avukatı</strong>) olarak <strong>anlaşmalı boşanma şartları</strong> hakkında da kısa da olsa bilgi vermek isteriz <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak uygulamada sıkça karşılaştığımız <strong>anlaşmalı boşanma şartları</strong> özetle aşağıdaki gibidir.</p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Anlaşmalı boşanma davası şartlarından</strong> en önemlisi evlilik birlikteliğinin en az bir yıl sürmüş olması gerektiğidir.</li><li>Eşler arasında aile hukukundan kaynaklanan herhangi bir uyuşmazlığın bulunmaması gerekmektedir.</li><li>Eşlerin boşanma isteklerini ya da <strong>anlaşmalı boşanma protokollerinde</strong> belirtmiş oldukları hususları hakim önünde de özgür iradeleri ile tekrar etmiş olmaları gerekmektedir.</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıda belirtmiş olduğumuz <strong>anlaşmalı boşanma şartları</strong> nitelikleri itibariyle birlikte gerçekleşmesi gereken şartlardır. Bu nedenle <strong>anlaşmalı boşanma şartlarından</strong> herhangi birisinin gerçekleşmemesi halinde <strong>boşanma davası</strong> <strong>çekişmeli boşanma davası</strong> olarak yürütülmektedir. Özellikle <strong>anlaşmalı boşanma protokollerinin</strong> hazırlanmasında <strong>boşanma avukatından</strong> destek alınması gerekmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çekişmeli boşanma davaları</strong> veya <strong>anlaşmalı boşanma davaları</strong> hakkında ayrıca bir usul belirlenmemiştir. Bu nedenle <strong>anlaşmalı boşanma davaları</strong> da Aile Mahkemelerinde yürütülen davalardandır. Boşanma kararının alınmasının eşler için oldukça zor olduğu, dolayısıyla boşanma dava süreçlerinin de oldukça yıpratıcı olduğu göz önüne alındığında <strong>anlaşmalı</strong> <strong>boşanma davaları</strong> açılmadan öne usulüne uygun bir <strong>anlaşmalı boşanma protokolü</strong> hazırlanması süreci oldukça kısaltmaktadır. <strong>Anlaşmalı boşanma protokollerinin</strong> ise <strong>boşanma avukatı</strong> vasıtasıyla hazırlanması oldukça önemlidir. Anlaşmalı boşanma protokollerinin hazırlanması konusunda <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak konusunda uzman kadromuzdan destek almanız mümkündür.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Çekişmeli Boşanma Davası</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> (<strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong>) olarak sıklıkla karşılaştığımız boşanma davası türü <strong>çekişmeli boşanma davalarıdır</strong>. Daha çok eşlerden herhangi birisinin boşanma konusunda isteğinin bulunmaması <strong>çekişmeli boşanma davasına</strong> sebebiyet vermektedir. Bu nedenle evlilik birlikteliğini sona isteyen eş Türk Medeni Kanununda düzenlenmiş <strong>boşanma nedenlerinden </strong>bir veya bir kaçını ileri sürerek <strong>çekişmeli boşanma davası</strong> açması gerekmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Boşanma Sebepleri</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Boşanma sebepleri</strong> niteliğine göre <strong>genel boşanma sebepleri</strong> <strong>ve özel boşanma nedenleri</strong> olarak iki ayrı başlık altında incelenmektedir. Ancak <strong>Sakarya boşanma avukatı </strong>olarak belirtmek isteriz ki her iki durumda da <strong>çekişmeli boşanma davası</strong> açılması gerekmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Genel Boşanma Sebepleri</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> ve <strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong> olarak sıklıkla karşılaştığımız boşanma sebeplerinden başında <strong>genel boşanma sebepleri</strong> gelmektedir. Uygulamada daha çok <strong>şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma</strong> olarak da adlandırılmaktadır. Tartışma, şiddet, hakaret veya herhangi bir konuda uyuşmama <strong>şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmalara</strong> konu olabilmektedir. Bu durumların varlığının kanıtlanmasında <strong>boşanma avukatı</strong> oldukça önemli bir yere sahiptir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Özel Boşanma Sebepleri</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Türk Medeni Kanunun <a href="https://www.personelmaas.com/destek-personeli-maasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow external" data-wpel-link="external">161 </a>ve 165. maddelerinde <strong>özel boşanma nedenleri</strong> düzenlenmiştir. Özel boşanma nedenleri genel olarak; <strong>Aldatma nedeniyle boşanma</strong>, (<strong>zina nedeniyle boşanma</strong>), <strong>hayata kast ve onur kırıcı davranışlar nedeniyle boşanma</strong>, <strong>suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma</strong>, <strong>terk nedeniyle boşanma</strong> ve <strong>akıl hastalığı nedeniyle boşanma</strong> olarak gerçekleşmektedir. <strong>Özel boşanma nedenlerinin</strong> varlığının ispatlanması boşanmanın gerçekleşmesi için oldukça önemlidir. Bu nedenle <strong>Sakarya boşanma avukatı </strong>olarak kısaca <strong>özel boşanma nedenleri</strong> üzerinde durulmasında fayda olduğunu düşünmekteyiz.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak sıklıkla karşılaştığımız <strong>boşanma nedenlerinden</strong> ilki <strong>zina nedeniyle boşanmadır</strong>. (<strong>Aldatma nedeniyle boşanma</strong>) Halk arasında daha çok <strong>aldatma nedeniyle boşanma davası</strong> olarak da bilinmektedir. <strong>Çekişmeli boşanma davasının</strong> aldatma nedenine dayandırılması da bir takım ön koşullara bağlanmıştır. Bunlardan en önemlisi aldatılan eş tarafından aldatan eşin fa edilmemesidir. Aldatmanın gerçekleşmesine rağmen aldatılan eş affetmiş ise zina nedeniyle boşanma davası açılması söz konu olmamaktadır. <strong>Aldatma nedeniyle boşanmanın</strong> diğer bir önemli şartı ise sürelere ilişkindir. Şöyle ki; <strong>Zina nedeniyle boşanma davasının</strong>; Zinanın gerçekleştiğinin öğrenilmesinden itibaren altı aylık süre içinde açılması gerekmektedir. Ayrıca beş yıllık sürenin geçmesi ile <strong>aldatma nedeniyle boşanma davası</strong> açılması gerekmektedir. Bu sürelere dikkat edilerek <strong>aldatma nedeniyle boşanma davasının</strong> açılması gerektiğini <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> ve <strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong> olarak hatırlatmak isteriz.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Hayata Kast ve Onur Kırıcı Davranışlar Nedeniyle Boşanma Davası</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Uygulamada sıklıkla <strong>şiddetli geçimsizlik nedeni boşanma</strong> ile <strong>hayata kast ve onur kırıcı davranışlar nedeniyle boşanma</strong> birbirine karıştırıldığı görülmektedir. Bu nedenle <strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong> olarak her iki durumun birbirinden farkını belirtmek isteriz. Şiddetli geçimsizlikte sadece eşler arasında tartışma yaşanırken <strong>hayata kast ve onur kırıcı davranışlar nedeniyle boşanma</strong> davalarında eşe karşı kasten yaralama veya ağır şekilde tehdit ve hakaretler söz konusu olabilmektedir. <strong>Hayata kast ve onur kırıcı davranışlar nedeniyle boşanma davalarında</strong> herhangi bir tehdide uğrayan veya yaralamaya maruz kalan eşin bu andan itibaren <strong>boşanma avukatından</strong> destek alması gerekmektedir. Hatta yaralamaya maruz kalan eşin adli raporlarının aldırılması <strong>boşanma davası</strong> sırasında kusur durumunun tespitinde oldukça önemli bir yere sahiptir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak sıklıkla karşılaştığımız bir başka <strong>boşanma nedeni</strong> ise; <strong>Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davalarıdır</strong>. Elbette ki her suç işleyen eşe karşı bu nedenle <strong>boşanma davası</strong> açılması mümkün değildir. Taksirli suçlar da hariç olmak üzere daha çok dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, cinsel saldırı, cinsel taciz, kasten öldürme, uyuşturucu madde ticareti, rüşvet veya irtikap yüz kızartıcı suçlar <strong>suç işleme nedeniyle boşanma davalarına</strong> konu olmaktadır. Ayrıca haysiyetsiz hayat sürmenin niteliği ve derecesi oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu durumların kanıtlanması büyük ölçüde mahkeme hakiminin takdirine bırakılmıştır. Bu nedenle <strong>boşanma avukatından</strong> destek alınması gerekmektedir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Terk Sebebiyle Boşanma Davası</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Bir başka <strong>çekişmeli boşanma</strong> davasına konu olan durum ise terktir. Eşlerden herhangi birisinin ortak konutu belirli bir süre terk etmesi olarak bilinmektedir. Eşlerden herhangi birisinin ortak konutu terk ederek yapılan çağrılara rağmen ortak konuta dönmemesi nedeniyle <strong>terk sebebiyle boşanma</strong> davasının açılabilmektedir. <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak boşanmanın terk sebebine dayandırılmasında bir takım şartların gerçekleşmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz. Örneğin konuta terk eden eşe usulünce ortak konuta dönmesi yönünde uyarı yapılmış olması <strong>terk nedeniyle boşanma davasının</strong> açılmasının ön koşuludur. Bu nedenle bu ve benzeri usulü eksikliklerin giderilmesi oldukça önemlidir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak değinmek istediğimiz son <strong>çekişmeli boşanma sebebi</strong> ise akıl hastalığıdır. Boşanmanın akıl hastalığına dayandırılması için öncelikle söz konusu akıl hastalığının evliliği etkileyecek derecede olması gerekmektedir. Evlilik birlikteliğini çekilemez hale gelmesi halinde akıl <strong>hastalığı nedeniyle boşanma davası</strong> açılması mümkündür. Bu durumun doktor raporları veya diğer delillerle desteklenmesi gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıda belirtmiş olduğumuz <strong>boşanma nedenlerinin</strong> varlığının delillendirilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle özellikle <strong>çekişmeli boşanma davalarında</strong> <strong>en iyi boşanma avukatı</strong> hatta <strong>Sakarya en iyi boşanma avukatı</strong>, <strong>Adapazarı en iyi boşanma avukatı</strong>, <strong>Serdivan en iyi boşanma avukatı</strong>, <strong>Erenler en iyi boşanma avukatı</strong> konularında da araştırma yapılmaktadır. Turan &amp; Karakoç avukatlık ofisimizde <strong>boşanma davaları</strong> konusunda tecrübe sahibi kadromuz ile sizleri hukuki destekte bulunmamız mümkündür.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Anlaşmalı boşanma davalarında</strong> olduğu gibi <strong>çekişmeli boşanma davaları</strong> da Aile Mahkemelerinde görülmektedir. Boşanma davalarında görevli mahkemeleri Aile Mahkemesi olmakla beraber yetkili mahkemenin tespit edilmesi oldukça önemlidir. Eşlerin son olarak birlikte en az altı ay süre ile ikamet edilen yer Aile Mahkemesinde boşanma davaları açılabileceği gibi herhangi bir eşin son olarak ikamet etmiş olduğu yer mahkemelerinde de <strong>boşanma davaları</strong> açılması mümkündür.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Boşanma Davalarında Avukat Zorunlu Mudur?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Boşanma konusunda kararlı olan bir çok eşin öncelikle araştırma yapmış olduğu durumların başında, <strong>boşanma davalarında avukat zorunlu mudur?</strong> Sorusu gelmektedir. <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak <strong>boşanma davalarında avukatın</strong> zorunlu olmadığını belirtmek isteriz. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi <strong>anlaşmalı boşanma davalarında</strong> özellikle <strong>anlaşmalı boşanma protokollerin</strong> hazırlanması oldukça önemlidir. Bu protokoller her iki eşe bir çok hak ve yükümlülükler yükleyebilmektedir. Bu nedenle <strong>boşanma avukatı</strong> vasıtasıyla hazırlanmasında fayda vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çekişmeli boşanma davalarında</strong> ise <strong>boşanma nedenlerinin</strong> tespiti veya eşlerin kusur durumu oldukça önemlidir. Bu nedenle özellikle <strong>çekişmeli boşanma davaları</strong>nda da <strong>boşanma avukatından</strong> destek alınması faydalı olacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Evlilik birlikteliğine karar vermek kadar evliliğin sonlandırılması da eşler için oldukça zor bir karardır. Bu nedenle eşler bu zorlu sürece en kısa sürede sonuçlandırmak istemelerine bağlı olarak <strong>boşanma davaları ne kadar sürer</strong> konularında araştırma yapmaktadır Süreler ve hukuki işlemler göz önüne alınarak <strong>boşanma davaları ne kadar sürer</strong> sorusuna, <strong>Çekişmeli boşanma davaları ne kadar sürer?</strong> Ve <strong>anlaşmalı boşanma davaları ne kadar sürer</strong> şeklinde iki ayrı başlık altında cevap vermenin faydalı olacağını düşünmekteyiz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Her ne kadar <strong>anlaşmalı boşanma davası</strong> olarak anılmakta ise de; Yukarıda belirtmiş olduğumuz anlaşmalı boşanma şartlarının varlığının tespiti ve tarafların duruşmada; <strong>anlaşmalı boşanma protokolünde</strong> belirtmiş oldukları beyanlarının hakim huzurunda tekrar etmeleri gerektiği hususları; dikkate alındığında anlaşmalı boşanma davalarında da bir çok usuli işlemler bulunmaktadır. Bu durumlar göz önüne alındığında <strong>anlaşmalı boşanma</strong> davalarının ortala 2-3 ay sürebildiğini söylemek mümkündür. Elbette ki bu durum iş yoğunluğuna göre daha da kısalabileceği gibi daha uzun sürelerde de olabilmektedir. Bu nedenle <strong>anlaşmalı boşanma davalarında</strong> da <strong>boşanma avukatından</strong> destek alınması gerekmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çekişmeli boşanma davaları</strong> <strong>anlaşmalı boşanma davalarına</strong> nazaran içerisinde bir çok hukuki işlem barındıran davalardır. <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak <strong>çekişmeli boşanma davalarının</strong> anlaşmalı boşanmalı davalarına göre daha uzun sürebildiğinin söylemek mümkündür. Genel olarak Aile Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemelerinin iş yoğunlukları göz önüne alındığında <strong>çekişmeli boşanma</strong> davalarının ülkemiz genelinde 3 &#8211; 6 ay gibi bir sürede neticelendirildiğini söylemek mümkündür. <strong>Boşanma davaları</strong> açılması sırasında usuli eksikliklerin bulunmaması oldukça önemlidir. Bu nedenle bu hususların irdelenerek <strong>boşanma avukatı</strong> vasıtasıyla <strong>boşanma davalarının</strong> açılması yukarıda belirtmiş olduğumuz süreleri kısaltabilmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Çekişmeli Boşanma Davaları Anlaşmalı Boşanma Davasına Dönüşebilir Mi?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong> (<strong>Sakarya boşanma avukatı</strong>), <strong>Serdivan boşanma avukatı</strong>, <strong>Erenler boşanma avukatı</strong> olarak <strong>boşanma davaları </strong>sırasında sıklıkla karşılaştığımız sorulardan birisi de; <strong>çekişmeli boşanma davaları</strong> <strong>anlaşmalı boşanma davasına dönüşebilir mi</strong>? Sorudur. <strong>Çekişmeli boşanma davaları</strong> devam ettiği süre içerisinde tarafların uzlaşamamış oldukları durumlar hakkında uzlaşmaya varmaları halinde <strong>çekişmeli boşanma davaları anlaşmalı boşanma davalarına dönüşebilmektedir</strong>. Bu durumda taraflar aralarında düzenlemiş olduğu <strong>anlaşmalı boşanma protokolünü</strong> mahkemeye ibraz etmeleri yeterli olacaktır. Bu aşamada <strong>boşanma avukatından</strong> destek alınması gerekmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Anlaşmalı Boşanma Davaları Çekişmeli Boşanma Davasına Dönüşebilir Mi?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Boşanma davaları</strong> sırasında sıklıkla karşılaştığımız bir başka soru ise <strong>anlaşmalı boşanma davaları çekişmeli boşanma davasına dönüşebilir mi</strong> şeklinde sorulardır. <strong>Anlaşmalı boşanma davaları</strong> bir <strong>boşanma protokolüne</strong> bağlı olarak açılmaktadır. Ancak tarafların hakim huzurunda bu protokolde belirtilen hususları tekrar etmemeleri halinde herhangi bir geçerliliği bulunmamaktadır. Bu nedenle <strong>anlaşmalı boşanma davalarında</strong> tarafların en az bir kez hakim huzurunda dinlenmesi şarttır. Herhangi bir nedenle duruşmalara katılamayan eş nedeniyle <strong>anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanma davasına dönüşebilmektedir</strong>. Ayrıca eşlerden herhangi bir birisinin duruşmalarda anlaşma protokolünde belirtilen hususları reddetmesi veya; boşanmak istemediğini belirtmesi de <strong>anlaşmalı boşanma davasının çekişmeli boşanma davasına dönüşmesi</strong> için yeterli bir durumdur.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Türk Vatandaşı Olmayan Eşe Karşı Boşanma Davası Nasıl Açılır?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;nin ve bir çok ülkenin taraf olarak bulunduğu Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu uyarınca Türk vatandaşı olmayan eşe karşı Türkiye&#8217;de boşanma davası açılması mümkündür. Bu durum içerisinde diğer <strong>boşanma davalarına </strong>nazaran farklı usul ve esaslara tabi olduğundan <strong>boşanma avukatı </strong>vasıtasıyla açılmasında fayda vardır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Boşanma Davası İle Birlikte Mal Paylaşımı Davası Açılabilir Mi?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya boşanma avukatı</strong> olarak üstlenmiş olduğumuz <strong>boşanma davaları</strong> sırasında <strong>boşanma davası ile birlikte mal paylaşımı davası</strong> açılıp açılamayacağı soruları ile karşılaşmaktayız. Bu nedenle <strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong> olarak kısa da olsa bu durum üzerinde durmakta fayda görmekteyiz. Kural olarak mal rejimine bağlı olarak mal paylaşımı davaları boşanmanın gerçekleşmesinden sonra açılabilmektedir. Ancak <strong>boşanma davası dilekçesi</strong> ile birlikte mal paylaşımı hususunda da talepte bulunulması mümkündür. Bu durumda görevli ve yetkili mahkeme boşanma kararı konusunda kararını verdikten sonra; <strong>mal paylaşımı davası</strong> hakkında karar vermektedir. Her ne kadar her iki davanın birlikte açılmasında bir engel yok ise de; <strong>mal paylaşımı davası</strong> <strong>boşanma davası</strong> sonrasında görülmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sakarya Boşanma Avukatı</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Adapazarı boşanma avukatı</strong>, <strong>Sakarya boşanma avukatı</strong>, <strong>Serdivan Boşanma avukatı</strong> ve <strong>Erenler Boşanma avukatı</strong> olarak yukarıda; <strong>Anlaşmalı boşanma</strong> <strong>davaları</strong> ve <strong>çekişmeli boşanma davaları</strong> hakkında vermiş olduğumuz bilgilerden de anlaşılacağı üzere; Her iki <strong>boşanma davaları</strong> da içerisinde bir çok hukuki işlem barındıran davalardır. Bu nedenle <strong>boşanma avukatı</strong> vasıtasıyla yürütülmesinde fayda olduğunu düşünmekteyiz<strong>. Boşanma davaları</strong> konusunda hukuk ofisimizden gerekli desteği almanız mümkündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya Boşanma Avukatı,</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya Nafaka Avukatı,</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya Velayet Avukatı,</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya Mal Rejim Avukatı,</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sakarya Mal Paylaşım Avukatı,</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://tkavukatlik.com/sakarya-en-iyi-bosanma-avukati/" data-wpel-link="internal">Sakarya Boşanma Avukatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://tkavukatlik.com" data-wpel-link="internal">Sakarya Avukat Turan &amp; Karakoç Avukatlık Ofisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
